Arkadaşlar, okuyan herkese selam.

2019 model bir süt dökülme vakasıyla karşınızdayım.

Bu yazı özellikle Volkswagen grubu aracı olanları ilgilendiriyor.

Sağlıklı yaşayalım dedik, market yoğurdu yoğurt değil dedik , köyden süt alıp evde kendi yoğurdumuzu kendimiz yapalım dedik, Gölbaşına köye süt almaya gittim, gitmez olaydım, başıma gelecek varmış.

Köyde bulunan mandıradan iki pet şişede 10 litre süt aldım, adam da alırken özellikle uyardı , dikkat edin arabaya dökülmesin kokar dedi, ben de önce torbaya koyayım diye düşündüysem de sonradan adamın dediğini miklemedim, direk sağ arka koltuk tarafı paspas üzerine koydum.

Eve geldim, şişeleri arabadan çıkarırken arka sağ paspasın oraya az bir miktar süt döküldüğünü gördüm, önemsemedim, şişeleri alıp eve çıktım, olayı da unuttum.

3-4 gün geçti üzerinden, araca bindim sabah, aman Allahım öyle bir koku geliyor ki arkadan buram buram, o zaman ayvayı yediğimi anladım, elime bi sünger alıp sıvı sabunla dökülen bölgeyi sildim, heralde geçer diye düşünerek işe gittim, ama geçmedi tabi zıkkım.

Kapı aç, pencere aç, işyerinde camları aralık bırak, ne yaparsan yap, koku bana mısın demiyor, kurtulamayacağımı anlayınca başladım başta donanımhaber, o internet sitesi, bu internet sitesi, bütün interneti taramaya, dr. matından tut, karbonata, dezenfektana, kahve çekirdeğine, yatak limonuna, sirkesine, antibiyotiğine kadar çözüm öneren önerene, artık aklına ne gelirse…

“Süt dökülen arabayı ya yakacaksın ya satacaksın” derler diyen, o koku çıkmaz diyen, türlü türlü moral bozan yorumlar okudum, iyice canım sıkıldı.

Sanayide ya da profesyonel temizlik yapan yerlerde çözüm aramaya gelince, herkes sizi öpme, sizden yolabildiğince yolma derdinde, ağzını açan 150-200 liradan açıyor, adam gibi firma sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Ulan bir de youtube’a bakayım dedim, linkini altta verdiğim arkadaşın videosuna rastladım, yöntemi mantıklı geldi , kendi başıma yapabir miyim yapamaz mıyım derken bir gazla giriştim arabaya, koltuğu yuvalarından kurtarıp kaldırdım, taban halısını kaldırıp, alttaki keçeyi açtım (taban halısına daha sonra tekrar geleceğim)

Halı altındaki keçenin 7-8 kat kalınlıkta olduğunu görünce üstten yapılan bütün uygulamaların nafile olduğunu gördüm, derinlemesine temizlik yapmadıkça ister dr. mat kullan, ister kahve dök, istersen atom bombası at, sonuç değişmiyor, boşuna yorulduğun ve umutlandığınla kalıyorsun o kadar.

Sorunun kaynağına inmeden çözüme kavuşamayacağımı anlayınca, ben de videodakine benzer şekilde keçeyi kesip evde yıkayayım diye düşündüm, videodaki gibi tamamını kesmek istesem de acemilik olduğu için o kadar muntazam kesemedim, taban halısı sağolsun çalışma esnasında bana olabildiğince mukavemet gösterip engel oldu, kendisine bildiğim bütün küfürleri saydım, ama nihayetinde bana lazım olan süt dökülen kısmı zorlanarak da olsa kestim.

Keçeyi eve getirip küvete attım, küveti yarı doldurdum, biraz sıvı sabun, bi kapak çamaşır deterjanı, dörtte bir protex kalıp sabun attım, fırça ya da başka bir alet kullanmadan sıcak su altında ayağımla kilim çiğner gibi 10 dakika çiğnedim, 5 dakika suyun içinde bırakıp tekrar 10 dakika çiğnedim, suyunu küvette süzdürüp kalorifer önünde kurumaya bıraktım, ertesi güne kurudu, kokladığımda kokudan eser kalmamıştı, 4-5 gün sonra tekrar kokladığımda durum aynıydı ama neme lazım deyip keçeyi tekrar aynı şekilde yıkayıp kuruttum.

Arabadaki taban halısı ayrı, keçe ayrı koktuğu için taban halısını da yıkamak gerektiğinden, yarım kova kaynar suya, gene sıvı sabun, çamaşır deterjanı, protex kalıp sabun atıp, oto fırçasıyla taban halısı altına örtü serip halıyı fırçaladım, işim bitince halıyı kaldırıp altına boş 2,5 litrelik pet şişe koydum ki halı havada kalıp, altına kuruması için hava girsin, 2-3 gün sonra koku moku kalmadı diye sevinirken koku “ceeeee ben geldim” deyip geri geldi.

Yorumlarda Zefiran diye bir dezenfektan okudum, piyasada her yerde de yok, zorla buldum, 2-3 gün boyunca fısfısa doldurup ön arka tüm zemine sıktım.

Bir başka yorumda birinin tavsiyeyle antibiyotik kullandığını görünce, ben de deneyeyim diyerek, 1 antibiyotiği fısfıs içinde eritip tamamını süt dökülen bölgeye sıktım.

1-2 gün sonra baktım, koku azalsa da gene var, artık iyice umudum kesilirken, son kez bir daha fırçalayayım dedim; yarım kova sıcak suya sıvı sabun, bi kapak deterjan, 5-10 damla activex sıvı sabun ( 300 ml’lik şişenin kalanını sağ arka taban halısı üzerine tamamen boca ettim.), protex kalıp sabunu kovanın içine tam olarak attım, biraz eridikten sonra kalanı çıkardım. O suyla sağ arka tabanı aynı yerin üzerinden defalarca geçe geçe fırçaladım. Bunu yapmadan önce keçenin alttta alan kesemediğim kısmını bıçakla zorlanarak da olsa kesip çıkarttım.

Ertesi güne taban hemen kuruduğu gibi koku biraz daha azalmıştı ama hala vardı.

Toplamda etkili ya da etkisiz yöntemlerle zemini 6-7 kez fırçaladım, en kral temizlik malzemelerini de kullansanız bir sefer temizlikle kesinlikle bitecek bir olay değil, en az 2-3 kez tekrar girişmek gerek o bölgeye.

Temizlik maddesi olarak evde ne varsa onu kullanmak yeterli, illa öyle pahalı sabunlar, özel deterjanlar kullanmanıza gerek yok, benim kullandığım malzemeler altta resimlerde mevcut.

Sinmiştir diye düşünerek, bütün ön kısmı, direksiyon, camların iç kısmı, kapı kolları,vites, kapı cepleri vs. sabunlu bezle sildim.

Koltuklar, ben aracı aldım alalı silinmediğinden, hem temizlensin hem de koku oraya da sinmiştir deyip koltuk ve tabanı oto yıkamacıda yıkattım, basiretim bağlandı, aracı yıkamacıya bırakıp temizlenirken başında durmadan işe geldim, dolayısıyla adam gibi yıkandı mı yıkanmadı mı emin olamadım, içime kurt düştü, dolayısıyla bu işlem işe yaradı mı yaramadı mı hiçbir fikrim yok, parayı tamamen sokağa atmış da olabilirim, bundan sonra çok zorunlu durumlar hariç asla araç başından ayrılmayacağım.

Bakteriyi etkili olarak ne öldürür diye araştırmalarıma devam ederken İzopropil alkolün bakteriler üzerinde etkili olduğunu öğrendim.

Yine donanımhaberden aldığım bilgiyle Ulus’ta yeni yapılan cami karşısında Aklar kimya diye bir yerin sattığını öğrenip giderek 1 litre izopropil alkol aldım. Yanıcı, kolay alev alabilen bir madde olduğunu bildiğimden arabayla eve getirene kadar da yolda çok endişe ettim.

Nette yabancı kaynaktan edindiğim bilgi ile en iyi oranın % 70 olduğunu okuyunca, elimde saf su olmadığı için boş litrelik kola şişesinde % 70 alkol % 30 kaynamış su olarak 1 litre karışım hazırlayıp fısfısa doldurdum.

Tabanda süt dökülen bölge ağırlıklı olmak üzere, diğer taban kısımlarına, koltuk, koltuk arkası, arka cam önü, koltuk kapı içi kumaşları, orta kol dayama vs., tavan hariç kumaş gördüğüm her yere sıktım.

Arabayı 2 saat kilitleyip eve çıktım, 2 saat sonra inip şişede kalan alkolü de aynı karışım oranıyla % 70 seyrelterek hazırlayıp tamamını süt dökülen yere sıkıp 1 saat daha aracı kapalı tuttuktan sonra kapıları açıp havalandırdım.

Ertesi gün de hava iyi olduğu için hem ıslanan bölgeler kurusun diyerek hem de sıcaklık etkisiyle bakterilerin hareketlenerek hala koku üretip üretmediğini test etmek amacıyla aracı güneşe çekip camları 1 parmak açıp bıraktım.

İki gün sonra sabah araca binerken hiçbir koku gelmedi burnuma, birkaç gün daha bekledim,benim burnum alışmış olabilir diye düşünerek işyerinde özellikle burnu hassas arkadaşlarımı arabaya oturttum, koku olmadığını söylediler, kokunun tamamen kesildiğine emin olduktan sonra araçtan çıkarıp yıkadığım keçeyi yerine koyup arka koltuğu kaldırarak taban halısını tamamen yerine oturttum.

Ondan sonra sıra geldi işin eğlence kısmına.

Hepsiburada’dan 49 liraya Dr. Würth aldım, eski polen filtresini yerinden çıkarıp Dr. würth’ü araç içinde uyguladım ve yeni polen filtresini taktım (ekte koyduğum videoda en iyi sonucu almak için polen filtresinin çıkarılması öneriliyor ), böylelikle kokuyla olan amansız mücadelem sona erdi.
(Araç içine yaydığı koku güzel, tüm kutunun boşalması 2,5 dakika sürüyor ve etkisi birkaç güne geçiyor, olmasa da olur, ama illa deneyeyim, içimde kalmasın derseniz size kalmış. )

Başıma gelen vaka bundan ibaret….

Başarıya ulaştığım için kendimi çok mutlu hissediyorum, bu beladan kurtulma adına okumadığım yazı, araştırmadığım bilgi, denemediğim şey kalmadı, çeyrek kimyager, biyolog oldum sayılır.

Bu yazıyı buraya yazmak için, tüm işlemleri yaptıktan sonra belirli bir zaman geçip kokunun gelmediğinden kesin olarak emin olmayı bekledim, Allaha şükür ki koku tamamen gitti, eğer tekrar “ceee” yapacak olursa % 70’lik İPA’yı gözüne gözüne dayayacağım.

Kokuyu gidermek konusunda başarıya ulaşıp ulaşmadığınızı anlamak için şöyle bir test yapabilirsiniz; yaptığınız bütün uygulamalardan sonra geceden camları kapalı bırakmak koşuluyla sabah arabanın kapısını açtığınızda direk burnunuza gelen rahatsız edici bir koku yoksa işlem tamam demektir.

Her ne kadar başına benzer bela gelecek biri faydalansın diye buraya yazsam da, kimsenin başına gelmemesi temennimdir, korkunç derecede, yorucu, uğraştırıcı, moral bozucu, insanın sinirlerini zıplatan bir süreç, cam açık olduğunda arkadan arkadan rüzgarla koku burnunuza vurdukça kan beyninize çıkıyor.

Bakteriyi yok etme ayrı, o bölgeyi temizleme ayrı konular, bakteriyi yok etme konusunda etkili iki çözüm var, biri Zefiran diğeri İPA, Zefiran/ İPA arasında seçim yapılırken İPA’ya öncelik verilmesini tavsiye ederim, bakteriyi yok ettikten sonra gerisi kolay, elinizde ne varsa temizlik malzemesi olarak onu kullanıp o bölgeyi temizleyin.

Zefiranın ne kadar etkili olabileceği konusunda bir fikrim yok, zira aceleylen alıp eve getirdiğim için son kullanma tarihine dikkat etmemiştim, kullanıp pek bir etkisini göremeyince son kullanma tarihine bakayım dedim, bulamadım ve aldığım yere götürdüm, adam da mutemelen elinde kalmış ürünü bana kakalamanın verdiği suçluluk psikolojisiyle hiç itiraz etmeden yenisini sipariş edip ücretsiz verdi ama ben teslim aldığım zaman araçta zaten İpa’yı kullanıp etkili olduğunu gördüğüm için Zefiran kullanmama lüzum kalmadı, o yüzden ne derece etki sağlayacağı hakkında birşey diyemiyorum.

Hiçbir oto temizlik firması ya da orada çalışan hiçbir personelin arabanıza sizin kadar özenli, ihtimamlı yaklaşmayacağını aklınızdan çıkarmadan, araçla ilgili elinizden gelen kendi başınıza yapabileceğiniz herşeyi üşenmeden mümkün mertebe siz yapın, çaresiz kalmışsanız firma yardımına başvurun, unutmayın “El elin eşşeğini türkü çağırarak arar”, 10 liralık işe 50 lira istemeleri, sizi yolunacak kaz gibi görmeleri, enayi yerine koymaları da cabası.

Bunun dışında , sakın araca sıvı sokmayın, turşu,süt,yoğurt,kanlı kurban eti hiç farketmez, hele hele en kötüsü deniz ürünleri, illa bunları taşıyacaksanız arabada, bir kova olsun bagajda ona koyun, kapağını kapatın, kova da taşıma esnasında bagajda değil araç içinde gözünüzün önünde olsun, en garanti yöntem.

Yapılan Masraf:

Dandik bir oto kuaförde sadece o bölgeye yönelik
yapılan üstünkörü koku giderme işlemi ve sokağa atılan para: 30 tl
Activex sıvı sabun : 10 tl
İzopropil alkol (1 litre) : 18 tl
Dr. Würth koku bomba: 49 tl
Zefiran: 25 tl (İşe yaradı mı yaramadı mı emin değilim )
Polen Filtresi: 45 tl (Buraya da sinmiş olabilir diye yenisini alıp değiştirdim.)
Koltuk + taban yıkatma: 200 tl (Hem iyi pazarlık edemedim, hem işin başında durmadım, hiç içime sinmedi, ederi 150 liraydı en çok, sağlık olsun.)

https://blog.gotopac.com/2017/05/15/why-is-70-isopropyl-alcohol-ipa-a-better-disinfectant-than-99-isopropanol-and-what-is-ipa-used-for/


SONUÇ


İçine süt dökülen bir araba, yakılmadan, satılarak bir başkasına kakalanıp vebal alınmadan, aracın orjinalliği bozulmadan, azimle, sabırla ve inatla temizlendi ve bu konuda % 100 başarı sağlandı.

Darısı tüm yeni kurbanların başına