Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yarbay
09 Şubat 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
16 üye
Görüntülenme (?)
41 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
4 yıl
26 Kasım CHP Darbe Girişimi
Bu nedir abi ya Kanali izledigimdan degil de bu hakikaten dogru mu? Boyle bir haber yaptilar mi?


4 yıl
Habercilikte ahlak anlayışı
A Haber


Aslinda olan



Butun siyasi ve ideolojik anlayisinizi bir kenara birakin.Allah askina bu nasil bir habercilik anlayisi? Turkiyedeki bir savciligin actigi sorusturmanin aslinda ABD acisindan hicbir onemi yokken bunu Insan Haklari Mahkemesi almis gibi sunmak neyin nesidir? Bu ulkede her neyi destekliyorsaniz destekleyin yahu bu ahlak anlayisini nasil kabul edebilir insanoglu? Yazik cok yazik.Ben her zaman diyorum muhim olan bunlar degil bunlar cocuklari,torunlari.Gelecekleri adina uzgunum..
4 yıl
900 Milyon Dolarlık Kahve


Metin kendi icinde birden fazla nokta barindiriyor.Aslinda ibretlik.Kendi yazilimimizi yapamadigimizdan dolayi disa bagimli olmamizdan vuruyor daha sonra ister Turkiyeye ozel bir uygulama deyin isterse farkli ama personelin hakki olan Kahve Molasinin her ne sebepten olursa olsun bolunmeyeceginin.Uzucu cok uzucu..
4 yıl
2 Alman Vatandasi Yakalandi..
Almanya da bugun yine Turkiye konusuluyor.Basinda 2 Alman Vatandasinin Siyasi sebeplerden oturu Turkiyede tutuklanmasi var.Almanyada bu ayin 24unde secim var.Daha once actigim baslikta dedigim gibi bizimkilerin Almanya-Turkiye arasindaki iliskilerde hatasi var ama bu son zamanlarda ki meseler artik sıktı.Secim politikalarinda Merkel kacak dovusuyor acikcasi.

Bu arada bu yakalama meselesiyle ilgili Turkiye basininda pek haber gormedim yakinda yayilir.
4 yıl
Almanya - Türkiye Krizi
Merhaba arkadaslar.Okul cikisi alisveriste Turkiye-Almanya iliskileri ile ilgili gazeteler ne yazmis diye kit Almancamla soyle bir bakindimda gidisat hic iyi degil.Bir cok gazete kucuklu buyuklu bu probleme deginmis ama "Bild" biraz farkli.

Bild neredeyse tam sayfa mansetten Turkiye Krizi basligiyla Erdogan fotografinda "Erdogan simdi tatilcileride mi tutuklayacak" yazisiyla cikmis.Benim acimdan urkutucu.Kendi memleketimin ekonomik ve siyasi durumu ortadayken ulkemize en fazla turistin geldigi ulkenin trajli gazetesi boyle bir haberle cikinca insan cok uzuluyor.

Evet bu durum ile alakali hem Turkiye'nin hemde Almanya'nin hakli oldugu noktalar var ama Almanya ilr dahi iliskilerimizin bu noktaya gelmesi aklima hic iyi senaryolar getirmiyor.Gecen okulda arkadas diyor "Ya Mr.Lucky Turkiyeden Hindistan a aktarma yapmayi dusunuyorum.Iyi seyler duymuyoruz guvenli midir?" bu soruyu duyunca icimde iyi bi kufur ettim diyebilirim.Ama geldigimiz noktada boyle bir soru ile karsilasmakta cok uzucu.

Son olarak demem o ki herkesin/hepimizin her seyi bir kenara birakarak bu durumu sorgulamasi/sorgulamamiz gerekiyor.Baska Turkiye yok dostlar..

4 yıl
Bağlantı Kodu ve Konu Açma Hatası
Android Beta uygulamasını bugün test etmeye başladım ve şöyle bir hata ile karşılaştım.Link paylaşımı sırasında bağlantı kodu kullanılırsa sistem kodu algılamıyor.
Ayrıca programdan konu açma olayı çözülmüş değil hata devam ediyor.Konu aç butonuna tıklandığında herhangi bir işlem yapmıyor.Bu konuyu mobilden açmak zorunda kaldım.

Bağlantı kodu hatası.
4 yıl
Batmanda Saldırı..
Bugün bu haberi duyduğumda kelimeler boğazımda düğümlendi desem yeridir.Daha 22 yaşında gencecik müzik öğretmeni Aybüke.7 ay önce atanmıştı.Bugünkü PKK'lı teröristlerin Batman'da saldırısında şehit oldu.Geriye ise şu paylaşım..


4 yıl
Ermenistan Gezim
Auschwitz&Birkenau - 'Çalışmak Özgürleştirir' - TIKLA
Zalımsın Gurbet - TIKLA
Yağmur Ülkesine Gardaş Eli - TIKLA

Daha önceki yazılarıma konu başlıklarından ulaşabilirsiniz..

Yeni yazı dizisine farklı bir konu başlığı ile başlamak istedim.
Hayastan - Ermenistan ve Revan - Erivan..
Avrupa Birliği'nin işsizlik,girişimcilik ve mülteciler konulu projesi kapsamında 10 gün Erivan ağırlıklı olarak Ermenistan'da bulundum.Bununla ilgili gezi yazısı tadında gözlemlerimi aktarmaya çalışacağım.

Ermenistan'a kara yoluyla ulaşım Türkiye'den direkt olarak mümkün değil.Sınır kapılarımız uzun yıllardır kapalı.Aslında havayoluyla da çok sınırlı.İstanbul aktarmalı olarak Atlasglobal'ın gece uçağıyla Erivan - Zvartnots Havalimanına indik.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kapıda 3000 Dram yaklaşık olarak 6 dolar karşılığında 21 günlük vize alabiliyorlar.Vize formunu doldurup vizemizi aldıktan sonra gümrük polisine doğru ilerlemeye başladık.Gecenin 3'ü olması sebebiyle pekte gülümseyen görevli memur giriş mührünü vurdu ve havalanında valizimizi alarak,taxi ile kalacağımız otele doğru yola çıktık.
Proje öncesi ilk işimiz Erivan'ı dolaşmak oldu.Dürüstçe söylemek gerekirse 80lerin Türkiyesi bizi karşıladı.Sovyet mimarisinde binalar,eski Rus arabaları,Çin'in hediyesi Midibüsler ve yamalı bohça yollar..


--

--


Erivan'ın ufakta olsa bir metro hattı var.Ve bu metro oldukça hızlı diyebilirim hatta şu zamana kadar gördüğüm en hızlı metro hattıydı belki ve oldukça ucuz.Bir bilet 100 dram yaklaşık olarak 25cent.Geçmişte Sovyet ülkesi olarak anılan bir çok ülkede toplu ulaşım oldukça ucuzdur.Biz jetonlarımızı aldıktan sonra açıkcası biraz şaşırdık.Çünkü daha önce böyle bir bilet görmemiştik.Neyse uzun bir yürüyen merdiven yolculuğundan sonra metronun olduğu noktaya geldik.Bu sırada da işte bir kaç fotoğraf çekelim diye yeltendik ki METRODA FOTOĞRAF ÇEKMENİN YASAK olduğunu bize söylediler.Zaten biz kamerayı açtığımızda metronun güvenliği de yanımızdaydı bu uyarıyı yapmak için.Para cezası varmış dikkat edilmesi gerekiyor.Tabi biz bir fırsatını bulup oldukça ilginç gelen bir kare yakaladık

Metro Jetonu

--

Erivan Metrosunda Büyük Ermenistan



Evet büyük Ermenistan.Yaklaşık olarak 15 bölgeden oluşan yani Ermenistan'dan bugünkü Türkiye Cumhuriyetinin Malatya şehrine kadarki coğrafi bölgenin tamamı.E tabi bunu görünce ben bizimle birlikte gezen Ermeni arkadaşa bakıyorum o bana bakıyor hafif bir gülümsemeyle durumu geçiştirmeye çalıştım.Fazlasını yapamazsınız zaten.Türkiye Cumhuriyetini temsilen bir Konsolosluk yok,Türkiye'den gelenlere ne kadar sıcak bakmaya çalışsalarda ırkçı biriyle karşılaşabilirsiniz ki bu sizi 2-0 geriye atar.Açıkca söylemem gerekirse hayatımda ilk defa bir ülkede yalnız gezmekten çekindim.Endişeyle karışık ilginç bir duygu.Neyse biz gezimize devam edelim.Metro çıkışı yine bir çok Eski Sovyet ülkesinde çok meşhur olan heykeller bizi karşıladı.Heykelin arkasında da semt pazarı var.Semt pazarını gezerken aslında bizi gördüm diyebilirim.Anadolu halkları işte klasik.Pazarı gezdikten sonra havada kararmaya başlamış ve biz otelimize dönmek için yine metronun yolunu tuttuk.İlk günü problemsiz bir şekilde atlattık..


--


İkinci ve üçüncü gün proje ile ilgili konferanslar,çalışmalar derken biraz sıkıcı geçtiğini söyleyebilirim.Ermenistan'a gideceğimi duyanlar "ya ne işin var orda,proble yaşarsın,sıkıntı çıkabilir" tarzı şaşkınlık ile karışık endişeli cümleler kurdular.Ben ise elime geçen fırsat değerlendirmeye,sorunlar ile yüzleşmeye çalışıyordum.E pek tabi konferanslar vs buna biraz engel oluyor Neyseki dördüncü gün Ermeni toplumunu Hristiyanlık ile tanıştıran Aziz Gregory ya da Krikor Lusavoriç'in belli bir süre tutsak olarak kaldığı Khor Virap bölgesine geziye gideceğimizi öğrendik.Ermenistan-Türkiye sınırını belirleyen Aras Nehrine yalnızca 1 km ötedeki bu bölge Hristiyan Ermeniler için oldukça kutsal.Ve tarihi..

Devam Edecek..

Evet bugün Khor Virap bölgesindeyiz.Khor Virap bölgesinde Manastıra ulaştığımızda beni en çok şaşırtan şey Turkcell'in burdan çekmesiydi.Hem de 4G çekiyor .Neyse Ermenilerin Ararat olarak adlandırdıkları müthiş Ağrı Dağı manzarasında 17.yy yapılmış bu manastır önemli bir nokta.Ermeniler için Hac merkezi olarak adlandırırsak hata yapmış olmayız diye düşünüyorum.Bu bölgenin hikayeside şöyle zamanında Aziz Gregory Hristiyanlığı yaymaya çalıştığı sırada zamanın Pagan Kralı onu buraya hapsediyor.Daha sonra işte Kralı iyileştirdiği için bu manastır onun anısına yapılıyor.Manastırın hemen üst tarafında Pagan Tapınağı varmış.Hristiyanlık Ermenistan'da yaygınlaşınca ve bu bölge önemli bir nokta haline gelince tapınak yıkılarak yerine büyük bir Hac dikiliyor.

Türkiye Sınırı ve Ağrı Dağı

---
St.Gregory Manastırı

---
Pagan Tapınağı yerine dikilen Hac


Khor Virap'tan ayrıldıktan sonra Ermeniler için Khor Virap'tan daha kutsal bir bölgeye Etchmiadzin'e geçiyoruz.Etchmiadzinde bulunan Etchmiadzin Katedrali Aziz Gregory tarafından MS.300'lerde yapılmış Dünya'nın en eski kiliselerinden biridir.Apostolik Kilise özelliği taşımaktadır ki zaten Ermeniler Apostolik Hristiyanlardır.Yani mezhebi ve kiliseyi Hz.İsa'nın Havarilerinden birine dayandırırlar.Bu zamana kadar Doğudan batıya bir çok ülkede bir çok kilise gördüm.Ermenistanda ki inanç hakikaten çok farklı diyebilirim.Avrupada ki bir çok kilisede insanlar gelirler sandalyelerde otururlar,papaz incilden okumalar yapar ve insanlar kiliseye bağış yapar veya yapmaz ayrılırlar.Ve bu cemaatin geneli yaşlı kesimdir.Fakat Ermenistan'da genç kesim oldukça fazla olmakla birlikte Vatikan'da olduğu gibi uzun elbiseler ve başı kapalı bir şekilde kiliseye geliyorlar.Kiliselerde sandalya sayısı oldukça az ve insanların dakikalarca secde ettiğine şahit oldum.Oldukça şaşırdığımı söyleyebilirim.


---

---


Bugünkü gezimizi de böylelikle sonlandırarak otele döndük.

Beşinci ve altıncı gün yine projelerle ilgili çalışmalarla geçtiği için es geçiyorum ve yedinci gün Erivan'ı baştan aşağı gezmeye başlıyoruz.İlk günkü Erivan gezisi üstüne bazı fikirlerin artık değiştiğini söyleyebilirim.Ermenistan aslında çok fakir ve çok zengin insanların yaşadığı,ekonomik olarak sıkıntılı bir sürecin yaşandığı,orta direk kavramının olmadığı bir ülke.İşsizlik ve özellikle genç işsizlik bundan ötürü beyin göçü dediğimiz olay ülkede hissediliyor.Erivan'da Beyoğlu-Taksim çizgisinde bir cadde var.Ve bu caddenin sonu Repuplic Square yani Cumhuriyet Meydanına çıkıyor.Erivan'ın kalbi tam olarak burası.Lüks restaurantların,araçların yani kalburüstü kesimi burada bulabilirsiniz.Oldukça geniş bu meydanda kocaman bir süs havuzu var.Geceleri havuzun hemen yanındaki Devlet Tarih Müzesinden çalınan Opera müzikleri ile su gösterisi yapılıyor.

Erivan'ın Anahtarı

---
Cumhuriyet Meydanı


Repuplic Square'den ayrıldıktan sonra Cascade'a doğru çıkmaya başlıyoruz.Cascade'in üst kısmında inşaat bitmemiş ve öylece bekliyor,1970'li yıllarda yapımına başlanan bu anıt Erivan'ı kuşbakışı görmenize olanak sağlıyor.Tabi eğer iç tarafı kapalıysa o merdivenleri çıkmak tam bir ölüm.Bu anıtın aslında iç kısmında ise Cafesjian Sanat Müzesi var.Bu müzenin en üst katında müthiş bir elmas sergisi var ki göz alıcı diyebilirim.


---


Cascade'a çıktıktan sonra Zafer Parkına doğru yöneliyoruz.Ermeniler için çok önemli olan bu park ve The Mother Armenia anıtı Erivan'da mutlaka görülmesi gereken yerlerden diyebilirim.Aslında bu park ve anıt heykel Sovyet Döneminde yapılmış.Zaten Park'a girişte bizi karşılayan tak üstünde orak-çekiç simgelerini görebilirsiniz.Keza anıtın üstünde de yine Sovyetlere ait simgeler var.Fakat Parkın ve Anıtın özelliği şu ki Ermenistan Bağımsızlığını ilan ettikten sonra bu parkın çehresi değişiyor.Bugün The Mother Armenia anıtının üstünde aslında Stalin'in heykeli varmış.Bağımsızlık sonra Stalin'in heykeli yıkılarak Ermenistan'ın Kurtuluşunu simgeleyen The Mother Armenia heykeli yapılıyor.Ve heykelin orda yılın 365 günü yanan bir ateş var.Çok ilginçtir ki bu heykelin yüzü Türkiye'ye dönük


---


Burdan tekrar Repuplic Square dönerek su gösterisini izlemek için yola koyuluyoruz.Daha sonra otele dönerek günü sonlandırıyoruz.



Yine proje çalışmalarıyla geçen günlerden sonra dokuzuncu gün Hristiyan Ermeniler için oldukça önemli bir nokta olan Geghard ve en eski pagan tapınaklarından birine ev sahipliği yapan Garniye gideceğimizi öğreniyoruz.onuncu gün yani son günü ise Sözde Soykırım Müzesine ayırıyoruz.Bu son kısmı ileriki günlerde zaman bulunca birlikte paylaşacağım.

Devam Edecek..

Bugün Ermenistan programının dokuzuncu günü.Erivan'a 1-2 saat uzaklıkta Geghard ve Garni için yola çıkıyoruz.Öncelikle Geghard'a Manastır'a uğruyoruz.Bu bölgenin tarihi anlatılana göre Hz.İsa'nın Çarmıha gerilmesi ve sonrasında Hristiyanların çektiği sıkıntılara kadar dayanır.Burada bulunan Manastır ise oldukça ilginç çünkü kayanın oyulması ile yapılıyor.Bu kilisenin içinde kutsal bir su da var.Bir bakıma İslamiyette ki zemzem ile denk diyebiliriz.
Kilisenin hemen yan tarafında dilek için bez bağlanan ağaçlar ve üst üste konulan taşları görüyoruz.


--
Kutsal Su

--

--


Geghard'dan sonra Garni'ye doğru yola çıkıyoruz.İki nokta arasındaki mesafe yaklaşık olarak 15 dakika.Garni'de 1.yy'dan kalma Pagan Tapınağı bulunuyor.Tabi restorasyonlu hali.Güzel bir doğa var.Yaklaşık olarak 1 saatlik bir yürüyüş yapıyoruz.Azad Nehri boyunca Garni köyünüde gezdikten sonra Tapınağı tam karşıdan gören bir restaurantta dinlenmek için mola veriyoruz.Yağmur ile birlikte müthiş bir manzarada kahve içmeyi de ihmal etmiyoruz tabi
Daha sonra Erivan'a doğru hareket ederek günü tamamlıyoruz.


--

--



Projenin artık son günündeyiz.Bugün Sözde Ermeni Soykırımı Müzesini görmeye gidiyoruz.Gezinin bu kısmına geçmeden önce bir kaç şey söylemek istiyorum.Bu proje 28 Nisan'da başladı ve biliyorsunuz ki 24 Nisan Ermeni Tehcirinin yıl dönümü.24 Nisan'da Ermenistan'da Türk bayrakları yakıldı ve yürüyüşler vs yapıldı.26 Nisan'da bize beklemede kalmamızı,ikinci bir mail gelmeden uçağa binmememizi,Avrupa Birliğinden tekrar onay almaları gerektiğiyle ilgili Ermenistan'da ki proje sorumluları bir mail attı.Tabi böyle bir mail gelince,bir de şu bayrak yakma olayı biz de bir tedirginlik oluştu.Sonuçta orda resmi olarak Türkiye Cumhuriyetini temsil eden bir Konsolosluk yok,aramız kötü.Bunları hep birlikte düşününce insan ister istemez endişeleniyor.Daha önce dediğim gibi onca ülke gördüm ve kendimi hiç bu kadar rahatsız hissetmemiştim.Biz bu düşüncelerdeyken olayların durulduğunu bir sıkıntı olmadığını gelebileceğimizi söyleyen bir mail aldık.Ermenistan'da bu Soykırım ile ilgili ilginç bir atmosfer var.Yani aslında benim gözlemlerime göre bir KİN var.Daha doğrusu bir bakıma kan davasına dönüşmüş diyebilirim.Sizin Türkiye'den geldiğinizi duyunca hemen bu konu hakkında ne düşünüyorsun,işte var mı yok mu şeklinde bakış açınızı öğrenmek istiyorlar.Siz ne kadar kaçınmak isteseniz de mutlaka bir şekilde böyle bir sohbetin içinde buluyorsunuz kendinizi.
Bana göre bu olay Ermenistan'ın bugün Azerbaycan ve Türkiye ile yaşadıkları sorunlar,ülke ekonomisiyle alakalı sorunları veya gençliğin problemleriyle birlikte bu toplumun bir şekilde motive edilmesini sağlıyor.Nasıl ki bizim ülkemizde bizi bir araya getiren bir takım olaylar var ise Ermenistan'da da bu meseleyi bu bazda değerlendiriyorum.


--

--


Müzedeki anıt 12 blok duvardan oluşuyor ve içinde sonsuza kadar yanacak olan bir ateş var.Bu anıtın 12 duvardan oluşması Batı Ermenistan yani bugün Türkiye sınırları içerisinde bulunan 12 ili simgeliyor.Müzede bir rehbet istedik.Rehber tamamen fotoğraf ve videolardan oluşan bu müzeyi gezdiriyor ve anlatımlar yapıyor.Müthiş bir propagada var.Ve malumunuz olaylar tek taraflı olarak anlatılıyor.Hınçak ve Taşnak Örgütü o dönemde kurulan bugün AK Parti,CHP,MHP çizgisinde bir basit siyasi parti olarak lanse ediliyor.Bu örgütün silahlı faaliyetleri tamamen kendini savunmak isteyen Ermeniler olarak anlatılıyor yani Osmanlı Devleti saldırıyor ve bizde kendimizi koruyoruz şeklinde.Bunlar haricinde son olarak İzmir'in Kurtuluşu ile ilgili kısımda Osmanlı Ermeni ve Rumlardan kurtulmak için İzmir'i ateşe verdi de soykırımın son adımı atıldı deniliyor.
Tabi bu müze gezisinin sonunda soykırımı tanımayan ülkelerin politik sebepler ile tanımadığını ekliyor.Ülkelerin tanıyıp tanımayacağı bizim için önemli değil ama tanımaları bizler için mutluluk verici diye de ekliyor rehber hanım.Müze ziyareti açıkca self propagandadan öte bir şey değil.Bunlar karşısında biz Türkiye Cumhuriyetinin 100 küsür yıldır halen daha ciddi bir adım atmamış olmamız açıkcası suçluluk politikası olarak değerlendiriliyor.Kendi kendimizi savunamamızın oldukça üzücü olduğunu söyleyebilirim.

Son olarak şunları söylebilirim ki bu Soykırım meselesi çözülmez.Çünkü Ermenistan'da gördüğüm üzere adamların derdi 1915 olayları sırasındaki o üzücü atmosfer değil.Tren istasyonunda,sağda solda,ülke politikasında,günlük hayatta her yerde Büyük Ermenistan'ı konuşuyorlar.Adamlar toprak istiyorlar bu çok net.
Bu Azerbaycan ile aralarındaki Karabağ meselesini konuştuğumuzda zamanında Türkiye'nin de bugün belli bir kısmına sahip Büyük Ermenistan bizim dedelerimizden kalma bölgeler ve biz tekrar buraları almak istiyoruz diyorlar.Tabi Türkiye'yi en azından bize karşı dillendirmiyorlar ama Karabağ için dedelerimizin topraklarını geri alacağız diyorlar.Bunun için savaşıyoruz ve savaşacağız diye ekliyorlar.1915'ten geriye üzücü olaylara karşı veya bazı noktaları yakalayarak bir şeyler yapmak varken politikayı bu yönde ilerletmeleri Ermenilerin zararına.

Bu geziden benim çıkardığım ders şudur ki biz 1915'i devlet olarak çalışmalıyız.Halk olarak bilinçlenmeliyiz.Fransa veya ABD de bulunan lobilerin ülke politikalarındaki siyasi rant için Soykırım'ı tanıdığı gerçeğinin farkındalığı da önemli bir husus diye düşünüyorum.

Tahminimce Osmanlı dönemine ait yer isimlerinin olduğu Türkiye Haritası

--

--
II.Abdulhamid'i simgeleyen zamanın Fransız dergisinden bir kare muzede bulunuyor


Başka bir tarih içerikli gezi yazısında görüşmek üzere
4 yıl
Yeni "Özgür" Politika
Almanya'da basın özgürlüğü çerçevesinde günlük olarak yayımlanan PKK paçavrası Yeni "Özgür" Politika ve manşeti.Bu gazeteyi genellikle takip ederim, çok iğrenç başlıklarda atmıştır ama Alman Devletine bu manşet konusunda Dış Işleri Bakanlığından kınama çekilmeli diye düşünüyorum.Çünkü ne ahlaka ne de basın özgürlüğüne sığar bu manşet..


4 yıl
Ermenistan - Erivan
10 günlük bir proje için Ermenistan-Erivan'a geldim.Ve yaklaşık olarak bir kaç gün sonra Gürcistan ve daha sonra Türkiye'ye döneceğim.Sorulariniz varsa alabilirim..

Erivan Cascade
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.