Uygulama ile Aç Kapat butonu
Kayıt
Arama butonu

Yarbay
07 Kasım 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
30 üye
Görüntülenme (?)
987 (Bu ay: 26)
Gönderiler Hakkında
4 hafta
Ronaldo hater'ları eğer Haaland'ı sevmiyo olsalardı bakın şöyle yazacaklardı:
--> Haaland gelmeden önce City 16. haftada daha fazla puan toplamıştı ve ligde liderdi. Haaland geldi o kadar gol attı da ne oldu? takım daha az puan topladı ve liderin hayli gerisinde. neden? çünkü sevmediğiniz Gabriel Jesus sürekli kanatlara iniyodu, koşu yapıyodu, dinamikti. Haaland ise kale önünde pas bekliyo, uzaktan gol yok, kanatlara inme yok, Jesus gibi sahada gezmek yok asist yok paslaşmalar yok varsa yoksa bana top gelsin gol kasayım. tüm takım Haaland bey gol kassın diye çalışıyo. Jesus'un geçen seneki ısı haritasına bakın, adam ceza sahasından daha çok kanatlarda, peki Haaland'ın ısı haritası ne biliyo musunuz? full altı pas. Jesus > Haaland. paslaşmaları ve oyuncularının yer değiştirerek dinamik oynamalarıyla ünlü takım şimdi ceza sahasına pas göndermek için çabalayan bi ucube topluluğuna dönüştü. güzelim atak oyuncularının potansiyelleri bastırılıyo, tek görevleri Haaland'a mama vermek oldu. sonuç: kulüp için fiyasko ama Haaland için cennet. şampiyonluk göz göre göre kaçıyo ama forumdaki Haalandtaparlar sürekli Haaland'ın gollerini paylaşıyolar çünkü futboldan anlamıyolar. City bencil Haaland'dan acele kurtulmalı, kendi için değil takımı için oynayan birini almalı.

peşin not: yazılanlar benim görüşüm değildir. Ronaldo'yu daha çok eleştirebilmek için aşırı abartı yapan bazı kişilerin argümanları bire bir alınıp sadece oyuncuların adları değiştirilerek aktarılmıştır.
geçen ay
doktorlar: çok fazla masturbasyon yapıyosunuz beyefendi, diyecekler size
çip takıldığında herşeyi ölçebilecekleri için, tedaviye gittiğinizde bunu söyleyen doktorlar çıkacak.

not: bu bir "zorla çip takacaklar" konusu değildir. şuanda izleniyor olduğumuz konusunda feryad edenler dahil herkes nasıl telefon kullanıyorsa (çünkü telefonun faydaları çok fazla ve vazgeçemiyolar) muhtemelen çoğu kişi ileride eleştirmesine rağmen çipi kendi kabul edecek çünkü faydası çok fazla olacak.
7 ay
Gürültüden evi yıkan komşularımız kuzuların sessizliğine dönmüşler.
memleketteki bitişik komşumuz hemen her gece 03'lere kadar bağrışarak gürültü yapıyolardı ki yaz aylarında sokağın karşısındaki apartmanlardan bile millet dellenip bağırıyodu susun diye.

bunların küçük kızları fiziksek olarak yıllardır pek büyümüyo gibiydi, en son doktor teşhisi koymuş çocuk büyümüyo diye. tedavi olarak söylediği şeylerden biri de gece uzun saatler boyunca uyunmasının gerektiğiymiş.

memlekete geldim bi batktım, gece bunların ışıklar bile sönük, tık yok. artık akşam 9 dedin mi evde ışıkları söndürüyolarmış ve herkes yataklara çekiliyomuş. bundan sonra böyle yaşayacaklarmış.

30 tane komşu beş milyar kere şikayet ettik susun artık uyuyamıyoz diye, her seferinde kusura bakmayın dediler ama kendilerine hiç çekidüzen vermediler, şimdi kendi çocukları ile ilgili sorun olunca bi anda değişmişler, kuzuların sessizliğine dönüvermişler.

çocuğun düzeleceğini de sanmam. az uyku olayı büyümemizi baltalar ama bu denli baltalamaz. diğer koşullar elverişli olduğu sürece, çocuk isterse ortalama 5 saat uyusun, gene de büyür. bizim nesil de az uyudu zaten, haftaiçi okul için haftasonu da dershane için yıllarca haftanın 7 günü hiç tatil yapamadan sabahın köründe uyanmış nesiliz biz. bunların çocuğunda daha farklı bi sorun var belli.
8 ay
Silinsin...
alemin enayisi ben miyim, kaçaklar dükkanlarda bile gözümüzün önünde çalışırken bundan bahsedince gerçeğin zıddı haberler paylaşılıyor. bana katkısı olmayan birşey için uğraşacak değilim. silinsin...
9 ay
AKP, Ümit Özdağ'ı ve mülteci sorununu bilerek gündeme çıkarıyor olabilir mi?
siyasiler tek bir söylem ile siyaset yaptıklarında daha etkili oluyor. Kılıçdaroğlu "ekonomi" üzerinden siyaset yapmayı seçti, Özdağ ise "mülteciler" üzerinden. bu yüzden Özdağ'ın ekonomiden, Kılıçdar'ın da mültecilerden bahsettiğini az görürüz.

şimdi AKP ısrarla Özdağ üzerinden şov yapmaya kalktı, adeta: "bakın bakın biz çok fena savaşıyoz Özdağ ile" diye gözümüze sokuyolar. Perinçek çıkmış: "ömrümün geri kalanı boyunca Özdağ ile savaşacam" gibi "ciddiyetsiz" olan ama halk tarafından ciddiye alınacak söylemlerde bulunuyo. bence, AKP eğer Özdağ'ın siyasetine karşı ciddi karşılık vermek isteseydi daha ayakları yere basan şeyler yaparlardı, çoğu meselede yaptıkları gibi görmezden gelip medyada yer vermeyebilirlerdi mesela. şu anki tablo adeta Özdağ'ı ve mülteci sorununu kasıtlı olarak gündeme çıkartmak istiyolarmış gibi görünüyo bana.

acaba AKP'nin amacı Kılıçdaroğlu'nun ekonomik çöküş üzerinden siyasetini geri plana atmak mı? şu anda kararsız seçmene: "AKP muhalefet ile canla-başla savaş halinde" diye bi tablo sunuluyo medyada. muhalefet de Özdağ oluyo.

AKP'nin yapacağı şey basit, medya zaten kendisine ait, 15-20 tane aileyi Suriyeye geri gönderecekler, onların görüntüsünü döndürüp döndürüp 500 kere yayınlayacaklar ve: "bakın biz iş yapıyoruz, mültecileri geri yollamak sadece bizim başarabileceğimiz bir iştir, çoğunu geri yolladık bile" diyerek: "muhalefetin dillendirdiğini biz başardık" minvalinde yapay bi başarı üretecekler.
12 ay
Makarnanın paketi 10, kilosu 20 TL oldu
2023'te Ay'da sebze yetiştirmeye başladığımızda halkımız bu ithal buğdaydan üretilen makarnayı yemek zorunda kalmayacak.

"BMW almayacaksın dolarla ne işin var?" diyenlere selam, kamçılanmaya devam.
geçen yıl
Yolda teyze durdurup elimdeki yağa imrendi, geldiğimiz duruma bakın
Bu sabah 10 gibi markete gidip kahvaltılık birşeyler alayım dedim, evdeki ayçiçek yağı bitmeye yakın olduğu için de 4 litrelik ayçiçek yağı aldım. eve dönerken yolda yaşlıca böyle başörtülü bi teyze geçiyodu, beni görünce durup: "oğlum o yağ kaç para, çok pahalı oldu diyolar" diye sordu, gerçekten o anda çok kötü hissettim. böyle kısık sesle ağır ağır konuşan bi teyzeydi bide. "bu yağ 4 litre, 76 liraydı sanırım teyzecim" dedim, kadın bi off çekti böyle yağa baktı, çokk çok dedi. valla öyle olmuş teyzecim dedim. yıl 2021 ve geldiğimiz nokta bu. yorum yapmıyorum.
geçen yıl
Tüm tavsiyelere uyuduğum halde pil iki senede öldü
2A'lik Hızlı şarj değil 1A'lik yavaş şarj cihazı kullandım, %20'nin altına düşürmeden şarja taktım hep ve şarj olurken %80-85'te şarjdan çektim. %95 bu şekilde şarj ettim ve iki senelik Mi 9T'nin pil ömrü bi anda ciddi şekilde kısalıverdi.

hep derler işte hızlı şarj cihaza zarar verir falan, yok efendim işte pili çok bitirmeden şarja takın ve %100'e kadar şarj etmeyin falan. hepsini uyguladım pil gene öldü :)

madem ölecekti, bari hızlı şarjı kullansaydım da bari uzun süre beklemeden şarj etmiş olurdum :)
geçen yıl
Porsiyonların yanında bardakları da küçültme vakti geldi: 500 ml su devri kapanıyor
Restoranlar-kafeler hatta yavaş yavaş bakkallarda bile 500 ml sular kalkmaya başladı. Her yer 330 ml suya geçiyor.

ülkemiz uzaya çıkarken, elektrikli otomobil üretirken(!) döviz ile yurt dışından getirilmeyen, altı üstü doğayı korumak karşılığında elde edeceğin suyun bile gramajını düşürecek duruma geldik.

Konya'da önceden 30 metreden su çıkartılırken, şu anda anca 150 metreden çıkartılabiliyomuş.

Emine Erdoğan porsiyonları küçültmemiz gerektiğini söylemişti. Sanırım bardakları da küçültme vakti geldi.
geçen yıl
1 Aylık mutfak masrafını karşılayabilmek = zenginlik (yeni Türkiye'ye hoşgeldiniz)
piyasanın en kötü telefonları bir ailenin bir aylık mutfak gideri kadar fiyattan satılıyor ama bu bedeldeki alete sahip olmak "refahın simgesi" oluyormuş.

ulan adam o telefonu almamış olsa eline ne geçecek? arttırmış olacağı 2000 TL ile ne yapabilecek? iki çocuklu bi ailenin aylık mutfak masrafı bu para.

markette enginar 6 TL olmuş bunlar hâlâ telefon fiyatında.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
DH Uygulaması
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
DH App Store Uygulaması DH Google Play Store Uygulaması
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
DH Mobil Uygulaması
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle