Uygulama ile Aç Kapat butonu
Kayıt
Arama butonu

Er
22 Ağustos 2022
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
448 (Bu ay: 3)
Gönderiler Hakkında
21 sa.
CANIM SIKILIYOR CANIM
Yaşar Plakyoutube
Kayahan - Canım sıkılıyor canım - Benim Şarkılarım, Vol. 2 / Siyah Işıklar © 1989 Yaşar Kekeva Plakçılık Şarkı Sözleri: Canım bana bırak bu gece gözlerini Aklımı alıp götürme bu gece Gözlerimde yaş yerine gözlerin olsun ne olursun dur gitme Canım sıkılıyor canım gözlerinle olmayınca Hani koyup gidiyorsun ya beni canım canım sıkılıyor Geceleri odam buz gibi sensiz uyku tutmuyor gözlerimi Canım bana bırak bu gece ellerini aklımı alıp götürme bu gece Ellerimde kadehler yerine ellerin olsun nolursun dur gitme Canım sıkılıyor canım ellerinle olmayınca Saçlarını okşamak kaybolmak gözlerinde Ellerimde hapsedip ellerini ve dudaklarında Güzel şeyler duymak istiyor canım Canım sıkılıyor canım gözlerinle olmayınca Canım sıkılıyor canım ellerinle olmayınca Canım sıkılıyor canım
https://www.youtube.com/watch?v=LN5ii5DWrXQ
2 ay
KÖYDEN İNDİM ŞEHİRE TEMALI OLAY ÖYKÜSÜ

Selamlar beyler bu sene 1 senelik mezun serüveninin ardından Ege Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümüne yerleşip doğup büyüdüğüm Yozgat’ın kıraç topraklarından çıkıp İzmir’e geldim. Kısa bir girizgahtan sonra bugün yaşadığım galiz olayı anlatmak isterim.


Bursların yatmasının akabinde ilk bursumu çekecek olmanın heyecanıyla gole sevinip saha kenarında depara kalkan Mourinho edasıyla (

https://twitter.com/btsportfootball/status/1369200774484463616

)  ATM’ye koştum. Hızla kartımı sokup sıcak paraya kavuşmak istiyordum. Son saniyelerde 1-0’ı tutmaya çalışan Anadolu takımı iştiyakı ve sabırsızlığı vardı üzerimde. KYK olsun diğer bazı özel burslar olsun hepsini toplu çekince elime öğrenci için fena sayılmayacak bir miktar geçti. Bu para ilk etapta beni şımartmıştı. İstediğim her şeyi fütursuzca, yarınlar yokmuşçasına alabileceğimi düşündüm. Bu büyünün de etkisiyle İzmir’e geldiğimden beri her adımda sağda solda gördüğüm kumruculardan birine girmeye karar verdim. Kumru kısa süre içinde benim için bir mit bir eşik haline gelmişti ve bugün o eşiği geçiyor belki de bambaşka bir hayata adım atıyordum.

Yoluma çıkan ilk kumrucuya giriverdim. Dükkanın içi küçüktü fakat yolun belli bir bölümünü de içine alan yarı açık alanla beraber orta ölçekli bir işletme kadar kapasiteye ulaşıyordu. İçeri girerken aklımdaki en mühim soru yanında ne içeceğimdi. Kumru henüz deneyimlememiş olsam da kafamda bizim oraların kebaplarıyla örtüşmüştü dolayısıyla ayran güvenli bir seçim gibi gözüküyordu. Dış tarafta boş iskemle ararken geçtiğim masalar arasında da yaptığım fizibilite çalışmaları ayran tercihimi doğruluyordu. Sipariş vermeden önce menüye bakmamıştım kararlı bir biçimde isteklerimi sıralayıp yoldan geçenleri seyre koyulmuştum. Bu ne büyük lükstü. her daim eco modda çalışan bilgisayarın bir anda yüksek performansa geçmesi gibiydi oturmayan hakir duran bir şeyler vardı en azından ben öyle hissediyordum.


Bu içsel çatışma kasadaki bozuk şiveli, kirli sakallı, orta yaşlı abiye uzattığım deniz mavisi yüzlüğün karşılığında sadece bir kuru yeşillik ve sanki gün boyu cebimde çangır çungur etsinler diye özellikle görevlendirilen 2-3 bozukluk alınca son buldu. Artık düşüncelerim daha rasyonel bir düzleme oturmuştu. Bu kumru vakası özüme dönüşümü hızlandırmış ve tatlı bir kaçamak olarak zihnimin ücra köşelerinde yerini almıştı. Kumruya gelince fena olmamakla beraber fiyat performans bakımından gereksiz bir mamul olduğunu söylemem yersiz olmaz sanırım. Kasada duran şekerlerden 2 adet alarak pasif agresif bir tavırla işletmenin yüksek fiyat politikasına olan tepkimi gösterdim. Her ne kadar anlaşılmasa hatta kirli sakallı abinin ‘yavaş be amkim’ minvalindeki sitemiyle karşılaşsa da yerinde bir tepki hatta sessiz bir başkaldırıydı.

Bu duruma açıkçası epey içerledim ve her orta direk aile tedrisatının genç dimağlara büyük bir ustalıkla nakış misali işlediği bunu evde yarı parasına yaparız mantalitesiyle düşünerek ‘yurtta bunun alasını çeyreğine yaparım’ dedim içimden. Hızla malzemeleri temin etmek üzere dükkanın çaprazındaki migrosa giriverdim. Bu da benim için eşsiz bir deneyim olacaktı zira köyde köyün bakkaliyesinden başka market görmemiştim. Kendimi yeniden patron hissetmeme ramak kalmıştı. Migros’un elitist büyüsü kanıma girmiş adeta her zerreme sirayet etmekteydi. Fakat aynı tuzağa tekrar düşmeye hiç niyetim yoktu Scofield kararlılığıyla hedefe yürüyordum ve bu doğrultuda her şeyi göze almıştım. Reyonları ivedi bir biçimde turladım ve sosis, kaşar, ekmek, salça vb. gerekli malzemeleri attım sepetin içine. Bir de 8’li tuvalet kağıdı aldım diğer elime. Aslında 32’lisi çok daha hesaplıya geliyordu ama bu yolun bir de dönüşü olduğundan dolayı ancak 8’liyi taşıyabilirim diye düşündüm.

 

Kasaya doğru yöneldim birkaç genç sırada beklemekteydi o sırada hemen arkalarına konuşlandım. Kasanın arkasındaki içki reyonu epey dikkat çekiciydi. Hele ki memleketinde bu tarz şeylere cüzzamlı muamelesi yapılan bir genç için. Kasada 20’li yaşlarının hemen başında olduğu davranışlarındaki ürkeklikten belli olan, hafif iyimser bir tavırla bakıldığında orta boylu, mazi kalbimde bir yaradır/bahtım saçlarımdan karadır mısraları sanki ona ithafen yazılmışçasına siyah saçlara sahip bir kız harıl harıl çalışıyordu. Önümdeki gençlerin fazla yükü yoktu işlerini hızlıca hallettiler ve sıra bana geldi. Sepeti kasaya boşaltmaya çalışırken kasiyer kız ‘beyefendi Money kartınız var mıydı’ diyerek sessizliği bozdu. Hayatımda ilk kez bana beyefendi denmişti büyükşehir hakikaten farklıydı. Yozgat’ta kaldığım süreç boyunca davar muamelesi görmeye bünyem o kadar alışmıştı ki bir an kendime bu hitabı yakıştıramadım bir an için çevreye göz attım. Daha sonra çark etti. Af buyur bacım o ney diyerek cehaletimi fazla dışa vurmak istemedim ve ‘he yok yok’ demekle yetindim ve eşyaları dizmeye devam ettim.

 

Malzemelerin hepsini kasadan geçirdikten sonra kasiyer kız 267 lira 75 kuruş dedi ve kart ya da para uzatmamı beklediğini hissettiren bir bakış attı. Pazarlık adettendir diyerek hafifçe eğilerek nakit ödesem kaç olur diye sordum. Şaşırmıştı fakat yüzüne şaşkınlıktan ziyade küçümseyen bir ifade takınarak ı’yı uzatarak ‘e aynı’ dedi. Yaşına göre sıkı pazarlıkçıydı kabul etmek gerekir. Cebimden 250 TL çıkararak kasiyere doğru uzattım ‘yeterli mi’ diye de ekledim. Ya beyefendi dalga mı geçiyorsunuz bunca insan bekliyor diyerek sitemini dile getirdi. Arkadan da insanlar la bakkal mı bura kardeşim hadisene tarzında homurdanıyordu. En arkadaki öğretmen emeklisi olduğunu tahmin ettiğim teyze de ‘Bu maraba takımı da her yerde artık vallahi pes’ diyerek hadsizce çıkıştı.

 

Oysa köyde Bakkal Cemil abi nakitle ödeme yapınca iyi fiyat kırar kredi kartının lafını yapan müşterilerin ise yüzüne bakmaz dolabın üstündeki 37 ekrandan akasya durağının eski bölümlerine kilitlenirdi. Hatta bir keresinde fiş almakla tehdit ettiğimde bana max hediye etmişliği bile olmuştu. Elindeki 5’lik banknotların sirkülasyondaki kıymetini çok iyi bilirdi hatta bir defasında yandaki berberin bozukluk eksikliğini gördüğünde 18 tane beşlik banknotu 100 tl ile takas ettiğine bile şahit olmuştum.

 

Artık bu mesele 3-5 kuruşun ötesine geçmişti hatta arkadaki kokona, ünlü sırp milliyetçisi misali bir fitili yakmıştı. Bu sırada tabi ki gürültüleri duyan şube müdürü de koşup geldi kasaya ve benimle iletişim kurmaya çalıştı fakat ben o raddeyi geçeli çok olmuştu. Hiç bu kadar hakir görülüp örselenmemiştim. İzzetinefsime dokundu açıkçası. İntikam duygusu gözümü bürümüştü aniden kasaya doğru yönelip elime bir rakı şişesi aldım. İşletmeden intikamımı onların en değerli en kıymetli eşyalarını tahrip ederek alacaktım. Kasiyer kız korkmaya başlamıştı. Kasayla benim önünü kapattığım içki reyonu arasında sıkışıp kalmıştı. Öyle bir geçer zaman ki evi yakan Mete misali delice bakıyordum elimdeki şişeyle etrafa. Müdür bir yandan elinde telefon polisi arıyordu. Ciddiyetimi belirtmek için şişeyi elimden bıraktım. Etraf cam kırıkları ve keskin bir anason kokusuyla kaplandı. Kasiyer kız can havliyle ağlıyordu. Meselem onunla değildi elimle uzaklaşmasını işaret ettim. Koşarak olayları izleyen heyecanlı kalabalığın arasına karıştı. Ahali onu teskin etmeye uğraşıyordu.

 

Maksadım esasında bir şişe kırıp tepkimi ortaya koyup oradan ayrılmaktı fakat yine güç zehirlenmesi yaşıyordum. 2 3 4 elime gelen rakı bira şişelerini kırıyordum ve kimse bir şey yapamıyordu. Kendimi yıl başında sirtaki oynayan Fedon gibi hissediyordum. Rengarenk viskiler şaraplar ahenkle çatır çatır kırılıyor kokular iç içe geçiyordu. Cam kesiklerinden dolayı kolumdan bacağımdan gelen kanları görünce ancak psikozdan çıkıp kendime gelebilmiştim. Fakat çok geçti 2 raftan fazla içkiyi tuz buz etmişti. Bağrış çığrışlar eşliğinde marketin çıkışına yöneldim. Herkesin gözünde korku vardı rahatlıkla sezilebiliyordu. Kapıdan çıktığımda beni 2 adet ekip otosu karşıladı. Daha sonra karakol ifade ve oldukça kabarık bir tazminat… Büyükşehirle tanışmam çok sert oldu gerçekten köyümü özledim. Kuşlar yerine sizlere malum olmuş oldu kısmet… 

3 ay
neden mobilde sınırsız internet yok

2023'e girmek üzereyiz ve hala kotayı aştın mı aşmadın mı derdi var. Hanelere 150-200tl bandında ssınırsız internet sağlanabilirken mobilde bunun olmamasının bir sebebi var mı?


özellikle evden ırakta kalan öğrencilerin işine aşırı yarayacak iyi bir atılım olmaz mı

3 ay
PANDEMİDE HYPE'LANAN HER ŞEYİN BİRER BİRER PATLAMASI

Yazilim sektoru,kriptolar, saglik malzemesi ureten sirketler vs.


Hepsi birer birer patliyor sizce sira kimde

3 ay
KAHVECİYE VERDİĞİM ÖLÜMCÜL AYAR

Okey taşlarının sesleri çay kaşığı seslerine karisiyor, 37 ekran tv'de halis karatas'i takip eden ganyanci dayilarin dillerinde yuva yapmis gun yuzu gormemis galiz kufurler Pötürgeliler kultur ve dayanisma derneginde yankilaniyordu.


22 yasimin son demlerinde universiteyi bitirme arifesindeyken staj is vs. kovalamam gerekirken mahallenin 50 yas ustu emekli dayilari ve ortaokul terk gencleri arasinda vakit olduruyordum. Insaat bolumu beni sarmamisti benim de fazla okumaya niyetim yoktu acikcasi. Ilk seneki derslerin yarisini ikinci sene alttan aldim. Ikinci senekileri de 3.sene alttan aliyim derken hala 3.sinif derslerini verememistim benle beraber baslayan arkadaslarim mezun olurken.


Okula sinavdan sinava ugruyor bir cok sinavda sorularin aynisini tekrar yazip cikiyordum. Hemen her gun okula diye cikip bu kahvede kah bataga kah okeye bazen de pokere oturuyordum. O gun de birbirinin kopyasi olan gunlerden biri gibiydi esasinda. Mahalleden arkadaslarla bataga oturmustuk.



Caylar oluk oluk akiyor, Kahveci Fadil ve bedavadan biraz daha fazla paraya calistirdigi sabi cay yetistirmekte zorlaniyordu. 3.el 4.el derken derli toplu bir el gelmiyor her turda guc bela 1er 2ser sayi toparliyordum fakat bu gidisle caylar bana kalicak gibiydi. Bir iki el daha bu durum boyle devam etti. Artik bir seyler yapmanin vaktinin geldigini vehatta gectigini sezebiliyordum.


7.elde sinek as kiz ve papaz bendeydi. yandan da sinek 2 ve 4 vardi. Ramiz dayi misali soyle bi arkama yaslandim. Bu el artik rustumuzu ispat etme vaktiydi. Konusmaya sagdan baslandi. Pas 5 6 derken sira bana geldi. Muhendis vasfimi kullanmamin tam zamaniydi. Hizla hesaba giristim 3er koz cektigimde egerki birinde 3ten fazla sinek yoksa 5 cepteydi. Kupa asi da bendeydi etti 6. Ama 7 kolay kolay cikmayacak gibiydi.


Simdi degilse ne zaman diyerek 7 diye cikistim. Karsimdaki lavuk enayi cayi diyerek bir kahkaha patlatti ve akabinde hopurdeterek bir firt cekiverdi icine.


Kozu soyleyip actim 3 karti arka arkaya. 3-3-2 seklinde koz alabilsem mukemmel olucakti fakat oyle olmadi karisdaki lavukta sinek 6 kaldi. Benim kozlardan biri ezme ihtimali hic iyi olmamisti. Aksi gibi tam da oyle oldu 7'yi tutturamadik. 2.dunya cikisi almanyasi gibi oldum kulaklarim kizardi. Yenilgiyi hazmetmekte zorluk cekiyordum. Hele ki soldaki lavuk Fadil abi bi soda diye bagirinca insicamimi yitirdim. o soda sisesiyle bebeye kolonoskopi yapma iştiyakı dayanilmaz boyutlara ulasti.


Fakat icimde kopan tum bu firtinalara ragmen magrur bir gulumsemeyle yetindim. Ama bu siniri de bir yerden atmam gerekiyordu. Elinde tepsiyle yaklasan fadil abiyi gorunce bir anda kontrolsuz sekilde cirkeflestim.


Masaya sodayi birakmak icin yaklastiginda Fadil abi dedim bir daha caylari icinde kasik varken doldurma dedim. Af buyur demekle yetindi. Esasinda iyi anlamisti demek istedigimi salaga yatmaya calismasi da ofkemi katmerledi. Metelige kursun attigim gunlerde kitlenen yaklasik 100tl'lik hesabin yarattigi aci ve sokun da etkisiyle ayaga firladim.


Bundan boyle bu caylari normal doldurucaksin kasigi da yaninda getireceksin namussuz herif. O kasigin yerine de cay koyucaksin diye cikistim. Bir rivayete gore bir daha kasigi bardagin icinde getirdigi gorursem bardaklari gtune sokarim diye de haykirmisim. Ama o kisimi hatirlamiyorum nedense.


Benim hatirladigim kisimda en son ne diyorsun ula gundi diyerek istakalara davranip kahvenin demirbaslariyla beni yaka paca kapi disari etmeleriydi. Kasimda acilma, dudagimda yarilma kolumda morarma gibi cesitli bulgular vardi ayilip eve vardigimda. Namussuzlar basima basima vurmustu.


Halbuki soyledigimde hakliydim. Kahvedekilerin de bana katilip bir dip dalgasi yaratmamiz gerekiyordu. Ne yapicagimi dusunmeye basladim. Fadil denen gobelin yanina bunu birakmak bana yakismazdi. para,genclik,itibar hepsi kaybolmustu fakat geriye kalan onurumu da kaybetmek agir olurdu.


Dun kargasadan mutevellit hesabi odemeden cikmistim. Her sey olurdu ama johan paranin uzerine yatti dedirtmek olmazdi. Ihtiyat akcesi misali sakladigim zuladan bir 100luk cekip aldim ve kahvenin yolunu tuttum. Fadil gobeli oradaydi aynen devam ediyordu tutturdugu yoldan. Girdim iceri selamun aleykum diyerek. Kafasini kaldirmadan aleykumselam diyen dayi kamarasi disinda kimseden ses cikmadi.


Fadil'a dogru ilerledim. Fadil abi dedim gencligime ver kusura bakma dun de hesabi unuttuk uzerimde kalmasin diyerek cebimden cikardigim yuzlugu acik gomleginin icine dogru yerlestirdim. Once birkac saniye uyanamadi donakaldi. Daha sonra lehce degistirip hsktr ordan pustinogli minvalinde kufurlerle beni kovalamaya basladi.


Kosarak ordan uzaklastim. Benzinin bembeyaz hali allah affetsin cok hosuma gitmisti ama yetmedi icim sogumadi. Hem dayak yiyip hem de ne olursa olsun 100tl kaybetmistim. Hammurabi misali dise dis kana kan gerekliydi. Eve gittim cerrahpasa kahve baskini videosunu done done izlemeye basladim. Ama kendim yapabilecegim bir sey degildi bu daha farkli bir fikir gerekti.


Yolunu unutmaya basladigim okulum aklima geldi. Atladim otobuse ve dtcf'nin yolunu tuttum. Tam tahmin ettigim gibi kantinde 15-20 kisilik bir grupla cay icen ekip tam kadro ordaydi. Beyler dedim selamun aleykum ocaktan abilere bi sey danismam gerekiyo bi goturuverin beni be dedim. Once yabanci oldugum icin bana bi bozuk baktilar ama hemen yanimdaki arkadasin kafasinin arkasini hafif elleyip 755 Aşkabat dememin ardindan grubun bana olan saygisi katmerlendi bir anda populer hale geldim.


Kardes dediler biz de birazdan gecicez ocaga gel sen de dediler. Oo dedim super. Neyse gittik ocaga caylar dagitildi gundem uzerine birkac hasbihal derken reis cayindan ufak yudum alirken sozu aldim.


Reis dedim bizim mahallede kahvede soyle soyle faaliyetler yapiyolar vallahi kanima dokunuyor ama cok kalabaliklar bunlara bir had bildirmek lazim.


Reis icin yavru kurtlar uzerindeki otoriteyi pekistirme firsatiydi. Hemen atildi. Nerde kardesim dedi boyle boyle adresi verdim.


Aradan bir iki gun gecmedi ki bir gurultuyle uyandim camdan hemen disari baktim. 20 kisiye yakin bir grup kahveyi tarumar ediyor fadil gobelini araya almis tokatliyorlardi. Zafer kazanmis komutan edasiyla yuzumu yikamaya dogru lavabonun yolunu tuttum...

3 ay
2024 TAYFANIN DEHŞET DÜZEYDE İYİ OLMASI

Istatistiki verilere dayanan cikarimim bu yonde.


2023 neslinin tam aksine 2024 yks tayfasinda muthis bir parilti var

3 ay
Muhammed540

Forumun sefiri


Mi?

4 ay
MF'DEN TM'YE/ TM'DEN MF'YE GEÇİŞ

Nasil oluyor beyler?


Yök'e mi basvuruyoruz yoksa osym'ye mi

4 ay
BARIŞ HOCA BİYOLOJİ

Beyler bugun olusan gundem uzerine merak ettigim icin konusunu aciyorum.


Baris hocanin anlatimini nasil buluyorsunuz

4 ay
perma ban yiyen hesabın konularını görme

beyler perma ban yiyip, her zerresi forumdan itinayla uzaklaştırılmış bir hesabın konularını nasıl görürüz?


şu internete yüklenen şey silinmez geyiğinden yola çıkarak bu konuyu açtım.


dh hackerleri göreve, ankaralı genç mühendisler bunu da yapamıcaksanız şapkanızı alın önünüze bazı şeyleri sorgulayın.


internet cafedeki bebeler bile 5dk'da halleder muhtemelen

DH Mobil uygulaması ile devam edin.
DH Uygulaması
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
DH App Store Uygulaması DH Google Play Store Uygulaması
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
DH Mobil Uygulaması
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle