Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yüzbaşı
28 Eylül 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
19 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
9 yıl
Güncelleme Sorunu
Arkadaşlar Merhaba,

Blackberry Bold 9700 cihazım mevcut. Üstündeki sürüm v5.0.0.656. Güncelleştirmek istiyorum, cihaz üzerinden kablosuz güncelleme denedim ancak güncelleme görülmüyor dedi.

Blackberry Desktop Software yükledim. Kabloyu takıyorum, cihazın resmi geliyor programa, telefon numaram filanda çıkıyor. Ancak daha fazla bir şey olmuyor. Programda sağ aşağıda 'bağlanıyor' yazısı kalıyor ve o bağlanma bitmek bilmiyor.

Ne yapmam gerek ?
10 yıl
Göstergedeki İşaretin Anlamı Nedir ?
Göstergedeki işaret neyi ifade etmektedir ?

10 yıl
BLACKBERRY CURVE GARİP BİR KLAVYE SORUNU
Arkadaşlar merhaba,

Yeni aldığım Curve 9300 modelinde klavyede garip bir sorun yaşıyorum.

Telefonda bazen(ne zaman olacağı belli olmuyor) z, n, m, space ve telefonu kapatma(kırmızı tuş) tuşları çalışmıyor.

Bir süre sonra tekrar çalışıp, sonra tekrar gidiyorlar, sorun ne olabilir ?

Teşekkür ederim.
11 yıl
TÜRK OTOMOBİL ANLAYIŞI
Öncelikle merhaba,


Daha önceki konumdan beni hatırlayanlarınız vardır (http://forum.donanimhaber.com/m_45604906/mpage_1/key_/tm.htm). Hatırlamayanlar için tekrar kendimi tanıtiyim. 15 yaşımdayım, bir anadolu liselinde sayısal bölümünde okuyorum.

Bu konuyu açmaktaki amacım herkesin çevresinden gözlemlediği, tanık olduğu halkımızın arabalar ve araba piyasası hakkındaki düşüncelerini paylaşması. Örnekler verirken herhangi bir konudan alıntı yapabilir, resimler ekleyebilir ya da direk olarak anlatabilirsiniz.

Ben kendi gözlemlerimi yazarak başlıyorum;




- Fransızlardan uzak durma takıntısı. Fransız arabalarının(Citroen-Peugeout) dayanıksız, parasını hak etmeyen araçlar olarak düşünülmesi. Çoğu başlıkta görüyorum birisi örneğin Peugeout'un herhangi bir modelini tavsiye ediyor, yorumlarda mutlaka birisi 'hocam yapmayın, almayın o aracı Fransızlar sorunludur şöyledir böyledir' şeklinde açıklamalarda bulunuyor. Tamamen saçmalık.

- Fabrika verileri konusuna gelirsek, 0-100 değerlerinin her zaman fazla olduğu düşünülür. Halk olarak fabrika verilerine değilde kol saatimizle ölçtüğümüz süreye inanırız. Ancak yakıt tüketimi konusundada hep düşük verildiğidir. Hiçbir zaman fabrikanın şehir içi tüketimi tutmaz, her zaman daha fazla çıkar. Bunları söyleyen kişiler kendi kullanım tarzlarını gözden geçirmeli bence.

- Marka takıntıları. Halk olarak Alman araçlarına taparız. Genel olarak Volkswagen halkımız üzerinde sağlam, kaliteli, prestijli bir marka izlenimi yaratmıştır. Arabadan anlamayan birine aklına gelen lüks bir araç söyleyin dediğinizde kolayca 'Passat' cevabını alabilirsiniz (amacım volkswagen'i kötülemek değil). Almanların dışında sevmediğimiz, bize itici gelen markalarda vardır. Örneğin skoda. 2. eli olmayan, dandik bir marka gibi görülüyordu. Neyseki yeni çıkardıkları SuperB modeliyle bu imajı yavaş yavaş siliyorlar. Dediğim gibi marka takıntılarımız var bu takıntılar kafamıza yerleşmiş ve ön yargılara dönüşmüş.

- Motor hacmi konusu. Bir kaç sene öncesine gidelim Volkswagen'in TSİ teknolojisi ile motor üretmediği yıllara. Sürekli bir motor hacmi takıntısı vardı örneğin; 1.4 motor yokuşta çekmez. 2.0 motor çok yakar. Halkımızın taptığı motor 1.6 motordur. Hele birde diesel olursa kimse ağzını bile açamazdı. Neyseki Volkswagen TSİ teknolojisi ile bu ön yargıyı yıkmayı başardı(ben öyle düşünüyorum).

- 2. el konusu. Aracını satanlar için her zaman piyasadaki değerinin altına gider araba. Herkes ölü fiyat teklif eder alıcı çıkmaz. 2. el araç bakan kişiler ise tam tersini düşünür her zaman, araçlarını satan kişiler her zaman yüksek fiyattan satarlar, değerinden fazlasını isterler. Donanımhaner Otomobil Genel bölümünde yakın tarihlerde açılmış birisi 2. el araç alıcı, biriside 2. el satıcı olan konuları incelersek rahatça görebiliriz demek istediğimi.

- Benzinli- dizel çekişmeleri. Bu çekişmeler her zaman tartışma konusu olmuştur. Her iki tarafta her zaman aynı şeyleri savunur.

Benzinli kullanıcısı: Torkun fazla ama o torku hangi devirde aldığın önemli, 3.000 rpm'den sonra ölüyor sizin motorlar. Hem bakımlarınızda çok pahalı, turbosu bozuldumu bilmem kaç bin lira masrafı var.

Dizel kullanıcısı : O kadar devir çeviriyosunuzda noluyo, boşu boşuna fazladan yakıt tüketiyosunuz. Ne kadar basarsam basıyim 6lt'yi geçmiyo tüketimim. Geçen araba full dolu dimdik bir yokuş çıkıyoruz araba banamısın demedi keçi gibi çıkıyor valla.

Sürekli bir sonuca varılamayan anlamsız tartışmalar. Hangi motora sahipsek o motora tapıyoruz resmen. Millet sırf bu dizel-benzinli tartışmaları yüzünden birbirlerine küfür ediyor banlanıyorlar.


- Pahalı bir araç alan birini gördüğümüzde 'kesin helal parayla almamıştır' denmesi. Bu mantığı anlayamıyorum şahsen. Bir insan neden 'helal parayla' lüks ve pahalı bir araca binemezki ?




Benim aklıma gelenler şimdilik bunlar. Sizlerde yorumlarınızı katarak güzel, seviyeli tartışmalar yapabiliriz.




Saygılarımla
11 yıl
İLK BMW'MİZ ve AİLEMİZ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Öncelikle merhaba.

Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben bir anadolu lisesinde Lise 2. Sınıf öğrencisiyim. Sayısal bölümünde okuyorum.

Sizlerle paylaşmak istediğimiz sahip olduğumuz ilk BMW'miz ve bizim üzerimizdeki etkileri. Arabanın alınması hikayesini kısaca özetlersek; Aslında babama dizel+otomatik bir araba almak istiyorduk. Ancak annemin arabasınıda değiştirmek istiyorduk. Babam için en son FLUENCE alıyorduk. Ben alamayacağımızı bilsemde BMW 3.20d için BMW bayisine gitmekte ısrar ettim. Ancak fiyatı bütçemizi aştı. BMW bayisine girdiğimiz anda annem BMW 1.16i'yi gözüne kestirmişti. Neyse aracı çok beğendik ve almaya niyetlendik. Araçla test sürüşüne çıktık. Bizi arabayı almaya iten nedende bu test sürüşü oldu açıkcası. Test sürüşünde bizi etkileyen birkaç neden ise şunlar

1-) İlk başta aracı satış sorumlusu kullanıyor bunu belirteyim. Gayet hızlı, agresif bir şekilde ilerliyoruz. Bir sokağın başında durduk. Sağa dönüp yola çıkacağız ve yolun sonunda keskin bir viraj var. Yola çıkmadan durduk ve satış sorumlusu bize dediki 'bakın şu viraja giren araçlara hepsi frene basıyor ve yavaşlıyor' bizde baktık hepsi frene basarak virajı alıyor(normal olanda bu zaten). Daha sonra adam hızlı bi şekilde caddeye çıktı ve dediki 'bu araçta %50 ye %50 ağırlık dağılımı vardır dedi. Bütün araçlar frene basarak viraja giriyor ben ise gaza basarak gireceğim dedi. Gayet hızlı bir şekilde viraja girdik ( bu arada belirteyim yağış var ve yol çamurlu) ve araba dengesini kaybetmeden, çizgisinden çıkmadan o keskin virajdan çıktık.


2-) Gene yolda hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Satış sorumlusu dediki 'bu arabada %50 ye %50 ağırlık dağılımı vardır. Ben frene basacağım ve ellerimi direksiyondan çekeciğim araba düz bir şekilde duracak' dedi. Biz ilk başta tedirgin olduk. Ancak adam hızlandı ellerini direksiyondan çekti ve frene sonuna kadar bastı. Araç hiç sağa sola hareket etmeden durdu. Şaşırdık gerçekten.


Bu anlattığım şeyler sonrasında araca ısındık ve almaya karar verdik. Ve sonunda 1.6 Motor Benzinli Otomatik bir BMW 1.16i sahibi olduk. Araç gerçekten dolu bir araba. Araçta sunroof,xenon, 17" jant vs vs var.


Şimdi ailemiz üzerindeki etkilerine gelirsek ;

1-) Ailedeki ilk otomatik araba. İlk defa otomatik araç kullanmasalarda annem de babamda büyük bir rahatlıkla arabayı kullanıyorlar.

2-) Araba kullanmaktan nefret eden annem, bi yere gideceğimiz zaman babam varsa asla arabayı kullanmayan annem babamı şöför koltuğundan kaldırıp arabayı kullanmak istiyor. Bunu gözlerimin önünde yaptı gerçekten.

3-) 3000 deviri geçmeyen orta şeritten maximum 100 km/h hızla ilerleyen annem artık sol şeridi kullanıyor. Tırsak bir şekilde araba kullanan annemin artık sportif bir sürüş şekli var. Rahatça üst devirleri kullanıyor sol şeritten gidiyor.

4-) Şimdi babam üzerindeki etkilerine gelelim. Direksiyonu her zaman tek elle tutan, dikkatsiz bir şekilde trafikte seyir eden babam BMW'yi kullanırken çok dikkatli davranıyor. İki elide direksiyon üzerinde. Özellikle virajlara girerken artık zevk alıyor. Her viraj çıkışında ' sanki go-kart kullanıyorum' diyor.

5-) Babam genellikle arabayı ekonomik kullanır. Tabiki sıkıldığı zamanlar agresifleşiyor ama çoğu zaman ekonomik bir sürüş tarzı vardır. BMW'yi kullanırken manuel moda alıyor vitesi. Üst devirlerde ilerliyor. Gerçekten arabayı kullanırken zevk alıyor.

6-) Benim üzerimdeki etkilerime gelicek olursak; herkesin çocukluk hayellerinden biridir BMW sahibi olmak. Bende alcağımızı duyduğumda çok sevinmiştim. Arabaya her binişimde zevkle biniyorum. Baktıkça bir daha bakıyorum arabaya. Bir tane toz görsem temizliyorum.


İşte ilk BMW'miz ve ailemiz üzerindeki etkileri bunlar. Kesinlikle hava atma, aracımızı övme gibi bir şey anlaşılmasın. Allah hepinizin gönlüne göre versin. Daha iyileri sizlerin olsun inşallah. Yakın zamanda fotoğraflarda yükler sorduğunuz soruları cevaplarım.


Saygılarımla
11 yıl
Şirket Araçları ve Araçları Kullananlar Hakkındaki Düşünceleriniz
Öncelikle merhaba


Bildiğimiz üzere birçok şirket çalışanlarına araç veriyor. Aldıkları araçlarda malum en donanımsız, en ucuz olanları. Ancak kullanlar hakkında gözlemlediğim birşey var. Nedense hepsi aracı sanki at arabası gibi kullanıyolar. Tümseklerde yavaşlamıyorlar. Her ışıktı patinaj çekip arabanın ağzına s...yorlar. Siz kendi aracınızla bir tümsekten geçerken yavaşlıyosunuz bir bakıyosunuz yanınızdan süratle bir şirket arabası geçiyor. Neden böyle davranıyorlar araçlara anlamıyorum. Sonuça para kazandıkları yerlerin verdikleri araba. Sizce neden şirket araları bu kadar hor kullanılıyor ?
11 yıl
Otoyolda Giderken Frenleriniz Tutmaz İse Ne Yapardınız ?
Öncelikle merhaba

Allah kimsenin başına vermesin ama diyelimki bir gün otobanda giderken frenleriniz tutmaz ise ne yapardınız ?

Ben olsam ilk önce 4lüleri yakar sonra araç manuel ise motor freni yaparak durdurmaya çalışırdım.

Siz olsanız ne yapardınız ?
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.