Oldukça yüzeysel bir şekilde yeni bir tez ileri süreceğim. Sorular gelirse detaylandırırız.


Zaman nedir sorusuna cevap vermeden önce mekân yani uzay nedir sorusuna yanıt vereceğiz.


Mekân boyutları farklı yönlere hareket edilmesine olanak sağlayan boyutlardır. Örneğin yükseklik boyutu olmasaydı yukarı-aşağı yönde hareket edilemezdi.


Zaman boyutu ise mekân boyutları içinde hareket edilmesini sağlayan boyuttur. Çünkü her hareketin bir hızı olmak zorundadır. Yani zaman boyutu olmadan hareket mümkün değildir. Bir başka deyiş ile zamansız/zamana tabi olmayan hareket mümkün değildir.


Anahtar kelime: HAREKET.


Hâlböyleyken hareketin gerçekleşmesi en az 1 mekân boyutu ve en az 1 zaman boyutu şarttır.


Yani zamanın geçmişten geleceğe doğru akan bir boyut olduğunun düşünülmesi büyük bir yanılgıdır.


Toparlarsak: Zaman olmasaydı hareket edilemezdi ve bu bağlamda zaman veya zaman boyutu uzayda(mekân boyutları içinde) bir noktadan başka bir noktaya hareketin gerçekleşmesini sağlayan boyuttur.


Bunu anlayabilmek için şu soruya cevap arayabilirsiniz: A ve B noktaları uzayda herhangi iki noktayı temsil etmekte ve bu iki nokta arasındaki mesafe 100 km'dir. Zamanın olmadığını varsayalım. Bu durumda A noktasından B noktasına nasıl hareket edilir?


Devam edelim.


Planck Zamanı & Planck Mesafesi


Bu iki tanımlama evrendeki en küçük zaman birimi ve en kısa mekân birimine aittir. Fiziksel olarak evrende planck zamanından daha kısa bir zaman dilimi yoktur. Aynı şekilde planck uzunluğundan daha kısa bir mekân birimi yoktur.


Şöyle ifade edilmektedir: Işığın bir planck zamanında bir planck mesafesi katetmektedir. Veya ışık bir planck mesafesini bir planck zamanı içinde kateder.


Bu noktada anlaşılmayan gerçek ise şudur:


Sadece ışık değil evrende hareket hâlinde olan herşey ki evrende hareket hâlinde olmayan bir şey yoktur, bir planck zamanında bir planck mesafesi katetmektedir(?).


Çünkü bir planck zamanından ve bir planck uzunluğundan daha kısa bir zaman ve mekân birim yoktur. Bu da şu anlama gelmektedir: Evrende hareket hâlinde olan herşey ışık ile aynı hızda hareket etmektedir.


Fakat bu nasıl olabilir?


Evrende herşey farklı hızlarda hareket ediyor ve bu hızlar ışığın hızıyla kıyas kabul edilemeyecek düzeyde yavaşlar.


Bu noktaya kadar anlaşıldıysa ki kolay olmayacak, bu noktadan sonra ortaya şu gerçek çıkmakta:


Hareket eden maddeler veya nesneler(Tüm varlık: Yıldızlar, gezegenler, atom) değil onlara ait bilgilerdir(!).


Şimdi daha da kestirmeden sonuca gidicez...


Sicimler...


Bilindiği üzere evreni anlama noktasında bilimin geliştirdiği son kuram M kuramıdır. Bu kuram kapsamında evrendeki herşey bu sicim olarak isimlendirilen 1 boyutlu 'plank uzunluğunda' titreşen enerji tellerinden/iplikçiklerinden meydana gelmektedir.


Şu aşamada kuramdan başka bir alıntı yapmayacağım ki gerekte yok.


Bu noktada şu düşünceyi ileri sürelim:


Üç mekân boyutlu evrenin her noktasında bu sicimlerden var. Bu sicimler her planck zamanında bir titreşmekteler. Ve her titreştiklerinde taşıdıkları bilgiyi bir başka sicime aktarıyorlar. Ve bu bilgi transferi sırasında görünen(ve görünmeyen) evren meydana geliyor.


Eğer evrende hareket hâlinde olan herşeyin bir planck zamanında bir planck mesafesi katettiği anlaşılırsa bir üst paragrafta ileri sürdüğüm düşünce bir sonraki farkındalık seviyesi olacaktır.