MİNİ SÜRÜM

Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Emekli Yönetici
26 Mart 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
56 üye
Görüntülenme (?)
548 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
geçen yıl
Konya Umran Ekspertiz ve Yaşadıklarım
Herkese selam. Konya Umran Oto Ekspertiz'de kısa süre önce araç satışımdan önce başımdan geçenleri anlatacağım size. Anlatma sebebim de Umran Konya'da bilindik bir ekspertiz firması ve ilerde yolunuz düşerse yardımcı olacağını düşünüyorum. Araç 2015 Model WV JETTA 1.2 TSI Comfortline DSG. Aracın ilk sahibiyiz ve araç 28.000 KM'de daha. Araç piyasada bu yaşına göre bulunabilecek en iyi Jetta olabilir çünkü fabrika çıkış tarihinden itibaren sadece benim tarafımdan Meguiers ve Gyon ekipmanlarıyla temizlendi. Son aracımız olacağını düşündüğüm için rodajı filan hassaslıkla yapıldı. Aracın başına tek gelen şey arka kapıda ufak bir düzeltme zaten tüm resimleri koyacağım buraya. Tanıdık arıcılığıyla arabaya alıcı çıktı her şeyde anlaştık. Arada tanıdık olacağı için kişi ekspertiz filan gerek duymadı ama ben yinede götürün dedim içinizde şüphe kalmasın. Daha önceden bir kere 8 yaşında Kia Sorento aracım vardı onu götürmüştük Umran'a, ondan onuda buraya götüreyim dedim. Neyse ölçümler filan yapıldı arka kapı zaten dediğim gibi çıktı. Firma yetkilisi ilave olarak " Kaput, sol arka kapı, sağ ön çamurluk sök tak yapılmış.Herhangi bir boya, düzeltme, değişme yok ama sök tak yapılmış." dedi. Tabi alıcıya böyle bir şey bahsetmediğim için başımdan aşağı kaynak sular döküldü ister istemez çünkü yalancı konumuna düşüyor insan. Bende yetkiliye " Siz de söylüyorsunuz değişme, boya düzeltme vs  yok. Aracın ben ilk sahibiyim gece bu aracı biri alıp kapıyı söküp takacak hali yok. Kaldı ki kapıda bir işlem yok zevkine ben niye söküp taktırayım bu kapıyı." dedim. İş istenmeyen noktalara gidecek diye alıcıya " Bir de benim yıllardır çalıştığım bir kaporta ustası ve ona götürelim içiniz rahat etsin." dedim. Neyse ustaya gittik usta da araçta bir şey yok saçmalamışlar dedi. Sonra notere geçtik derken alıcı paranın neredeyse hepsini hesabıma geçmiş işlemleri tamamlayacağız derken alıcının içine bir daha kurt düştü dedi ki Konya'nın yetkili WV satıcısı Gökmen'e gidelim dedi. Evrakları noterde bıraktık derken bir de Gökmen'e gittik. Orada da böyle bir ekspertiz için 450 Tl istediklerini belirttiler ama minnet rica hallettik. Orada'ki usta da " Bu araçta bir şey yok abi sadece araba son satışa çıkmadan önce bir kaç ufak son ayarlamalar yaparlar bu da gayet normal. Somun dişlisine bakarsan tam anlamıyla bile yataktan oynatılmamış. Buna sök tak dersek diğer araçlara ne diyelim" dedi. Oradan ayrıldık ve noterde işlemleri hallettik. Sağ olsun Umran sayesinde 1 saatte bitecek iş 5 saatte bitti. Sinir harbinden hiç bahsetmiyorum bile. Esas sinir bozan alıcı karşısında yalancı durumuna düşmeniz. Aracın ilk sahibi olmasam neyse anlarım bilmediğim bir şey olabilir ama aracın ilk sahibiyim. Siz siz olun tam olarak güvenmedikten sonra bir ekspertizin lafına bakarak iş yapmayın.

Araç artık benim olmadığı için plakayı kapattım.





Bahsettiğim işlem.



2 yıl
İlk Türkçe R5 3600X İncelemesi
Selam millet. Basına sample olarak 3700 3800 gittiği için Türkçe kaynak olarak hiç 3600x incelemesi yoktu. Testini yapınca sizlerin gözlerden kaçma ihtimalini düşünerek paylaşayım istedim. İşlemcinin test edilebilecek hemen her türlü senaryoda test ettim fakat test süresi uzamasın diye hepsini paylaşmadı Özel istediğiniz bir senaryo olursa onuda paylaşabilirim, solidworks performansı dahil.
2 yıl
Ryzen 300 Serisi ve X370 Anakartla Yaşadıklarım

Doğrudan konuya gelmek isteyenler aşağıdaki paragrafı atlayabilir.

Herkese selam. Eskilerden beni bilen bilir. Bir süredir ortalarda gözükmüyordum. Zamanında bazılarınızın bildiği gibi Türkiye'de yapılan yüzeysel incelemelere dem vurarak bir şeyler yapmaya çalıştım. İlk başta acemice şeyler çıksa da teknik ekipmanları toparladıkça istediğim çalışmaları ortaya çıkartmaya başladım. Yaptığım fan, soğutucu ve kasa incelemelerinin dünyada pek bir alternatifi olmayacak kadar detaylı. Güç kaynağı incelemelerim Türkiye'deki en profesyonel çalışmalar. Daha önce incelemelerimi görmemiş arkadaşlar imzada yer alan konudan ulaşabilirler. Tabi ilerleyen zamanlarda iş güç insan ister istemez kopuyor. İki senedir piyasayı takip etsem de çalışma olarak uzak kaldım. Dört aydır bu zamanında benim için hobi olan bir şey artık işe dönüştü. Youtube kanalını aşağıda paylaşacağım, şu ana kadar paylaşmama nedeni şimdiye kadar video olayı yabancı olduğum bir konu olduğu için ilk ortaya çıkan çalışmalar çok amatör kalıyordu. Ondan sizlerle final halini paylaşacaktım. Şu an beta aşamada diyebilirim. Hem teknik ekipmanlarımı topluyorum, hem kameraya alışıyorum hemde montaj aşamasında kendimi geliştiriyorum. Kanaldaki mantık ilk yola çıkışımdaki gibi kimsenin yapmadığı gibi detaylı olacak. Tabi bunu herkesin anlayacağı şekilde ve kısa bir sürede yapmaya çalışacağım. Aslında Youtube olayı yapacağım işin üçüncü aşaması diyebilirim. İlerde detayları sizinle de paylaşacağım.

Şimdi konuya gelelim. 7 Temmuzda 3000 serisi çıktı. Basına 3700 ve 3900 gittiğinden bende 3200 3400 3600 e el atayım dedim. X570 anakartlar geç temin edebildiğimden ve AMD'nin destek sağlayacağım dediğini bildiğim testlerimi X370 de yapma kararı aldım. Anakart MSI X370 Krait Gaming. Beta biosu çektim ve güncelleştirmeyi yaptım. Bios tam anlamıyla rezalet. Sadece Advanced kısmı var o basit arayüz karşımıza çıkmıyor. Hız aşırtma seçeneklerinin neredeyse yarısı yok. Ram olayı tamamen muamma. 2733 MHZ üstü hangi hıza ayarlarsam bios da 3000 ayarlayıp 3000 gözükse de masa üstüne gelince hızı 2133 oluyor. Dedim bu beta bios olur, testleri 2733 de yapayım. İşlemci bu arada 3200 ve rakibi olarak bir önceki nesil 2200G seçtim. İlk başta sentetik testleri, blender filan yaptım. Daha sonra Vega 8 testlerini filan yaptım. Sonuç beklediğim gibi %5-8 seviyesinde çıktı. Dedim ki birde RTX 2080 ile yapayım ki insanlar darbogaz oranlarını da görsün. 2200G ile testleri yaptım ve beklediğim gibi GPU kullanımı %50 filan. Daha sonra 3200G'ye geçtim ama inanılmaz bir stuttering var. Anlık FPS düşüşleri o kadar fazla oluyor ki oynanamaz seviyede. Testleri tamamlamadım sadece 4 oyunda denedim ve sonuçlara bakınca olay ortaya çıktı. İşin özü tüm testler çöp oldu. Bu arada sentetik testlerde fark yok. IGP testleri de gayet normal. Daha sonra B450 bir anakart temin ettim. Testleri bu sefer 3000 MHZ de gerçekleştirdim. Ve 3200G'de yaşadığım stuttering tamamen ortada kalkmıştı. Sonuçlar aşağıda

Resimlerde soldaki işlemci R3 2200G sağdaki R3 3200G

X370



B450



3200G X370 CSGO Ortalama FPS: 202
2200G X370 CSGO Ortalama FPS: 222

3200G B450 CSGO Ortalama FPS: 265
2200G B450 CSGO Ortalama FPS: 207


3200G X370 BFV Ortalama FPS: 58
2200G X370 BFV Ortalama FPS: 73

3200G B450 BFV Ortalama FPS: 79
2200G B450 BFV Ortalama FPS: 61

3200G X370 Tom Clancys Rainbow Six Siege Ortalama FPS: 126
2200G X370 Tom Clancys Rainbow Six Siege Ortalama FPS: 175

3200G B450 Tom Clancys Rainbow Six Siege Ortalama FPS: 177
2200G B450 Tom Clancys Rainbow Six Siege Ortalama FPS: 153

Bahsettiğim Kanal
https://www.youtube.com/biosisgaming

2 yıl
Nvidia Adaptive-Sync Destekli Monitör Veri Tabanı (Resmi Onaylılar Dışında)
Yıllarca oyuncular Stuttering, Tearing olarak bahsettiğimiz ekrandaki yırtınma ve görüntülerin üst üste binmesinden çok çekti. Yeteri kadar güçlü sistemleri olanlar ya da ayarları iyice düşürerek 60 FPS'ye sabitleyenler bu sorundan kısmen kurtulsa da yine ara ara alınan kare sayısı 60'ın altına düşüyordu. Bundaki temel sorun ekran kartının aldığı kare sayısı sürekli değişmesine rağmen kullanılan panelin yenileme hızının sabit olmasıydı. AMD ve Nvidia sundukları teknolojileri eş zamanlı duyursa da Nvidia biraz daha erken davranıp G-SYNC adlı bir teknolojiyle piyasaya girdi fakat bu destek donanımsal 100$'lık bir kartla sağlandığı için gerektiği kadar yaygınlaşamadı ve fiyatlar hep yüksek seviyede kaldı. Daha sonra AMD Vesa'nın Adaptive-Sync teknolojisini kullanarak panel ile ekran kartı arasındaki iletişimin yazılım ile yapılacağını duyurdu. Herhangi ek bir maliyeti olmadığı için FreeSync giderek yaygınlaştı ve şu an yüzlerce monitörde var. Başta Adaptive-Sync'e destek vermeyeceğini söyleyen Nvidia inadından vazgeçerek son sürücüsünde 12 Monitöre destek verdiğini açıkladı. Teorik olarak G-SYNC ve Adaptive-Sync aynı şeyi vaat etseler de tecrübe olarak G-SYNC'ın kullandığı modülden dolayı daha iyi bir deneyim sunduğu(input lag ve tepki süreleri) söyleniyor fakat ben şu ana kadar ölçümlenmiş bir çalışma göremedim. Adaptive-Sync'e destek şu an sınırlı Nvidia bu konuyla ilgili Monitör üreticileriyle iletişime geçerek desteklediği model sayısını arttıracaktır şüphesiz. Dün Rtings'in bu konuyla ilgili bir çalışma yaptığını gördüm. Bilenler bilir Rtings panel inceleme konusunda bir numaradır. Rtings Freesync destekli 25 monitörde Adaptive-Sync uyumluluğunu test etmiş.

417.71 kodlu sürücüsüyle gelen destek sadece DisplayPort üzeründen alınabiliyor ve sadece 10- ve 20- serisi kartlarla uyumlu. Bu sürücü sadece 12 panelde çalışacak anlamına gelmiyor. Resmi olarak desteklenmese de Adaptive-Sync aktif oluyor. Yeni sürücüyle birlikte Nvidia 400 monitörü test etmiş ve işte standartlara uygun olarak belirlediği 12 Monitör: Acer XFA240, Acer XG270HU, Acer XV273K, Acer XZ321Q, Agon AG241QG4, AOC G2590FX, ASUS MG278Q, ASUS VG258Q, ASUS VG278Q, ASUS XG248, ASUS XG258, BenQ XL2740

Rtings'in test ettiği paneller:


https://www.rtings.com/monitor/tests/motion/g-sync-compatible




Testte belirtilmiş dört kriter var. Eğer "No" yazıyorsa desteklemiyor anlamına geliyor. "Partial" Kısmen destekleniyor ve testte bazı sıkıntılar anlamına geliyor. "Yes" sorunsuzca desteklediği anlamına geliyor. "Yes, Native" Adaptive-Sync yerine NVIDIA G-SYNC'i destekleyen monitörler arasında ayrım yapmak için kullanılıyor. "Yes, NVIDIA Certified" Resmi olarak desteklenen model anlamına geliyor.

Destek durumunu sizde kontrol edebilirsiniz. Bunun için 10- ya da 20- serisi bir ekran kartına ve Display Port ile bağlı bir monitöre ihtiyacınız var. Daha sonra aşağıdaki ayarları yapıyoruz.
İlk önce Nvidia Control Panel altındaki Monitor Technology kısmından G-SYNC Compatible'ı seçiyorsunuz. Bunu seçtiğinizde Display menüsü altında Set up G-SYNC seçeneği beliyor. Son adımsa Set up G-SYNC'de Tam ekran modunu seçiyorsunuz.


https://www.nvidia.com/coolstuff/demos#!/g-sync Nvidia demo sahnesi
3 yıl
Corsair H150i Pro RGB İncelemesi - İhtiyaçtan Daha Fazlası




Selam millet. Bir süredir soğutucu incelemeleri gelmiyor. Bunun en önemli nedeni artık piyasada test etmediğim soğutucu neredeyse kalmadı. Diğer önemli sebepse kullandığım test sistemi artık nalları dikti ve bir süredir yeni test sistemini toparlamaya çalışıyordum. Yeni test sisteminin ilk kurbanı H150i Pro RGB. Corsari son dönemde çıkan iki yeni soğutucusu var. Bunlardan biri H115i Pro RGB . H115i 280MM'li radyatöre sahip soğutma çözümlerinin güncellenmiş hali gibi düşünebiliriz ama H150i Pro RGB tamamen yeni bir. Bazı firmaların 360MM radyatörlü çözümleri mevcuttu fakat Corsair daha özelleştirilmiş ürünler sunduğundan çözümünü biraz daha geç çıkardı. 360MM radyatörlü çözümlerin vaadi genelde performanstan çok ses açısından. Bu testte geçmiş performans testlerinin veri tabanı elimde olmadığı için karşılaştırma olarak hava soğutmanın kralı olan Noctua NHD-15 AM4 ü kullanacağım.








Kutu içeriğinde üç adet ML120 fan, fanlar için radyatöre montaj vidaları, fan vidalarının radyatöre zarar vermesini engellemek için pullar, radyatörü kasaya sabitlemek için vidalar, link kablosu, AM4 ve Intel Intel için gerekli montaj parçaları çıkıyor.






Ürünün en can alıcı noktası 360MM radyatöre sahip olması. Radyatörün yapı malzemesi alüminyum ve kalınlığı 21 CM. Radyatörün diğer Corsair radyatörlerinden ayrılan özelliği 120MM daha uzun olması. Taban yapı malzemesi diğer çözümlerde olduğu gibi bakır ve tabanın üzerinde uygulanmış termal macun var. Hortumların yapı malzemesi kauçuk üstü sleeve kaplanmış. Blok tasarımı diğer bloklara göre geliştirilmiş. RGB aydınlatma genelde Corsair Logosunun altında olurdu ama artık led ilave olarak birde blogu ince bir şekilde çevrelemiş. Pompada beş adet kablo çıkışı var. Bunlardan biri sata güç kablosu, üç tanesi fanların bağlantısı için, diğer kablo pompa devrini iletmek için.



Radyatör kalınlığı fanlarla birlikte 47 CM oluyor. Blogun üzerinde Intel için bracket takılı geldi geliyor. Bracket takma şekli eskiye göre daha kolay.



H150i Pro RGB ile birlikte üç adet ML120 Pro geliyor. Üstelik bu fanlar teknik olarak kırpılmış değil. Normal ML120 ler gibi manyetik yatak tipini kullanıyor. Çalışma hızları 1600 RPM. ML serisi net bir şekilde Corsair'in en kaliteli fanı ve ML120 hazır sıvı soğutma kitleriyle gelebilecek en iyi fanlardan biri.




Uzun zamandır soğutucu testlerinde kullandığım i5-2500K yaptığım onlarca teste dayanamayıp en sonunda nalları dikti. Daha önceki veri tabanı mecburen ullanılan işlemci bu incelemeye konu olan AMD Ryzen 5 2400G.Bu adreste yer alan G Skill'in 2X4 GB 3200 MHZ CL16 ramlerini kullandım. Sistem ve uygulamalar. Monitör Viewsonic XG2530. Piyasada alınabilecek en iyi oyun monitörlerinden biri. İşlemci seçimi kadar anakart seçimi de bir o kadar önemli. Uzun bir süre onlarca testte aynı voltaj değerlerini verebilmesi için kaliteli vrm ve devre elemanlarına ihtiyacım var. Anakart olarak MSI X370 Kraith Gaming kullanıyorum



İki farklı yük seviyesi ve toplamda iki farklı senaryo mevcut. Artık işlemciyi boşta test etmiyorum çünkü artık boştaki sıcaklıklar oda sıcaklıklarıyla aynı. İşlemciyi ilk başta 3.6 GHZ 1.30V'da test ediyorum. Test toplamda 20 DK sürüyor. Stress testi olarak Prime 95'i kullanıyorum. Sıcaklık kaydı için hwinfo kullanılan program. İkinci senaryoda işlemcinin frekansı 3.9 GHZ. Uygulanan voltaj 1.425V.



Montaj aşamaları son derece basit. İlk önce soğutucunun üzerinde takılan gelen Intel için uyumlu plakayı söküp AM4 plakasını takıyoruz. Harici soğutucularda genelde anakart üzerindeki plastik parçalar sökülüyor ama Corsair AMD'nin kendi standartlarını kullanmış burada. Tutma kulpuna benzer iki adet metal parçayı, tombul vida yardımıyla soğutucu blogun üzerinde plakaya sabitliyoruz. Burada altın kural vida çok sıkılmayacak. Metal kulp anakart üzerindeki plastik parçalara takıldıktan sonra sıkma işlemi tamamlanacak.






İlk görselin sonuçları işlemci 3.6 GHZ 1.30V'da çalışırken temsil ediyor. 500 RPM, 1000 RPM, 1500 RPM olmak üzere üç farklı devir var.













Soğutucunun Türkiye fiyatı 1050 Tl. Yani orta seviyede bir işlemcinin fiyatı. Kısacası lüks bir ürün. Hatta hepsi bir arada kitlerin kralı denebilir. Bu ürünün Türkiye'de muhtemel rakibi Thermaltake Water 3.0 Ultimate var. İkisi de aynı fiyata fakat Water 3.0 Ultimate kağıt üzerinde oldukça geride. En önemli farkı Manyetik yatak tipini kullanan fanları olması. Vasat fanlara göre ses performans oranları oldukça yüksek ve harici alınması gerekirse tanesine ortalama 100 TL. İkinci farkı RGB aydınlatması. Bu aydınlatmaya fanlar değil fakat blogun çerçevesi ve Corsair logosu RGB aydınlatmaya sahip. Üçüncü farkı H150i Pro RGB link özelliğiyle donatılmış akıllı bir ürün. Yazılım aracılığıyla ledlerin rengini ayarlayabileceğiniz gibi fanların hızını kontrol edebilir istediğiniz profilleri oluşturabilirsiniz. Üstelik şimdi linkin daha da donatılmış icue desteği geldi. iCUE sayesinde tüm Corsair cihazlarını tek merkezden daha gelişmiş olarak kontrol edebiliyorken ayrıca FAR CRY 5 gibi sistem üzerine dahil oyunlarla oyuna göre şekillenen aydınlatmayla sizi daha üst seviye deneyim belirliyor. Bu saydığım genel farklar aslında H150i Pro RGB'nin rakiplerine göre ortak avantajlı noktaları çünkü çoğu firma fason çözümlerden öteye gidemiyor. Bu ürünün doğrudan hedef kitlesi sadece yüksek performans isteyen kişiler değil. Bu performansı sessizlikle isteyen kişiler. Çünkü daha aşağı fiyatlara 280MM radyatörlü hemen hemen yakın performansa sahip ürünler bulabilirsiniz. Eğer performansın yanında sessizlik olsun istiyorsanız soğutucunun ısı yayım alanını arttırmanız lazım. Isı daha geniş bir alana yayılsın ki oluşan ısıyı fanlar daha düşük devirlerde başarılı bir şekilde uzaklaştırabilsin. 360MM'lik radyatörler devasa ısı yayım alanıyla bu alanda en iddialı çözümler. Tabi radyatör alanını genişletmekle sessizlik sağlanmıyor. Bunu için sessiz fanlarda lazım. Manyetik yatak tipini kullanan ML fanlar Corsair'in en iyi fanları ve piyasadaki en çok beğendiğim fanların arasında yer alıyor. Bu seviyedeki bir fanın hepsi bir arada kitlerle birlikte gelmesi sizi olası fan masrafından kurtarıyor. Soğutucuya dört haneli rakamlar vermişken bir de fazladan fana para vermeniz zaten büyük saçmalık olur. Sessizlik anlamında benden rahatlıkla tam not alıyor. Olumsuz bahsedeceğim tek bir niteliği bile yok. Görsel olarak ürünü oldukça beğendim. Hatları keskinleştirilmiş radyatör, RGB blok son derece şık. Eksiklik olarak fanlarda RGB aydınlatmanın olmayışı gösterilebilir fakat bu tarz bir ekstra özellik ürünün fiyatını hissedilir seviyede arttıracaktır. Performans olarak eskisi gibi değerlendirebileceğim geniş tablolarım maalesef yok. Yeni test sistemiyle yavaş yavaş veri tabanı güçlenecek fakat bu testte hava soğutmanın kralı Noctua ND-15 ile H150i Pro'yu karşılaştırdım. Her senaryoda H150i Pro RGB öndeydi ve bu fark fan devrinin düştüğü durumlarda 3-4 dereceye kadar çıktı. Bu kadar büyük radyatöre büyük bir soğutucuyu alırken kullandığınız kasaya da dikkat etmeniz lazım. Eskiden sadece çok az sayıda kasada kasanın üstüne takılabiliyordu fakat yeni kompak kasaların çoğunun ön kısmına 360MM radyatör takılabilir.

H150i PRO RGB yüksek fiyatlı bir ürün fakat hepsi bir arada soğutucularda daha iyi bir alternatifi yok. Performansın sizin önemli fakat ses de performans kadar önemli diyorsanız bu soğutucu doğru tercih olur.



@REDSTONE @donanımcı123 @claswan @white_predator @Aerosol 34 @pcwolf28 @SkeironnWH @StreamRolleR @Supervisor_ @selahattın ısık @tayfn1907 @_Dominic_Toretto_ @Ryzen @white_power @Firienholt @HiqhWoltage @massacrer
3 yıl
Corsair ML120 Pro RGB İncelemesi - RGB'li Magneto




Selam millet. Bildiğiniz gibi daha önce ML120 PRO modelini incelemiştim. Pro led modeli 2400 RPM hızında salt performans isteyenler içindi ve aydınlatma seçeneği de sıkıntılıydı. Manyetik ML serisinin daha önce RGB aydınlatmalı serisi çıktı ve çalışma hızı 1600 RPM hızında. Bu inceleme yeni bir fan incelemesinden ziyade diğer incelemenin genişletilmiş hali gibi olacak. Pro led incelemesinde değinmedim yerlere değineceğim.Şimdiki kurban Corsair'in özellikle Manyetik Yatak Yapısıyla üzerinde durduğu ve performans anlamında en iddialı fanı olan ML120 PRo.








Ürünün iddiası kutu içeriğinde yok. Fanın haricinde iki plastik kelepçe ve dört adet vida var. En azından plastik vida ya da voltaj düşürücü adaptör beklerdim.






Corsair içinde tasarım olarak en beğendiğim fan ML120 oldu. Fan tasarımında işlevsel olarak değinebileceğim yeni bir detay yok. Zaten SP120 ledli seriden beri aynı tasarım kullanılıyor. Fanın kanat tasarımı ve çerçeve yapısı standarta yakın. Vida yerlerinde titreşimi engellemek için kauçuk kullanılmış. Kauçuk sabit fakat üstündeki mavi parça çıkabiliyor. Fan kanatları şeffaf ve aydınlatma fanın göbeğindeki dört adet ledle yapılıyor.




Corsair'in ML serisindeki vaadi en düşük ses seviyesiyle yüksek statik basınç ve hava akımı sağlamak. Bunu kendi geliştirdiği Manyetik yatak tasarımıyla yaptığı söylüyor. Ball bearing olsun sıvı tabanlı yatak tipleri olsun hepsinde dönüş sırasında bir sürtünme meydana geliyor ve bu sürtünme sonucunda ortaya bir ses çıkıyor ve aşınan malzemenin bir ömrü oluyor. Sürtünmeden kaynaklı sorunları önüne geçmek isteyen Corsair Magnatic Levitation adını verdiği yeni yatak tipi teknolojisini geliştiriyor. Buradaki mantık hareket halindeki yatağın mıknatıslanma sayesinde manyetik bir alan yaratılarak havada askıya alınması. Doğrudan temas çok aza indirildiği için yukarıda bahsedilen iki sorunda bu sayede ortadan kalkıyor. Tabi bunlar Corsair'in söyledikleri.




Detaylı performans testleri kısmında sonuçların birine girmemesi için aşağıdaki tabloda fanın 1V-12V arasındaki tüm ses seviyesi, statik basıncı, hava akımını gibi verileri tüm ayrıntılarıyla aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. Sonuçta fanı sadece son devirde kullanmıyoruz. Onun için hangi devirde ne yapıyor bilinmesi önemli. Eğer başka fanlarla aynı devirlerde sergiledikleri performans farkına bakmak istiyorsanız bu detaylı tabloyu diğer karşılaştıracağınız fan inceleme konusunda bulabilirsiniz.



Normalde video kayıtlarında fan 12V'da çalışırken yapıyordum ama artık kayıtlarda 1V-12V arasındaki tüm performansını görebilirsiniz.



Renk ve efektleri daha iyi görmeniz açısından video.



Corsair bir süredir aydınlatma gibi çeşitli özelliklerin kontrolü için Link yazılımını kullanıyordu ama artık hayatımıza iCUE girdi. iCUE ile birlikte tüm Corsair cihazlarınızı buradan senkronize bir şekilde kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca Far Cry 5 gibi destekleyen oyunlarla birlikte philips amblight tarzı oyun senaryosuna uygun cihazlar renk değiştiriyor. Ayrıca efekt ve renkleri doğrudan program üzerinden görebiliyorsunuz.






Yaklaşık iki yıl önce fan incelemesi serüvenine başladım. Amacım yapılabilecek en detaylı testleri yapmaktı. Bir süre araştırıp teçhizatları topladıktan dört ay sonra birkaç fan incelemesi çıkardım ortaya. Daha sonra ekipmanlarımın kalitesiz olduğunu düşünerek ufak iyileştirmelere gidip bir sene sonra bir kaç fan incelemesi daha yayınladım. Ama hala eksik kısımlar vardı. Bunları da düzelttikten sonra karşınızda eksiksiz bir biçimde karşınızda bulunuyorum. İki yıllık AR-GE aşaması tamamlandı ve yeni ekipmanlarımla birlikte eksiksiz fan incelemeleri yapmak için hazırım.

1- Heatsink ve Radyatör [Sogutucular] Üstünde Performansı

İlk başlarda soğutma performansı testleri için işlemciyi kullanıyordum fakat neredeyse bir yılı aşkın süredir sistemin uzay montaj olmasından dolayı canım sıkılıyor ve buna ilave olarak sürekli işlemciyi stres programlarıyla kastırdıgım için anası ağlamıştı .Düşünüp taşınırken başka incelemelerde de görmüş olduğum, işlemciyi simüle edecek bir düzenek kurmaya karar verdim. Bunun için işlemci boyutlarında bir bakır bloğa ,ısı kaynağı olan dirençlere ve oluşacak ısıyı ölçmek için bir termometreye ihtiyaç vardı. İlk iş olarak ısıyı yayabileceğim bir element lazımdı ve bunlardan en uygunu bakır levhalardı. Daha iyi iletkenler var fakat çok uçuk maliyetlerle karşılaşacağımdan başka alternatiflere yönelmedim. Aldığım bakır levha 5 CM yüzey alana ve 1.5 CM kalınlığı sahip. Isıyı yayacak alanı bulduğuma göre bana bir ısı kaynağı lazım. İlk başlarda peltier düşündüm fakat soğuk tarafın sıcaklığını ayarlanamadığından sorun oluşturma ihtimali yüksekti. Daha sonra araştırırken fişek rezistansları gördüm ve istediğim boyutlarda da temin edebiliyordum. İki adet 200W 0.8MM*4MM fişek rezistans tercih ettim ve boyutlarına göre bakır bloğa rezistansları yerleştirmek için delik açtırdım. Artık elimde iki adet 200W ısı kaynagı vardı. İşlemciyi fazlasıyla simule ettiğine eminim çünkü soğutucu olmadan çalıştığında 30 sn de 160 derecelere ulaşıyor. Diğer sorun ise bu ısınmanın stabil olup olamayacağıydı. Mesela on dakika çalıştırdığımda 200 dereceyi bulan blok başka bir zaman tüm ortam şartları aynı olmasına rağmen 210 derece oluyorsa bu tüm testin çuvallayacağı anlamına geliyor. Bu sorunu çözmek için yapılabilecek tek iş sabit voltaj alabileceğim bir devreydi. Malum elektrik hatlarımız düzgün olmadığından dalgalanmalar mevcut ve voltaj değişiklikleri de rezistansın ısınmasını direkt etkiliyor. Onun için tüm test boyunca Inform Sinus 1000VA online ups kullandım.

Bu aşamalardan sonraki sorunsa blokta ki ısının nasıl ölçüleceğiydi. Bunun için ayriyeten kaliteli bir dijital ve log dosyası tutup bilgisayara atan bir termometreye gerek var. Bunun için UN-IT U325 ve Voltcraft K204 kullanıyorum. Bloktaki sıcaklığı ölçmek için bakır bloğun tam ortasına bir delik açtırdım ve buraya K Tipi yivli 1 metrelik probu tutturdum.

Ayrıca paylaştığım sıcaklıklar delta cinsinden sıcaklıklardır.Yani blok sıcaklığından ortam sıcaklığı çıkarılmıştır. Örnek vermek gerekirse oda 25 derece blok 55 derece dersek delta sıcaklık 55-25=30 oluyor. Böyle bir hesap yapmamdaki amaç A fanını test ederken oda sıcaklığı 25 dereceyken diğer fanı testte 20 derece olursa bu testin hiçbir anlamı kalmaz. Bu detayı tabloya yazabilirim fakat bu seferde çok fazla veri olacağından kafa karışıklığına yol açabilir. Bunun çözümü için her fanın testinde oda sıcaklığı paylaşacağım (ki bu çok fazla kafa karıştırır) ya sürekli klima açık duracak ya da delta sıcaklığıyla sonuçları paylaşacağım.




1A-Hava Sogutma Performansı[HeatSink Üzerinde]

Artık işlemciyi simüle edecek bir ısı kaynağımız olduğuna göre bundaki ısıyı iletmek için heatsink lazımdı.Testte 120MM ve 140MM fanları test edebilmek için Noctua'nın NH-U12S ve NH-U14S soğutucularını kullandım. Tek soğutucuda kullanabilirdim ama fanın kendi boyutlarında iki farklı soğutucu kullanmak fanın gerçek anlam performansını anlamamız için daha iyi bir yöntem.

Soğutucuyu bloga montaj etmeden önce Noctua NT-H1 sürdüm ve blokları montajladım. Ufak bir dipnot düşeyim. Benim elimde işlenmiş 3 tane bakır blok bulunuyor. Yani 140MM ve 120MM fanı ayrı soğutucularda test ederken bloğu sökmem gerekmiyor.Yani montajı bakır blok ve soğutucu ayrılmamak üzere bir kere yapıyorum.Bundaki amacım her montajda macunun farklı uygulanmasından dolayı oluşabilecek hata payını en aza indirmek, macun israfını önlemek ve montaj sırasında kaybedilen vakitten kazanç.

Montaj bittikten sonra rezistansları fişe takıyoruz ve blok ısınmaya başlıyor. Toplam test süresi 25 dakika. Bu 25 dakika boyunca her sıcaklık anlık olarak bilgisayara saniye saniye kaydediliyor ve ben bunların ortalamasını alıyorum. Diğer teste geçmeden önce blogun ortam sıcaklığına inmesini bekliyorum ki testlet tutarlı olsun.

Eğer test edeceğim fan elimde bir taneyse Push[Fan ısıyı radyatörden üfleyerek uzaklaştıracak şekilde konumlandırılmış] ve Pull [Fan ısıyı radyatörden çekerek uzaklaştıracak şekilde konumlandırılmış] olmak üzere iki farklı konumda test yapıyorum. Ama aynı fandan iki taneyse Push ve Pull yöntemine ilave olarak Push/Pull yöntemini de ekliyorum .


Ayrıca paylaştığım sıcaklıklar delta cinsinden sıcaklıklardır.Yani blok sıcaklıgından işlemci sıcaklığı çıkarılmıştır. Örnek vermek gerekirse oda 25 derece blok 55 derece dersen delta sıcaklık 55-25=30 oluyor.Böyle hesap yapmamdaki amaç bir fanı test ederken oda 25 dereceyken diger fanı testte 20 derece olursa bu testin hiçbir anlamı kalmaz. Bunun çözümü için her fanın testinde oda sıcaklığı paylaşacağım ki buda çok fazla kafa karıştırır ya sürekli klima açık duracak ya da delta sıcaklığıyla çalışacağım.



1B- Su Sogutma Performansı [Radyatör Üzerinde]

Soğutucular üzerinde performans testlerinin ikinci ayağı olan fanların radyatör üstünde performansı.

İlk önce su soğutmadaki kullandığım bileşenleri aktarayım.

İşlemci Blogu:Swiftech Apogee Gtz
Pompa :Thermaltake P500
140 MM Radyator: XSPC EX120 (35 MM Kalınlıgında)
120 MM Radyator: XSPC EX140 (36 MM kalınlıgında)

120 lik ve 140 lık fanları ayrı ayrı test edebilmek için kendi boyutlarında iki farklı radyatör kullandım. İki farklı su soğutma sistemi kuracak teçhizatım olmadığı için radyatörleri bir bünyede topladım fakat vanalar yardımıyla hangi fanı test edeceksem test etmeyeceğim fanın radyatörünün vanalarını kapatıyorum ve oraya su akışı olmadığından test etmediğim radyatörü aradan çıkartmış oluyorum.

Bundan sonraki test aşamaları yukarıda paylaştığım yöntemle birebir aynı olduğundan tekrardan yazmayacağım.




2-Hava Akımı Ölçümü

Bunu için bir Anomemeter'a ihtiyaç var. Çok farklı fiyatlarda Anemometreler var fakat benim tercih ettiğim ürün CEM DT-8880. Piyasadaki en kaliteli cihaz değil ama fiyat performans oranı yüksek bir ürün. Hava akımını ölçmek için daha önceden ufak bir kutu yapmıştım fakat Noctua ve Noiseblocker mühendisleriyle konuştuğumda bu kutunun yetersiz olduğunu öğrendim. Hal böyle olunca 120MM ve 140MM fanları aynı ayrı test etmek için iç hacmi 50CM X 50cM iki adet kutu yaptım. Kutu içerisi izolasyon malzemeleri kaplı. Diğer detaylar bende kalsın. Kutunun bir ucuna fanı diğer ucundaki deliğeyse Anemometre'nin probunu yerleştiriyorum.

Tetleri on iki farklı [1V-2V-3V-4V-5V-6V-7V-8V-9V-10V-11V-12V] voltaj aralığında yapacağım paylaştığım değerler CFM yerine daha hassas olduğu için FPM cinsinden değerler olacak. FPM kavramını biraz açacak olursam FPM=ft/min yani Feet Per Minute. İsterseniz bu sonucu CFM'ye de çevirebilirsiniz. Kutunun boyutlarını m2 çevirip FPM ile çarpmanız yeterli.

Unutulmaması gereken en önemli husus buradaki sonuçların sitelerde yer alan sonuçlar ile karşılaştırılmamalı çünkü tamamen farklı ortamlarda, farklı test araçlarıyla ve farklı birimlerde ölçüm yapıldı. Temel amaç testin kendi içinde tutarlılığını sağlayarak testteki fanların sonuçlarını başarılı bir şekilde karşılaştırmak .





3- Basınç Ölçer

Beni ölçüm konusunda en çok zorlayan kısım bu oldu. İlk başta ebay'dan 50$ bir manometre aldım ama ölçüm hassasiyeti az olduğu için işime yaramadı. Daha sonra yaptığım araştırmalar ve firmaların teknik uzmanlarından aldığım bilgiler statik basıncın ev ortamında bu tarz cihazlarla ölçmenin imkansız olduğuydu. Durum böyle olunca araştırmalarım sonucunda piyasada bulunabilecek en hassas manometre olan Extech HD755 aldım .Manometrenin ölçüm aralığı 0.5 psi.

Burada paylaştığım sonuçları sitedeki yazan sonuçlarla karşılaştırmayınız. Çünkü tamamen farklı ölçüm yöntemleri kullanılıyor ve benim bu sonuçları paylaşmamın amacı test ettiğim diğer fanlarla aradaki farkın ortaya çıkması. Yani kendi içinde tutarlı sonuçlar elde etmek.Test ederken yine 1V-12V arası değerleri test ettim.

Hava akımını ölçmek için kullandığım kutuları basınç ölçümünde de kullanıyorum.




4-Ses Ve Görüntü

Video kaydını Canon 650 & 50MM F1.4 ile yaptım. Ses kaydı için fZoom H1 kullandım. Sesi desibel cinsinden ölçmek içinse CEM DT-85A'i kullandım. Video da gördüğünüz gibi fan boştayken bir standdın üzerinde duruyor. Kullandığım stand XSPC'nin radyatör standı. Titreşim yapmaması için Noiseblocker'in vida setini kullandım.. Videoda fan hızının ve voltaj değerinin gözükmesi için Lamptron FC5V2 kullandım. Fanları test ederken atx güç kaynağı kullanmak yerine ayarlanabilir dc güç kaynağı MCH-305D-2 kullandım. Ayarlanabilir dc güç kaynağında voltaj hem daha stabil hem de çekilen amper değeri de gözüküyor. Fan hızını ölçmek için kullandığım takometre UNI-T UT372

Ses ölçümleride 1V-12V arasındaki tüm değerlerde yapılacaktır.Ayrıca video da fanları boşta,heatsink ve radyatör üzerinde Push-Pull-Push/Pull gibi konumlarda da test ettim.Çünkü fanların ses seviyeleri boşta ve soğutucu üzerinde ses seviyeleri degişiyor.Bunda da en önemli etken statik basınç değeri.

Bugün yayınlayacağım incelemede bu test aşaması yer almayacak fakat bu teste ilerleyen günlerde Minidsp UMIK-1 ile yapmış olduğum sesin spektrum analizini içeren tablolarda ekleyeceğim. Ses düzeyini anlatabilmek için desibel cinsinden paylaşılan skorlar yetersiz kalır.




5- Engelli Hava Akımı

Bu yeni metodu ilk defa bu incelemede kullanacağım. Aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi 16 CM çapında yaklaşık 60 CM uzunluğunda fan testi için geliştirilmiş bir silindir var. Silindir üzerindeki sticker'dan görüldüğü gibi ürün Corsair'den temin edilmiş. Değiştirilebilir aparatları sayesinde hem 120MM hem 140MM fanlar test edilebilir. Silindirin içinde iki tane mesh gözüküyor. Bunların amacı fanların önünde bir engelle karşılaştığında hava akımının ne kadar etkileneceğini göstermek. Normal test aşamalarını tamamladıktan sonra bu kısmı sona bıraktım. İlk başta testi içindeki engelleri kaldırarak yapıp daha sonra bunu standart halde yaptı. İki denememde de aldığım sonuçlar neredeyse aynıydı. Testleri bu şekilde yaptığım zamanda bu test aşamasının bir manası kalmıyordu. Durum böyle olunca bende yeni engeller ekledim. Bunların arasında toz filtreleri ve radyatörler var. Denemelerimden sonra en mantıklı çözümün engel olarak radyatör olduğunu gördüm ve Asetek'in 40 CM kalın bir radyatörünü kullandım. Bu radyatör hava akımını ciddi anlamda engelliyor. Bu aşama aslında gerçek hayatta kullanımı daha çok yansıtıyor çünkü fanlar heatsink, radyatör, toz filtreleri, kasa kapağı gibi engellerle karşılaşıyor.





Performans Testleri


Normalde 120MM ve 140MM fanların sonuçları ayrı tablolarda paylaşıyordum fakat bu testte Corsair'in sadece 120MM fanları olduğu için sonuçlarda 140MM fanlar olmayacak. 1V-12V arasında elde ettiği sonuçları yukarıda ayrı olarak paylaştım. Bu tablodaki sonuçlar fanların 12V'da yani tam güçte çalışırken elde ettiği sonuçlardır.



Fanların ses seviyesi ve diğer fanlarla karşılaştırması.







İncelemedeki ürün 600 TL. Eğer tek alacağım diyorsanız 160 TL. Fiyat/Performanstan uzak, yüksek fiyatlı bir ürün yani. Fanla ilgili söyleyebileceğim herhangi bir olumsuz özellik yok. İlla kulp bulmak gerekirse fiyatı ve zayıf kutu içeriği gösterilebilir. Şimdiye kadar incelediğim en kaliteli Corsair fanı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yeni tasarlanan Manyetik Yatak Tipinin devrim denebilecek kadar kusursuz bir yatak tipi olduğunu düşünmüyorum. Hala kısmen yakından dinlendiğinde duyulabilecek hava akımı dışında sesler var ama dikkate alacak düzeyde değil. Yatak tipinin dayanıklılığı zamanla görülebilecek bir şey ama Corsair'in beş yıl garanti vermesi ve çalışma ömrü kısmında süre belirtmemesi manyetik alanına güvendiğini gösteriyor.. Su sıcaklığından hareketle radyatör testinde bir miktar ML120 önde çıkar diye bekliyordum fakat testlerde tam tersi çıktı. Hatta şüphelenip NF-F12 testini bir daha tekrarladım ama sonuç değişmedi. Burada bahsettiğim fark dikkate alınmayacak cinsten. Tablolar zaten her şeyi ortaya koyduğu için daha fazla uzatmayacağım. Fan olmuş. Bütçesi esnek olanlara ve performanslı bir fan arayan birine rahatlıkla ML120 önerebilirim. Aydınlatma açısından teknik olarak SP120 ile aynı olacağını düşünüyordum fakat SP120 kumandayla kontrol edildiği için sınırlı renk seçeneğine ve efektlere sahip. Ama Node ile birlikte bu dört ledden yararlanılabilecek en iyi şekilde yararlanılmış. Sınırsız renk seçeneği ve efektler görsellik açısından son derece yeterli. ML120 Pro LED 2400 lük hızıyla sesi beklendiği gibi rahatça duyulabiliyor. RGB modeli 1600 RPM hızıyla ses seviyesi olarak kagıt üzerinde göz korkutmuyor ama ses seviyesi beklediğimden de iyiydi. Sessizlik açısından hassas kişilere rahatlıkla tavsiye edebilirim.

3 yıl
Viewsonic XG2530 İncelemesi - Hız Arayanlara [Kalibrasyon Dosyaları, Detaylı Test]




Daha önce incelemelerime denk geldiysenizhttp://bu konuda ne kadar detaylı ve takıntılı biri olduğumu fark etmişsinizdir. Paneller hep incelemek istediğim bileşenlerdi fakat diğer detaylı çalışmalarımdan dolayı hiçhttp://bu kulvara yönelememiştim. Bir gün vasat bile denemeyecek incelemeler canıma tak etti ve kolları sıvayıp Samsung 24E850R incelemesini yayınladım. Panel Türkiye'ye bir elin parmakları kadar geldiği için inceleme hiç dikkat çekmedi doğal olarak. Hatta elektrik canavarı olanhttp://bu panel kısa süre sonra piyasadan da kalktı. Bu incelemeyle birlikte elimde artık testlerde karşılaştırma yapabileceğim veriler oldu vehttp://bu konuda ViewSonic'in hardcore oyuncu monitörü olan XG2530'u detaylı inceleyeceğim.




Ürünün kutusu üründe olduğu gibi kırmızı siyah tema kullanılmış. Söz konusu monitör olduğu için çok sağlam bir paketleme yapılmış. Ürünün zarar görmesi pek mümkün görülmüyor. Kutu içindekiler güç kablosu, USB 3.0 uzatma kablosu, HDMI kablosu, Display Port kablosu.



Monitör üç parçaya ayrılmış olarak geliyor. İlk önce uzun olan parçayı dört yuva yardımıyla panele sabitleyin. Daha sonra gri vida yardımıyla ayak az önce montajlanan bileşenlere sabitleniyor. Hangisi kolayınıza gelirse ikinci yaptığım işlem ilk sıraya alınabilir.





Başta belirttiğim gibi karşımızda hard core bir oyun monitörü olduğu için yüksek tepkime sürelerine ihtiyaç var vehttp://bu da ancak TN Panel teknolojisiyle elde edilebiliyor. Monitörün boyutu 24.5''. Bu ailenin en büyük üyesi XG2730 fakat teknik olarak XG2530 kadar üst seviye değil. Boyutla birlikte çözünürlük QHD oluyor ama yenileme hızı 144 HZ'de kalıyor. Panelin yenileme hızı 240 HZ fakat 60,144,180 HZ olarak da ayarlayabilirsiniz. Ya da Freesync desteği sayesinde Freesync destekli donanımınızla kare sayısını sistemden çıkan kare sayısına göre monitörün ayarlamasına izin verirsiniz.






Monitörün dış kasasında siyah ve kırmızı tonları hakim. Ayak ve panelin bütün noktalarında plastik kullanılmış. Günlük kullanımda kırımızı detayı görebileceğimiz tek nokta dikey ayak. Butonlar monitörün merkezinde, alt noktada konumlandırılmış. Toplamda altı adethttp://butonhttp://bulunuyor. Soldakihttp://buton hazır profiller arasında hızlı geçiş yapılmasının sağlarken hemen yanındaki ikihttp://buton. yön tuşları için atanmış. Yön tuşlarının yanındakihttp://butonlar menüler arasında giriş çıkış işlemi için kullanılırken aynı zamanda farklı senaryolarda farklı işlevleri de var. Hemen yan tarafta güçhttp://butonu yer alıyorken en sağda güç için led konulmuş. Butonların boyutu oldukça ufak. Az yer kaplasa da alışma süresini uzatabilir. Arka kısımda kocaman bir Viewsonic logosu var. Doğrudan bakıldığında giriş çıkış portlarıhttp://bulunmuyor. Tüm portlar arka panelin iç kısımına konumlandırılmış. Sağ kısımda üç pin AC güç girişi var. Diğer giriş çıkışlar sol tarafta. İki adet HDMI portu var vehttp://bunlardan biri V 1.4, diğeri 2.0. Diğer görüntü çıkışıysa Display Port. İki adet USB 3.0 çıkışı var vehttp://bunlar panelin altında olduğu için pek kullanışlı değil. Panelin üzerinde dahili hoparlör mevcut fakat bas olmadığı için insanın kulağına oldukça yavan geliyor. Uzun vadeli olmasa da arada iç görebilir.



Konfor konusunda en önemli standart kullanılan ayak yapısı. Vesahttp://bu konuda uzun yıllardır standart haline geldi, viewsonic kullandığı ayak ile ilgili bilgi vermese de kullanılan sistem en az Vesa kadar iyi. Normalde panel saga sola hareket ettirilirken ayak kısmı sabit kalır fakat ayaktan panele uzantı sayesindehttp://bu esneklik sağlanır. XG2530'da hem panel ayaktan bağımsız sağa sola haraket ediyor hem dehttp://bu hareketi ayak yapıyor. Sola doğru olan hareket kısıtlıyken sağ kısımda açı daha fazla. Ayrıca paneli dik olarak da kullanabiliyorsunuz. Monitörün ekseni etrafında yaptığı haraketlerin derecesini ölçmeyi unutmuşum fakat resimlerden kapasitesini anlayabilirsiniz. Konfor açısından benden rahatlıkla geçer net alıyor.



OSD

İlk gördüğünüz resim en soldaki G yazılıhttp://buton bastığınızda çıkacak tablo. Menüler arasında hızlı geçişi sağlıyor. Panel size çeşitli senaryolar için hzır modlar sunuyor. Eğerhttp://bunlar bana yeterli gelmez diyorsanız kendi ayarlarınızı kaydedebileceğiniz üç farklı “Custom” diye adlandırılmış modahttp://bulunuyor. Bu bölümde tüm ayarlar olmasa da çoğu ayarhttp://bu başlık altında da değiştirilebilir. Custom sekmesi altında Overdrive seçenekleri, tepkime süreleri, siyah dengeleme ayarları, Parlaklık, Kontrast, Gamma, Doygunluk, Mavi Işık filtresi gibi temel ayarlar var. Ayrıcahttp://burada Custom adını istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz. Freesync’i oyun ayarları bölümünde açıp kapatabiliyorsunuz. Buradan aktif ettikten sonra yazılım üzerinden de kontrol etmeyi unutmayın. Freesync aktif olduğu zaman yenileme hızı ve overdrive seçenekleri sistem tarafından otomatik olarak kapatlıyor.





Ekran kısmında temel renk ayarlarıhttp://bulunuyor. Renk sıcaklığını Doğal, Soğuk, Sıcak, Mavisimsi olarak ayarlayabilirsiniz fakathttp://bu inceleme sayesinde kalibreli bir paneliniz olacağı için biz kırmızı, mavi, yeşil renklerinin ayarını elle yapacağız. Diğer Renk Ayarı ve Manuel Görüntü ayarları bölümünde Custom sekmesi altında gördüğümüz Parlaklık, Kontrast gibi temel ayarlar var. Görüntü çıkışları arasında geçiş yapmak istiyorsanız üçüncü sekmeyi kullanıyorsunuz. Geneldehttp://bunun için ayrı birhttp://buton olur fakat XG2530’dahttp://bu menü aracılığıyla yapılıyor. Görünüm modunda Film izleme, Metin okuma gibi çeşitli yaygın senaryolar için hazırlanmış özel modlar var. Genelde parlaklık, kontrast ayarı ve mavi ışık filtresinin oynanması. Sesin şiddetini ve kapanmasını ses ayarı bölümünden yapıyorsunuz. Ayar Menüsünde Dil seçeneği, güç seçeneği ayarları, osd ayarları gibi temel ayarlar var.









Açı

TN Panellerin en çok eleştirilen noktası görüntü açıları. Geçmiş yıllarda TN Paneller görüntü açısı konusunda tamamen çuvallıyordu fakat son yıllarda giderekhttp://bu durumu toparlayıp PLS/IPS panellere oldukça yaklaştı. En büyük kayıp aşağıdan bakıldığında ortaya çıkıyor ve tonlarda ciddi bir kayma var. Sağ ve sol açılarda oldukça iyi. Normal bir kullanıcı farkı hissetmezken ancak dikkatli ve bilinçli kullanıcılar detaya inince çok az ton kaybını fark edilebilir. Yani alt açı hariç kahttp://bul edilebilir.

Kamera Ayarları: F8.0, Iso 400,






Arka Işık Sızıntısı

Bu durumu test etmek için yapılması gereken tamamen siyah bir resmi tam ekran olarak görüntülemek ve ortam tamamen karanlıkken test etmek. Fotoğraf yaklaşık 1.5 Metre uzaklıktan, Enstantane hızı 1/8 olacak şekilde çekildi. Parlaklık seviyesi 0-50-100 olacak şekilde üç farklı parlaklık ayarında çekildi. Fotoğrafları çekerken aklıma gelmedi fakat diğer incelenmelerde 120 cd/m2 'de de fotoğraf çekeceğim. Resimlerde görüldüğü üzere sızıntı her köşeden rahatsız etmeyecek şekilde az da olsa var. Beklediğimden daha iyi bir sonuçla karşılaştım. Bazı incelemelerde sızıntı oldukça yüksek seviyedeydi fakat bende sonuç gayet iyi. Biraz da şans işi. Herhangi bir mağazadan iki aynı monitörü alıp test ettiğinizde dahi karşılaşılan sonuçlar farklı çıkacaktır.






PWM

CCFL ve LED tabanlı panellerde ekran parlaklığını değiştirmek için arka aydınlatmanın(backlight'ın) ışık çıkışları arttırıp azaltarak yapılır. Bu arka aydınlatmayı kontrol eden bir ünite var. Genelde ekranlarda kullanılanhttp://bu modülün ismi Pulse Width Modulation (PWM) a.ka Darbe(atış) Genliği Modülasyonu(ayarlanması). Yüksek parlaklık seviyesine sahip panellerin piyasaya yaygın olarak sürülmesi ve LED arka aydınlatmanın kullanılması PWM'nin etkilerini daha çok görmemize neden oldu. Bu durum herkes için geçerli değil fakat en yaygın etkisi baş ağrısı, göz kuruması, göz yorulması. Olayı basite indirmek gerekirse PWM kullanılan monitörlerde farklı parlaklık seviyelerinde ekranda titreme yapıyor ve parlaklık seviyesi düştükçehttp://bu titreşim artıyor. Bu doğrudan gözle görülemiyor fakat beyinhttp://bunu algılıyor. Bunun sonucunda yukarıdaki belirtilen yan etkiler ortaya çıkıyor. Parlaklık seviyesi %100'e yakın olduğundahttp://bu durumdan genelde kurtulunuyor fakathttp://bu seferde yüksek ekranın parlaklığı ve şiddetli ışık göze zarar veriyor. PWM kullanılmasının nedeniyse uygulamasının basit, maliyetinin düşük olması ve hızlı aydınlatma değişikliğe imkan vermesi. Bazı LED monitörlerde parlaklığı kontrol etmek için PWM devresi yerine voltaj arttırıp azaltılarak yapılıyor. Bu yöntem CCFL panellerde kullanılabiliyor fakat LED Panellerde yeterli esnekliği sağlamıyor. Bu yöntemin dezavantajı yüksek maliyeti ve arka aydınlatmanın renk sıcaklığını kontrol etmek oldukça güç.


Bu durumu anlamanın iki yolu var. İlki osiloskop ve foto sensör. Bu düzenek bir dahaki monitör testinde olacak fakat böyle bir düzenek Türkiye'de kimsede olmayıp dünyada bir avuç insanda olduğunu düşünürsek normal kullanıcınınhttp://bu yöntemi kullanması pek mümkün değil. İkinci yöntemse daha uygulanabilir fotoğraf metodu. İlk önce http://www.tftcentral.co.uk/images/pwm_article/test_line.jpg resmi indirin. Daha sonra resmi tam ekran boyutunda görüntüleyin ve ekran gözüken tek şeyhttp://bu olsun. Daha sonra fotoğraf makinesini monitörün tam karşısına 60 CM mesafeyle hizalayın. Fotoğraf makinasının enstantane hızı 1/25 olsun. Fotoğrafı çekerken mümkünse tripod kullanın. Odaklamayı elle yapmanızda fayda var. Farklı parlaklık seviyelerinde fotoğrafklar çekin.Bu fotoğrafları çekerken en önemli detay fotoğraf makinesini hızlıca soldan sağa doğru hareket ettirin. Odak noktasını ilk önce beyaz noktasına sabitleyin. Odak noktası oradayken makineyi bir miktar sola doğru kaydırın ve fotoğrafı çekerkenhttp://bu hareket sağa doğru devam etsin. Bu soldan sağa doğru hareketi hızlı ve pürüzsüz şekilde yapmanız gerekiyor. Bazı tripodlarıhttp://bu şekilde ayarlayabiliyorsunuz. Eğer böyle bir ayağa sahipseniz işiniz daha kolay. Tam olarakhttp://bunu yapabilmek için demeler yapmanız şart.Daha fazla detayı tftcental makalesindehttp://bulabilirsiniz.

Panellerdeki döngü(açıp/kapanma periyodu) sayısı Hz ile ifade edilir. 100 Hz'nin anlamı saniyedeki 100 defa yenilemeyi ifade ediyor. Fakat LED ler hangi frekansta çalışıyor? Çoğu monitörün PWM Frekansı 90 ile 400 Hz arasındadır. (Bu Hz Yenileme Hızıyla karıştırılmasın)

Yukarıdaki yöntemi kullanılarak monitörde titreşim olup olmadığını aşağıdaki resimlerde görebilirsiniz. İlk resimde görüldüğü gibi resimde 10 satır görülüyor. Fotoğraf çekilirken enstantane hızı 1/25. 10x25=250 Hz. Bu değer arka aydınlatmanın döngü frekansı.

Monitörlerin özelliklerine sayfalarından bakarsanız bazılarında PWM ifadesi yerine Flicker Free(titreşimden muaf) ifadesini görürsünüz. PWM'denhttp://bu kadar bahsettik fakahttp://bu monitör Flicker Free olarak geçiyor. Ben yinede ne olur ne olmaz diyerek testleri yaptım ve Viewsonic'in dediği gibi panel gerçekten titreşimden muaf.






Tepki süresi/Ghosting

Pixeller renk değiştirirken yeteri kadar hızlı olamazlarsa bir sonraki sahneye geçerken önceki sahnenin rengi kalabilir. Özellikle hareketli sahnelerde daha çok oluyor. Bu durumun sonucunda hayalet efekti olarak adlandırılan iz kalıyor. Özellikler kısmındahttp://bu durum GTG Grey To Grey olarak belirtilir. Grinin bir tonundan başka bir tonuna geçişin kaç ms de olduğunu belirtir kısaca. Osiloskop ve foto sensör ile test metodu bir sonraki aşamada gelecek, şimdilik pixperan ile idare edeceğiz.

Tepki süresi iki şekilde ölçülebilir. İlki ve en profesyonel yöntem osiloskop fakat her türlü imkannım olmasına rağmen çok fazla teknik olduğu içinhttp://bu yöntemi pas geçiyorurm. İkinci yöntem gerçek hayata daha uygulanabilir fotograflama yöntemi. Bu iş için ilk başta akan bir görüntü lazım. Test sahnesi olarak piyasada en yaygın kullanılan Blur Buster'ın sahnesini kullanıyoruz. İkinci ihtiyaç Shutter hızının ayarlanabileceği DSLR makine. Shutter hızı yenileme hızının dört katı olacak şekilde ayarlanıyor. Yani 120 HZ test ederken shutter hızı 1/30. Üçüncü ve en önemli ihtiyaç slider. İyi ball bearing bir slider olmalıki fotoğraf makinesi görüntüyle aynı hızda haraket ederken titreşim minimum olsun.

XG2530'da beş farklı overdrive seçeneği var. Testleri 144 HZ ve 244 HZ olarak beş farklı overdrive seçeneğiyle gerçekleştirdim.







Çoğu kullanıcının dikkate alması gereken husus monitörün kutu içinden çıktığında verdiği değerler, nasıl bir performans göstereceğidir. Bu incelemede taahhüt edilen teknik değerleri ne seviyede verebildiğini görerek diğer monitörlerle de karşılaştırmasını yapacağız. Panelin renk doğruluğunu anlamak için lazım olan cihaz bir kalibratör fakat normal bir kullanıcınınhttp://bu cihazlara erişmesi Türkiye'de hem oldukça maliyetli hemde ulaşması zor. Bu cihazın tek bir avantajı eğer çalıştığınız ortamın ışığı sürekli değişiyorsa o zamanhttp://bu cihaza sahip olmanız gerekebilir. Çünkü cihazı kalibre ettikten sonra sabit bir yere koyuyorsunuz ve ortam ışığı değiştiğinde sizin gördüğünüz görüntünün parlaklık seviyesi de değişiyor. Tamamen karanlık bir odada 80 cd/m2 seviyesinde bir parlaklık çok yeterli gelirken aydınlatmanın fazla olduğu bir odadahttp://bu değer çok düşük kalacaktır. Bu ihtimali düşündüğüm için üç farklı parlaklık seviyesinde profil oluşturacağım. Benimhttp://bu iş için kullandığım cihaz X-Rite i1Display Pro . Cihazın kendi yazılımı var fakat pek kullanışlı değil. Yabancı basınınhttp://bu iş için kullandığı program Calman fakat maliyeti yüksek. Benhttp://bu iş için DisplayCAL+ArgyllCMS kombinasyonunu kullanıyorum.

Testin Hedef ve Standartları

CIE Diyagramı/Gamut Bu iki boyutlu görüntü monitörün arka aydınlatması tarafından kapsanan renk alanını doğruluyor. Monitörün desteklediği renk alanına göre referans seçilecek fakat çoğu monitör sRGB desteği sunduğundan referans sRGB olacak. İleride AdobeRGB gelirse teste AdobeRGB Gamut Diyagramı eklenecek.

Gamma Bilgisayar monitörlerinde varsayılan değer 2.2'dir. Bu yüzden mümkün olduğuncahttp://bu değeri yakalamaya çalışacağız.

Renk Sıcaklığı Tıpkı Gün ışığında olduğu gibi hedeflediğimiz değer 6500K. Genelde referans olarak kahttp://bul edilir. Rakamların sonundaki K Kelvin'i temsil ediyor

Parlaklık/Luminance Parlaklığı ifade etmek cd/m2 kullanılıyor. Normal aydınlatmahttp://bulunan ortamlarda beyaz noktanın parlaklık seviyesi 120 cd/m2 olarak standart gibi kahttp://bul ediliyor. Hedeflediğimiz değerhttp://bu yani.

Siyah Derinliği Karanlık detayını en üst düzeye yükseltmek ve en üst kontrast detayını verebilmesi için mümkün olduğunca en düşük sonucu hedefliyoruz.

Kontrast Oranı Mümkün oldukça en yüksek sonucu hedefliyoruz.

Güç tüketimi hesaplaması yaparken sonuçların tutarlı olmasını isteniyorsa ilk dikkat edilecek husus şebeke elektriğinin düzensiz akımlarından arındırılmış elektrik akımı. Bu sadece güç tüketimini hesaplarken değil diğer testleri yaparkenki sonuçları da etkileyebilir. Şebekeden gelen elektriği saf dışı bırakmak için On-Line FSP Knigh 3 KVA kullanıyorum. Sinus çıkışı sayesinde tüm parazitlerden arındırılmış 220V bir çıkışa sahibim. Güç tüketimini hesaplamak içinse doğruluk oranı yüksek bir güç analizörüne ihtiyaç var. Bazı piriz tipi wattmetreler de iş görebilir fakat Türkiye'de satılan çözümler oldukça tutarsız sonuçlar ortaya koyuyor. Bu iş için kullandığım ürün EVERFINE PF9901





Güç Tüketimi

Bu sonuçlar belki tek başına sizin için pek bir anlam ifade etmeyebilir fakat şöyle örnek göstereyim,http://bu monitörün %0 parlaklıktaki enerji sarfiyatı şu an çoğu monitör %100 parlaklıkta tüketiyor. Panel adeta 8 Silindirli bir Amerikan arabası gibi tüketiyor.





Kontrast İstikrarı ve Parlaklık

Bu kısımda anlatılmak istenen detay, parlaklık seviyesi değiştirildiğinde kontrast seviyesinin nasıl değişiklik tepkisi vereceği. Parlaklık ve kontrast birbirinden bağımsız iki ayrı parametredir ve parlaklık değiştirildiğinde iyi bir kontrast vermesi gerekiyor. Fakathttp://bu her zaman pratikte böyle olmuyor. Burada on bir farklı parlaklık seviyesinde siyah derinliği, kontrast oranına bakacağız. Test sırasında ekran kartı ayarları devre dışı bırakılıp, varsayılan renk profili kullanılmıştır



Kalibresiz

Monitör kutudan çıktığı haliyle oldukça kötü. Gerçihttp://bu durum çoğu monitördehttp://bu şekilde. Üreticiler doğru renkler yerine göze hoş gelmesi için daha çok ağır mavi tonların hakim olduğu, aşırı doymuş renkleri kullanıyorlar. Bu monitördehttp://bu durum özellikle gri tonlarda ayyuka çıkmış. Kırmızı, turuncu ve yeşil tonlarıysa aşırı doymuş olarak ayarlanmış.





Kalibreli

Bu diyagram tipik XxY biçimini gösteriyor. Renkli üçgen kalibrasyon öncesi sonucu gösterirken kesin çizikler nihai sonucu gösteriyor.



Monitör kalibre edildikten sonra alınan sonuçlar oldukça iyi. Tabihttp://bunu sRGB renk yelpazesi için söylüyorum. Monitörün özelliklerinde Renk Kapsamını %100 sRGB olarak vermiş ve kalibre edince benim elde ettiğim değerler %99 seviyesindeydi. Monitörün kutudan çıkmış haliyse %78 seviyelerinde.



Renk Doğruluğu

Aşağıdaki tablo yukarıdaki görsellerle doğrudan ilişkili. Her rengin olması gereken bir ton vardır. Bu durumu yukarıdaki resimlerde "Olması Gereken Değer" ve "Ölçülen Değer" olarak görüyorsunuz. Olması gereken değerle ölçülen değer arasındaki fark ΔE* cinsinden rakam olarak final kısmında belirtiyor. Burada en düşük skor en iyi anlamına geliyor. Skor ne kadar düşük olursa renk o kadar doğru demek. Monitörün kutudan çıkmış haldeki performansının yanında kalibre edilmiş performansı da önemli. Çünkü her monitör kalibre edilse dahi istenilen renk tonunu yakalayamayabilir. Bu panelin kalitesiyle ilgili bir durum.



Ekran Doğruluğu

Paneli test ederken referans noktası olarak tam merkezi alıyorum fakat panelin her noktasında farklı değerlerle karşılaşabilirsiniz. Bunu test etmek amacıyla dokuz farklı noktada ölçüm yapılıyor.



Siyah Parlaklık Seviyesi

Aşağıdaki tabloda kriter olarak almamız gereken sonuç 120 cd/m2 olarak kalibre edilmiş halde elde edilen siyah performansı. Değer ne kadar düşük olursa sonuç o kadar iyidir. Siyahlar daha siyah demek yani. Monitörün parlaklık seviyesi yüksek olduğu için en yüksek parlaklık seviyesinde alınan siyah performansı sizi olumsuz olarak yönlendirmesin.



Beyaz Parlaklık Seviyesi

Monitörün özelliklerinde 300 cd/m2 olarak belirtilmiş. Elde edilen sonuçlar daha yüksek. Yüksek skoru daha iyi olarak değerlendirebiliriz. Bu skor ekranın ne kadar parlak olduğunu gösteriyor.



Renk Sıcaklığı

Monitörün kutudan çıkmış haliyle elde edilen renk sıcaklığı 7500K. Monitörü kalibre ederek genel kullanıma en uygun olan 6500K seviyesine ulaşıyoruz.



Kontrast

Genelde standart olarak 1000:1 olarak verilir fakat bazı monitörlerde 3000:1 seviyesine çıktığı bile oluyor. Bu tabloda yüksek sonucu daha iyi olarak değerlendirebiliriz. Test sırasında ekran kartı ayarları devre dışı bırakılmış ve herhangi bir profil aktif değildir.




Gamma

Değer olarak 2.2 standart. 2.2'ye yakın sonuç her zaman daha iyidir.





Normal bir kullanıcı olarak " Niye kalibre edilmiş bir monitöre ihtiyacım olabilir? Benim için faydası ne?" olacak diyebilirsiniz. Bu sorunun cevabı doğru renklerin sizin için ne kadar önemli olup olmadığıyla ilgili. Doğru renk konusu benim için çok önemli. Bu olay en çokhttp://bu işten para kazanan, matbaacı, grafiker, fotoğrafçı gibi profesyonelleri ilgilendiriyor. En basitinden sadece çıktı alındığında bile bilgisayarda çalışılan renklerle ve çıktı alınan renkler arasında çok büyük farklar olabiliyor. Bu yüzden kaliteli bir kalibratöre ve kaliteli bir monitöre ihtiyacınız var. Eğerhttp://bu incelemedeki monitöre sahipseniz sadece üç dakikanızı ayırarak maliyet ve zaman külfetinden kurtulup doğru renklerin keyfini çıkartabilirsiniz. Bazı monitörler fabrika çıkışlı kalibre edilmiş olarak geliyor fakat incelemeler gösteriyor ki onlarda tam kalibreli olmayabiliyor.


80 cd/m2 ortam ışığının çok az olduğu ya da ortam ışığının olmadığı durumlar için uygun bir parlaklık seviyesi. 120 cd/m2 normal aydınlatılmış bir ortama uygun parlaklık seviyesi. 160 cd/m2 ise ortam aydınlatmasının normal şartların biraz daha üstündeki olduğu ortamlar için uygun.

İlk önce indirdiğiniz profilihttp://bu adrese C:\Windows\System32\spool\drivers\color kaydedin.



Daha sonra Denetim Masasından Renk Yönetimine gidin.



Burada "Bu ayarlar için benim ayarlarımı kullan" kutucuğu işaretli olsun. Alt kısımdaki "Ekle" ye basarak ilgili profilihttp://bulun. İlgili klasörde eklediğiniz profilihttp://bulmak için "Gözat" seçeneğinden kopyaladığınız profili seçin. Seçili profil Renk Yönetimi sayfasında gözükecek vehttp://bu profile tıklayarak " Varsayılan Profil Olarak Ayarla" diyoruz.



Son adımdaki yapacağız işlemler "Gelişmiş" kısmında. Burada " Windows'un görüntü birimi ayarlamasının kullan" seçeneğini aktif edin. Eğerhttp://bu kısma müdahale edemiyorsanız " Sistem varsayılanlarını değiştir... " seçeneğine tıklayıp oradan " Gelişmiş " sekmesine gelerek az önceki aktif edilemeyen seçeneğihttp://buradan aktif edebilirsiniz.

80 cd/m2https://drive.google.com/file/d/1_GeXSF9LfxKQFfN-dnTEHrtmYDoe0Ycr/view?usp=sharing 120 cd/m2https://drive.google.com/file/d/11mPWZYmivAvpRfWGzBWd-z8nIWuvOZwS/view?usp=sharing 160 cd/m2https://drive.google.com/open?id=18KEs6IfsR1wR9b8Y2mJgSQHsj5p0rs5p




Değerlendirmeye fiyattan başlıyorum. Panel Türkiye sınırlarında en uygunhttp://bu adreste http://bu adreste 1830 TL'yehttp://bulunuyor. Teknik özellikler bakımında muhtemel rakipleri AOC 24,5" AGON AG251FZ ve Asus XG258Q ile 2400 TL civarında. Fiyatı rakiplerine göre 500 TL daha uygun, yok sayılamayacak bir bedel. XG25O'nin en büyük vaadi sunduğu üst düzey oyun performansı. Bunu 240 HZ yenileme hızı, 1 MS gri'den gri'ye geçiş hızı ve freesync desteği sayesinde yapıyor. Daha önce Freesnyc destekli monitörleri deneyimlemiştim fakat ilk defahttp://bu kadar uzun süre freeync destekli 240 HZ monitör kullandıktan sonra Stutters and Tearing'den olmadan oyun keyfinin katlandığını rahatça hissediyorsunuz. Kullandığım donanımlar 240 kare saniyelere çıkmak için grafik ayarlarını oldukça kısmak zorunda kaldım. Böyle yüksek kare saniyelere çıkmak için monitörü alırken sisteminizi gözden geçirmenizde fayda var. Tabihttp://burada oynadığınız oyunlarda önemli. Oyun deneyimi olarak kusursuzdu. O kadar sıkı bir oyuncu olmadığım için beklediğimden çok daha memnun etti. Şimdiye kadar TN Panelin avantajlarından bahsettik. Söz konusu TN olunca IPS panellere göre ilk fark edilen husus daralan görüntü açısı oluyor. Ama yukarıda dediğim gibihttp://bu bozulma sadece aşağıdan bakınca kahttp://bul edilemeyecek düzeyde. TN Panellerin ikinci zayıf olduğu konu renk doğrulukları. Teknik özellikler sayfasına bakınca SRGB desteğine dair bir ibare göremeyeceksiniz. Çünkü %100 desteklemiyor. Benim yaptığım testlerde %93 desteklediği ortaya çıktı. Oyun oynarım ama renk doğruluğu da benim için Oyun performansı kadar önemli diyorsanız piyasadaki 144 HZ, IPS, Freesync panellere yönelmeniz daha mantıklı olacaktır. Cihazın üzerinde dahili bir hoparlörhttp://bulunuyor fakathttp://bu hoparlör acil durum hariç pek işinize yaramayacaktır. Bu durum XG2530 için özel değilhttp://bu sınıftaki tüm ürünlerde durum böyle. Güç tüketimi açısından şu an günlük kullandığım Samsung, XG2530 ile karşılaştırıldığında elektrik sobası kalıyor. Konfor açısından kullanılan ayak sistemi kusursuz. Sol açısının kısıtlı olması haricinden değinebileceğim olumsuz bir tarafı yok. Uzun süre 4K çözünürlüğe sahip bir panel kullandıktan sonra XG2530'a geçince keskinliğin azaldığı net bir şekilde anlaşılıyor. Eğer CS:GO turnuvalarında boy göstermiyorsanız 144 HZ benim için yeterli derseniz çözünürlük açısında XG2730 daha mantıklı bir seçenek. Arka ışık sızıntısı beklediğimden daha azdı. Panel kalibre edildikten sonra 1000:1 kontrast aralığını yakalamıyor. OSD ekranına alışmak biraz süre istiyor. Standart kullanıcı için fazla karmaşık. Panelde göz koruma modu olabilirdi fakathttp://bu işlevi görecek mavi ışık filtresi var. Tek tuşla göz koruma modunun aktif edilmesi daha işlevsel oluyor. Flicker Free olması göz ve zihin sağlığı açısından üstünde durulması gereken bir detay. Çünkü titreşimli paneller hassas kullanıcılarda ciddi göz ve baş ağrılarına sebep oluyor.

Uzun lafın kısası XG2530 hız için tasarlanmış bir panel. TN Panel olmasından dolayı bazı eksikleri var fakathttp://bu paneli alacak kadar sıkı oyuncuysanız zatenhttp://bu bahsettiğim detayları görmeniz pek mümkün değil.

@REDSTONE @donanımcı123 @claswan @white_predator @Aerosol 34 @pcwolf28 @SkeironnWH @StreamRolleR @Supervisor_ @selahattın ısık @tayfn1907 @_Dominic_Toretto_ @Ryzen @white_power @Firienholt @HiqhWoltage @massacrer
3 yıl
Nvidia Geforce Partner Programın Fişini Çekti
3 yıl
AMD Ryzen 5 2400G İncelemesi: Yıllar sonra AMD'ye Dönüş [36 Oyun, 44 Uygulama Testi]




Yıl 2003, o zamanlar 12 yaşında filanım. İlk bilgisayarım karne yardımıyla alınmış 1.4 GHZ Pentium 4. Bu işlere yeni yeni merak sarmaya başlamışım ve her gün mavi bilgisayarın konfigürasyonu üzerinden farklı sistemler toplayıp hayaller kuruyoruz. Derken Athlon 64 efsanesi ortaya çıktı herkesin aklı uçtu. Şimdiki kadar oyuncaklarımız olmasaydı da büyük ihtimal hiç olamayacağımız kadar mutlu olduğumuz dönemlerdi. O dönemde ben de AMD Athlon 64 3200 alıp epey bir süre onunla takılmıştım. Derken Core serisi hayatıma girdi. İlk başta E6600 ile Core serisine girip Q8400 devam ettim. Sıralama i5-650 ve i5-2500k ile devam etti ve en uzun süreli 2500K'yı kullandım. Bu aralarda dönem dönem AMD ile yolum kesişse de uzun süreli bir birlikteliğimiz olmadı. 2500K ile birlikteliğimizi iki yıldır sorgular durumdayım ve geçmek için bir bahane arıyordum. Son gelişen bu güvenlik durumları iyice tuz biber oldu ve uzun süredir aklımda yer alan yeni platforma geçiş işini öne aldım. Zen mimarisinin olgunlaşması ve uzun süredir AMD'den ayrı kalışıma son vermek amacıyla kendimi birden X370 anakart siparişi verirken buldum. Bu sistem günlük kullanmamın yanında soğutucu testlerinde de ana üs olacağını için ilk Zen mimarisinin ürünü işlemcileri almadım çünkü farklı projelerimden dolayı sadece görüntü verebilecek bir işlevi bile olsa benim dahili grafik birimi olan bir işlemciye ihtiyacım vardı. Onun için 2400G çıkana kadar bir süre bekledim.



Vega tabanlı kod adı Raven Ridge olan APU'ların şimdilik iki üyesi var. Bunlar Ryzen 3 2200G ve Ryzen 2400G. Bu incelemedeki ürünse Vega 11 grafik yongasına sahip olan ve şu an piyasadaki en güçlü dahili grafik birimine sahip olan 2400G'yi inceleyeceğim. AMD Zen mimarisiyle birlikte eski günlerine selam çaktı ve artık dahili grafik birimli modelleriyle pazar yelpazesini arttırıyor. Zen mimarisinin etkisini Intel'de Zen çıktıktan sonra gelen çok çekirdekli daha önce selefi olmayan yeni ürünlerinden görebiliriz.

Vega grafik yapısı daha önceden tanıdığımız bir mimari fakat ilk kez bir işlemcinin içine girmiş olduğunu görüyoruz. APU'lar resmi olarak çift kanal DDR4-2933 MHZ bellek desteğine sahip. APU'nun gücünden tam olarak yararlanabilmek için bellek seçimi son derece önemli çünkü hesaplamalar için belleğin alanı kullanılacak. APU'lar Raven Ridge kod adıyla geliştirildi ve 209.78mm2 zar genişliğine sahip ve 4.94 milyon transistör barındırıyor. Piyasada bulunan iki APU'da dört çekirdekli ancak Ryzen 5 SMT/HT desteğiyle sekiz izlek a.ka sanal çekirdek sunuyor. Ryzen 3 2200G ve Ryzen 5 2400G tek bir CCX konfigürasyonununa (4+0) sahipken ilk nesil Ryzen 5 1400 2+2 CCX konfigürasyonunu kullanıyordu. G serisiyle birlikte Ryzen 3 ve 5'e ufak dokunuşlar yapılmış. Ryzen 5 2400G'nin taban saat hızı 3.6 GHZ ve boost ile birlikte 3.9 GHZ'e kadar çıkabiliyor. Piyasada en hızlı Zen'in 4.0 GHZ'de olduğunu hatırlamakta fayda var. Her iki APU'da 65W ısıl tasarım gücüne sahip. 1400 ile karşılaştırıldığında L3 Cache 8 MB'dan 4 MB'a düşmüş fakat çekirdek başına aynı 512K L2 Cache düşüyor.



Her iki APU'nuda Vega 8 ve 11 olarak adlandırıldığını fark etmişsinizdir. Bu numaralar grafik birimlerinin shader sayılarını ifade ediyor. Her shader kümesi 64 shader barındırıyor ve bunu 11 ile çarpınca 704 ALU ediyor. Intel 8600/8700 ile karşılaştırıldığında kağıt üzerinde 2,3 kat daha fazla performans vaat ediyor. GPU çalışma hızı 1250 MHZ. Ayrıca gelişmiş senkronizasyonun yanında freesync desteği de bulunan grafik birimi, gelişmiş kodlama ve çözme yeteneği sayesinde HEVC 10bpc up-to 60 FPS dosyaları kodlayabilirken 4K çözünürlükte 51 FPS kodlanmış dosyaları çözebiliyor. Standart Ryzen'lardan farklı olarak G serisi XFR desteği bulunmuyor. XFR standart boost'a göre sıcaklık ve gücün uygun olduğu ortamlarda daha fazla saat artışı sunuyordu. Raven Ridge giriş seviyesinde oyun deneyimi, üst seviye çoklu ortam deneyimi ve hesaplama gücü sunuyor.

AMD SenseMI adını verdiği teknoloji sayesinde işlemcinin uygulamaları verimli ve en iyi şekilde çalıştırdığından emin olacak bir teknoloji geliştirdi. Kısaca gelecekteki kararları tahmin etmek, talimatları önceden hazırlamak ve CPU ile en iyi yolu seçmek için Ryzen işlemcinin içinde yapay bir ağ dahil, bir dizi algılama ve uyarlamalı teknolojidir. AMD ayrıca AMD Infinity Fabric adında yeni bir ara bağlantı sunuyor. Bu, SoC içindeki çeşitli parçaları birbirine bağlamanın yeni ve hızlı bir yolu. Infinity Fabric, bir çip içinde daha hızlı ve daha iyi güvenli bağlantılar sağlar. Dahili ve çip arası bağlantı standartlaştırılacak ve birçok AMD ürününde kullanılacaktır ve bu şekilde AMD, aynı ara bağlantı üzerinden kolaylıkla iletişim kurabilir. AMD'ye göre, CPU'lar, tüm çip bölümlerinin sıcaklığını, voltajını ve güç tüketimini izleyen yüzlerce sensörle donatılmıştır. Infinity Fabric bağlantılarıyla, bu sensörlerin hepsi bir merkezi kontrol ünitesine, Sonsuz Sistem Yönetim Ünitesine bağlanır. Bölünmüş bir saniye içindeki saat frekansları 25 MHz'lik adımlarla değiştirilebilir. SenseMI'yi anlamak için işlemcinin içindeki her şey heterojen ve en iyi şekilde çalışır. Böylece güç yönetimine uygun hassas yükseltme frekansları elde edilebiliyor. SenseMi'nin eldeki iş yüküne dayalı olarak çok fazla analiz ve akıllı tahmin yapmasıdır. Uygulamalara ve iş yüklerine dayanarak, hangi yolun veya yolun izlenmesinin daha iyi olduğunu tespit edilerek sonucun daha hızlı olmasını sağlanıyor. İş yükünü analiz edecek ve buna göre adapte olacak ve optimize edilecektir.



Kullanılan işlemci bu incelemeye konu olan AMD Ryzen 5 2400G. Söz konusu APU olunca performans olarak en belirleyici kriter ramler oluyor. Grafik işlem biriminin dahili bir hafızası bulunmuyor ve yapılan hesaplamarın saklaması için sistem belleğini kullanıyor. Normalde önemli olmayan bellek hızı burada en önemli konulardan biri ve mümkün oldukça 3200 MHZ bellekler kullanılmalı. Bu adreste yer alan G Skill'in 2X4 GB 3200 MHZ CL16 ramlerini kullandım. Güncel kur ve nand yongalarının fiyatları yüzünden şimdilik 8 GB alsam da mantıklı olan 2X8 GB bir kit kullanmak. Oyunlarda dahili grafik birimine 2 GB yer ayırsam da ilerde ciddi ram kullanımına sebep olacak uygulamaları test ettiğim için uygulamalarda dahili grafik birimine ayrılan belleği 256 MB ile sınırladım. Sistem ve uygulamalar Kingston V200 üzerinde tutuluyor. Oyunların dosyalarıysa 3 TB Seagate'de. Test süresi boyunca sistemi Corsair CX750 besledi. işlemci soğutucusu Noctua NH-U14S AM4. Monitör Viewsonic XG2530. Piyasada alınabilecek en iyi oyun monitörlerinden biri. Elimde başka paneller olmasına rağmen 2400G Freesync desteğinden dolayı XG2530 kullanmak daha doğru bir tercih. Bir APU ile o hızlara çıkılması imkansıza yakın olsa da panelin yenileme hızı 240 HZ.



İşletim sistemi Windows 10 Pro 64 Bit. Ekran kartı sürücüsü 17.40.3701 . Her türlü senaryoyu temsil etmesi adına işlemciyi onlarca teste tabi tuttum. Windows'un tüm güncelleştirmeleri yüklü. Anakartta en güncel bios sürümüyle birlikte en son chipset sürücüde yüklendi. Battlefield 1, Kingdom Come: Deliverance, Rainbow Six Siege, Final Fantasy XV, Hellblade: Senua's Sacrifice, Total War: Wharhammer II, Middle- Earth Shadow Of War, Hitman, Rise Of Toms Raider, The Witcher 3 Wild Hunt, Ghost Recon Wildlands, GTA V, Talos Principle, COD WWII, Warhammer 40000, Sniper Elite 4, Far Cry Primal, F1 2017, Batman Arham Knight, Deus EX: Manking Divided, Assassins Creed Origins, Doom, Dirt Rally, Ashes of Singularity Escalation, Gears Of War 4. Bu oyunlarda elde edilen performans verilerini videolardan görebilirsiniz. İlk başta 720P çözünürlükte orta grafik ayarlarında test ettim ve 30 FPS üzerinde bir performans görürsem testi birde 1080P çözünürlükte düşük grafik ayarlarında test ettim. Bu oyunlara ilave olarak daha önceki incelemelerde kullandığım beş eski oyun da mevcut. İşlemcinin saat hızını boost'un insafına bıraktım fakat genelde oyunlarda da göreceğiniz gibi saat hızı 3800 MHZ civarında geziyordu.

Gücü ölçmek için jonnyguru gibi profesyonel güç kaynağı incelemeleri test eden firmaların kullandığı analizörlerden Everfine PF9901'i kullandım. Ölçümlerin doğru olması için stabil şebeke elektriğine ihtiyaç var. Bunu sağlayabilecek en doğru sinus online güç kaynakları. Bunun için FSP Knight 3 KVA'yı kullandım.






Anakart ismini zehir bir yılan olan "Common Krait: Zehirli Bongar"dan alıyor. Kutu temasına tıpkı anakart gibi. Kutulama son derece iyi. Kutu içeriğinden iki adet Sata 6 GB/S kablosu, I/O kapağı, SLI köprüsü, kablo etiketleri, kullanım kılavuzu, dvd sürücüsü çıkıyor.



Anakartta altı adet fan bağlantı noktası var ve bu bu noktaların hepsi PWM modunda çalışabilir. Pompa ve CPU fan bağlantı noktası PWM'de çalışırken diğer fan portları DC modda çalışıyor .Bunu UEFI Bios ya da Windows üzerinden değiştirebilirsiniz. Pompa bağlantı noktası 2A'ya kadar güç verebilirken diğer fan bağlantı noktalarının sınırı 1A. Anakartın siyah-beyaz tasarımı eşsiz bir görüntü sunuyor. PCIEX 16 yuvalarının yanına bakınca ince metal şeritler görüyorsunuz. Bunlar yuvaları güçlendirmek için. Anakartta yer alan giriş çıkış portları: klavye fare için bir adet PS/2 bağlantı noktası, iki adet USB 2.0 Portu, dört adet USB 3.0 Portu, HDMI, DVI, Gbit LAN, USB 3.1 type A, USB 3.1 type-C ve 7+1 ses çıkışı yer alıyor. Giriş çıkış portları anakartın görselliğini bozmaması amacıyla anakartla aynı temada plastik bir kapak kullanılmış. Diğer X370 anakartlarda olduğu gibi Krait Gaming'de de PCI-E düzeneği aynı. İlk ve ikinci PCI-E yuvası tekli kullanımda X16, iki kullanımda X8/X8 modunda çalışıyor. Son X16 yuvası PCE-E 2.0 X4 ve üç adet PCI-E 3.0 X1 yuvası mevcut. Birinci ve ikinci PCI-E yuvalarının arasında bir adet 32GB/sM.2 yuvası konumlandırılmış. Altı adet SATA 6GB/s bağlantı noktasının sağ tarafında 90 derecelik USB 3.0 portu var. Anakart sağ alt tarafındaysa ikinci bir USB 3.0 ve iki adet USB 2.0 bağlantı noktası var. Yine alt kısımda RGB LED için bağlantı noktası, com ve lpt yazıcılar için port yer alıyor.




8+2 fazlı voltaj regülator modülü kullanılmış. PWM kontrolcüsü Richtek RT8894A 4 fazlı kanalda üç adet entegre sürücüyle 4+2 fazlı çalışabilmesine olanak saglıyor. Richtek 4+1 faz modunda pwm kullanıyor ve her sürücüdeki bileşen sayısını iki katlayarak faz kapasitesini çiftlemiş oluyor. Üç entegre sürücüyle, ana dört CPU fazı için bir RT9624F eklenmiş. SOC fazı için başka bir RT9624A kullanılıyor. Kullanılan mosfetler Nikos PK616BA and PK632BA PowerPAK. Bellekler için kullanılan voltaj regülatör modülü entegre sürücülü ve tek fazlı olan pwm denetleyici Richtek RT8125E.



MSI EMI yani elektromanyetik salınımlardan korunmak için ALC892 filtre kullanıyor. Ses bölümü baskı devre kartında fiziksel olarak diğer bölümlerden ayrılarak izole edilmiş. Ses kalitesini iyileştirmek için Cheni-con dereceli ses kondansatörleri ve de-pop devresi kullanıyor. MSI Gbit ethernet için Realtek 8111H Gbit NIC yongasını kullanıyor. USB 3.1 için ASMedia ASM2142 chipseti kullanılmış. Type-C portunu ASMedia ASM1543 kontrol ediyor. Fanları kontrol edip sistemi monitörleyen Super IO nuvoTon NCT6795D. RGB LED bağlantısının yanlış yapılmasından doğan sorunları önlemek amacıyla Texas Instruments TPS25944A sigorta kullanılmış. Fan kontrolcü ve RGB led kontrolü için nuvoTon NCT5605Y var. COM bağlantı noktası için Texas Instruments GD75232 sürücü ve IC kullanılıyor. BIOS 128Mbit/16MB ROM'da saklanıyor. Birden fazla olan ASMedia ASM1480 PCI-E 3.0 arabirimlerindeki arasındaki iletişimi sağlıyor.



720P Oyun testleri.

İlk başta bu testleri görünce "Doktor bu ne?" gibi bir tepki verebilirsiniz ve haklısınız. Arasında neredeyse altı senelik desteği çoktan kesilmiş oyunlar var. Bu oyunların yer almasının nedeni daha önce incelediğim dahili grafik birimi olan işlemcilerin performansını göstermesi. Elimde keşke bu ürünler olsaydı da güncel bir şekilde test edebilseydim ama o ürünlerle vedalaşalı çok oldu. Dahili grafik birimi ve merkezi işlem birimini karşılaştırmak için çok doğru veriler vermese de test sonrası aldığım sonuçları sizinle paylaşıyorum. Zira işlemciler arasındaki fark bazen % 100 olurken bazen %20 seviyesinde kalıyor.



İlk iki satırda oyunların grafik ayarları. Aşağıdaki satırlardaysa sistem kullanımı hakkında bilgi vermek amaçlı oyun sırasından alınmış görseller var.






1080P Oyun testleri.



İlk iki satırda oyunların grafik ayarları. Aşağıdaki satırlardaysa sistem kullanımı hakkında bilgi vermek amaçlı oyun sırasından alınmış görseller var.







































En yaygın olarak kullanılan 3D Modelleme yazılımı 3ds max. Daha önceden 3ds max ile ilgili tecrübem olmadığı için hazır benchmark uygulamalarından yararlanacağım. Spec firmasının yaptığı 3ds max 2015 bechmark uygulamasında 50'ye yakın sahne var ve ben kriter olarak CPU Rendering kısımlarını alacağım. Test sonuçları render işleminin tamamlanma süresini saniye cinsinden belirtiyor, düşük skor daha iyi.



Bu ve bundan sonradaki incelemelerde 3D testleri biraz daha detaylı olacak. Elimde daha önce test ettiğim işlemci skorları olduğu için ilk senaryoyla testleri yine gerçekleştirdim fakat ilave olarak 3DS Max 2018 ve v-ray 3.60'ın kullanıldığı yeni bir senaryo ekliyorum testlere. Test sahnesi olarak Chaos'un ücretsiz sunduğu Automotive_Interior sahnesini kullanıyorum ve çözünürlük 720P. Render motoru v-ray ve diğer ayarlar varsayılan.



Chaos'un v-ray benchmark adında hazır sunduğu programı var. Eğer kendi işlemcinizle karşılaştırma yapmak isteseniz diye onun sonuçlarını da paylaşıyorum.





Corona V-ray kadar olmasa da oldukça yaygın olarak kullanılan bir render motoru. Firmanın kendi hazırladığı hazır benchmark aracını kullandım.



İlk defa bu testte Autocad yazılımını değerlendirme amacıyla kullanıyorum. Seleflerine göre en hafif cad programı olması sebebiyle işlemci bu uygulamada çok önemli değil. Viewport performansı açısından ekran kartı daha bir önem kazanıyor. Catalyst firmasının sunduğu hazır sahneyi kullandım. Render süresileri yerine işlemci, ekran kartı, depolama birimlerine puanlar vermiş. Tabloda sadece işlemci skoru var.






Autodesk'in başka bir 3D Modelleme yazılımı fakat Maya daha çok animasyon uygulamaları için kullanılıyor. Daha önce Spec firmanın Maya 2012 için yaptığı benchmarkı kullanmıştım ama sürüm iyice eskidiği için daha önceki veri tabanını çöpe atıp yine aynı firmannın 2017 sürümü için çıkardığı versiyonu kullanacağım. Daha önce elimde veri olmadığı için karşılaştırma yer almayacak.



Specviewperfr 12 OpenCl ve Directx uygulama arayüzünde 3D grafik performansını ölçer.



Başka bir 3D modelleme yazılımı. 3ds Max'a nazaran çok daha hafif ve esnek bir program. SpecWPc'de Blender testinde render edilen 5-6 farklı görüntü var ve kriter olarak en ağır sahne olan ada sahnesini alıyorum. Skorlar saniye cinsinden, düşük skor daha iyi.



fryrender, RandomControl(eski adıyla Feversoft) firması tarafından geliştirilmiş ışın izleme tekniği kullanan fiziksel tabanlı foto gerçekçi bir render sistemidir. fryrender Maxwell Render benzeri tek başına çalışabilir bir yazılım ve tanınmış birçok üç boyutlu modelleme yazılımını destekleyen eklentileri ile beraber gelir.



3D Rendering performansını ölçmeyi amaçlayan başka bir uygulama.



Ray Tracing Benchmark



Keyshot 3 boyutlu görsel ve animasyon hazırlamak için yaygın kullanılan bir yazılım. Genellikle işlemci performansı önemlidir. Benchmark sahnesi olarak programın arayüzünde bulunan "Camera" sahnesini kullanıyorum. Kriter değeriyse bu Kamera sahnesinde saniyede kaç kare aldığı



Photoshop Adobe'nin alınında lider konumda olduğu resim/video editleme, işleme programı. Photoshop'da kriter olarak kitguru'nun yayınladığı test metodunu kullandım. 10000X8000 çözünürlüğünde, 12MB boyutunda bir resmin üstüne çeşitli filtreler uygulanıyor ve toplam filtre süresini kriter olarak kabul ediyorum.Verilen skorlar saniye cinsinden, düşük skor daha iyi.



İlk defa bu incelemede Light Room'u kullanıyorum. Photoshop'a göre işlemlerde işlemci gücü daha önemli. Test dosyası olarak yaklaşık 521 tane DNG, toplamda 10 GB resim klasörünü kullanıyorum. Test aşamalarında dört tane kriter var. Bu aşamalarda resimleri import edip jpeg'e dönüştürüp bu süreleri kaydediyorum.



Premiere Pro'da ilk defa test kriteri olarak kullandığım bir uygulama. Program hakkında pek bilgim olmadığı için hazır olan PPBM8 sahnelerini kullanıyorum. PPBM8'de toplamda dört farklı sahne var ve bunlar disk,cpu,gpu,cpu+gpu'yu değerlendirmek için. Bu testte tabi ki işlemci kriterini değerlendireceğiz.



Media Encoder'de ilklerden. Test videomuz HD.Club-4K-Chimei-inn-60mbps. Bu görüntüyü 1080P, Quicktime formatına dönüştürüyoruz. Media Encoder'de gpu acceleration olduğu için hem gpu hem cpu render olacak. Tablo'da görüntü işlemciye encode ettirdiğimiz sonuçlara var ancak bir aşağıdaki resimde ekran kartının yardımını alıyoruz. Ekran kartı bekleneceği gibi daha başarılı ancak kriterimiz işlemcinin neler yapacağını görmek.



İlk resim CPU Render. İkinci resim dahili grafik birimine 1 GB ram ayırılıp test yapılıyor. Son resimde 2 GB ram ayırılıyor. 1 GB ile 2 GB arasındaki fark iki kat.



Adobe Illustrator ile ilgili bilgim olmadığı için PCMark 8 içindeki senaryoyu kullanıyorum.



Adobe InDesign ile ilgili bilgim olmadığı için PCMark 8 içindeki senaryoyu kullanıyorum.



After Effects'de ilk başta PC Mark 8 sahnelerini kullanmıştım fakat onun yetersiz olduğu fark ettim ama yinede veri tabanı olması açısından paylaşıyorum



Çok daha ağır bir sahneyi kriter seçtiğim için süre render süresi çok daha uzuyor.



X265 HD Benchmark hazır yazılmış script'i kullanıyorum. Aşağıdaki değerler saniyede alınan kare sayısı.



Görüntü dosyalarını düzeltmeye, dönüştürmeye ve sıkıştırmaya yarayan başka bir program. Paylaşılan sonuç görüntü dosyasının encoding süresinin dakika cinsinden değeridir, düşük skor daha iyi.



es dosyalarını düzenleme, dönüştürme ve sıkıştırma imkanı sunan bir program. Kendi içinde benchmark aracı bulunuyor. Paylaşılan sonuç ses dosyasının encoding süresinin saniye cinsinden değeridir, düşük skor daha iyi.



Sony Vegas oldukça yaygın olarak kullanılan basit bir arayüze sahip video editleme arayüzü. CPU'nun yanında hem işlemci hemde ekran kartının gücünden aynı anda yararlanabilir.



Agisoft PhotoScan Professional



Winrar'ın kendi içindeki değerlendirme aracı



TrueCrypt, tam AES-NI desteği sunan çok popüler bir şifreleme programı. Uygulama ayrıca, CPU performansını ölçmek için kullanabileceğimiz bir yerleşik şifreleme benchmarkına da sahiptir.



wPrime X86 mimarili işlemciler için Newton yasalarına göre karekök hesaplayan bir test aracı.



Açık kaynaklı, ücretsiz dosya sıkıştırma/çıkartma programı. Verilen skorlar saniye cinsinden, düşük skor daha iyi.



Phyton bir programlama dili. Specwpc altındaki benchmark istemcisi kullanıldı. Multi Matrix senaryosu kriter alınmıştır. Verilen skorlar saniye cinsinden, düşük skor daha iyi.



Dolphin, Wii platformu oyunları bilgisayarda oynatmaya yarayan bir simülator. Raytrace tabanlı 3D sahneleri içeriyor. Intel tarafına göre optimize edildiği için doğal olarak AMD tarafında olması gerekenden daha düşük sonuç veriyor.




LuxMark LuxRender firmasının geliştirdiği Open Cl benchmark aracı. CPU, GPU ve CPU+GPU ayrı ayrı OPENCL performansı ölçülebilir. Daha önce testlerde kullandığım bir uygulamayaydı fakat yeni sürümüyle birlikte eski veri tabanı çöp oldu.



OCN'de barondi adlı kullanıcının yazdığı 3D rastgele oynatma algoritması üzerine dayanır. Yüksek skor daha iyi.



CPU-Z'nin uygulamaya yeni eklediği çoklu ve tekil çekirdek performansını ölçtüğü yeni değerlendirme aracı.




y-cruncher, Pi ve diğer sabitleri trilyonlarca basamağa hesaplayabilen bir programdır. Alternatifleri hazır yazılımlara göre senaryolarda daha çok esneklik sağladığı için testlerde bu olacak.



Sisoftware Sandra'nın kendi arayüzünde işlemci performansını ölçmek amacıyla kullandığı farklı senaryolardaki işlemcinin başarımı.



AIDA64'ün kendi arayüzünde işlemci performansını ölçmek amacıyla kullandığı farklı senaryolardaki işlemcinin başarımı.



PCMARK'8 yerini PCMark 10'a bırakıyor. En detaylı olan Extended testi.



Veri tabanı olduğu için Performance Test 8'i testlerde hala kullanıyorum. CPU Mark skoru.



Performance Test 9 CPU Mark skoru.



Geekbench Pro 4.2



3D Mark TimeSpy, Cloudgate, Firestrike performansı.



VRMark çeşitli senaryolardaki performansı.



Dahili grafik birimi sayesinde çok yüksek bitrateli filmleri X264/X265 kodlanmış filmleri IGP'ya çözdürebiliyoruz. 2400G'nin bu gücünü test edebilmek için 5 farklı video kullanacağım. Bu videolar sırasında 50 MBPS, 110 MBPS, 140 MBPS, 250 MBPS, 400 MBPS. Her bitrate değerinde X264 ve X265 olmak üzere iki dosya var. HD videoları için blu-ray diskleri en fazla 48 mbps olabiliyor. Yani testlerdeki 50 MBPS yi sorunsuz oynatabilmesi 720P-1080P filmlerde sorun yaşanmıyacağı anlamına geliyor. Çözünürlük 4K'ya geldiği zaman ulaşılabilen en büyüksek bitrate değeri 128 mbps. Yani testlerdeki 140 mbps dosyasını sorunsuz oynatabilen bir sistem piyasadaki tüm medya dosyalarını sorunsuz oynatabilir. Bunlar kesmezse diye şu an için sadece. 250 mbps ve 400 mbps dosyalarda işin artık şov kısmı.



Realbench daha önce kullandığım bir araç değildi fakat son dönemlerde popüler olmasından dolayı sonuçları paylaşıyorum.



HEVC Decode Benchmark



Unigine Superposition. Unigine'ın Valley'den sonra yeni değerlendirme aracı.





En kötü senaryoyu temsil etmesi için işlemciye yük uygularken Prime95'i, ekran kartına yük bindirmesi için Furmark'ı kullandım. Yani bunun üstünde değerlerle karşılaşılmaz. Diğer incelemelerde kullandığım güç kaynağı Platinum bu güç kaynağıysa Bronz. Aradaki fark hissedilir olacaktır fakat CX750'yi daha önceden detaylı incelediğim için net rakamlar verebilirim. Sistem boşta prizden 36W çekiyor gözüküyor. Yani sistem güç kaynağından 20W çekiyor bu senaryoda. Prizden 114W çekildiğinde sistemin güç kaynağından çektiği güç 95W. Prizden 136W çekerken aslında güç kaynağında çekeceği güç 122W. Yani rahatlıkla 200W kaliteli bir güç kaynağı sistemin ihtiyaçlarını karşılayabilir.



Paylaştığım sıcaklık sonuçları Delta cinsinden. Yani oda sıcaklığından işlemci sıcaklığı çıkartılmış. Test sırasında oda sıcaklığı 21°C civarıydı. Yani aşağıda 60°C olan sıcaklık değeri test sırasında 81°C oluyor. Oda sıcaklığı 30°C olursa doğal olarak elde edilen sıcaklık 91°C'ye çıkacak. Test fazla detaylı olup fazla vaktimi alacağımdan stok soğutucuda hiç test etmeden Noctua NH-U12S kullandım. 120MM ısı emicili alınabilecek en iyi soğutuculardan.



Zen mimarisinin ilk örneklerinde işlemcilerin limitlerde geldiğini ve hız aşırtma anlamında fazla ileriye gidemediğimizi görmüştük. 2400G normal çalışma frekansı 3.6 GHZ olsa bile boost ile birlikte 3.9 GHZ'ye kadar çıkıyor. Tabi bunun için uygun soğutucu ve anakart lazım. 3.9 GHZ'den öteye gidebildiğim tek nokta 0.1 GHZ'lik artışla 4.0 GHZ oldu. 1.40V'de sorunsuz benchmarkları alsam da prime95'den başarıyla geçmesi için 1.425V voltaj uyguladım. Elde edilen kazanç bir tarafa konulup diğer tarafa yükselen sıcaklık, enerji tüketimi ve uğraş konulunca elde dilen sonuç pek tatminkar değil. İşlemciye uygulanabilen en düşük voltaj 1.30V





2200G ve 2400G Zen mimarisinden yararlanmak isteyen fakat dahili bir grafik birimi olmadığı için sonradan bir grafik kartı almak istemeyen kişilerin ihtiyacını tam olarak giderdiği için yerinde bir hamle oldu. Çünkü yok sayılamayacak bir kesim günlük kullanımda ekstradan bir grafik kartına ihtiyaç durmuyor ve yapacağı işler için ekstra bir bütçe ayırmak istemiyor. Aslında 2400G'nin dahili grafik birimi görüntü vermekten öteye giderek giriş seviyesinde bir oyun deneyimi de sunuyor. Daha önceki dahili grafik birimlerinde 720P çözünürlükte ve düşük grafik ayarlarına gücü yetiyordu fakat 2400G'nin gücünü 720P çözünürlükte orta ve üst grafik ayarlarında oynanabilirliğin aşağısına inmiyor. Hatta çoğu oyunda 1080P çözünürlükte, düşük grafik ayarlarında bile oynanabilir seviyede. Tabi bu her oyunda değil. Burada sizin karar vermeniz gereken bütçeniz ve oyunları yüksek detay/çözünürlükte oynamanın sizin için ne kadar önemli olduğu. Eğer hardcore bir oyun tutkunuysanız ve yüksek kare saniye oranları sizin için önemliyse harici bir grafik kartına ve daha geniş bir bütçeye ihtiyacınız var. Ryzen 5 2400G hali hazırda en güçlü dahili grafik birimine sahip olan işlemci ve A10-7870K'ya göre neredeyse %100 performans artışı sunuyor. Konu oyun olunca FreeSync'e değinmeden olmaz. Daha önce freesync deneyimim olmuştu fakat şimdiki gibi uzun deneyimlemediğim için oyun akıcılığına katkısına bu kadar katkısı olduğunu anlayamamıştım. Kullandığım Viewsonic XG2530 240 HZ destekliyor fakat 2400G ile o kare saniyelere çıkamasam da stuttering ve tethering olmadan oyun oynamak son derece keyifli. Üstelik freesync monitörler artık oldukça yaygın ve uygun fiyata bulunmuyor. Vega 11 Multi Medya başarımı tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacak seviyede. Dahili grafik birimi H.264/HVEC codeclarıni 4K'ya kadar çözebiliyor ve piyasadaki en yüksek bitrate'li filmleri bile sorunsuz oynatacaktır. Multi medya amaçlı toplayacağınız güçlü bir sistemde 2400G boyut açısından oldukça mantıklı bir seçenek olacaktır. Harici bir grafik kartına ihtiyaç duymayacağınız için itx bir anakart ile çok az yer kaplayacak sistemler ortaya çıkacaktır. Güç tüketimi olarak beklediğimden daha iyi değerle karşılaştım. 200W bir güç kaynağı rahatlıkla işinizi görecektir. İşlemcinin taban saat hızı 3.6 GHZ ve sıcaklıklığın müsaade ettiği senaryolarda 3.9 GHZ'e kadar çıkıyor. Test sırasında genelde 3.8 GHZ'de olduğunu gözlemledim. Zen mimarisi için 4.0 GHZ sınır olduğu düşünülürse ben hız aşırtma için ekstra uğraşın beyhude olacağınını düşünüyorum. Hız aşırtma sonucu elde ettiğiniz kazanım ortaya çıkacak sıcaklık ve güç artışına değecek düzeyde değil. Durum böyle olunca ekstradan alınacak soğutucuda lüks olacaktır. Yeni Wriath'lar ses konusunda da başarılı olduğu için çok az bir kesim harici soğutucuya ihtiyaç duyabilir. APU'larda önemli diğer önemli kısım ram seçimi. 3200 MHZ bellek seçmek en mantıklı tercih fakat bellek fiyatlarının çılgın attığı bu günlerde ayrılan bütçenin büyük bir kısmını bellek parselliyor. Ben bütçe darlığı yüzünden 8 GB bellek kullandım fakat bunun 2 GB'lık kısmı dahili grafik birimine ayrıldığındığını diğer sisteme kalan bellek miktarıyla bazı uygulamalarda sıkıntı yaşadım. Özellikle poligon sayısının arttığı 3D uygulamalar. 16 GB bellek seçimi yarınıza olacaktır. Bellek seçimini çift kanaldan yana yapmayı unutmayın. Anakart olarak ben X370 Chipset olan MSI X370 Krait Gaming'i tercih ettim. Bu anakartı tercih etmemdeki ana sebep bana test istasyonu olarak uzun yıllar hizmet edeceği için üst düzey bir şeylere ihtiyacım vardı. Görselliği de bu kararı vermemde yardımcı oldu. Ama siz bütçenize göre B350 bir anakart tercih edebilirsiniz. AMD'nin yıllardır eksik olduğu konu chipset ve harici kontrolcü başarımıydı. Bir SSD ya da USB bellek test edecekseniz en yüksek performansı almak için Intel tabanlı sistem kullanmak zorundaydınız. Yıllardır editörlerin Intel tabanlı sistem kullanmalarının en önemli sebeplerinden biri buydu fakat yeni chipsetler'le bu durum ortadan kalkmış gözüküyor. Önemli bir artı. Merkezi işlem birinin esas performansı çok çekirdek desteği sunan rendering, encode tarzı uygulamalarda ortaya çıkıyor ve dört çekirdek, sekiz izlek kendini o zaman belli ediyor. İşlemcinin güncel fiyatı 800 TL. Intel tarafında doğrudan rakibi i5-8400. Fiyat ve performans olarak iki işlemcide birbirine oldukça yakın. i5-8400'ün arayı açtığı tek senaryo eğer gün gelirde harici bir grafik kartı almak istediğinizde (RX 580 ve daha üstü gibi) 720P ve 1080P gibi yüksek karenin elde edildiği çözünürlüklerde 8400 daha başarılı. 2400G ile ilk nesil Ryzen'ler 1400 ve 1500X anlamsız hale geliyor. Zaten 2400G saat hızlarından dolayı performans olarak 1500X'e daha yakın. Aynı fiyata dahili grafik birimi olmayan 1500X almak yerine 2400G almak daha mantıklı.

Performans anlamında karşılaştırmak için yapılabilecek hemen hemen tüm testleri yaptım ve şimdiye kadar yapılmış büyük ihtimal en detaylı 2400G incelemesi. Özellikle 3D uygulamalarının testi beni benden aldı. Testlerde Intel tarafından doğrudan rakipleri yok fakat eski uygulamaları'da dahil ederek elimdeki veri tabanını bir şekilde kullandım. Hangi performans kriteri sizin için önemliyse ona göre seçim yapmanız daha mantıklı olacaktır. Ben hardcore oyuncuyum GTX 1070 Ti'mi ve 240 HZ Viewsonic XG2530 monitörümü alıp 1080P çözünürlükte akıcı oyun deneyimi yaşarım diyorsanız bu işlemci sizin için en uygun çözüm değil fakat. Bütçem kısıtlı, çok oyun oynamasam da oyun oynarım ve yüksek detaylarla benim işim yok, 4K HEVC yüksek bitrateli filmler izlerim, youtube yayıncısıyım ve rendering benim için önemli kriter diyorsanız 2400G bu işler için biçilmiş kaftan. 2400G hali hazırda bir işlemciyle birlikte genel en güçlü dahili grafik birimine sahip. İlerleyen zamanlarda umarım Zen'li, HBM'li, Vega'lı APU'lar görürüz.



@REDSTONE @donanımcı123 @claswan @white_predator @Aerosol 34 @pcwolf28 @SkeironnWH @StreamRolleR @Supervisor_ @selahattın ısık @tayfn1907 @_Dominic_Toretto_ @Ryzen @white_power @Firienholt @HiqhWoltage @massacrer
3 yıl
8 Çekirdekli Coffee Lake İşlemci ve Z390 Anakart Gözüktü
Bir süredir sızan slidelara göre Z390 chipsetli anakartların geleceğini biliyorduk. ZXXX chipsetli anakartlar için güçlü işlemci 8700K'dı fakat gelen Futuremark görsellerine göre bu değişecek. Bu yeni gelecek işlemci sekizinci nesil Coffee Lake Refresh olabileceği gibi 9.Nesil işlemci ailesinin yeni üyeleri de olabilir.


DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.