MİNİ SÜRÜM

Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yarbay
27 Kasım 2010
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
22 üye
Görüntülenme (?)
73 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
10 ay
Oyunlar hakkında konuşuğumuz yeni podcast'imize hepinizi bekliyoruz!
Arkadaşlar merhaba, yeni bir podcast yayınlamaya başladık, video oyunları üzerine sohbet ediyoruz. Hunter's Dream Podcast adı ile Podcast'imize her platformdan ulaşabilirsiniz! Olumlu yada olumsuz her türlü yorumlarınızı bekliyoruz!



YouTube
. https://www.youtube.com/channel/UCNnJwIu7hbMlFpTxn5ed_Lg
.
Spotify
. https://open.spotify.com/show/0QiUTgOcoa1RmMVbliy9p1
.
Apple Podcast
. https://podcasts.apple.com/tr/podcast/the-hunters-dreams-podcast/id1509404112
.
Discord grubumuza da katılmayı unutmayın!
. https://discordapp.com/invite/cUJwzXG
.
Instagram
. https://www.instagram.com/huntersdreampodcast/
.
Twitter
.https://twitter.com/podcast_hunter?s=09
.
Twitch
.https://www.twitch.tv/huntersdreampodcast
.
Facebook
.https://www.facebook.com/Hunters-Dream-Podcast-104930837865874/
.
Üzerinden takip edebilirsiniz!
geçen yıl
EN KALİTELİ İKİ MOUSE'U KIYASLAMA KONUSU
Evet arkadaşlar başlıktan da görebildiğiniz gibi uzun araştırmalarım sonucunda yüzlerce mouse arasından iki tane seçtim ve ikisinden birini almayı düşünüyorum.

Steelseries Rival 600 ve Asus ROG Gladius II Origin

Şimdi herkes asus ne alaka diyecektir. Geleceğim oralara da ama ilk önce kıyasladığım konulardan bahsediyim; sensör, switchler ve iki mouse'un da birbirinden ayrılan artı özellikleri. Ergonomi konusuna girmiyorum çünkü o kişiden kişiye değişir.

Sensör konusunda steelseries'in bariz bir üstünlüğü var. Pixart firmasının yaptığı PMW3360 sensörünü özelleştirip Truemove 3 sensörünü geliştirdiğini söyleyen Steelseries (bazı insanlara göre tamamen aynı sensör PMW3360 ile, steelseries sadece başka Truemove 3 ismini konmuş deniyor) üstüne bir tane de derinlik ölçen sensör koyup, mouse'u kaldırdığınızda bile algılıyor. Kısacası sektördeki en iyi sensör. Asus ise direk PMW3360 sensörünü kullanıyor ki zaten sektördeki en iyi birkaç sensörden biri.

Şahsi yorumum, claw tutuş yaptığım için mouse'u sürekli yerinden kaldıran biri değilim, o yüzden benim için çok fark yok.

Switch konusunda Asus mucize yaratmış açıkcası. Piyasadaki en iyilerden biri olan Japon malı Omron switch kullandığı yetmiyormuş gibi, bu switchleri kolayca değiştirilebilir yapmış! Yani anlayacağınız o her markada başımıza gelen illet çift tıklama sorunundan kolayca kurtulabiliyoruz! Kutudan 2 tane de yedek omron switch çıkıyor. Yani mouse bildiğiniz evladiyelik oluyor. İsterseniz sonra yeni switch de bulabilirsiniz aliexpressten vs. Steelseries ise kendi switchlerini kullanmış ve oda başarılıymış tabii.

Şahsi yorumum, zamanında Logitech g602'ye yeni switch lehimlemiş birisi olarak, asus bu alanda rakipsiz söylenecek çokta birşey yok.

Birbirinden ayıran özelliklere gelirsek steelseries rival 600de yanda bir tuş daha var, ağırlıkları değiştirilebiliyor, asusun kablosu değiştirilebiliyor, iki kablo geliyor yanında biri örgü biri değil vs. Yazılım konusunda da steelseries baya daha üstün gibi.

Steelseries Rival 600 = ₺350
Asus ROG Gladius II Origin = ₺400

Evet arkadaşlar sizin yorumlarınız nedir? Gelip Zowie övecek var mı? Switch değiştirme olayı mı daha değerli yoksa Steelseries'in koyduğu derinlik bilgisi okuyan sensör mü?
3 yıl
SUPERONLİNE TAAHHÜT BİTİMİ SONRASI ISS SEÇİMİ
Arkadaşlar merhaba,

İstanbul Kağıthane’de 50 Mbit 200 GB AKK ₺90 ile 2 yıldır kullanmakta olduğum Superonline VDSL paketimin taahhüt süresi dolmak üzere ve biraz önce Superonline tarafından aranmış bulunmaktayım. Hattım çok stabil olup 2 yıldır ne bir kopma nede bir yavaşlama sorunu yaşamadım. Üstüne hız testlerinde 50 Mbit download 4 Mbit upload görüyorum hep.







Telefondaki yetklilinin söylediğine göre aylık ortalama 300-400 GB veri kullanımımız varmış (İTÜ’lü 3 öğrenciyiz herkes yardırıyor). Bana Superonline'ın önerdiği paket ise 50 Mbit 150 GB AKK ₺165. Haliyle hem daha az hizmet alıp hem daha çok para vermemi istiyorlar. Evde mevcut yedek modemim de olduğu için her türlü ISS’e geçebilir durumdayım.

Biraz araştırdıktan sonra Turknet, Netspeed yada Milleni arasıdan seçim yapmam gerektiğini fark ettim.

Turknetin teklifi:

35 Mbit, AKK yok, Taahhüt yok ₺65 (Turknet'i aradım, dediklerine göre 35 Mbit minimum garanti ettikleri hızmış daha üstüne hattım yeter ise çıkablecekmişim ve zaten kurulu olan hattım 50+ Mbit için uygun durumda.)

Netspeed birkaç teklif sunuyor: (Netspeed'i aradığımda 75 Mbit paketi alırsanız 50 görürsünüz dedi daha üstüne çıkamazsınız dedi.)

75 Mbit, 200 GB AKK, Taahhüt yok ₺65

32 Mbit, AKK yok, Taahhüt yok ₺85

50 Mbit, AKK yok, Taahhüt yok ₺110

Milleni’yi tam bilmediğim için taahhüt altına girmem ilk başta tek geçebileceğim paket:

100 Mbit, AKK yok, Taahhüt yok ₺70 (Milleni'yi aradım 54 Mbit görürsünüz dedi.)

Vodafone ise 50 Mbit 150 GB AKK ₺90 ile benzeri bir paket sunuyor ama 1 yıl taahhüt bulunmakta, eğer Vodafone stabil ise geçerim tabiiki Vodafone’a.

Geçebileceğim mevcut paketler bunlar gibi gözüküyor arkadaşlar. Ama bunlar sadece rakamlar, 2 yıldır kullandığım internette ne yavaşlama ne kopma hiçbir sorun yaşamadım, benzeri bir konfor istiyorum fakat bu 3 ISS içinde sorun yaşayanlar olduğunu görüyorum. Hattım şu an mevcut ve çalışır durumda olduğu için bağlantı sırasında bir sorun yaşayacağımı da düşünmüyorum. Hangi ISS daha stabil çalışıyor bu bölgelerde fikri olanlar yardımcı olursa çok memnun olurum.

İyi günler.
4 yıl
JAPONYA SEYAHATİM (SÜREKLİ GÜNCEL)
Edit 09.08

Evet şu an bu editi Kore Seoul'dan yazıyorum. Neden bilmiyorum içimde hiç heyecan yok. Heyecansız da pek olmaz bu tür geziler. Ailemle olan olay çok saçma noktaya ulaştı. Paraları yok ama kendi paramı söylemekte istemiyorum göndermenize gerek yok bir şekilde hallederim diyorum. Günlerce konuşmadık en son ben yola çıkmadan önce konuştuk. Bir şekilde ₺1500 atmışlar istemediğim halde.

Bu arada €1350ye? ¥176000 aldım baya iyi pazarlık ettim. Mutlaka taksime gidin arkadaşlar başka yerde adam akıllı yen bile yok. Birde ₺1500e iki haftalık Japan Rail Pass aldım. Sırf bilginiz olsun diye yazıyorum. Heyecan sıfır.. Sanki Tokyo'ya değil İzmir'e uçuyorum. İlk yurt dışına çıkışım birde. Sürekli dış ülkelerde tatil yapan biri olsam bir tarafım kalkmış diye düşünürdüm.

Couchsurfing'den couch bulma konusunda çok zorlandım. Bizim ramazan gibi bir bayramları varmış herkes köyüne gidiyor. Bir Fransız buldum en son, adam bana anahtarını verip Fuji dağına mı ne tırmancakmış. Böyle güvenilirlikte şaşırtıcı. Bu adam sonra beni hırsız durumuna düşürmesin diye düşünüyorum yada gelip gece 20 kişi elimde ne var ne yok almasın? Bakalım ne olacak.

Couchsurfing'den de bir kadınla konuşuyorum pazar buluşucaz 41 yaşında ama vücudu taş gibi yüzü bence kötü. (yeni ev arkadaşım ve kuzenim bayıldı kadına) bakalım belki birşeyler olur. Profil fotoğrafının biri çünkü [1- dinner 2- Cafe 3- hotel stay 4- hot spring 5- Japanese garden] şeklinde açıklamalı bir fotoğraf. Kadına günlük harcama limitimi söyledim escort falansa hiç buluşmayalım diye.

Fotoğraf yüklemek istiyordum ama telefondan baya zor belki imgur albümü yaparım komple hepsinin linkini veririm. Modum düşük olmasa konuşacak o kadar çok şey var ki. Umarım Tokyo bana iyi gelir.



Edit 29.07

Arkadaşlar uzun süredir yazamadım, stajı bitirdim bu arada artık 10 günüm kaldı gitmek için. Telefonu kendim tamir ettim ekran sipariş ettim 150 liraya, avizedeki hoparlör çalışmıyordu ona da ₺10 verdim birde arka camı mor aldım ona da ₺16 verdim, telefon çok sexy oldu. Bugün Decathlon'a gidip 40 litre civarı bir sırt çantası birde sandalet alacağım.








Yeni ev arkadaşı da buldum çocuk depozitoyu verdi, çıkan çocuğa aynen onun verdiği parayı vereceğim sıkıntı çıkmadı Diğer ev arkadaşım ayın ilk haftası verecek parasını, ayın 5'inde de staj param yatacak, onlarla kirayı da öderim diye planlıyorum. Yeni çıkan çocuk ayın 15'inde ödeyecek kirayı, ben oradayken bana ilaç gibi gelir. Bu arada staj ücretim Yapı Kredi Bankasına yatacaktı, sırf bunun için yeni hesap açtım neyse geçen gün durduk yere aradılar "₺1300 esnek hesap ister misiniz?" dediler. Direk atladım tabii ki. Hazır onlar aramış iken sordum ve dediklerine göre orada bazı ATM'lerden para kesintisi olmadan para çekebiliyormuşum Pazartesi okula staj evraklarını teslim etmeye gittiğimde tekrar soracağım iyice öğreneceğim.


Geçen günler içinde bizimkilerle birkaç defa telefonda da konuştuk. İlk başta sövmelerine rağmen doğa olayları nedeniyle merak ettik birbirimizi (Egede olan deprem ve yangınlar, İstanbul'da olan fırtınalar ve seller). Aramız baya yumuşadı ve pazartesi pasaportumu gönderiyorlar. Babam son aradığında çanta sandalet alacağımı söyledim, "sen bunları alıyorsun da hangi parayla alıyorsun birikmiş paran varsa söyle" dedi. "Kredi kartı limitimi ₺1000 yaptım (yıllardır ₺1000 ama bizimkilere söylemiyorum sonra paraları olmadığında bir sürü ıvır zıvır ödetirler sonra kredi kartı borcumu ödemezler diye [başıma geldi, hatta babam yüzünden yediğim trafik cezasını bile uzun yıllar ödemediler {borçlu kalmayı hiç sevmem, borç almam borç vermem}]) Yapı Kredi Bankası da ₺1300 esnek hesap verdi" dedim. Parasını almamış oda henüz ve benim param olduğunu öğrenince biraz rahatladı. Oysa asıl rezervi söylemedim hala. Şimdilik her işim plana uygun gidiyor gibi gözüküyor.


Tüm bu olaylar devam ederken Couchsurfing'de arkadaşlar bana referans attı, bugünlerde Tokyo'da ki insanlara yazacağım evlerinde kalmak için, bu sayede hem Japon yaşam tarzının içine girmiş olurum hemde konaklama işini bedavaya getiririm diye düşünüyorum


Gittiğimde manga okuyan kitle ile muhabbet edebilmek için Boku No Hero Academia ve One Piece mangalarını güncele kadar okudum ve stajda boş vakitlerimde Japonca çalıştım. Ablam yarım yıl Japonya'da yaşadığı için bana uzun uzun nereleri gezmem ve neler yapmam gerektiğini anlatacakmış.


Japonya'da metro'nun ve Japan Rail Pass'in çok pahalı olması nedeniyle ulaşımı ucuza getirmeyi planlıyordum. Konuyu arkadaşlara açtım ve bir arkadaşım bisiklet fikrini ortaya attı. Bisiklerler amazon.co.jr'den baktığım kadarıyla gayet ucuz hem dönerken de satarım diye düşündük. Fakat Tokyo, İstanbul kadar dağlık ve çok kullanışlı olmayacağını fark ettim. Ayrıca araştırdığıma göre her bisikleti polise kaydettiriyormuşsun plaka gibi ve turist olarak o işi yapamama ihtimalim var. Hava durumu ise sürekli bulutlu ve yağmurlu olarak gözükmekte o yüzden çadır işi de yattı gibi. Japan Rail Pass bilet fiyatları attığım linkte'ki gibi, sizce ne yapmalıyım arkadaşlar?


Japan Rail Pass





Edit 18.07

Bugün Bosch Rexroth servisine binerken telefonumu (Xperia Z2) düşürdüm ve ekranı pert oldu, kız arkadaşımda Samsung E250 varmış onu aldım ve Japonya'ya bununla gitmek zorunda kalacağım gibi. Murphy Yasaları ağlarını örmeye başladı ama zorluklara mücadele etmediğim bir an olmadı şu ana kadar bunun da üstesinden gelirim. Uçağım 23.00'da Haneda Havalimanına inecek ve gece orda kalırım ertesi gün bir telefon alırım diye planlıyorum. Hiçbir yeri bilmeden nasıl nereden alacağım bilmiyorum ama doğaçlama birşeyler yapacağız artık.








Hikayenin başlangıcı



Arkadaşlar herkese merhaba, gelecek ay Japonya’ya gidiyorum ve bunu an an paylaşıp merak ettiklerinizi cevaplamak, Japonya’da görmek istediklerinizi göstermek istiyorum. Öncelikle kendimden bahsedeyim; İstanbul Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim ve bu geziyi ailemden 1 kuruş almadan gerçekleştirmeyi planlıyorum (detayları anlatacağım ). Japonya’ya baya ilgim vardı ortaokul ve lisede anime vs izlerdim şimdi sadece (One Piece takip ediyorum) ve İTÜ’de açılan kredisiz Japonca derslerine devam ediyorum. Ablamda mütercim tercümanlığı okudu Japonya’ya bir dönem exchange öğrencisi olarak gitti, ailecek ilgiliyiz yani Japonya’yla . Japonya benim lisans bölümüm içinde bulunmaz bir nimet ve belki CV’me birşeyler de eklerim.


Kısa tanıtımı geçtikten sonra hikayenin başlangıç noktasına dönelim . İlk olarak 2015 yazında interrail yapmaya karar verdim gerek Avrupa’daki ortam (lisansa başlamadan önce hazırlık atlama sınavı için taksimde €7’ya bir hostelde kalmıştım ortam çok iyiydi sabaha kadar Avrupalı gezginlerle muhabbet edip içmiştik eğlenmiştik sonra ben sınava gitmiştim tabii kalmıştım ve 1 yıl hazırlık okudum kızlar sütyenle falan uyumuştu 8 yataklı hostelde, ilk orda görmüştüm hostel ortamını ve Avrupa’nın ne kadar eğlenceli olabileceğini. İstanbul’a ilk geldiğim yıl galata merdivenleri de hep turist doluydu ve canım sıkıldıkça gidip muhabbet ediyordum insanlarla tanışıyordum hem de dilim gelişiyordu. ) gerek tarihi ilgimi çekiyordu ve tek seferde pek çok ülke gezildiği için çok daha cazipti. Ablam ise üniversiteye ilk başladığında work and travel yapmıştı ve ailem senide göndereceğiz senin hakkın baki gibi açıklamalar yaptığından kafamda çokta sorun yoktu. Benimle yaşıt olan çok iyi anlaştığım kuzenimle çıkacaktık. Her hazırlığı bitirdik ailem maddi olarak çok iyi değildi ve nasıl olur da bu işten kurtuluruz diye düşünürken kuzenim boyun fıtığı oldu. Kendisi mimarlık öğrencisi ve sabah akşam masada çizim yapmaktan çocuk az daha ameliyat olacaktı. Tabii ki 20 kilo çantayla 1 ay gezmesi de mümkün değildi. Planlar değişti ailem bir oh çekti, hemen seneye gidersin demeye başladılar..


Aradan bir yıl geçti 2016 yılına geldik bu sefer ben tek çıkmayı düşünüyordum. İki kişi çıkınca sadece yanındakiyle muhabbet edersin kimseyle tanışamazsın, tanıştın diyelim tam kızla bir şeyler olacak yanındaki kimseyi bulamadıysa yine dert diyerek tek çıkmaya karar verdim. Aklım fikrim Avrupalı kızları düdüklemekte yani. Hazır yeri gelmişken anlatayım birkaç yıl önce 2-3 yıllık ayrılmalı barışmalı bir uzun ilişkim vardı sonra ayrıldık ve açık ilişkiye devam ettik. Arada başkaları da oluyor yani, istediğim zaman istediğim gibi halledebiliyorum işimi ama dışarıyı da tatmak lazım tabii . Artık vize ve bilet alma işlemleri yaklaştığında bizimkilere konuyu açtım aldığım cevap yine “şu an paramız yok ama hakkın baki” idi. 22 yaşındaydım ve hiç yurt dışına çıkmamıştım ablam ise lisede Portekiz’e (şimdi hakkını yemeyelim lise kendi götürdü) üniversite başlarken Amerika’ya (Work and Travel), üniversitede Japonya’ya (Exchange ile gittiği okulda İngilizce öğretmenliği yaptı azcık paraya, biraz kazandı o paraya da ekstra kendine ıvır zıvır aldı ama bilet paraları [ki baya fazla] ve yeme içmesini hep ailem karşıladı) gittiği için bu durum koydu. Neyse dedim para yoksa yapacak bir şey yok adam ne yapsın parası yok dedim attım içime ama dedim seneye kesin gideceğim. Tamam gidersin dediler eyvallah dedim.


2017 yılı başlarken kendime ev tuttum, hem eski ev arkadaşlarım inanılmaz pisti (eve giremezsiniz kaç kız arkadaşım bir daha gelmem dedi vs. oda uzun hikaye) hem ev eskiydi. ₺1500 biriktirmiştim bir önceki yıldan, gerek barmenlik yaptım gerek bilgisayarcılık. Babam da sağ olsun (o kadar şey diyorum ama seviyorum çok, parası olsa canı feda çok sever bizi) birkaç 1-2 bin lira destek oldu eve çıktım. Kafa zehir tabi hemen (birkaç ay sonra) diğer odaları kiraya verdim ve evin üzerinden para kazanmaya başladım. Amaç interrail için para biriktirmek. Hep bimden makarna aldım 80 kuruşa, dost yoğurt aldım, o kalın kalitesiz tuvalet kağıtlarına sildim totoyu, okulda 2-3 liraya yemekhanede yemek yedim ayda 1-2 dışarı çıktım para biriktirdim. Kız arkadaşımında durumu çok iyi olmadığı için (oda interrail yapmak istiyor ve para biriktiriyordu) aylık akbil yapıp diyar diyar bedavaya geziyorduk sürekli.


En son bizimkiler biliyor artık gideceğimi ama nasıl olur da yokuşa süreriz derdine düştüler hissediyorum. "Neyse yol üzerinde bir şekilde engelleriz" diye düşünüyorlar. Paramız olmadığından değil bu arada, ailem para yönetmeyi maalesef hiç bilmez. Onlar sayesinde ben öğrendim. Aydın’daki tek rezidansta oturuyorlar, 14 katlı mı ne, kapalı otopark, yüzme havuzu, çocuk parkı, basket sahası, spor salonu, güvenliği, kapıcısı, bahçıvanı vs. var rezidansın, içi İstanbul’da rezidans diye satılmaya çalışılan pek çok daireden iyi. Ama bu daireye ₺2000 lira kira ₺500 aidat veriyorlar. “Şimdi başka bir yere taşınsak yine böyle bir binada oturmanın hayalini kuracağız ne gerek var” gibi bir mantıkla oturmaya da devam ediyorlar. Babam zamanında annemden kalan ne varsa sattı. En son bir arsa bir ev kaldı, onlarda hisseli tapu annemin kardeşleri arasında anneannemden kalma, onları da satmaya çalıştı ama anne tarafım helal olsun yok pahasına babamların satmak istediği malları almadı aldırmadı. Arabamızın üzerinde ipotek mi ne var onu da o yüzden satamıyoruz iyi ki diğer türlü oda çoktan gitmişti. Merak edenler için babam telefon altyapılarını yapan taşeronlardan. Malum partili olmadığımız için zengin değiliz maalesef. Babam yıllardır da vergi borcu kredi borcu vs. içinde ama çok zengin yaşar.


Hikayeye geri dönersek, tüm evrakları tamamladım (seyahat sağlık sigortası yaptırdım, sahte uçak ve otel bileti rezarvasyonu yaptım çünkü vize çıkmazsa interrail biletimin [€514] bir tarafıma girmesini istemedim), Marmaris’te VFS Global firmasına (Yunanistan vize başvuru merkezi) gittim. Ailemin sponsor olması gerekliymiş ama babamın hesabında bir iki bin lira var sadece annem ise eksi bakiyede. Emekli maaşları var diye aldım hesap özetlerini. Babamın şirketini göstermek istedim ama vergi borcu ve ticaret odası borcu yüzünden hiçbir belgeyi maalesef alamadık. Dedim bari şirketi göstermeyeyim belki çıkar. Kendi biriktirdiğim €1600’e güvendim. Yemedim içmedim bu kadar biriktirdim evet. Ailem evde 1 kişi daha kalıyor biliyordu oysa ben salonu da oda gibi döşeyip 2. kişiyi de aldım ve ondan da kira aldım. Ev baya yurt gibi oldu ve çocuklarla çok anlaşamadım ama değerdi, bir amacım vardı. Geçen aylarda ablam evime geldi durumu söyledim ve aileme söylememesini söyledim zorda olsa ikna ettim. Ailem bilsin istemiyorum çünkü İstanbul’a geldiğimden beri hiç gelmediler okula kayıta bile. Her işime kendim koşturdum o kadar sorun yaşadım evden çıktım yeni ev tuttum köpek gibi uğraştım ve hepsini kendim yaptım. Onlar orada parasız ama lüks içinde yaşarken ben burada Reina’larda gezmedim biriktirdim. Sonuç olarak Schengen vizesine başvurdum.


Birkaç hafta bekledim sonra vize başvurumun ret aldığını öğrendim. İlk içime oturdu tabii. O kadar plan yapmıştım her şeyi hazırlamıştım. Gezeceğim rota bile belliydi İstanbul>Belgrad>Budapeşte>Viyana>Prag>Berlin>Amsterdam>Brüksel>Paris>Barselona>Monaco>Milano>Venedik>Floransa>Roma ordan da bir şekilde gelirim diye düşünmüştüm. Sonuç olarak bir aylık interrail’dı belki durma göre güzergahı ve şehirleri değiştirebilirdim ama ana plan buydu. Ailem €2000 destek olacaklarını söylediler geçen yıl çünkü ablamın Work and Travel’ı için $2000’e yakın para harcamışlardı adil olmak istiyorlardı. Ailemin o an parası yoktu ama ileride de olmayacaktı mecbur o an başvurmalıydım. 350 lira param gitti pasaport’un kargo ücretiyle birlikte. Üstüne ufak harcamalarım da vardı seyahat sigortası gibi.


Anında tekrar başka ülkeden başvurmamın da bir anlamı yoktu ve işin ilginç yanı pasaport’umu gidip Marmaris VFS Global şubesinden almam gerekiyordu. Oysa ben Bosch Rexroth şirketinde staja başlamıştım ve pasaport’umu almam imkansızdı. Baya dil döktüm ve uğraştım ama pasaport’umu almanın hiçbir yolu yoktu. Babam dedi notere git ablana vekaletname ver o alsın pasaportunu sonuç olarak başka ülkeden başvurmak istesem de istemesem de alınması lazım çünkü almazsam bir ay içinde onlar da Yunanistan İzmir Başkonsolosluğu’na geri göndereceklermiş. Onlar da büyük ihtimalle kabul etmeyecek ve kaybolacak pasaport. Neyse gittim notere işlemleri hallettim ve tam ₺91.50 istediler! Şaşırdım kaldım! Zaten ₺350 sadece vize başvurusu için vermiştim ve içime oturdu. Dedim hemen almayayım biraz düşüneyim, acele karar vermenin hiçbir anlamı yok.


Tabii bana vize çıkmayınca ailem bir mutlu oldu bir mutlu oldu sormayın. Moralimi yüksek tutmak için “vize istemeyen bir yere git, Yunan Cavuru'nun bir tarafı kalkmış, Amerika’ya git” gibi önerilerde bulundular. Amerika işini araştırdım ₺2000 sadece uçak bileti masrafı var üstüne $160 sadece vize ücreti var. Fakat oradan da ret yersem kaybedeceğim para ₺1000’e varır ve ben kafayı yerdim büyük ihtimalle. Bu ihtimali göze alamadım. Zaten ailem de sadece beni avutmaya çalışıyor. Gerçekten Amerika’ya gitmek istesem yer yerinden oynar.


Sonra aklıma geldi yahu ben o kadar Japonya’ya meraklıyım, Japonca dersi alıyorum, ablamda bir dönem orda okumuş, neden olmasın?


Devamını yazamıyorum yarın sabah stajım var devam edeceğim.









Edit: Heyecana dayanamadım devam ediyorum ; Japonya fikri kafamda tamda oturmamıştı aslında, çünkü bildiğiniz gibi Japonlar panda gibi neredeyse hiç üremiyorlar ve benim asıl gitme amacım kız düdüklemek .


Ben bunları düşünürken kiraladığım odalardaki çocukların biri odadan çıkmak istedi ve ona depozitosunu geri vermem lazım ₺950 ve de ondan ay başı alacağım kirayı alamayacağım. Bu baya ekonomime darbe vurdu. Tam bunları düşünürken ailem evde bir kişi kaldığını düşündüğü için ₺1200 attı kirayı ödemem için. Sonra ben her halükarda pasaport’uma ihtiyaç duyacağım diye stajda Gebze'de öğle arasında sıcakta notere gittim, tabi parayı biriktirmeye çalıştığım için otostopla (otostop işine de sırf interrail’a gideceğim için alışmıştım) gittim aldım vekaletnameyi, ablama postaladım. Ertesi gün ellerine ulaştı ama bu seferde babam sürekli Marmaris’e gidip pasaport’umu almayı engellemeye çalıştı. Neymiş efendim oraya gitmeye parası yokmuş, lan altında araba kilometre başı 6 lt yakıyor dizel ₺4! Üstüne VFS Global’ı aradığımda vekaletnameyle belgeyi alamayabileceklerini benim gidip almam gerektiğini söylediler birkaç defa, sadece bir tane müşteri hizmetleri temsilcisi alabileceklerini söyledi. En son dayanamadım, ablamın hesabına ₺300 havale yaptım dedim alın yol parası gidin gezinde yeter ki belgeyi alın. Evdekiler şok tabi, babam köpürdü vs. Hemen ablama duygusal mesajlar çektim o kadar uğraştım ve şu an olmuş olma ihtimalim var, ben buraya geldiğimden beri barda garsonluk yapıyorum çalışıyorum, 2 yıldır para biriktireceğim diye yurt gibi evde kaldım çok sorun çektim, herkes nereleri gezdiğinden bahsedip duruyor benim ise gittiğim en uzak yer Marmaris vs. Bu arada da müşteri hizmetleri temsilcisi kadının biri eğer vize çıkmamış olsaydı Yunanistan İzmir Başkonsolosluğu’nun vizesiz olarak pasaportumu kargolayacağını, böyle yapmadıkları ve bir belge imzalamamı istedikleri için vizenin çıkmış olabileceğini söyledi. Benim içime ümitsiz de olsa bir kurt düştü tabii. Neyse en son 18.07 Pazartesi ailem Marmaris’e hem tatile hem pasaportumu almaya gitti ve aldılar sorun çıkmadı. Zaten o kadar çok aradım ve teyit ettirdim ki pasaportun Marmaris’te olup olmadığını, kadın beni direk tanımış vermiş pasaport’u kurtulmak için


Pasaport’u aldıklarını ve vizemin ret yediğini söyledi ablam. Oda içime baya koydu. Nihai sonuç tabii koyar. Maddi durum yüzünden ret yemişim şaşırmadım. Babamın parasını üst taşerondan almasını bekleseydim hiç başvuramazdım çünkü hala almadı ve ben ağustos başında çıkmayı planlıyorum! Kendi cebimdeki €1600’ya güvendim olmadı ama pişman değilim başka şansım yoktu. Babamla da konuştum sonradan kırgın mı ₺300 havale yaptım diye kırgın olmadığını söyledi, dedim işte “arada kalmışlık çok kötüydü içim içimi yiyordu” vs. oda “en kötü sonuç bile arada kalmışlıktan iyidir, sen önüne bak” dedi. “Japonya’ya gitmeyi istiyorum” dedim. “sen bir Aydın’a gel de bakarız” diye geçiştirdi. Bu resmen beni oraya alıkoyduklarında salmayacaklar demek! “Gelmeyi düşünmüyorum” dedim. Annemle konuştum “seneye gidersin, bazı şeyler için çokta zorlamamak lazım, kendiliğinden olur olacağı varsa” muhabbeti yapmaya başladı, dedim “anne seninle bu konuyu konuşmak istemiyorum”. Baktım amaçları geçiştirmek ama arka planda Japonya seyahatimi sonunda yapabilirim sevinci var çünkü ailem pasaport’umu almadan bileti almak istemedim. Pasaport kayıp olsaydı biletlerim yanabilirdi. Sonra akşama bileti almaya karar verdim. Kesinlikle alacaktım ailem maddi olarak yardım etmese bile. Stajdan eve gelirken resmen sırıtıyordum Teoman’ın Romantik şarkısı iyi gitti nedense hareketli falan diye.


Gelirken kız arkadaşımla konuşuyordum ve bileti aldığım gibi annemlere söylemek istedim. Kızacaklardı evet çünkü yıl boyunca normal göndermeleri gereken parayı göndermişlerdi, madem paran vardı niye para gönderdik diyeceklerdi. Ama ben yemedim içmedim kendi rahatımdan feragat ettim uğraştım didindim biriktirdim o parayı bunu anlamıyorlar. Kızmalarına rağmen bileti aldıktan sonra başka param olmadığını düşünecekler ve bir şekilde para göndereceklerdi. Harcamalarımın azda olsa bir kısmını karşılayabilirlerdi. Kız arkadaşımda yeşil pasaport’u ile interrail’a çıkacaktı oda biletin parasını babasının karşılamasını istiyordu ve babasıyla zor bir konuşma yapması gerekiyordu. Zor bir gece olacağı belliydi. Eve geldim yemek bile yapmadan bilet işine bakmaya başladım. Bir hafta önce bakmıştığımda Asiana Airlines’tan ₺2300 liraya bilet vardı ve Japonya için çok iyi bir fiyattı. Aynı bilete baktığımda pahalılandığını gördüm sonra Aerobiletten ₺2400’e buldum! Hemde Seul’da bir gün boyunca boş olacağım dönüşte, oraları da belki gezerim o sürede eğlenceli olabilirdi! Kalbim güm güm atıyordu çünkü ailem param yok biliyor ama ben bileti alacağım! En son cep telefonuma gelen sms’teki kodu girerken üşümeye bile başlamıştım Temmuz ayında. Gittim çorap giydim sonra sayıları girdim ve çat! Biletim alınmıştı!





Aileme söylemem gerektiği için attığım ekran görüntüsünü whatsapp’tan aile grubumuza attım, ablam “bu ne?!” dedi. Sonra aradı “yaptığına inanamıyorum ailemiz o kadar zor durumda sen nasıl Japonya’ya bilet alırsın? Nasıl yaşayacaksın orda?” gibi haklı sorular sordu fakat şöyle durumlarda var kimseye bahsetmediğim, kredi kartı limitim ₺1000 ve bunun ₺500’ü boş durmakta, idareli harcıyorum zaten ve beni gidene kadar idare eder çünkü daha burdan fatura ödemem lazım. Ailem bunu da bilmemekte. Ayrıca €1600’ün €150’sini bozdurmuştum ve bilet paramı komple banka kartıyla aldım €1450 hala duruyor hesabımda. Yalnız ödemem gereken ₺1400 kira ve çocuğa ödeyeceğim ₺950 depozito parası ortalıkta yok Kira ödeme günümde her ayın 24’üydü fakat ben kendi cebimden aradaki farkı verip o kira gününü ayın 1’ine çektim. Bizimkiler onu da 24’ü biliyor hala. Babam bana köpürmediyse bir miktar destek verirse o işin içinden de çıkabilirim diğer türlü euro’larımı bozdurmam gerekecek ki couchsurfing uygulaması ile konaklamayı bedavaya getirmeyi düşünüyorum. Sokak yemekleri de çok pahalı değilmiş ramen sushi noodle vs.


Daha sonra annem aradı ve “madem paran vardı bu zamana kadar niye kira istedin? O kadar zor durumdayız.” Gibi sözler sarf etti. Yahu o halde neden ₺2500’lik evde kalıyorsun!? Yan sitede kiralar ₺1200 ve ₺300 en fazla aidatı vardır. Sadece havuzu yok, kapalı otoparkı yok, çocuk parkı yok, basket sahası yok, spor salonu yok vs gibi ufak ayrıntılar. Her ay ₺1000 atsanız köşeye ne kadar rahat edersiniz ama onlar lükslerinden taviz vermezler. Annem sırf hobi için kirası ₺1000 olan bir takı tasarım dükkanı açtı ve sinek avlıyor. Onu da ablasından borç alarak açtı. Ben bu durumda niye kısayım lükslerimden. Ki ne yaptıysam kendim yaptım bu hayatta. Daha öncede aynı şekilde zor zor biriktirerek ps4, teyzemin yazın verdiği paralarla televizyon aldım.


Tam ben telefonu kapattım, kız arkadaşım aradı, interrail bileti bakıyormuş ve babasına bileti söyleyecekti. Onunda annesi ve babası memur emeklisi aldıkları para belli. Baya o kısımda heyecanlı geçti ama oda en son biletini aldı! Ben ayın 8’inde gidiyorum oda 7’sinde gidiyor.


5 yıl
OVERCLOCKLU LAPTOP ISINMASI
Evet arkadaşlar, ne oldu nasıl olduysa bilgisayar buharlaşma aşamasına geldi, Asus K56CB modelli notebooku kullanıyorum üzerinde intel i5 3317u ve nvidia 740m var. Bilgisayara geçen aylarda su döküldü ve hemen fişi çekip birkaç gün açmıyıp sonra saç kurutma makinesiyle kalan suyu buharlaştırıp, selülozik tinerle sildikten sonra termal macunu yenileyip msata ssd takıp sıfırdan Win10 kurduktan sonra bilgisayar daha performanslı çalışsın diye her ayarı köklerken biraz fazla kaçırmışım çünkü idle halde bile 85 derece oluyor işlemci (evet fahrenheit değil celcius ) işlemcinin tech specsleri 1.7 ghz turbolu 2.6 ghz olmasına rağmen işlemci sürekli 2.6 ghzde çalışıyor. Tamam belki daha hızlı ama bilgisayar geçen gün ve bugün açılırken ekranda siyah çizgiler oldu. İnternetten araştırdığımda ekran kartının fazla ısınıp yanması yada ekranla ilgili bir sorun olabilir gibi birşey okudum. geçen gün olduğunda bilgisayarı açıp ekrandan gelen kabloyu düzelttim biraz ve düzeldi ama onunla mı ilgili ekran kartıyla mı ilgili bilmiyorum. Bugün ise sadece kapattım açtım düzeldi. Fotoğraftan görebileceğiniz üzere bilgisayarın ısı borusu çok ilkel ve hiçbirşeyi soğutmaya yaramıyor, tamam belki fan sıcak havayı atıyor cidden ama oyunlarda işlemci 95 derece ekran kartı 90 derece oluyor. Böyle giderse bu bilgisayar gidici olduğundan yöntem düşünme vaktim geldi. Bilgisayarın altında soğutucu oluyor genelde, buz aküsü yönteminide denedim pek verim alamadım, çözümlerinizi bekliyorum. Tekrar bir bilgisayar alacak durumum olmadığından underclock yapacak gibiyim ama başka çözümü olan varsa bekliyorum.

Buda heat pipe






Edit 1 : Bilgisayarın alt kapağının küçük olanını açtım (hızlı bir şekilde hdd ve ramlere ulaşılması için yapılmış) fanı tam o boşluğa koydum işlemciyi 1197 mhz'e düşürdüm hala çok sıcak, Aydında yaşıyorum ve bulunduğum ortam 30 derece falan. Biraz önce oyuna girdim bu işlemci hızında 25-30 fps aralığında çalışan oyunlar 15 fps hızında çalışıyor.


[simage][/simage]




Edit 2 : Arkadaşlar sıcaklık değerlerinin yanlış olma olasılığı var mı? bilgisayarı oda sıcaklığındayken 30 dereceyken açıyorum 10-15 saniyede açılıyor hemen sıcaklığına bakıyorum yine 60 derece. bu imkansız değil mi? o sıdada ssd hdd falan hep 35 derece civarı oluyor.


Edit 3 : Overwatch oynadım oyun normalde en düşük ayarlarda bile 15 kare saniye çalışırdı yine o civarda geziyor fakat ekran kartı oyun sırasında 90 derecelere ulaşırdı şimdi 85 derece oldu en fazla. Genelde 83 civarıydı. İşlemci ise yine 95 dereceleri bulmuş bu hızlarda bile ama genel olarak oda 88 derece civarıydı. Aynı heatpipe'ı kullanmaları çok saçma olmuş resmen işlemci yüzünden ekran kartı bu kadar ısınıyor. Mantıklı çözümlere ihtiyacım var.


Edit 4 : Ben güç seçeneklerindeki profilleri sadece içindeki ayarlar farklı olduğu için var sanıyordum. Profiller baya önemliymiş, dengeli profiline aldım (eskiden yüksek performanstı) artık intel turbo boost kafasına göre çalışıyor ihtiyaç anında köklüyor gücü diğer türlü kısıyor vs. İdle halde 1.7 ghz, 2.3 ghz arası gidip geliyor oyun oynarken 2.4 falan yapıyor. Ama ısınma sorunun önüne geçemedim çünkü hala 15 W güç çekiyor, işlemcinin TDP değeri 17 W ama bu bilgisayar soğutmada berbat olduğu için o kadar güç bile vermiyor kendi
5 yıl
MİD VE TİZ AĞIRLIKLI 100 TL ye KADAR KULAKİÇİ KULAKLIK TAVSİYESİ
Merhaba arkadaşlar kullandığım sennheiser mx270 kulaklığı 3-4 yıl kullandıktan sonra bozuldu ve şu aralar xperia z2 telefonumun içinden çıkan kulaklığı kullanıyorum, kulaklıkta midler ve tizler basların içinde kayboluyor ve boğuk boğuk çıkıyor tüm sesler. Mid ve tiz ağırlıklı berrak sesli 100 liraya kadar kulaklık arıyorum, şu aralar idare ettiğim kulaklığım olduğundan eBayden aliexpressten falanda alabilirim. Ama çok hesaplı olmadığı sürece yurtdışından almayı çok istemiyorum, burda garantiye verebilme olasılığını kaybetmeye değmeli. Kulaklık malum genelde kolay bozuluyor. Şimdiden teşekkürler.
5 yıl
PROFESYONEL TAKIM OYUNCULARI ARANIYOR
Merhaba, dota takımı kuracağız şimdilik 3 kişiyiz 2 kişi daha bulmayı düşünüyoruz. 1 carry 1 support arıyoruz. Ufak ufak turnuvalara başlayıp işi ilerleteceğiz. Aradığımız özellikler,

Gelecek arkadaşlar takım olarak hareket etmeyi bilmeli, özellikle carry seçen arkadaş için söylüyorum bir tarafları havada olmamalı. Burda bir yandan eğlenip bir yandan oyun kazanmaya çalışıyoruz, agresif insanlar istemiyoruz samimi olmalı herkes. Takım arkadaşınız bir hata yaparsa elbette uyarın fikirlerinizi söyleyin yada oyun anında bağırın bunu demiyorum bunları bizde yapıyoruz sadece agresif, ego tatmini yapmak için gelen tipler istemiyoruz.

Benim oyunlarımın %90'ı mid/carry dir diyen tipler zaten gelmesin iyi bir oyuncu her heroyu her rolü oynamalı oynayabilmeli. Misal support herolarda daha iyidir, ben support oyuncusuyum demelidir. Ben sadece şu rolü oynarım diyen oyuncu istemiyoruz.

Dotayı sadece eğlence için oynayan arkadaş istemiyoruz. Gelecek olanlar patch analizlerini okuyup aklının bir köşesine yazan, arada maçları izleyip metaları takip eden, daha iyi olmak için çabalayan arkadaşlar arıyoruz.


Skype bağlantısı yaparak oynuyoruz genelde üyelerimizin hepsi farklı şehirlerde. Gelecek olan arkadaşları bekliyoruz.
5 yıl
İSTANBULDA ODA ARIYORUM ARKADAŞLAR
Merhaba;

İstanbulda evinde boş odası olup da ev arkadaşı arayan var mı? İtü'de okuyorum ayazağada fakat levent şişli beşiktaş sarıyer kadıköy üsküdar heryerden eve çıkabilirim. Fiyat ve diğer ayrıntıları özelden konuşabiliriz.

İyi günler.
6 yıl
INTEL HD GRAPHICS'İ DISABLE ETTİM DEVICE MANAGERDAN GÖRÜNTÜ GELMİYOR
Arkadaşlar hdmi ile görüntüyü tvye aktaramıyordum biryerde sorunun Intel driverları ile ilgili olabileceğini okudum, driverı disable etmem ve hatta silip yeniden yüklemem gerekiyormuş, disable yaptım görüntü komple gitti, bilgisayar açılıyor ama ekran kapalı görüntü gelmiyor, tvdende hala görüntü alamıyorum ne yapmam lazım? Acil yardım

Edit: görüntü kendi kendine geldi arkadaşlar çook düşük çözünürlükte ama iş görür

Edit2: açtım tekrar Intel driverını ben ellemiyim en iyisi hadi iyi geceler
6 yıl
[SATILIK] HARD ROCK KAFE AÇILIŞ PARTİSİ BİLETLERİ
Arkadaşlar Hard Rock Cafenin küçük çiftlik parkta yapacağı açılış partisine 2 bilet almıştım satıyorum biletleri zararına, gelecek olan sanatçılar ; MFÖ Şebnem Ferah Ogün Sanlısoy Pentagram Moğollar. Fiyat 75 lira 2 bilet için, partinin kapıları 16.00da açılıyor bugün.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.