Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yüzbaşı
26 Ekim 2004
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
4 üye
Görüntülenme (?)
15 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
12 yıl
FENERBAHÇE DERGİSİ YİNE DOPDOLU!



Fenerbahçe Spor Kulübü'nün resmi yayın organı Fenerbahçe Dergisi'nin Temmuz sayısı, yine dopdolu içeriği, hiçbir yerde görmediğiniz fotoğrafları, dev posteri ve Fenerli Çocuk ilavesiyle bayilerde...
Fenerbahçe Dergisi'nin 77 no'lu Temmuz 2009 sayısı, flaş transferimiz Mehmet Topuz'un görseli ve "Bir Gün Herkes Fenerbahçeli olacak" başlıklı kapağıyla bayilerdeki yerini alıyor. Derginiz bu sayısında da sizlere 50 x 70 cm. ebatlarında poster armağan ediyor. Bu ayki posteriniz; bir diğer transferimiz Özer Hurmacı'ya ait.
Fenerbahçe Dergisi'nin taklitlerinden sakının, derginizi ekleri ve hediyeleriyle birlikte tükenmeden alın.
Hepinizin müptelası olduğu Fenerbahçe Dergisi'nin son sayısından çarpıcı başlıklar:

• Olağan Genel Kurul'da Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu'na seçilen Başkanımız Aziz Yıldırım, yöneticilerimiz ve kulübümüzün kurulları mazbatalarını Kulüp Binası'nda düzenlenen bir toplantıda teslim aldılar. Detaylar derginizde…
• Fenerbahçemizin yeni sezon için kadrosuna dahil ettiği yeni transferlerimiz Mehmet Topuz, Özer Hurmacı, Bilica ve Bekir İrtegün'le ilgili tüm bilgiler ve röportajlar derginizde…

• "Volkan Babacan nişanlandı", "Başkanımız Düzce Valisi'ni ziyaret etti", "Diyarbakırlılar Faruk Ilgaz'da bir araya geldi", "Bostancı Fenerium Outlet yenilendi", "Futbol altyapı seçmeleri yapıldı"; "Halit Kıvanç da Asr-ı Fener'lendi", "Yaz dönemine tekne turuyla girdiler", "Okul yeni eğitim yılına hazır", "Aksi düşünülemezdi", "Fenerbahçe aşkı limit tanımıyor", "Amiral Orhan Aydın Kupası yapıldı", "Fener Tube'a dök içini…", "Fenerium Kemerburgaz'da", "Fenerbahçe Kayseri Futbol Altyapı Okulu açıldı" ve daha birçok haber "Haber Turu" sayfalarımızda… Haber turlarıyla, Fenerbahçe gündeminden kopamayacaksınız.



Tamamı ve daha fazlası için

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=16205
12 yıl
FORMALAR HAKKINDA




Fenerbahçemizin 2009 – 2010 sezonunda Profesyonel Futbol Takımımızın giyeceği formalar hakkında medyada çıkan haberler ve resimler ile ilgili Fenerium Pazarlama Grup Müdürü Tezcan Şaylı, resmi internet sitemizin sorularını yanıtladı.

- Fenerbahçe Futbol A Takımı'nın 2009 - 2010 futbol sezonunda giyeceği formalara ait medyada çıkan haberler ve bu konuya yönelik ilgiyi nasıl karşılıyorsunuz?
- Fenerbahçe Futbol A Takımı'nın yeni sezonda giyeceği formalar her sezon öncesi en çok merak edilen ve tartışılan konuların başında gelir. Dolayısıyla son dönemde gazete ve televizyonlarda bu konuyla ilgili yapılan haberleri de doğal karşılıyoruz aslında. Yine de bilgi kirliliği ve fikir karmaşasını önlemek adına bu röportajı yapmanın faydalı olacağını düşündük.

- Formalarımız hazır mı peki?

- Tabii ki. Fenerbahçe Futbol A Takımı'nın yeni sezonda giyeceği formalara ait koleksiyonun çalışmasına bir yıl öncesinden başlanır ve sezon öncesi, Nisan ayı itibariyle tüm onayları alınmış olarak formaların üretimine başlanır.

- Peki o zaman bu süreçten bize kısaca bahsedebilir misiniz, forma tasarımlarına karar verirken adidas ve Fenerium'un sezonda uyguladığı adımlar nelerdir?

- Biraz evvelde bahsetmiş olduğum gibi yeni sezon formalarının hazırlanma süreci yaklaşık olarak bir sene öncesinden başlar. 2008-2009 sezonunun ilk haftaları oynanmakta ve formalar henüz yeni giyilmeye başlamışken, kulübümüz ve adidas arasında 2009 – 2010 sezon forma ve maç ekipmanları ile ilgili çalışmalar başlar. İlk adım, adidas'ın, global tasarımcılarının o sezon için çizdiği forma skeçlerini Fenerium tasarım ekibi ile paylaşmasıdır. Bu skeçler, adidas'ın dünyanın her yerinde sponsor olduğu premium takımların formalarının üretiminde kullanılan kesim, dikiş, aksesuar, yaka, kol açıklığı ve formalarda yer alacak teknolojiler gibi ana unsurlar için yol gösterici olur ve kuralları belirler. Fenerium bünyesindeki tasarım ekibimizde bu ana kurallar çerçevesinde kulübümüzün ve taraftarlarımızın talebi olan renk ve tasarım unsurlarını belirler ve çizimleri adidas ile paylaşır. Bütün bu çalışmalar sezonun ilk yarısı bitmeden tamamlanır ve sıra formanın üzerinde yer alacak logo ve aksesuarlar gibi detayları Türkiye Futbol Federasyonu yönetmeliklerine uygun bir şekilde oluşturmaya gelir.

- Daha sonra?
- Tüm bu veriler dahilinde adidas tarafından üretilen numuneler kulübümüzün onayına gönderilir ve Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun imzasıyla onaylanarak, seri üretim sürecine girer. Bu süreç dahilinde 1 Nisan itibarıyla yeni formaların neler olacağı tamamen bellidir.

- Bu durumda herkesin merakla beklediği soruya gelecek olursak, yeni sezon formalarımızı ne zaman taraftarımızın ve kamuoyunun beğenisine sunmayı planlıyorsunuz?
- Şu an için planladığımız tarih Temmuz ayının son haftası. Tarihin gün olarak kesinleşmesiyle birlikte bu bilgi resmi sitemiz üzerinden taraftarlarımızla da mutlaka paylaşılacaktır.



Sağda solda çıkan forma haberlerini değerlendirirken bu bilgiler ışığında bakarsak, ne kadar kaliteli bir medyamız ve habercilik anlayışımız olduğunu daha rahat görürüz.
13 yıl
Stadyumdaki teröre kurban verilmesi mi bekleniyor?
28.02.2009 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda Sivasspor'a karşı oynadığımız Turkcell Süper Lig mücadelesinin bitimi ile birlikte tribünde elinde bıçak ile kavga eden, sağa sola saldıran ve iki kişiyi bıçaklayan bir şahıs güvenlik kameraları ile tespit edilmiştir. Aynı şahıs yayıncı kuruluşun kameraları tarafından da görüntülenmiş ve milyonlarca kişi bu olayları televizyonları başında izlemiştir. Söz konusu şahsın polis aramasından nasıl geçtiğine, stadyumda kimler ile birlikte hareket ettiğine, bıçaklı kavgadaki durumuna dair fotoğraflar da ekte sunulmaktadır.

Bu fotoğraflardan eli bıçaklı Kadir Taşan isimli bu futbol teröristinin stadyumda kimlerle birlikte olduğu ve neye hizmet ettiği net bir biçimde görülmektedir. Kendisine ait maraton F Blok 25. sıra 2-3, 26. sıra 1-2-3-4 nolu kombine kartları bulunan bu şahıs E Blok 7. sıra 15 nolu kombine kartla stadyuma girmiş ve gerek maç sırasında gerekse bıçaklı kavga anında E blokta bulunmuştur.

Hiçbir taraftar grubu ile kulüp yönetimimizin herhangi bir sorunu olmadığını, sadece bir taraftar grubunun içinde oluşan ve gerçek amaçları tribünde yarattıkları kaos ortamından istifade ederek bir güç odağı olmak olan bu insanlarla mücadele içinde olduğumuzu her fırsatta belirttik. Bu samimi düşüncemiz çoğu kez belli kesimlerce kendi özel amaçları çerçevesinde tartışma konusu yapıldı. Ancak yayınlanan bu fotoğraflar dikkatlice incelendiğinde ortaya koyduğumuz ısrarlı tavrın ne denli haklı olduğu hiçbir yoruma gerek bırakmaksızın ortaya çıkmaktadır.

Kombine kart alarak stadyuma gelen tüm taraftarlarımıza güvenli bir seyir ortamı sağlamak başta emniyet güçleri olmak üzere bizim de görevimizdir. Bu güven ortamında taraftarlarımızın gönüllerince takımlarını desteklemelerinin önünde bugüne dek hiçbir engel olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır. Mücadele ettiğimiz bu kişilerin stadyuma her defasında nasıl giriş yaptıkları, üzerilerindeki bıçakları nasıl stadyuma soktukları mutlaka sorgulanmalı ve ihmali olanlar hakkında yasal işlem yapılmalıdır. Bu kapsamda bu kaos ortamını yaratan, tribünde bıçakla adam yaralayan insanların yardımına adliye sevklerinde kimlerin ilk anda gittiği, kimlerden maddi ve manevi destek aldığı da ortaya çıkarılmalıdır. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde bu hukuk tanımaz insanların, faili oldukları olayları takiben, genç kızlarımızın, çocuklarımızın oturdukları ve tutkunu oldukları takımlarını destekledikleri tribünlere nasıl geri dönebildikleri de bizleri her defasında şaşırtmaktadır.

Adam yaralama, hırsızlık ve gasp suçlarından sabıkası bulunan, elindeki bıçağı televizyonların canlı yayınında insanlara savuran ve birilerini yaralayan bu futbol teröristinin bu gün nasıl olup da elini kolunu sallayarak ortada dolaştığı ve hatta maçlara gelebildiğinin cevabını araştırmak tüm kamuoyunun görevidir. Bu sorunun cevabını alana kadar konunun üzerine gidilmeli ve bu şekilde kamuoyu vicdanı tatmin edilmelidir. Bu sağlanana kadar basınımızın, diğer kulüplerimizin, federasyonumuzun, emniyetin ve hatta yargının konuyu gündemde tutması ve hiçbir noktada kafalarda bir soru işareti bırakmayacak şekilde herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.

Bu mücadeleyi verirken hiç kimse "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" deme lüksüne sahip değildir. Bilinmelidir ki bu olay karşısında mücadelemize destek vermeyenler, kendi çıkarları doğrultusunda sessiz kalmayı tercih edenler ya da popülist yaklaşımlar ile bu olayları masumane davranışlar olarak göstermeye çalışanlar, yarın kendilerinin başına gelebilecek daha büyük olaylara davetiye çıkardıklarının farkına varmalıdırlar.

NOT: Yukarıdaki açıklamada belirtilen tüm kombine kartları kulüp yönetimimiz tarafından iptal edilmiştir.







































http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=14915


Hala bu tip taraftar gruplarının mücadelesine hak veren, ortak olan veya sessiz kalan varsa buyursun konuşalım.
13 yıl
Dinlediğini anlamayan yorumcular!
Şampiyonluktaki yoldaşları “bir”, Beşiktaş “üç” almış... Puan olarak tabi...
Ne olur o zaman? Rekabetin nabzı artar.
Nitekim daha maç bitmeden mevziler kazılmış... Beşiktaş tribünleri zaferi “Fenerbahçe’ye küfür” ile taçlandırmış...
Malum; hafta sonu derbi var.
Derbi şölen değil derttir bizde. Mutlaka kazanılması gereken bir hadise... Her şeye rağmen ve her şeyi kullanarak. Gerekirse ana avrat.
Basmışlar kalayı tribünler, İnönü Stadı’nda rengi/gölgesi bile olmayan Fenerbahçe’ye.
Maksat gerilim olsun. Bulanık suda balık avlamak daha kolay.
* * *
Lakin bir “akil adam”, henüz teri soğumadan sırtını stadın duvarlarına vermiş, önündeki kamera/mikrofon kalabalığına tane tane konuşuyor:
“Salı günü hepimiz dua edeceğiz Fenerbahçe’nin başarısı için!.. O ayrı bir kulvar. Hafta sonu derbinin de çok zevkli geçeceğini umuyorum”!
“Yeneriz” falan değil; futbol zevkinden bahsediyor.
“Gebersin” demiyor rakibe, Avrupa’da başarı diliyor.
Evet... Cumartesi günü el ele Sırat Köprüsü’ne çıkacakları Fenerbahçe için Beşiktaş tribünleri küfür ederken, Beşiktaş’ın Teknik Direktörü Mustafa Denizli, “Allah bana üç büyük takımda da çalışmayı nasip etti” vurgusuyla kendi kariyerini öne sürerek sokağın tansiyonunu düşürmeye çalışıyor.
* * *
Bakıyorum mikrofonların üzerindeki kanal amblemlerine ve hızla tarıyorum canlı yayındaki futbol sohbetlerini.
Ne kadar acı ki, Mustafa Denizli’nin tarihi cümlesini çerçeveleyip büyüten, tebrik eden, milyonların gözüne gözüne sokan bir tane bile futbol ulemasına rastlamıyorum.
Yayınlıyorlar, dinlemiyorlar. Dinliyorlar, önemini kavrayamıyorlar. Derbide kavga çıkarsa o zaman konuşacaklar.
Varsa yoksa orta saha, kanatlar, geri dörtlü...
Top içerde miydi, penaltı var mıydı?
Neden?
Futbol yorumu denilen iş kolunda o kadar az “gazeteci” kaldı ki... Neyin haber, neyin önemli, neyin kritik olduğunu bir başkası söylemeden keşfetmeleri zorlaştı.
Ekrandaki hakiki gazeteciler de futboldan emekli olup ekran rekabetine “Bengay kokusu” sindirenlerin, soyunma odası ve çimen dışında çok az şey bilenlerin ve “basın” denilen iş kolundan aslında nefret edenlerin peşine takıldı.
İşin daha da acı tarafı, gazeteler Denizli’nin canlı yayında değil basın toplantısında söyledikleriyle çıktı dün. Yani, “Fenerbahçe için dua edeceğiz” lafı olmadan.
Ne yapsın Denizli; burnuna dayanan ulusal kanalların mikrofonuna dediklerini bir de içerde tekrar etmemiş. İnsanlar duyar, anlar, değer verir sanmış.
* * *
O eskidendi Hocam!..
Gazeteci doğanların kıt kanaat iktidarında... Futbolcu kahramanlar medyada “süs” iken... Henüz Sergen “bilge”, Hakan “mucize” değilken. Sanlı Kaptan, önündeki penaltı pozisyonunu Erman Toroğlu’na sormayı aklına bile getirmezken. Gazeteciler ilk imzaları çıksın diye üç sene amatör maçlarda titredikten sonra ustaların yanında çıraklık eğitimi alıp, sabah imzasına bakarken kalbi ağzından çıkacak gibi hissederken... İnternet icat edilmemiş, malumatfuruş gençlerimiz Peru’daki maçı yerinde izlemiş gibi ahkam kesmezken.
O zaman “yuh” derlerdi “canlı yayında derbi kıvılcımlarını yangına dönmeden söndürmeye çalışan hocanın söylediklerini es geçen” yorumcuya ve bir daha içinde “medya” geçen cümleler kurmasına izin vermezlerdi.
Beşiktaş-Eskişehirspor maçının ilk ve en önemli haberi Mustafa Hoca’nın söyledikleriydi bence.
Medya canlı yayında atladı. Gazeteciler alınmasın, medya futbolcu medyası.

Ercan GÜVEN / Milliyet

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1020399&AuthorID=120&Date=25.11.2008&b=Dinledigini%20anlamayan%20yorumcular&a=Ercan%20G%C3%BCven&ver=02
13 yıl
Ata'yı Ziyaret Ettiler



1907 Fenerbahçe Derneği ile 1907 ÜNİFEB'in(Üniversiteli Fenerbahçeliler Birliği) ortaklaşa düzenlediği organizasyonda, Türkiye'nin 23 farklı ilindeki 38 farklı üniversitesinden 1053 ÜNİFEB üyesi, Asbaşkanlarımızdan ve 1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ali Koç, 1907 Fenerbahçe Derneği Başkan Yardımcısı Simla Türker Bayazıt ve dernek yöneticilerinden Gökhan Akça eşliğinde Anıtkabir'i ziyaret etti.
Cumhuriyet ilke ve değerleri ile Atatürk'e bağlılıklarını her fırsatta dile getiren 1907 ÜNİFEB üyeleri, kendilerine Türkiye Cumhuriyeti'ni armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına duydukları minneti bir kez daha Anıtkabir'de ifade ettiler. Asbaşkanlarımızdan Ali Koç, geleneksel hale gelen ve 10 Kasım'da yinelenen ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada "Her yıl geleneksel olarak Ata'mızı 1907 ÜNİFEB'li genç arkadaşlarımız ve 1907 Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği organizasyonla anıyoruz. Her yıl burada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dün de futbol takımımız çok güzel bir performans sergiledi. Bu güzel performansımızı da 1907 ÜNİFEB'li genç arkadaşlarımızla Ata'mıza armağan ediyoruz. Her zaman söylüyorum, Atatürk'ün hangi takımı tuttuğundan çok, hangi takımın Atatürk'ün değerlerine, ilke ve devrimlerine önem verdiği bizim için çok daha önemlidir. Bu doğrultuda bugün Ata'mızın huzurundayız. Bu çocuklar, Türkiye'nin farklı illerinden 1053 kişi bir araya geldiler, hepsine teşekkür ediyorum" dedi.
Türkiye ve Kıbrıs'taki 68 üniversitede toplam 28 bin üyesi bulunan, Türkiye'nin ve Fenerbahçe'nin Aydınlık Geleceği olma sloganıyla yola çıkan 1907 ÜNİFEB, kurulduğu günden bu yana her yıl 10 Kasım'da üyelerinin geniş katılımıyla Anıtkabir'i ziyaret ediyor.

http://www.fenerbahce.org/fb2008/popdetay.asp?ContentID=13695
13 yıl
Bekliyoruz
Kulübümüzden açıklama,

Son günlerde çeşitli yayın organlarında Mircea Lucescu ile görüştüğümüz veya anlaştığımız yönünde haberler çıkmaktadır. Türkiye'de görev yaptığı süre içerisinde 2 kez şampiyon olmasına rağmen, kaybettiği şampiyonluktan sonra "Türkiye'de şampiyonlar sezon başlamadan belirleniyor" diyecek kadar kendini kaybeden, görevinin bitişiyle gittiği ülkesinden Türkiye hakkında "Çavuşesku döneminin Romanya'sı" benzetmesini yaparak hakaret edecek kadar haddini aşan bir şahısla hiç bir şart ve ortamda görüşmemiz ve çalışmamızın söz konusu olmayacağını kamuoyunun bilgilerine sunarız.

Fenerbahçe Spor Kulübü



Bekliyorum, lütfen bunun böyle olduğunu açıklayın ve en azından bana bu yaştan sonra Fenerbahçe'mi bıraktırmayın.
13 yıl
Avrasya'nın Rambo'su!
Fenerbahçeli amigo Rambo Okan, bu kez Avrasya Maratonu'nda ortalığı karıştırdı. Finişe kestirmeden geldiği tespit edilen Okan Güler'in yaş kategorisinde kazandığı birincilik iptal edildi. Organizatörler şimdi kupayı geri almak için Güler'i arıyor

Fenerbahçe'nin 'Rambo' lakaplı amigosu Okan Güler, 'vukuatlarına' Avrasya Maratonu'nu da ekledi.
Geçmişte adı türlü ilginç olaylara karışan Rambo, bu kez maratonda ortalığı karıştırdı. Önceki gün koşulan Avrasya Maratonu'na katılan Güler, 2 saat 48 dakida 39 saniyede finişe vardı. Bu 'muhteşem' derecesiyle 40-44 yaş kategorisinde rakiplerinin 10 dakikadan fazla önünde birincilik kürsüsüne çıkan Rambo Okan, yarış akşamı da kupasını aldı.
Ancak ertesi gün sporcuların ayaklarına bağlanan mikrociplerin kontrolü sırasında bir gariplik fark edildi. Güler, kayıtlara göre maratonun ikinci bölümündeki 21.1 kilometreyi yaklaşık 59 dakika gibi neredeyse dünya rekoruna yakın bir dereceyle koşmuştu. Üstelik, bu dereceyi aynı uzunluktaki ilk bölümü 1 saat 49 dakika 54 saniyede geçtikten sonra yapmıştı!

Adresi kıraathane!
Maraton'un Rambo'su olmayı hak edecek dereceden daha ilginç başka bir detay, Okan Güler'in foyasını ortaya çıkardı. Güler, parkurun 30.km'sindeki kontrol noktasından da geçmemişti. Yenikapı'dan sonra sahilyolunu takip ederek Bakırköy'deki dönüşe gitmesi gerekirken, "kestirme" yaptığı ve yolun karşısına geçerek finişe yöneldiği anlaşıldı.
Kupa sevinci bir gün süren Güler'in derecesi iptal edildi, bu kategoride 2.58.33 koşan Kemal Üney birinci ilan edildi. Şimdi yarış organizatörleri kupayı geri almak için Rambo Okan'ı arıyor. İşleri zor... Zira başvuru formunda Okan Güler'in mesleği 'amigo' adresi de 'Fikirtepe Trabzon Kıraathanesi' diye yazıyor.


http://www.milliyet.com.tr/Spor/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1008767&Kategori=spor&Date=28.10.2008&b=Avrasyanin%20Rambosu

13 yıl
YORUMSUZ:))
13 yıl
"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz"


Sabah saatlerinde Samandıra Kamp Merkezin'nde yapılan antrenman sonrası Selçuk, Emre ve Gürhan basın mensuplarının yanına gelerek sorulara cevap verdi. MTK Budapeşte maçını kazanarak Şampiyonlar ligi'ne avantajlı başlamak istediklerini söyleyen oyuncularımız "İyi bir hazırlık dönemi geçirdik. MTK Budapeşte maçını kazanmak istiyoruz."dediler.
Newcastle'dan transfer ettiğimiz Emre Belözoğlu "8 yıl sonra tekrar istanbul'da ailemin yanındayım. Mutlu günler yaşıyorum. Sakatlığım geçti. Çalışmalarımız da çok iyi gidiyor. Çarşamba günü oynayacağımız MTK Budapeşte maçı için hepimiz hazırlığımızı sürdürüyoruz" dedi. Bir gazetecinin MTK ile deplasmanda oynanacak maça kadar hazır olup olmayacağı konusundaki sorusuna Emre " Deplasmandaki maça değil, Çarşamba günü oynayacağımız maç için bile kendimi hazır hissediyorum. Askerlik döneminde bile evci çıktığım günlerde Kulübümüz bana bir kondüsyoner göndermişti. Çalışmalarımı orada da sürdürmeye gayret ettim. Herşeye rağmen Çarşamba günü oynanacak maçta bana görev verecek kişi hocamızdır. Eğer fırsat verirse çıkar oynarım. Bu tamamen kendi takdiridir" dedi. Çok fazla konuşmayı sevmediğini, oyuncuların konuşmalarını sahada oynayarak göstermeleri gerektiğini de ifade eden Emre Belezoğlu "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz" dedi. Yine bir gazetecinin Fenerbahçe'ye transferi olduktan sonra taraftarlardan tepki görüp görmediği konusunda sorduğu soruya Emre Belezoğlu " Hiç kimseden tepki almadım. Her gün aynı yaşam yerlerimde bulunuyorum. Türkiye artık bu konuları çoktan aştı. Hepimiz profesyonel oyuncularız ve bağlı bulunduğumuz takımlara hizmet etmek durumundayız" dedi. CL, Lig ve Türkiye kupası için Fenerbahçe'nin hedeflerinin her zaman yüksek olduğunun hatırlatılması üzerine oyuncumuz" Her kulvarda başarı hedeflenmesi çok normal. Her takım bunun hedefliyor ancak onların değil bizim ne yapacağımız önemli bunu da sahada göstereceğiz" dedi.

MARCO'nun yeri dolar


Oyuncumuz Selçuk Şahin ise iyi bir kamp ve Samandıra 'da hazırlık dönemi geçirdiğini söyledi. Selçuk Şahin Marco Aureilo'nun yerinin doldurulması konusunda sorulan bir soruya da "Şu an takımda 25 tane birbirinden kaliteli oyuncu var Marco iyi oyuncuydu, artık gitti ama yerini dolduracak mutlaka birileri olacaktır" dedi. MTK Maçına avantajlı bir skorla başlamak istediklerini de söyleyen Selçuk Şahin "İki sezondur alışık olmadığımız bir tempo ile yeni sezonda ve yeni hocayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ve her heçen gün biraz daha hazır hale geliyoruz. Öncelikli hedefimiz MTK maçında avantajlı bir sokrla sahadan ayrılmak bunu yapacak gücümüzün olduğunu düşünüyorum."dedi.

"Kendimi biraz olsun gösterme fırsatı buldum"

Yeni sezon ve yeni teknik direktörümüz Luis Aragones'le iyi bir dönem, yoğun çalışma temposu ile çalıştıklarını ifade eden Gürhan Gürsoy ise Aragones'in hazırlık maçlarında kendisine şans vermesiyle " Kendimi biraz olsun gösterme fırsatı buldum" dedi. Geçen sezon oynamadığı için üzgün olmadığını takımdaki diğer profesyonel oyunculardan çok şey öğrendiğini ifade eden Gürhan Gürsoy " Roberto Carlos geçtiğimiz sezondan beri tüm genç oyuncularla yakından ilgileniyor. Bu sezon Emre, Güiza gibi oyuncuların Fenerbahçe'de olması da benim için büyük bir şans . Hocam da zaman zaman fırsat veriyor. Bunları değerlendirdiğim müddetçe daha iyi olacağıma inanıyorum". dedi. Zico'nun kendisine şans vermediği konusudaki soruyu ise Gürhan "Bundan sonra önemli olan Fenerbahçe'nin tüm kupalara talip olmasıdır. Bu amaca hizmet edeceğim için mutluyum" ifadesini kullandı.



http://www.fenerbahce.org/icerik/haber/12488/
13 yıl
Sinan Engin'den şaşırtıcı çıkış!


Engin'den şaşırtıcı çıkış !..

Beşiktaş Menajeri Sinan Engin'den pek de beklenmedik bir çıkış geldi !..

Engin, kavga ettikleri için satışa çıkartılan İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman'ın affedilmesini istedi !..

Daha önce bu konuda son derece sert açıklamalar yapan ve katı bir tutum sergileyen Sinan Engin, yönetimin iki futbolcuyu da satış listesine koymasının ardından beklenmeyen bir açıklama yaptı.

Lig TV'ye konuşan Engin, her iki oyuncunun da affedilmesini istediğini ancak son kararı yönetimin vereceğini söyledi. Özellikle İbrahim Üzülmez'i çok sevdiğini söyleyen Engin, "Onun yeri ayrı, 8 yıldır bu takımda" diye konuştu. Engin İbrahim Toraman'ı da sevdiğini sözlerine ekledi.

Beşiktaş'a yıllardır hizmet veren bu iki futbolcunun takımdan böyle ayrılmaması gerektiğini savunan Sinan Engin, "Ben affedilmelerini isterim ama bu sonuçta benim istememle olacak bir şey değil. Buradaki karar artık tamamen yönetime ait. Olay benden çıktı" diye konuştu.

İki futbolcuyu satış listesine koyan yönetimin, Sinan Engin'in bu çağrısına ne yanıt vereceği merakla bekleniyor.

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=spor&ArticleID=892295&Date=11.07.2008
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.