Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt
M

Binbaşı
27 Mayıs 2009
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
100 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
M
4 yıl
Mazota zam
M
6 yıl
Mercedes SLS Renault Fluence kazası
https://youtu.be/2WkuUCugXaA?t=577

SLS'in kullanılmış olarak değerinin 1.200.000 TL olması ve Fluence sürücüsünün asli kusurlu olması nedeniyle gerçekten kötü bir durum ortaya çıkmış.
M
6 yıl
Kullanılmış araba alırken dikkat edilecekler - Pert kaydı
Birçok kişi bilmeden pert yada ağır kazalı otomobil aldığı için sıkıntı yaşamış, baştan doğru adımlarla ilerlerseniz aldatılma ihtimaliniz oldukça düşer. Fazla detaya girmeden dikkat etmeniz gereken noktaları yazayım.

1) Birçok kullanıcı aracını alırken tramer sorgulaması yaparak geçmişte sigortadan yapılan işlemleri ve varsa pert kaydını öğrenmeye çalışıyor. Ancak sigprtacınız vasıtasıyla tramerden yada 5664'e mesaj atarak yaptığınız sorgulama size doğru bilgiyi veremeyebilir. Buna en büyük sebep pert olarak sigortadan satışı yapılan araçların, sisteme kayıtlarının gecikmeli olarak girmesidir. Bunun belli başlı sebepleri:

a) Öncelikle pert kaydının sigorta tarafından sisteme işlenmesi için aracın sahibine sigortadan tüm ödemenin yapılarak hasar dosyasının kapatılmış olması gerekir.
b) Aracın hasar dosyası kapandıktan sonra sigortada tarafından sisteme işlenen hasar kaydının yada pert kaydının sorgulamalarda çıkması 1 ayı buluyor. Eğer aracı hasarlı halde alanlar kısa sürede yaptırır ve satışa koyarsa siz sorgulamada kayıtlara ulaşamazsınız.
c) Araç sigortadan pert olarak satılmıştır ancak aracın sahibine tazminat ödemesi yapılması araç sahibinin sigortanın ödeyeceği rakam üzerinde uzlaşamaması, sigortanın ödemeyi geciktirmesi gibi sebeplerden dolayı hasar dosyasının kapanması uzadığından aracın sisteme pert kayıdının girme süresi uzar. Yukarıdaki sebeplede bir araya geldiğinde aracın kayıtlarının sisteme yansıması 3 ayı geçebilir.
d) Bazı sigorta şirketleri araçları hasarlı halde daha iyi fiyata satmak için bazılarıyla anlaşma yoluna gidiyor ve aracın hasar dosyası kapanıp tüm işlemleri tamamlansa bile sisteme bilgileri geç giriyorlar. Bunu aracı hasarlı halde alana söylüyorlar o da aracı yaptırıyor ve satarken kayıt çıkmıyor sigorta daha sonra kayıtları giriyor. Böyle durumlarda aracın pert kaydının sisteme işlenmesi 6 ayı bulabiliyor. Çok ağır bir itham oldu ancak bunu yapan sigorta şirketleri var. Araçları hasarlı halde alıp yine hasarlı olarak satanlar var, onların ilanlarına bakın hasar kaydı olmayan araçların daha pahalıya satıldığını görürsünüz.

2) İkinci el araba alırken fiyat sizin için birinci tercih sebebi olmasın. Aynı özelliklere sahip otomobiller arasında bir araç için istenen en düşük rakam sizin için o arabanın esas değeri olmamalıdır. Tamam olması gerekenden çok fazla fiyat isteyen, yada keyde keder satıyorum diyip çok yüksek rakamlar yazan satıcılar var ancak önemli olan almak istediğiniz aracın rakamını doğru tespit edebilmektir. Bunun için satıştaki araçların kilometre ve kondüsyon olarak aynı standartlarda olanlarının ortalamasını alın.

3) Mümkün olduğunca yaşadığınız şehirden otomobil almaya çalışın. Kalkıp başka şehirlere otomobil almaya mümkün olduğunca gitmeyin. Büyükşehirler özellikle İstanbul daha fazla alternatif sunar ancak sıkıntı yaşama ihtimaliniz bir o kadar yükselir. Yaşadığınız şehirde aracınızı göstereceğiniz güvenilir tanıdığınız birileri vardır ancak gittiğiniz başka bir şehirde büyük olasılıkla yoktur. Ayrıca İstanbul'da karşılaşacağınız bir sıkıntı da sizin aracı baktırmak istediğiniz yer galeriye çok uzaktaysa esnaf aracı oraya götürmenize izin vermeyebilir. Örneğin Bahçelievler'de araba baktınız, ben aracı Maslakta hatta Bostancı sanayi sitesinde ustama gösterecem derseniz galerici aracı oralara göndermeyebilir. Aracı yakınlardaki bir sanayi sitesinde, örneğin Küçükçekmecede, İkitellide vs göstermenizi isteyebilir. Nihayetinde oralarda da sanayi siteleri var yüzlerce tamirci esnafı ve özel yada yetkili servis var. Çünkü gidiş geliş 2 saat yol sürer ayrıca uzun mesafede aracın kaza yaşama ihtimali var. Bu noktada galeri esnafı haklıdır.

4) Aracı kullanıcı sahibinden almaya çalışın. Kullanıcı araca en az 1 yıldan fazla sahip olmalıdır. Ayaküstü al sat yapanlardan sakın almayın. Galeriden almaktan daha kötüdür, bir sıkıntı yaşamanız halinde gideceğiniz bir dükkanı yoktur. Bu nedenle mutlaka ruhsata bakın aracın ne kadar zamandır alacağınız kişiye ait olduğunu bilin. Aracın mülkiyeti aracı size satanın kendinin yada eş, kardeş, çocuk gibi birinci dereceden yakınına ait değilse şüpheyle yaklaşın. Ayaküstü al sat yapan aracın satışını üzerine almamış biri olabilir.

5) Yetkili servisler geçmişte detaylı ekspertiz yapıyorlardı ancak artık yapmıyorlar, özellikle büyükşehirlerde. Buna sebep bir aracı alırken yapılacak kontrollerde tüm sıkıntıların anlaşılmasının mümkün olmaması. Gözden kaçan küçük detaylar için bile yada ekspertiz esnasında bir sıkıntısı olmayan bir elektronik ünitenin kısa sürede sıkıntı çıkarması sonrası araca ekspertiz yaptıranın gelip servisten hesap sorması, zararının karşılanmasını istemesi ve dahası yaşadığı sıkıntıdan yetkili servisi sorumlu tutup dava açması ve bunun neticesinde mahkemelerin genelde haksızda olsa kanaatlerini tüketiciden yana kullanmasından dolayı yetkili servisler ekspertiz yapmayı bıraktı.Ekspertiz yapsa bile size ya yazılı belge vermez yada çıkacak bir sıkıntıda kendilerini sorumlu tutmicanıza dair imzanını alırlar.
Özel servisler dahi artık ekspertiz yapmaya mesafeli duruyor, ve yapılan inceleme sonucunun kesin bağlayıcı olmiyacağına ve size ancak bir tavsiye niteliği taşıyacağına dair imzanızı alıyorlar.

6) Galeriler tarafından size boya ölçme aletiyle yapılan boya kalınlık ölçümlerine kesinlikle inanmayın. Kendinize air boya kalınlığı ölçen cihazınız varsa tamam ancak cihaz onlara aitse size kalın boyayı cihazda ince olarak okutabilir ve aracın boyasız yada altında pek macun olmayan çizik boyası olduğuna inandırabilir sakın kanmayın. Çiziklerden dolayı boya yapılmış olabilir ancak bir arabanın her iki yanı yada bir yanı komple boyalıysa çizik boyası olmama ihtimali çok yüksektir.

7) Arabayı mutlaka o markayla uğraşan özel servise gösterin. Her türlü markaya hizmet veren tamirciye göstermeyin. Alacağınız markaya hizmet veren özel servis aracı yakından tanıyordur ve o araç üzerinde olan sıkıntıları daha kolay ve doğru algılar. Ayrıca aracı daha sonra mutlaka işi sadece kaporta boya olan bir atölyeye gösterin. Aracı gösterirken yapılacak işlem karşılığında ne kadar ödeyeceğinizi baştan sorun ve dedikleri rakamı kabul edin, pazarlık etmeyin, zaten kaportaya bakmaya 50 bilemedin 100 TL alırlar. Bir çok kişi bu işleri bir teşekkür karşılığında yaptırmak ister ve bundan dolayıda aracı yeteri kadar incelemeyebilirler. O nedenle alacağınız hizmetin bedelini ödeyeceğinizi belirtin ve araca iyi bakılmasını isteyin.

8) Otomobil bayileri takasa araba aldıklarında, otomobil kötü kondüsyondaysa, pert kaydı yada ağır hasar kaydı varsa bu aracı kendileri satmaz. Otomobili ya anlaşmalı geleriye aldırırlar yada aç gözlülük eder kendileri alır galeriye komisyon verirler. Buna sebep büyük işletme oldukları için başlarının ağrımasını istemezler. Eğer aldığınız aracın satışını size vekaleten yada aslen bir markanın yetkili satıcısı veya veriyorsa ve aracı siz aracı galeride görüp almışsanız o arabadan koşarak uzaklaşın.

9) Noter satışı yapılırken mutlaka aracı aldığınız bedeli beyan edin ve noter satışına işletin. Otomobili galeriden alıyorsanız daha önce yazdığım sebeplerden ötürü aracın mülkiyeti galerinin şirket olarak üzerine kayıtlı olsun, size aracın satış bedeli üzerinden fatura kesmesi gerekir, faturanızı mutlaka alın, fatura aracı aldığınız bedel üzerinden tam fatura olmalıdır, eksik bedel üzerinden kesilmiş faturayı kesinlikle kabul etmeyin.
Eğer araç galerinin kendine ait değilse ve konsinye olarak müşteri adına satıyorsa mutlaka size komisyon faturası kesmesi gerekir, komisyon faturaları %18 kdv üzerinden kesildiği için birçok galeri fatura kesmek istemez. Konsinye satışın komisyon faturasını mutlaka alın.

10) Sizin otomobille olan ilişkinizin genellikle bir kullanıcı bilgisiyle sınırlı olduğunu yada otomobile olan merak bilgisiyle kısıtlı olduğunu, karşınızdaki galeri yada ayaküstü al satcının ise alım satım konusunda profesyonel olduğunu; bundan dolayı kusurları saklamada yada hatalara kılıf uydurmada uzman olduğunu unutmayın. Daha önce üç yada beş tane araç almış satmış biri olarak bile o tarz kişilerle başetmeniz zordur.
Karşınızdaki kişi güven vermiyorsa arabanın fiyatı ne kadar uygun olursa olsun, araba ne kadar istediğiniz özelliklerde olursa olsun alım kararınızı gözden geçirin, hatta uzaklaşın almayın.
Sıkıntı yaşamanıza neden olacak davranışlarınız: Acele, önlenemez heves, kendine aşırı güven ve uzun süre araç aramış olmanın verdiği bıkkınlık duygusudur. Bu durumdaysanız hemen alım kararı vermeyin, kendinize biraz zaman verin. Basiretinizin bağlanmasına engel olun.

M
6 yıl
İkinci el araba alırken dikkat edilecekler - Pert kaydı
Birçok kişi bilmeden pert yada ağır kazalı otomobil aldığı için sıkıntı yaşamış, baştan doğru adımlarla ilerlerseniz aldatılma ihtimaliniz oldukça düşer. Fazla detaya girmeden dikkat etmeniz gereken noktaları yazayım.

1) Birçok kullanıcı aracını alırken tramer sorgulaması yaparak geçmişte sigortadan yapılan işlemleri ve varsa pert kaydını öğrenmeye çalışıyor. Ancak sigprtacınız vasıtasıyla tramerden yada 5664'e mesaj atarak yaptığınız sorgulama size doğru bilgiyi veremeyebilir. Buna en büyük sebep pert olarak sigortadan satışı yapılan araçların, sisteme kayıtlarının gecikmeli olarak girmesidir. Bunun belli başlı sebepleri:

a) Öncelikle pert kaydının sigorta tarafından sisteme işlenmesi için aracın sahibine sigortadan tüm ödemenin yapılarak hasar dosyasının kapatılmış olması gerekir.
b) Aracın hasar dosyası kapandıktan sonra sigortada tarafından sisteme işlenen hasar kaydının yada pert kaydının sorgulamalarda çıkması 1 ayı buluyor. Eğer aracı hasarlı halde alanlar kısa sürede yaptırır ve satışa koyarsa siz sorgulamada kayıtlara ulaşamazsınız.
c) Araç sigortadan pert olarak satılmıştır ancak aracın sahibine tazminat ödemesi yapılması araç sahibinin sigortanın ödeyeceği rakam üzerinde uzlaşamaması, sigortanın ödemeyi geciktirmesi gibi sebeplerden dolayı hasar dosyasının kapanması uzadığından aracın sisteme pert kayıdının girme süresi uzar. Yukarıdaki sebeplede bir araya geldiğinde aracın kayıtlarının sisteme yansıması 3 ayı geçebilir.
d) Bazı sigorta şirketleri araçları hasarlı halde daha iyi fiyata satmak için bazılarıyla anlaşma yoluna gidiyor ve aracın hasar dosyası kapanıp tüm işlemleri tamamlansa bile sisteme bilgileri geç giriyorlar. Bunu aracı hasarlı halde alana söylüyorlar o da aracı yaptırıyor ve satarken kayıt çıkmıyor sigorta daha sonra kayıtları giriyor. Böyle durumlarda aracın pert kaydının sisteme işlenmesi 6 ayı bulabiliyor. Çok ağır bir itham oldu ancak bunu yapan sigorta şirketleri var. Araçları hasarlı halde alıp yine hasarlı olarak satanlar var, onların ilanlarına bakın hasar kaydı olmayan araçların daha pahalıya satıldığını görürsünüz.

2) İkinci el araba alırken fiyat sizin için birinci tercih sebebi olmasın. Aynı özelliklere sahip otomobiller arasında bir araç için istenen en düşük rakam sizin için o arabanın esas değeri olmamalıdır. Tamam olması gerekenden çok fazla fiyat isteyen, yada keyde keder satıyorum diyip çok yüksek rakamlar yazan satıcılar var ancak önemli olan almak istediğiniz aracın rakamını doğru tespit edebilmektir. Bunun için satıştaki araçların kilometre ve kondüsyon olarak aynı standartlarda olanlarının ortalamasını alın.

3) Mümkün olduğunca yaşadığınız şehirden otomobil almaya çalışın. Kalkıp başka şehirlere otomobil almaya mümkün olduğunca gitmeyin. Büyükşehirler özellikle İstanbul daha fazla alternatif sunar ancak sıkıntı yaşama ihtimaliniz bir o kadar yükselir. Yaşadığınız şehirde aracınızı göstereceğiniz güvenilir tanıdığınız birileri vardır ancak gittiğiniz başka bir şehirde büyük olasılıkla yoktur. Ayrıca İstanbul'da karşılaşacağınız bir sıkıntı da sizin aracı baktırmak istediğiniz yer galeriye çok uzaktaysa esnaf aracı oraya götürmenize izin vermeyebilir. Örneğin Bahçelievler'de araba baktınız, ben aracı Maslakta hatta Bostancı sanayi sitesinde ustama gösterecem derseniz galerici aracı oralara göndermeyebilir. Aracı yakınlardaki bir sanayi sitesinde, örneğin Küçükçekmecede, İkitellide vs göstermenizi isteyebilir. Nihayetinde oralarda da sanayi siteleri var yüzlerce tamirci esnafı ve özel yada yetkili servis var. Çünkü gidiş geliş 2 saat yol sürer ayrıca uzun mesafede aracın kaza yaşama ihtimali var. Bu noktada galeri esnafı haklıdır.

4) Aracı kullanıcı sahibinden almaya çalışın. Kullanıcı araca en az 1 yıldan fazla sahip olmalıdır. Ayaküstü al sat yapanlardan sakın almayın. Galeriden almaktan daha kötüdür, bir sıkıntı yaşamanız halinde gideceğiniz bir dükkanı yoktur. Bu nedenle mutlaka ruhsata bakın aracın ne kadar zamandır alacağınız kişiye ait olduğunu bilin. Aracın mülkiyeti aracı size satanın kendinin yada eş, kardeş, çocuk gibi birinci dereceden yakınına ait değilse şüpheyle yaklaşın. Ayaküstü al sat yapan aracın satışını üzerine almamış biri olabilir.

5) Yetkili servisler geçmişte detaylı ekspertiz yapıyorlardı ancak artık yapmıyorlar, özellikle büyükşehirlerde. Buna sebep bir aracı alırken yapılacak kontrollerde tüm sıkıntıların anlaşılmasının mümkün olmaması. Gözden kaçan küçük detaylar için bile yada ekspertiz esnasında bir sıkıntısı olmayan bir elektronik ünitenin kısa sürede sıkıntı çıkarması sonrası araca ekspertiz yaptıranın gelip servisten hesap sorması, zararının karşılanmasını istemesi ve dahası yaşadığı sıkıntıdan yetkili servisi sorumlu tutup dava açması ve bunun neticesinde mahkemelerin genelde haksızda olsa kanaatlerini tüketiciden yana kullanmasından dolayı yetkili servisler ekspertiz yapmayı bıraktı.Ekspertiz yapsa bile size ya yazılı belge vermez yada çıkacak bir sıkıntıda kendilerini sorumlu tutmicanıza dair imzanını alırlar.
Özel servisler dahi artık ekspertiz yapmaya mesafeli duruyor, ve yapılan inceleme sonucunun kesin bağlayıcı olmiyacağına ve size ancak bir tavsiye niteliği taşıyacağına dair imzanızı alıyorlar.

6) Galeriler tarafından size boya ölçme aletiyle yapılan boya kalınlık ölçümlerine kesinlikle inanmayın. Kendinize air boya kalınlığı ölçen cihazınız varsa tamam ancak cihaz onlara aitse size kalın boyayı cihazda ince olarak okutabilir ve aracın boyasız yada altında pek macun olmayan çizik boyası olduğuna inandırabilir sakın kanmayın. Çiziklerden dolayı boya yapılmış olabilir ancak bir arabanın her iki yanı yada bir yanı komple boyalıysa çizik boyası olmama ihtimali çok yüksektir.

7) Arabayı mutlaka o markayla uğraşan özel servise gösterin. Her türlü markaya hizmet veren tamirciye göstermeyin. Alacağınız markaya hizmet veren özel servis aracı yakından tanıyordur ve o araç üzerinde olan sıkıntıları daha kolay ve doğru algılar. Ayrıca aracı daha sonra mutlaka işi sadece kaporta boya olan bir atölyeye gösterin. Aracı gösterirken yapılacak işlem karşılığında ne kadar ödeyeceğinizi baştan sorun ve dedikleri rakamı kabul edin, pazarlık etmeyin, zaten kaportaya bakmaya 50 bilemedin 100 TL alırlar. Bir çok kişi bu işleri bir teşekkür karşılığında yaptırmak ister ve bundan dolayıda aracı yeteri kadar incelemeyebilirler. O nedenle alacağınız hizmetin bedelini ödeyeceğinizi belirtin ve araca iyi bakılmasını isteyin.

8) Otomobil bayileri takasa araba aldıklarında, otomobil kötü kondüsyondaysa, pert kaydı yada ağır hasar kaydı varsa bu aracı kendileri satmaz. Otomobili ya anlaşmalı geleriye aldırırlar yada aç gözlülük eder kendileri alır galeriye komisyon verirler. Buna sebep büyük işletme oldukları için başlarının ağrımasını istemezler. Eğer aldığınız aracın satışını size vekaleten yada aslen bir markanın yetkili satıcısı veya veriyorsa ve aracı siz aracı galeride görüp almışsanız o arabadan koşarak uzaklaşın.

9) Noter satışı yapılırken mutlaka aracı aldığınız bedeli beyan edin ve noter satışına işletin. Otomobili galeriden alıyorsanız daha önce yazdığım sebeplerden ötürü aracın mülkiyeti galerinin şirket olarak üzerine kayıtlı olsun, size aracın satış bedeli üzerinden fatura kesmesi gerekir, faturanızı mutlaka alın, fatura aracı aldığınız bedel üzerinden tam fatura olmalıdır, eksik bedel üzerinden kesilmiş faturayı kesinlikle kabul etmeyin.
Eğer araç galerinin kendine ait değilse ve konsinye olarak müşteri adına satıyorsa mutlaka size komisyon faturası kesmesi gerekir, komisyon faturaları %18 kdv üzerinden kesildiği için birçok galeri fatura kesmek istemez. Konsinye satışın komisyon faturasını mutlaka alın.

10) Sizin otomobille olan ilişkinizin genellikle bir kullanıcı bilgisiyle sınırlı olduğunu yada otomobile olan merak bilgisiyle kısıtlı olduğunu, karşınızdaki galeri yada ayaküstü al satcının ise alım satım konusunda profesyonel olduğunu; bundan dolayı kusurları saklamada yada hatalara kılıf uydurmada uzman olduğunu unutmayın. Daha önce üç yada beş tane araç almış satmış biri olarak bile o tarz kişilerle başetmeniz zordur.
Karşınızdaki kişi güven vermiyorsa arabanın fiyatı ne kadar uygun olursa olsun, araba ne kadar istediğiniz özelliklerde olursa olsun alım kararınızı gözden geçirin, hatta uzaklaşın almayın.
Sıkıntı yaşamanıza neden olacak davranışlarınız: Acele, önlenemez heves, kendine aşırı güven ve uzun süre araç aramış olmanın verdiği bıkkınlık duygusudur. Bu durumdaysanız hemen alım kararı vermeyin, kendinize biraz zaman verin. Basiretinizin bağlanmasına engel olun.
M
6 yıl
Radar Dedektörü Bilgisi
Polisin hızınızı tespit etmek için kullandığı radar cihazı hedef araca doğru bir sinyal gönderir ve bu sinyalin geri dönüş hızına bağlı olarak hızınızı hesaplar. Radar dedektörünün görevi de bu gelen sinyali algılayarak size uyarı vermektir. Polislerin kulandığı radar cihazlarının sinyal çeşitleri X, K, Ka ve Ku bandı olarak adlandırılır. İlk radar cihazları X bandında çalışıyordu X bandı 10.525 GHz'dir. Günümüzde artık X bandı kullanılmamaktadır. Radar dedektörlerinin en çok yanlış alarm verdiği banttır, buna sebep mağazaların otomatik kapılarının, mikrodalga fırınların, çeşitli vericilerin yaydığı sinyallerle oluşan karmaşadır. Birçok radar dedektöründe X bandını devre dışı bırakma seçeneği mevcuttur. Sizde radar dedektörü kullanırken X bandını devre dışı bırakarak yanlış alarm miktarını düşürebilirsiniz.
Bir diğer band K bandıdır 24.150 GHz'de çalışır. Bir diğer band Ka bandı 34.700 GHz'dir. Ku band ise 13.450 GHz'de çalışır.

Konuyu bütün halinde yazmak yerine maddeler halinde yazayım daha açıklayıcı olur.


1) İyi bir radar dedektörü hangi özelliklere sahip olmalıdır? İyi bir radar dedektörü polisin radar cihazından yaydığı sinyali en erken, en doğru şekilde tespit eden ve yanlış alarm vermeyen cihazdır. Radar dedektörlerinin en büyük sıkıntısı yanlış alarmdır. Bunu önlemek için kaliteli dedektörlerde gelişmiş sinyal algılama ve filtreleme özelliği bulunur.

2) Radar dedektörün haber verme mesafesini neye bağlıdır? Radar dedektörünün haber verme mesafesi dedektörün kalitesine, seyir halinde olduğunuz yolun viraj, tepe altı, tepe üzeri, ağaçlar, radar cihazının takılı olduğu polis aracının yola ve tespit etmek istediği araçlara olan konumu ve polisin radar cihazının sinyal gücüne bağlıdır. Polisin radar cihazının üzerinde güç ayarı vardır, bu güç ayarı yükseltildiğinde cihaz daha uzak mesafedeki araçların hızını ölçebilir ve dedektör tarafından daha erken farkedilebilir, polis cihazın gücünü kısarsa o zaman dedektör radar cihazına daha yaklaşınca uyarı verecektir. Dedektörün vereceği uyarı aynı zamanda polis aracında takılı olan radar cihazının marka ve modeline göre de değişiklik gösteriyor.

3) Polisin radar cihazı hızımı ne kadar mesafeden okuyabilir? Bu durum polisin radarı kurduğu yolun eğim, viraj gibi şartlarına bağlı olarak değişir. Aynı zamanda polisin radar cihazının takılı olduğu aracın sabit olmasına ve hareket halinde olmasına bağlı olarak da değişir. Hareket halinde yani radar gezici konumdayken tespit mesafesi ve hassasiyeti algılama yapacağı aracın kendisine doğru yaklaşan pozisyonda olmasıyla kendisiyle aynı yönde ilerlemesi durumuna bağlı olarak da farklılık gösterir. En uzak mesafeden en doğru ölçüm polisin radar cihazının size karşıdan bakacak şekilde sabit durduğu konumda gerçekleşir.

4) Polis aracında radar dedektörünü tespit eden cihaz var mı? Radar dedektörü polis tarafından uzaktan tespit edilir mi? Bu sorunun cevabı hem evet hamde hayır olarak verilebilir. Radar dedektörü cihazlarının içinde osilatör var. Polisin dedektör tespit cihazı ki aslında bu polisin kullandığı radar cihazının bir özelliğidir, radar dedektörünün içinde çalışan osilatörün çalışırken yaydığı zayıf sinyali tespit eder. Bu sayede de araçta radar dedektörü olduğunu anlar. Ancak radar dedektörünün içindeki osilatörün yaydığı sinyal çok zayıf olduğundan polisin radar cihazı sizin dedektörün sinyalini ona çok yaklaştığınızda yaklaşık 8 metre kadar mesafeden yakalayabiliyor. Bu nedenle yeni nesil dedektörlerin hemen hepsi radarı tespit ettikten sonra osilatörü kapatıyor ve dedektörün polisin radar cihazı tarafından tespit edilmesini önlüyor. Sizin dedektör radarı, yani polisin radar tespit cihazını onun sizi algılayacağı mesafeden çok daha önce yakalıyor, çünkü polisin radarının yaydığı sinyal gücü sizin dedektörünüzün osilatörünün yaydığı sinyalden çok daha güçlü.
Kısa ve net yeni nesil kaliteli dedektörlerin hiçbirini polis tespit edemez. Çin'de üretilen taklit ve uyduruk dedektörler hariç tabii ki.

5) Polisin radar cihazının hızımı tespit etmesini önleyen karıştırıcı yada dedektör var mı? Açık ve net yok! Çok eskiden X bandı kullanıldığı zaman tek tük vardı ama tüm dünyada kullanımı yasak olduğundan merdiven altı üretimdi. Ülkemizde dahil olmak üzere hemen hiçbiryerde artık X bandı kullanılmıyor. Günümüzde kullanılan K, Ka ve Ku bandı cihazların sinyalini karıştırarak hızınızın tespit edilmesini önleyen bir cihaz yok.

6) Hangi marka ve model dedektör? İnternette yurtdışında yapılan dedektör testlerini okuduğunuzda kafanız karışır. Çünkü o testlerin ve yorumların hemen hiçbiri bağımsız kuruluşlar ve kişiler tarafından yapılmamıştır. O testler aslında radar dedektörü üreticileri tarafından yada radar dedektörü pazarlaması yapanlar tarafından yapılmıştır. Bir testte en iyi çıkan dedektör bir diğer testte ortalamalarda çıkabilir. Şurası kesin ve net Çin'de üretilen ve Çin sitelerinde satılan dedektörleri almayın hiçbir işe yaramazlar. Hem devamlı yanlış alarm vererek sizi strese sokar, hem de polisin radar cihazı tarafından yakalanarak başınıza dert açar. Ülkemizde el altından satılan radar dedektörlerinin hemen hepsi Çin malı taklit cihazlardır. Bir radar dedektörü alırken Çin'de satışı olanlarla karşılaştırın ve Çin sitelerinde aynı cihazdan satılıyorsa almayın.

Buradan yada özel mesaj yoluyla dedektör marka ve model tavsiyesinde bulunmamı istemeyin, kesinlikle yanıtlamicam.
M
6 yıl
Radar Dedektörü Bilgisi
Polisin hızınızı tespit etmek için kullandığı radar cihazı hedef araca doğru bir sinyal gönderir ve bu sinyalin geri dönüş hızına bağlı olarak hızınızı hesaplar. Radar dedektörünün görevi de bu gelen sinyali algılayarak size uyarı vermektir. Polislerin kulandığı radar cihazlarının sinyal çeşitleri X, K, Ka ve Ku bandı olarak adlandırılır. İlk radar cihazları X bandında çalışıyordu X bandı 10.525 GHz'dir. Günümüzde artık X bandı kullanılmamaktadır. Radar dedektörlerinin en çok yanlış alarm verdiği banttır, buna sebep mağazaların otomatik kapılarının, mikrodalga fırınların, çeşitli vericilerin yaydığı sinyallerle oluşan karmaşadır. Birçok radar dedektöründe X bandını devre dışı bırakma seçeneği mevcuttur. Sizde radar dedektörü kullanırken X bandını devre dışı bırakarak yanlış alarm miktarını düşürebilirsiniz.
Bir diğer band K bandıdır 24.150 GHz'de çalışır. Bir diğer band Ka bandı 34.700 GHz'dir. Ku band ise 13.450 GHz'de çalışır.

Konuyu bütün halinde yazmak yerine maddeler halinde yazayım daha açıklayıcı olur.


1) İyi bir radar dedektörü hangi özelliklere sahip olmalıdır? İyi bir radar dedektörü polisin radar cihazından yaydığı sinyali en erken, en doğru şekilde tespit eden ve yanlış alarm vermeyen cihazdır. Radar dedektörlerinin en büyük sıkıntısı yanlış alarmdır. Bunu önlemek için kaliteli dedektörlerde gelişmiş sinyal algılama ve filtreleme özelliği bulunur.

2) Radar dedektörün haber verme mesafesini neye bağlıdır? Radar dedektörünün haber verme mesafesi dedektörün kalitesine, seyir halinde olduğunuz yolun viraj, tepe altı, tepe üzeri, ağaçlar, radar cihazının takılı olduğu polis aracının yola ve tespit etmek istediği araçlara olan konumu ve polisin radar cihazının sinyal gücüne bağlıdır. Polisin radar cihazının üzerinde güç ayarı vardır, bu güç ayarı yükseltildiğinde cihaz daha uzak mesafedeki araçların hızını ölçebilir ve dedektör tarafından daha erken farkedilebilir, polis cihazın gücünü kısarsa o zaman dedektör radar cihazına daha yaklaşınca uyarı verecektir. Dedektörün vereceği uyarı aynı zamanda polis aracında takılı olan radar cihazının marka ve modeline göre de değişiklik gösteriyor.

3) Polisin radar cihazı hızımı ne kadar mesafeden okuyabilir? Bu durum polisin radarı kurduğu yolun eğim, viraj gibi şartlarına bağlı olarak değişir. Aynı zamanda polisin radar cihazının takılı olduğu aracın sabit olmasına ve hareket halinde olmasına bağlı olarak da değişir. Hareket halinde yani radar gezici konumdayken tespit mesafesi ve hassasiyeti algılama yapacağı aracın kendisine doğru yaklaşan pozisyonda olmasıyla kendisiyle aynı yönde ilerlemesi durumuna bağlı olarak da farklılık gösterir. En uzak mesafeden en doğru ölçüm polisin radar cihazının size karşıdan bakacak şekilde sabit durduğu konumda gerçekleşir.

4) Polis aracında radar dedektörünü tespit eden cihaz var mı? Radar dedektörü polis tarafından uzaktan tespit edilir mi? Bu sorunun cevabı hem evet hamde hayır olarak verilebilir. Radar dedektörü cihazlarının içinde osilatör var. Polisin dedektör tespit cihazı ki aslında bu polisin kullandığı radar cihazının bir özelliğidir, radar dedektörünün içinde çalışan osilatörün çalışırken yaydığı zayıf sinyali tespit eder. Bu sayede de araçta radar dedektörü olduğunu anlar. Ancak radar dedektörünün içindeki osilatörün yaydığı sinyal çok zayıf olduğundan polisin radar cihazı sizin dedektörün sinyalini ona çok yaklaştığınızda yaklaşık 8 metre kadar mesafeden yakalayabiliyor. Bu nedenle yeni nesil dedektörlerin hemen hepsi radarı tespit ettikten sonra osilatörü kapatıyor ve dedektörün polisin radar cihazı tarafından tespit edilmesini önlüyor. Sizin dedektör radarı, yani polisin radar tespit cihazını onun sizi algılayacağı mesafeden çok daha önce yakalıyor, çünkü polisin radarının yaydığı sinyal gücü sizin dedektörünüzün osilatörünün yaydığı sinyalden çok daha güçlü.
Kısa ve net yeni nesil kaliteli dedektörlerin hiçbirini polis tespit edemez. Çin'de üretilen taklit ve uyduruk dedektörler hariç tabii ki.

5) Polisin radar cihazının hızımı tespit etmesini önleyen karıştırıcı yada dedektör var mı? Açık ve net yok! Çok eskiden X bandı kullanıldığı zaman tek tük vardı ama tüm dünyada kullanımı yasak olduğundan merdiven altı üretimdi. Ülkemizde dahil olmak üzere hemen hiçbiryerde artık X bandı kullanılmıyor. Günümüzde kullanılan K, Ka ve Ku bandı cihazların sinyalini karıştırarak hızınızın tespit edilmesini önleyen bir cihaz yok.

6) Hangi marka ve model dedektör? İnternette yurtdışında yapılan dedektör testlerini okuduğunuzda kafanız karışır. Çünkü o testlerin ve yorumların hemen hiçbiri bağımsız kuruluşlar ve kişiler tarafından yapılmamıştır. O testler aslında radar dedektörü üreticileri tarafından yada radar dedektörü pazarlaması yapanlar tarafından yapılmıştır. Bir testte en iyi çıkan dedektör bir diğer testte ortalamalarda çıkabilir. Şurası kesin ve net Çin'de üretilen ve Çin sitelerinde satılan dedektörleri almayın hiçbir işe yaramazlar. Hem devamlı yanlış alarm vererek sizi strese sokar, hem de polisin radar cihazı tarafından yakalanarak başınıza dert açar. Ülkemizde el altından satılan radar dedektörlerinin hemen hepsi Çin malı taklit cihazlardır. Bir radar dedektörü alırken Çin'de satışı olanlarla karşılaştırın ve Çin sitelerinde aynı cihazdan satılıyorsa almayın.

Buradan yada özel mesaj yoluyla dedektör marka ve model tavsiyesinde bulunmamı istemeyin, kesinlikle yanıtlamicam.
M
6 yıl
Isıtmayan kaloriferin sebebi tıkalı kalorifer peteği olabilir ucuz çözüm
Aracınızda ısıtmayan kaloriferin en başta gelen sebebi tıkanan kalorifer peteğidir. Kalorifer peteği tıkandığında aracın motoru tarafından ısıtılan sıcak su peteğin içinde gezemez ve aracınızın kaloriferi ısıtmaz. Tıkanmaya en büyük sebep araçta antifrizli su karışımı kullanmamak yada eksildiği için sürekli su tamamlanarak antifriz konsantrasyonu azalmış soğutma suyudur. Bu nedenle aracınızda mutlaka antifrizli su kullanın ve antifriz oranının %30'un altına düşmemesine dikkat edin.
Oto elektrikciler tıkanan kalorifer peteklerini 80 TL civarında bir rakama temizlemektedirler. Bazıları bir makinaya kireç çözücü kimyasal ekleyip kalorifer peteğine makinayı bağlayarak kimyasallı suyu kalorifer peteğinde dolaştırarak kireci temizlerken bazıları aşağıda anlatacağım yöntemi uygulamaktadırlar.

Tıkalı kalorifer peteğinin açılması:

Arabanın motor kaputu açtığınızda arabanın içine kalorifer sistemine giden 2 hortum göreceksiniz. Bunlardan biri kalorifer peteğine giriş, diğeri dönüştür. Yani sıcak su girer, peteği dolaşır ve çıkar tekrardan aracın radyatörüne gider.

Kalorifer ayarını en sıcak konuma alın. Aracın kalorifer peteğine giden iki hortumu sökün. O hortumlardan giriş kısmına söktüğünüz hortumla aynı kalınlıkta sanayiden 2 adet 50 cm hortum alın, 5 TL tutar en fazla, BİM'den 1 şişe Güldal kireç çözücü al 2 TL. 1 tane huni al 2 TL. Toplam 9 TL masrafın oldu. Yanınıza 10 litre su alın.

Aldığınız 50 cm hortumu kalorifer peteğinin girişinden söktüğünüz hortumun yerine takın. Diğerini dönüş kısmına takın. Sonra huniyi taktığınız hortumun ağzına oturtun. Kireç çözücüyü içinde hiç kireç tabakası olmayan çaydanlıkta ısıtın. Kaynamasına gerek yok, hafiften buharlaşmaya başlasın yeter. Buharı solumamaya dikkat edin. Isıttığınız kireç çözücüyü giriş kısmına takmış olduğunuz hortuma takılı huniden yavaşça dökün . Kireç çözücü kalorifer peteğinin giriş kısmından girecek ve içeride peteği tıkayan kireci sökerek çıkıştan çıkacaktır. Kireç çözücü çıkarken döküldüğü yere zarar vermemesi için çıkan sıvının olduğu tencere vs tutup suyu alın.
Tüm kireç çözücü bittikten sonra aynı huniden 10 lt soğuk suyu döküp peteğin içinde kalan kimyasalı temizledikten sonra söktüğünüz hortumları yerine takın. Aracı çalıştırıp ısınmasını bekleyin, motor soğutma sistemindeki havayı ventilini açarak alın ve BİTTİ.


Elektrikcinin 80 TL'ye yapacağı temizlik işlemi bundan ibaret.


Düzenleme yapmak şart oldu, ilk anlatımda buraya kadar yazmıştım ancak gelen sorular üzerine bir uyarı açıklaması ve bir de işlemin yapılışını gösteren video ekliyorum.


Acemiler için bir uyarı:

Aracın kalorifer sistemini temizlemek için aracın motor bölümünde kalorifer peteğine giriş ve çıkış yapan iki adet HORTUMU sökeceksiniz. Klimalı araçlarda hortumların yakınında iki tane de ALÜMİNYUM BORU vardır sakın onları sökmeyin! Alüminyum borularda sistemde gezen klima gazı vardır, sökerseniz aracınızdaki tüm klima gazını yanlışlıkla boşaltırsınız.


Yapılacak işlemi gösteren video:

https://www.youtube.com/watch?v=nIKy-RsEeW4

Videoda yapan girişten su vermiş, siz huniyle kireç çözücüyü sisteme verdikten sonra isterseniz huniden su döküp durulayın isterseniz videodaki gibi huniyi çıkarıp bahçe hortumunu bağlayarak sisteme su verip durulayın. Sisteme bahçe hortumundan su verirseniz suyun basıncını fazla açmayın, aşırı basınç radyatörün patlamasına neden olabilir.
M
10 yıl
Klima iç ünitesi su akıtıyor (iç ünite değişecekmiş)
Selamlar,

Evimde takılı Vestel DX-18 model klima çalıştırdıktan 20 dakika kadar sonra iç ünitenin drenaj tarafından ortasına kadar su akıtmaya başlıyor. Kendim drenajı hortumunu gözle kontrol ettim ordanda dışarı su akıyor. Yani nemden oluşan yoğuşmadan dolayı oluşan suyun bir kısmı drenajdan akıtılırken bir kısmı iç ünitenin hava üfleme kısmından içeri geliyor.
Yetkili servis çağırdım ve gelen eleman evaporatörün oraya klima çalışırken yarım şişe kadar su dökerek drenajın sağlı olup olmadığını kontrol etti. Döktüğü suyum tamamı drenajdan kolaylıkla dışarı atıldı ve iç ünitenin hava üfleme kısmından içeri su gelmedi. Bunun üzerine yetkili servis elemanı iç ünitede zamanla ısnıp soğumadan dolayı kırıklar ve çatlaklar oluştuğunu ve iç ünitenin komple yenilenmesi gerektiğini söyledi. Oda cidden epeyce bir para tutuyor. İç üniteyi değiştirmektense klimayı komple değiştirmek daha mantıklı görünüyor.
Servisin koyduğu teşhis bana nedense pek mantıklı gelmedi. Elemana iç ünitede eğer çatlaklar oluştuysa bunları yapıştırma yada slikonla halledilip edilemeyeceğini söylediğimde cevabı olumsuz oldu ve ünitenin komple yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Özel servis çağırıp birde onlara kontrol ettirmek istiyorum ama lütfen bana yardımcı olurmusunuz. Bu sorunun sebebi başka bir şey olabilir mi?
M
11 yıl
VINN 1.01 (eski) yazılım link
M
12 yıl
Şahin ve Kartal dizel
Türkiye'de 1985 yılında hükümet yakıta ödenen dövizden tasarruf etmek adına ticari taksileri dizelleştirmek için çeşitli kararlar aldı. O yıllarda yurt dışından motor ithalatı yapılamıyordu ve devlet dizelleştirme adına bazı firmalara motor ithal etme yetkisi verdi. Türkiye'ye ithal edilen motor markaları şunlardı ve adetleri şu şekildeydi:

1)Isuzu - 4091 adet
2)Audi - yaklaşık 1000 adet
3)Citroen - yaklaşık 400 adet
4)NSA - yaklaşık 400 adet
Yerli üretim:
1)BMC - Leyland

Motorların 1985 peşin fiyatları 1.500.000 TL civarındaydı. Bu yıllarda yeni bir şahinin fiyatı 2.200.000 TL civarındaydı. Motorun ne kadar büyük para olduğunu varın siz düşünün.

Taksiciler bu dizel motorlara direk hücum ettiysede sonuç tam bir hüsran oldu. Motorların marş motoru gibi donanımlar hariç 180 kg civarında gezinen kuru ağırlıkları araçların ön takımı için ciddi problem oldu. Ayrıca ithalatçı firmalar 2 yıl içinde motora ait 54 parçayı yerli üreteceklerine dair taahhütname vermişlerdi ancak gerçekleştiremediler, bunun neticesinde yukarıda yazdığım düşük toplam ithalat adetleri ve yedek parça ithalatı zorlukları nedeniyle motorlar takıldığı araçları ve araç sahiplerini perişan etti. Kilometrede 29 kuruş benzin yerine 12 kuruş motorin yakacağım diye yola çıkan taksici karaborsadan fahiş fiyatlarla bulunan (hatta karaborsada bile parça bulamadığı için ekmek teknesi günlerce yatan) yedek parçaya ve tamirciye çalışır oldu.

İşin balonu çok kısa sürede patladı ve bugün bile dizel motor hakkındaki dedikoduların başlamasını sağladı. 1986 yılının şubat ayında Renault 9 modelinin dizel versiyonunu çıkardıysada, ve başlarda güzel satış rakamları elde ettiysede, araç sonradan dizel motor takılan araçların kötü şöhretine yenik düştü.

1985 yılının başında yaşanan dizel furyasında ve kısa süre sonrasında dizel pazarına hiç bakmayan, bugün bile nedenini bilmediğim şekilde dizelin kötü şöhretinin doruğa ulaştığı yıllarda (dizeller takılalı 2 - 3 yıl olmuş ve parça sıkıntısı tavan yapmış ve millet dizel motorları söküp benziliye geçerken) Tofaş 1988 yılı mayıs ayından 1989 yılı sonuna kadar Şahin ve Kartal'ın dizel motorlu versiyonlarını üretmiştir.

Bugün hemen hiç kimsenin bilgi sahibi olmadığı olan kişilerinse nerdeyse bildiklerini unuttuğu bu araçlara ait reklam ve teknik veri bilgileriyle fiyat tablolarını aşağıya ekliyorum.


http://img691.imageshack.us/img691/183/sahind.jpg


06.01.1989 tarihi itibariyle fiyatlar:

http://img22.imageshack.us/img22/9133/tofas.jpg
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.