Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Teğmen
28 Aralık 2008
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
32 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
10 yıl
Semih Kaplanoğlu, Sultan Abdülhamid filmi çekiyor!
Semih Kaplanoğlu, Sultan Abdülhamid filmi çekiyor!
Türk sinemasında ‘yerli’ ve ‘gelenek’le bağları en güçlü yönetmenlerden biri Semih Kaplanoğlu Sultan Abdülhamid filmi çekiyor.

Türk sinemasında ‘yerli’ ve ‘gelenek’le bağları en güçlü yönetmenlerden biri Semih Kaplanoğlu. Aynı zamanda uluslararası film festivallerinde kazandığı ödüllerle kendini ispatlamış bir yönetmen.

Geçen yıl ‘Bal’ filmiyle Berlin Film Festivali’nde herkesin imrenerek baktığı Altın Ayı Ödülü’nü Türk sinemasında kazandırdı. İnsan ve doğa odaklı minimalist filmleriyle tanınan Kaplanoğlu, bugüne kadar yaptıklarından farklı olarak yepyeni bir proje için kolları sıvamış durumda.

Kaplanoğlu, ‘Osmanlı’nın Fatih ve Kanuni ile birlikte en büyük üç padişahından biri’ olarak nitelediği Sultan II. Abdülhamid’in son üç gününü filme çekmek üzere çalışmalara başladı bile.

Pencereleri kurşunlanmış, elektrikleri, suları kesilmiş Yıldız Sarayı ve hizmetçilerinin dahi terk ettiği bir Padişah. Yönetmen Semih Kaplanoğlu, II. Abdülhamid’in 33 yıllık iktidarının son 3 gününü anlatacağı yeni projesini ilk kez Star’a anlattı.


- Film için hazırlıklar ne aşamada?

Okuma ve araştırmaların ardından senaryo yazımına çok yakında başlıyoruz. Sonrasında mekanlar için izin alımları söz konusu olacak. Ana çekim mekanlarımızdan biri Yıldız Sarayı olacak, bir diğeri padişahı ve ailesini Selanik’e götüren tren ve zorunlu ikamete mecbur edildikleri Selanik’teki Alatini köşkü... Umarım gerekli tüm izinleri alabiliriz.


- Abdülhamid, tartışmalı bir karakter. Yabancı tarihçilerin ‘Kızıl sultan’ yakıştırmasını yaptıkları bir isim. Bu tartışmalı kişilik filme ne kadar yansıyacak.

Yakın dönemde yaşadığından hakkında oldukça ayrıntılı bilgi, belge ve tanıklık aynı zamanda akademik araştırma ve kitap var. Abdülhamid’in kişiliği ve hayatı konusunda derinleştikçe hayretler içinde kalıyorum. Çok farklı özellikleri olan çok ilginç bir kişilik var karşımda. 31 Mart olayları sırasında Yıldız Sarayı’nda geçirdiği son günler, “halledilmesi” sürecindeki tutumu, haremi ve çocuklarıyla ilişkileri, yaşadığı hayalkırıklığı ve olup bitenler karşısındaki soğukkanlılığından çok etkilendim. Ortaya çıkacak senaryo için sanki aylardır onunla bir konuşma, hasbihal sürecine girdim ve bu çok heyecan verici bir süreç.


- Gelenek ve modernlik arasında nasıl bir Padişah ile karşılaştınız?

Hem geleneğe sırtını dayamış hem de modern dünyaya açık bir kişilik. Doğu-batı meselesini bir çatışmadan çok sentezlemeye çalışan ve bu sentezden yeni bir imkan doğabilir mi diye düşünen bir yönetici. O dönem Osmanlı coğrafyasında sadece eğitime yaptığı katkılar inanılmaz boyutta. Öte yandan ulaşım ve sağlık konusunda da atılımlar gerçekleştirmiş. Mesela fotoğrafın yeni icad edildiği bir dönemde bütün bir coğrafyayı fotoğraflatmış. Onun görevlendirdiği fotoğrafçılar sayesinde o döneme ait bir görsel hafızamız var. Öte yandan baskıcı, azınlıklarla ilgili sert poltikaları da malum. Her iktidar sahibi gibi hem doğruları hem de yanlışları olduğu tartışmaya açık bir konu...


- Bu bağlamda diğer padişahlardan farkı ne?

Bence o son Padişah. Fatih ve Kanuni’den sonra üçüncü büyük isim. Abdülhamid’den sonraki Sultan Reşad ve Vahdettin başka bir kudretin emri altında olan padişahlar. Oysa Abdülhamid 33 yıllık iktidarı boyunca Osmanlı’daki cihan Padişahlığı geleneğinin her anlamda süzülmüş bir prototipi.


- Abdülhamid dönemi ile yakın tarihimizin siyasi olayları arasında bir paralellik var mı?

Olmaz mı! 2. Meşrutiyetin ortaya attığı tartışmalar bugün de sürüyor bir anlamda. Demokratikleşme, sivilleşme, vesayet, insan hak ve özgürlükleri, azınlıklar ve anayasa tartışmaları. O gün de vardı, bugün de var. Mesela Abdülhamit son yıllarını yeni bir anayasa hazırlama çabasıyla geçirmiş.


- Film ne zamana hazır olur?

Uzun ve detaylı bir hazırlığa ve filmin ekonomik alt yapısını oluşturmaya ihtiyaç var. Çekim için en erken tarih 2012 sonbaharı olabilir.

Abdülhamid’den bu yana ‘balyoz’zihniyeti hiç değişmemiş


- Abdülhamid’in iktidardaki ‘son üç gün dramı’na bakınca vizörünüze neler yansıyor, neleri çağrıştırıyor?


Siyasi anlamda baktığımızda 27 Mayıs, Celal Bayar’ın tutuklanması, Menderes’in darağacına gönderilmesi, hatta 28 Şubat, 27 Nisan, Balyoz, Ergenekon... Bütün bu süreçlerin arkasındaki mekanizma ya da refleksler aynı değil mi? Abdülhamid’in indirilişinden önce de bu tür meseleler, ‘halledilişler” var ama niyet ve organizasyon şeması bugünkü teşebbüslerle bariz örtüşüyor. Geleneksel darbecilik sürecinin miladı ve dinamikleri hala aslında tam olarak açıklığa kavuşturulamamış 31 Mart olayının perde arkasında gibi geliyor bana...

Korku içindeki haremiyle kalakalmış bir padişah


- Bugüne kadar siyasi bir film yapmadınız, farklı bir tarz olacak sizin için.

Olup bitenler arka planda kalmak üzere Abdülhamid’in halledilmesi ve sürgüne çıkarılışı sırasında onun siyasi kimliğinden çok insan yönüne bakmaya çalışacağım... Hayatının en kritik günlerinde ihanete uğradığı ve yapayalnız bırakıldığında -neredeyse tüm hizmetliler sarayı terkediyorlar- korku içindeki haremiyle başbaşa kalıyor. Haftalardır elektrikler kesik, sular akmıyor, şehirden top sesleri geliyor, sarayın pencereleri kurşun delikleriyle dolu ve 33 yıllık iktidarını kaybetmekte olan bir padişah... Çabam onun kişiliğine ve iç dünyasına biraz daha yaklaşmak olacaktır...


Saraydan sürgüne

Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı ve 99. İslam halifesi Sultan II. Abdülhamid, 33 yıl padişahlık yaptıktan sonra 27 Nisan 1909'da tahttan indirildi. 3 yıl Selanik'teki Alatini Köşkü'nde ev hapsinde tutulduktan sonra 1912'de İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na getirildi. 10 Şubat 1918'de İstanbul'da vefat etti. Mezarı, büyük babası için Divanyolu'nda yaptırılmış Sultan II. Mahmut Türbesi'inde bulunmaktadır.

Bedir Acar / Star
10 yıl
Zıt kutupların buluşması?
Birbirinden hiçbir şekilde hoşlanmayan, hatta zaman zaman bunu nefret derecesinde hisseden iki insanın sonunda aşka dönüşen hikayesini konu alan bir kitap arıyorum. Daha önce böyle bir kitap okuyan ve beğenen arkadaşlarımız mutlaka vardır. Yardımlarınızı esirgemeyin. Şimdiden çok teşekkürler, iyi forumlar.
10 yıl
Video Kesme Biçme Ekleme... (Yardım!)
Çok sevdiğimiz bir arkadaşımıza doğum günü sürprizi yapmak amacıyla güzel ve eğlenceli bir video hazırlamak istiyoruz. Çekimlerin hepsini tamamladık. Sizden yardım istediğim konu ise şu:

- Parça parça olan videoları birbirine ekleme
- Videoda görüntünün arkasına müzik ekleme
- Videodan istemediğimiz sahneleri çıkarma

...ve buna benzer bir çok işi yapmak için gereken bilgi ve tecrübeden yoksunum ne yazık ki. Daha önce hiç böyle bir şey yapmamış ama bilgisayarla haşır neşir birisine bu konuda yardım edecek bir program tavsiye etmenizi bekliyorum. Türkçe olursa çok daha rahat kullanabilirm.
Kısacası işime yarayacak olan şey, en temel ve kullanımı kolay olan program olacaktır. Tecrübeli arkadaşlar yardımını esirgemezse sevirim çünkü bu gece hallolmuş olması gerekiyor. Şimdiden teşekkürler, hayırlı forumlar...
12 yıl
Real - Sevilla 2'den 1
Wolverhampton - Manchaster MS2 (1,15)
Real Madrid - Sevilla 2/1 (İY/MS) (22,0)
Almeria - Barcelona MS2 (1,15)

Kupon aynen böyleydi ve Barcelona'dan yattık. Yorumu sizlere bırakıyorum.
12 yıl
Okula Yemeğini Evden Getirenler
2 Senedir evden getiririm yemeğimi. Alırım haftasonundan ekmekleri, etleri, içecekleri. Her sabah birer birer atarım çantaya afiyetle yerim. Kantin ateş pahası. Bir ekmek arası ve içeceğe her gün 4 - 5 tl çok. Hem böylece ne yediğini de biliyorsun. Var mı benim gibi yemeğini evden getiren?
12 yıl
Arka Sokaklarda Çalan Türkü
Arka Sokaklar dizisinde muhabbet Mesut'un askerliğine geldiğinde, ya da Mesut'un; yanında şehit düşen arkadaşlarını hatırladığında çalan türkünün adını bilen var mı acaba?
12 yıl
Bu Nasıl Pisliktir Ya
Sabah her zamanki gibi 6.20'de çıktım dışarı sahile yürüyüşe gittim. Yolun sonlarına doğru yaklaştım şöyle bir on adım sonra geri döneceğim. Tam adımımı attım ayağımda bir acı. Kaldırdım ayağımı bir baktım cam şişesi kocaman. Ayakkabıyı delmiş, çorabı delmiş, ayağımı delmiş ve kan akıyor. (Ayakkabıyı da yürüyüş için almıştım öyle dandik bir şey olsa neyse diyeceğim de.) O an aklıma gelen bütün küfürleri saydım. Yahu ne biçin iştir bu ya. Orası sahil yolu. Millet orada yürüyor, koşuyor, bisiklet sürüyor... Her yerde cam şişeler, çekirdek kabukları. Ya neden insanlar orayı kendi yerleriymiş gibi benimseyip temiz tutmuyorlar? Şunun şurasında bir sahilimiz var gezip yürüdüğümüz.
Hani bir de şunu anlamıyorum. Ulan madem içtin orada sabaha kadar, şişeyi yere vurup kırmanın mantığı nedir? Zevk mi alıyorsun cam kırmaktan.
İnşallah bir gün orada içip içip şişeleri yerlere vuran birisini yakalarım...
12 yıl
Of Yağmura Bak!
Mükemmel bir yağmur var dışarıda. Tam seyirlik.

(ist & pendik)
12 yıl
Dizimdeki Problemin Body'e Engeli
Arkadaşlar ben haftaya bodye başlamak niyetindeyim fakat şöyle ufak bir sorunum var. Yaklaşık 2 ay önce dizimden ciddi bir sakatlık geçirdim. Bu yüzden uzun bir süre fazla zorlamamam, ani ters hareketler yapmamam gerekiyor. Hatta çabuk iyileşmesi için yüzmeye gidiyorum ama şu an için koşu, bisiklet gibi şeyler yapmam zor. Yani en fazla tempolu yürüyebilirim. Bunun vücut geliştirme yapmama bir engeli olur mu acaba? Yani belden aşağıyı fazla çalıştırmadan (ki zaten düzenli yürüyüş yapıyorum) sadece üst kısmı (kol, göğüs, omuz, sırt vs...) çalıştırsam olur mu?
saygılar...
12 yıl
Mekik Çekiyorum Ama Doğru Mu ?
Ya ben kendime göre bi program yaptım. Sabah - Akşam 30sn'lik aralıklarla 10'ar tane 4 set (sabah: 40 , akşam: 40 olacak şekilde) mekik çekiyorum. Ama acaba aralıkları ve set sayısını doğru ayarlamış mıyım bilemiyorum. Bir de merak ettiğim bir konu: Yemekten önce veya sonra yani ne zaman yapmak daha çok işe yarar.
Cevaplarsanız çok sevinirim.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.