MİNİ SÜRÜM

Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt
S

Haber Editörü
12 Şubat 2019
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
62 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
S
24 sa. önce
Pfizer/BioNTech aşısı ergenlik çağı için onay aldı



Bütün Dünya'yı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nde Pfizer-BioNTech aşısının 12 - 15 yaş arasındaki bireylere yapılabilmesi için ilk onay verildi. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi yani FDA, gelişmeyi "Kovid 19 salgını ile savaşta büyük bir adım" olarak nitelendiriyor.



Kurumun yöneticisi Doktor Janet Woodcock, bu onayla "normale dönüşe ve salgının sonuna biraz daha yaklaşıldığını" söyledi. Janet Woodcock yaptığı açıklamada, ailelere de seslenerek, onay sürecinde kurumun tüm değerlendirmeleri "titiz ve detaylı" bir şekilde gerçekleştirdiğinden şüphe duyulmamasını istedi.



Pfizer-BioNTech aşısının yaş kapsamını genişleten klinik araştırma 12 - 15 yaş arasındaki 2260 çocuk üzerinde yapıldı. Katılımcılara ya iki doz aşı ya da plasebo uygulandı. Araştırma sonucuna göre, plasebo uygulanan grupta 18 çocukta koronavirüs semptomları görülürken aşı yapılan grupta hiçbir vakaya rastlanmadı.



Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin verdiği onayın ardından aşı Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından da onaylanırsa, ergenlik çağındaki bireylerin aşılanmasına başlanabilecek.



 



Aşı şartları





New York ve Oregon'daki bazı büyük üniversiteler, yeniden sınıfta eğitim için, öğrencilere ve kadroya aşı şartı uygulamaya hazırlanan yüksek öğretim kuruluşları arasına katılıyor.



ABD Başkanı Joe Biden geçen hafta yaptığı açıklamada, ülkenin bağımsızlık günü kutlamalarının yapıldığı 4 Temmuz tarihine kadar tüm nüfusun % 70'ine en az bir doz aşı uygulama hedefinde olduklarını söyledi.



Ülkenin büyük bölümünde maske takma kuralları gevşetilirken, birçok eyalette ekonomik faaliyetler yeniden başladı ancak aşıya olan talebin azalmaya başlaması yetkilileri endişelendiriyor.



Ayrıca Bkz.Koronavirüs tedavisi için kullanılan hidroksiklorokin rehberden çıkartıldı



Wisconsin, Iowa, Connecticut, Güney Carolina, Kuzey Carolina ve Washington eyaletleri, federal devletten aşı talebini azalttı.



Yeni açıklamalar FDA'nin sitesinde duyuruldu.




Kaynak:https://www.fda.gov/news-events/press-announcements/coronavirus-covid-19-update-fda-authorizes-pfizer-biontech-covid-19-vaccine-emergency-use
Kaynak:https://www.fda.gov/emergency-preparedness-and-response/coronavirus-disease-2019-covid-19/pfizer-biontech-covid-19-vaccine
Kaynak:https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57067291
S
3 gün
Koronavirüs tedavisi için kullanılan hidroksiklorokin rehberden çıkartıldı



Bütün Dünya'yı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi devam ederken Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı koronavirüs tedavisi rehberinden hidroksiklorokin adlı ilacı çıkardı.



Rehberde Türkiye, Avrupa, ABD ve diğer ülkelerde daha önce başka hastalıkların tedavisi için ruhsatlandırılan hidroksiklorokin, favipiravir, remdesivir, lopinavir-ritonavir gibi ilaçların Kovid-19 tedavisinde önerildiği ve kullanıldığı hatırlatıldı.



Halen pek çok ülkede bu ilaçların farklı kombinasyonlarının kullanımına devam edildiği belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:



"İlerleyen süreçte bu ajanların yaygın kullanımıyla klinik sonuçlarının daha yaygın bir şekilde ortaya çıkması ve Kovid-19'daki etkinliğini değerlendiren randomize kontrollü klinik çalışmaların yayımlanmasıyla tedavi önerileri gözden geçirilerek güncellenmiştir. Ancak Kovid-19'a karşı etkili antiviral bulunması konusunda halen çok fazla sayıda klinik çalışma devam ettiğinden, bu çalışmaların sonuçları yakından izlenip virüsün geçirdiği mutasyonlar ve bu mutasyonların klinik bulgulara yansıması da takip edilerek tedavi rehberinde gerektiğinde tekrar güncellemeler yapılabilecektir."



Hidroksiklorokin





Bu kapsamda, rehberden Kovid-19 tedavisi için hidroksiklorokin ilacı önerisi çıkarıldı. Rehbere, Kovid-19 hastalarında bakteriyel koenfeksiyonun ( %3.5 oranında ) ( eşlik eden enfeksiyon ) düşük saptanması nedeniyle ampirik antibiyotik kullanımının önerilmediği ifadesi eklendi.



Ayrıca, rehberde hastanede yatan ağır zatürreli, 50 yaş ve komorbiditesi olan hastalarda favipiravir dozunun 2 kez 1800 miligram yüklemeyi takiben 2 kez 800 miligram toplam 10 gün olacak şekilde uygulanabileceği belirtildi.



Ayrıca Bkz.Mideden salgılanan Gastrokine-1 adlı protein obezitede etkili olabilir



Son olarak rehbere göre Favipavir'in 2x1600 mg yükleme, 2x600 mg idame dozu şeklinde verilebileceğini ekleyelim ancak her hasta ve klinik durum hastaya özgü olduğundan bu dozların hekim kontrolünde ve hekim önerisinde alınması gerektiğini, dozların ve tedavi sürelerinin değişkenlik gösterebileceğini ekleyelim.




Kaynak:https://covid19.saglik.gov.tr/TR-66926/eriskin-hasta-tedavisi.html
Kaynak:https://covid19.saglik.gov.tr/Eklenti/40719/0/covid-19rehberieriskinhastayonetimivetedavipdf.pdf
Kaynak:https://www.ntv.com.tr/turkiye/saglik-bakanligi-hidroksiklorokin-ilacinin-corona-virus-tedavisinde-kullanimini-durdurdu,-GxyWH_xDEi-SnN44jZOHA
S
3 gün
Mideden salgılanan Gastrokine-1 adlı protein obezitede etkili olabilir



Günümüzde endüstriyelleşen gıda sektörü, artan şehirleşme ve değişen tüketim alışkanlıkları sebebiyle obezite de oldukça artmış durumda. Şimdi ise Indiana University kurumu araştırmacıları mideden sekrete ( salgılanan ) edilen bir tür proteinin obeziteyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.



Obezite birçok açıdan risk teşkil etmesinin yanı sıra kanser, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar için de predispozan ( zemin hazırlayan ) faktörlerin başında geliyor.



Gastrokine-1





Bilim insanları yürüttükleri çalışmada Gastrokine-1 ( GKN 1 ) adı verilen proteine odaklandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde söz konusu proteinin mideden oldukça yüksek miktarlarda salgılandığı tespit edildi ve bilim insanları söz konusu proteinin bağırsak mikrobiyomunda önemli role sahip olabileceğini düşündü.



Araştırmacılar fare deneylerinde GKN 1 adlı proteini inhibe etti ve daha sonra farelerin kan şeker düzeyleri, insülin seviyeleri ve vücut yağları analiz edildi. Yapılan çalışmalar neticesinde denekler, yine aynı gıdalarla beslenen ancak protein akitivitesi baskılanmayan kontrol grubu fareleriyle mukayese edildi ve sonuçlara göre denek grubundaki farelerin daha düşük yağ yüzdelerine sahip olduğu tespit edildi.



Ayrıca Bkz.Yeni çalışmalara göre Pfizer-BioNTech aşısı çeşitli suşlara karşı oldukça etkili



Son olarak tüm farelerin deney neticesinde yağdan yüksek diyetle beslendiğini ve denek grubunun kilo alımının kontrol grubuna oranla daha az olduğunu ekleyelim yani diğer bir deyişle Gastrokine-1 aktivitesinin baskılanması obezite açısından olumlu sonuçlar verebilir.



Yeni araştırma Scientific Reports adlı dergide yayımlandı.



 




Kaynak:https://www.nature.com/articles/s41598-021-88928-8
Kaynak:https://medicine.iu.edu/news/2021/05/Your-stomach-may-be-the-secret-to-fighting-obesity
Kaynak:https://newatlas.com/medical/stomach-protein-regulate-obesity/
S
4 gün
Yeni çalışmalara göre Pfizer-BioNTech aşısı çeşitli suşlara karşı oldukça etkili



Bütün Dünya’yı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi devam ederken geliştirilen aşılarla ilgili bilimsel çalışmalar da hız kesmeden devam ediyor. Şimdi ise yapılan yeni çalışmalara göre Pfizer-BioNTech tarafından geliştirilen koronavirüs aşısı yaygın olarak görülen ve ağır enfeksiyonlara sebep olan 2 varyanta karşı da ‘’son derece’’ etkili.



Katar ve İsrail’de gerçek hastalar üzerinde yürütülen klinik deneylere göre söz konusu aşı; ilk olarak İngiltere’de tanımlanan B.1.1.7 ve ilk olarak Güney Afrika’da tanımlanan B.1.351 suşlarına karşı son derece etkili. İlgili aşının ağır pnömonileri ( zatürre ) ve ölümleri başarılı bir şekilde önlediği öne sürülüyor.



Pfizer-BioNTech





Daha önceden yapılan çalışmalar B.1.1.7 varyantının daha bulaşıcı ve ölümcül olduğuna yönelik çeşitli bulgular ortaya koymuştu ancak Pfizer-BioNTech tarafından geliştirilen aşının ilgili suşa karşı etkili olduğu belirtiliyor. Ayrıca daha önceden yapılan çalışmalar aşıların B.1.351 suşuna karşı daha az etkili olduğunu göstermişti.



New England Journal of Medicine adlı dergide yayımlanan yeni çalışmada Katar’ın ulusal koronavirüs veri bankası incelendi ve 200.000’i aşkın kişiyi içeren veriler analiz edildi.



Yürütülen çalışmalar neticesinde aşının B.1.1.7 suşuna karşı %87 ila 89.5 oranında etkili olduğu tespit edildi. Ayrıca yine aşının B.1.351 suşuna %72.1 ila 75 oranında etkili olduğunu belirtelim.



Ayrıca Bkz.BioNTech'in CEO'su Uğur Şahin'den açıklama : 6 ay boyunca muhafaza edilebilen aşı geliştiriliyor



Yine Lancet dergisinde yayımlanan başka bir araştırmada ise İsrail’de 230.000 kişiye ait veriler analiz edildi ve aşının B.1.1.7 suşuna %95 oranında etkili olduğu sonucuna varıldı.



Yeni araştırmaların bulguları New York Times gazetesinde yayımlandı.




Kaynak:https://www.nytimes.com/live/2021/05/05/world/covid-vaccine-coronavirus-cases
S
4 gün
Koronavirüs Hint varyantı ''endişe varyantı'' olarak nitelendirildi



Bütün Dünya’yı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi devam ederken Hindistan varyantı sebebiyle artan koronavirüs vakaları da çeşitli çevreler için endişe uyandırıyor. İngiltere’deki sağlık yetkilileri ise Hindistan varyasyonunu ‘’endişe varyantı’’ olarak nitelendirdi.



İlk olarak Hindistan’da ortaya çıkan ve İngiltere’ye de yayılan 3 Hindistan varyantından birisi olan B.1.617.2 varyantı için İngiltere’de bulunan Public Health England yani İngiliz Halk Sağlığı Kurumu ; en az Kent varyantı kadar bulaşıcı ifadelerini kullandı yani başka bir deyişle yeni varyant bulaşıcılık konusunda daha önce de haberlerimizde size aktardığımız Kent varyantına benzer düzeyde.



Vakalar





Londra ve Bolton kentleri ağırlıklı olmak üzere ilgili varyanta ilişkin vaka sayıları geçen haftadan bu yana 202’den 520’ye çıkmış durumda bulunuyor. ,



Durumun son derece titiz bir biçimde ele alındığını söyleyen Başkan Boris Johnson ise varyantla ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok dikkatli olmalıyız" ifadelerini kullandı. Johnson, Hindistan varyantı sebebiyle yapılan testlerin artırıldığını belirtti ve virüsün takibi konusunda ‘’son derece katı’’ olacaklarını açıkladı.



3 varyant





Söz konusu varyant bilim insanları tarafından incelenirken PHE tarafından yapılan açıklamalarda "Hindistan'da tespit edilen varyantlardan herhangi birinin, hastalığın daha ağır geçmesine neden olduğuna ya da uygulanan aşıların etkinliğini düşürdüğüne dair henüz yeterli bilgi bulunmamaktadır" ifadeleri kulanıldı.



Bilim isanları benzer genetik suşlarda bulunan B.1.617.1 ve B.1.617.3 ( iki varyanta da E484Q mutasyonu mevcut ancak B.1.617.2’de söz konusu mutasyon mevcut değil ) suşlarının ise şu an için ‘’endişe varyantı’’ olarak nitelendirmiyor ancak ilgili varyantlar halen daha inceleme altında bulunuyor.



Ayrıca Bkz.BioNTech'in CEO'su Uğur Şahin'den açıklama : 6 ay boyunca muhafaza edilebilen aşı geliştiriliyor



Son olarak bahsi geçen B.1.617.2 adlı varyant daha bulaşıcı olmasına karşın bilim insanları şu an için virüsün daha ölümcül olmadığı görüşünde. AstraZeneca ve Pfizer aşılarının ise söz konusu varyanta karşı etkili olduğuna yönelik erken araştırmaların bulguları ise yayımlanmış durumda ancak bu durumların doğrusunu gelecekte yapılacak olan ek çalışmalar ortaya koyacak.





 




Kaynak:https://www.dailymail.co.uk/news/article-9553691/Indian-Covid-strain-officially-concern-cases-DOUBLE-week.html
Kaynak:https://www.dw.com/tr/ingiltere-hint-varyant%C4%B1na-endi%C5%9Fe-varyant%C4%B1-dedi/a-57466263
S
geçen hafta
BioNTech'in CEO'su Uğur Şahin'den açıklama : 6 ay boyunca muhafaza edilebilen aşı geliştiriliyor



Pfizer ile birlikte koronavirüs aşısı geliştiren BioNTech’in kurucusu ve CEO’su Uğur Şahin, Financial Times’ın online konferans panelinde açıklamalarda bulundu.



Pfizer ile geliştirilen aşının aşırı soğukta saklanması gerektiğine dikkat çeken Şahin, “Sadece 2 ile 8 santigrat derecede buzdolabında 6 ay boyunca saklanabilecek koronavirüs aşısı geliştirmeye devam ediyor. Yakında bunun kullanım onayını almayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.



6 ay muhafaza





Şahin, “Bizim ilk formülasyonumuzda bu aşıların -80 santigrat derecede saklanması ve taşınması gerekiyordu. Fakat şu an formülü değiştirdik ve bu henüz onaylanmadı ama eğer onaylanırsa aşılarımızı 2 ile 8 derecede tam 6 ay boyunca saklayabileceğiz” ifadelerini kullandı. Ayrıca Uğur Şahin, 6 ay boyunca bu sıcaklık değerinde aşının etkisini yitirmeden saklanabileceğini öne sürdü.



Ayrıca Bkz.Yaygın kullanılan astım ilacı ağız kuruluğu tedavisinde kullanılabilir



Öte yandan aynı etkinlikte açıklamalarda bulunan Uğur Şahin, “Bizim ekiplerimiz aşının üretimini artırarak harika bir iş yaptı ve şu an 3 milyar doza doğru ulaşıyoruz. Çok fazla teknik sorun yaşamadığımız ve teslimat takviminde bir sıkıntı olmadığı için çok mutluyuz” şeklinde konuştu. Firmanın 2021 yılı için hedefi 2.5 milyar doz olarak belirlenmişti.




Kaynak:https://www.sozcu.com.tr/2021/dunya/ugur-sahin-mujdeyi-verdi-daha-uzun-sure-dayanan-corona-asisi-geliyor-6413004/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber
Kaynak:https://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-haberi-ugur-sahinden-mujdeli-haber-daha-uzun-sure-dayanan-kovid-19-asisi-yolda-41803654
S
geçen hafta
Yaygın kullanılan astım ilacı ağız kuruluğu tedavisinde kullanılabilir



Günlük yaşantımızda dehidrate ( susuz ) kaldığımızda veya çeşitli durumlarda ağız kuruluğu yaşanabiliyor. Bu durum her ne kadar fizyolojik olsa da bazı kişiler kronik ve patolojik olarak ağız kuruluğu yaşayabiliyor. Şimdi ise bilim insanları bu durumu iyileştirebilecek tedaviler üzerine yoğunlaştı.



Ağız kuruluğu çeşitli ilaçlardan, diyetlerden ve yaşlanmadan kaynaklanabiliyor ve bu durum diş ve ağız problemlerine yol açabiliyor. Ağız kuruluğu genelde tükürük bezlerinin inflamasyonunundan kaynaklanıyor.



 



İnflamasyon





University of South Alabama kurumu araştırmacıları akciğerdeki inflamasyonlar üzerinde çalışırken fosfodiesteraz 4 ( PDE 4 ) enzim aktivitesini inhibe eden ( baskılayan ) roflumilast adlı ilacın ağız kuruluğu tedavisinde de kullanılabileceğini keşfetti.



Fareler üzerinde deneylerini sürdüren ekip söz edilen ilacın salivasyonu yani tükrük salgılarını artırdığını ve tükrük bezlerindeki PDE4 inhibisyonunuyla otonomik sinir sisteminin bu olaya sebep olduğunu tespit etti.



Ayrıca Bkz.Yenidoğanların dışkı incelemesi alerji riskini belirleyebilir



Yapılan laboratuvar testlerinde kistik fibrozisli fareler üzerinde çalışıldı ve yapılan çalışmalar olumlu sonuç gösterdi. Bilim insanları insan deneylerine başlamayı hedefliyor.



Yeni araştırma Experimental Therapeutics adlı dergide yayımlandı.




Kaynak:https://experimentalbiology.org/
Kaynak:https://www.eurekalert.org/pub_releases/2021-04/eb-rup041621.php
Kaynak:https://newatlas.com/medical/pde4-inhibition-mouth-dryness/
S
2 hafta
Yenidoğanların dışkı incelemesi alerji riskini belirleyebilir



Gelişen teknoloji ile analiz yöntemleri tıp alanına yansımakla birlikte çeşitli hastalıkların önceden belirlenmesi ve önlenmesi mümkün olabiliyor. Şimdi ise Kanadalı araştırmacılar bebeklerin çıkarttığı ilk mekonyumun ( dışkı ) incelenmesi ile bebeklerin alerji yatkınlığının belirlenebileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar mikrobiyal aktivitenin yaşamın ilk yıllarında bağışıklık sisteminin gelişiminde oldukça önemli role sahip olduğunu düşünüyor.



Bebeklerin çıkarttığı ilk dışkı mekonyum olarak adlandırılıyor ve genelde intrauterin ( rahim içi ) yaşamda bebek tarafından yutulan materyallerin çıkartılması ile oluşuyor. Mekonyum içeriğinde bulunan maddeler sadece bebeğin gebelikte maruz kaldığı durumları değil aynı zamanda bebeğin bağırsak mikrobiyomunun oluşumu hakkında da çeşitli bilgiler sağlayabiliyor.



Alerji





Yeni araştırmada mekonyumda incelenecek olan çeşitli biyolojik belirteçlerin yaşamın ilk yılında gelişecek olan alerjiler hakkında öngörüde bulunabileceği fikri üzerine yoğunlaşıldı ve 100 yenidoğandan alınan mekonyumlar incelenerek bebekler 1 yaşına kadar alerjik duyarlılaşma açısından takip edildi.



Yapılan incelemeler makine öğrenimi ile kullanıldı ve sonuçlara göre yeni sistem %76 oranında doğru sonuç verdi yani diğer bir deyişle bebeklerde alerji gelişip gelişmeyeceği %76 doğrulukla belirlenebiliyor.



Ayrıca Bkz.Yeni tür ahtapot keşfedildi



Bebeklerin mikrobiyomları hakkında yapılan çalışmalar hızla devam etmekle birlikte bazı araştırmalar prematüre bebeklerin mikrobiyomlarının doğumdan sonraki gelişimde kilit role sahip olduğuna işaret ediyor.





Yeni araştırma Cell Reports Medicine adlı dergide yayımlandı.




Kaynak:https://www.eurekalert.org/pub_releases/2021-04/uobc-bfp042321.php
Kaynak:https://newatlas.com/health-wellbeing/meconium-first-stool-baby-allergy-risk/
S
3 hafta
Yeni tür ahtapot keşfedildi



 



Günümüzde biyoloji alanında yeni türler keşfedilmeye devam etmekle birlikte rutinde keşfedilen türün yeni tür olup olmadığını anlamak amacıyla organizma üzerinde çeşitli diseksiyonlar ( kesi ) yapılıyor ve böylece ilgili organizma inceleniyor.



Şimdi ise bilim insanları invaziv ( girişimsel ) olmayan bir şekilde MRI ve CT ( manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi ) yöntemlerinden yararlanarak yeni bir tür ahtapot keşfetti.



Ahtapot





Kuzey Pasifik Okyanusu’ndan yakalanan 30 cm uzunluğuna sahip ahtapot ne yazık ki yakalama girişimleri sonucunda öldü ve bilim insanları elde tek olan bu değerli türün yapısının bozulmadan incelenmesi için kolları sıvadı.



Bilim insanları ilk olarak MRI görüntüleme ile organizmanın iç organlarını ve çeşitli yumuşak dokularını görüntüledi ve daha sonra ilgili ahtapottan doku örnekleri alındı. Daha sonra ilgili ahtapot tomografi cihazları ile görüntülendi ve ahtapotun DNA sekansları analiz edildi.



Ayrıca Bkz.Haftalık insülin enjeksiyonu klinik deneylerde olumlu sonuç gösterdi



Yapılan incelemeler sonucunda yeni ahtapotun dumbo ahtapotlarına ait yeni bir tür olduğu tespit edildi. Yeni ahtapota Grimpoteuthis imperator adı verilmekle birlikte örneğe ait dijital veriler gelecekte MorphoBank adlı çevrimiçi platformda yer alabilir ve böylece araştırmacılar için erişebilir olabilir. Ahtapotla ilgili fotoğraflara galeriden erişebilirsiniz.





Yeni araştırma BMC Biology adlı dergide yayımlandı.




Kaynak:https://www.eurekalert.org/pub_releases/2021-04/bc-nso042121.php
Kaynak:https://www.uni-bonn.de/the-university
Kaynak:https://bmcbiol.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12915-021-01000-9
S
3 hafta
Haftalık insülin enjeksiyonu klinik deneylerde olumlu sonuç gösterdi



Dünya üzerinde milyonlarca insan diyabet için tedavi almakla birlikte birçok kişi de bu sebepten ötürü her gün insülin enjeksiyonu oluyor. Bilim insanları daha önceden haftalık olarak uygulanabilecek insülin enjeksiyonlarını duyurmuş ve söz konusu enjeksiyonlar faz deneylerine başlamıştı.



İcodec olarak adlandırılan ve yarı ömrü 196 saat olan insülin analoğu Novo Nordisk firması tarafından duyurulmuş ve Eylül 2020’de söz konusu ilacın faz 2 sonuçları yayımlanmıştı. Sonuçlara göre söz konusu ilaç tıpkı günlük uygulanan insülinler gibi kan şekerini regüle etmeyi başarmış ve tıpkı günlük uygulanan insülinin yan etkilerine benzer etkiler raporlanmıştı.



Icodec





Şimdi ise bilim insanları 7 farklı ülkeden tip 2 diyabeti olan 205 hastaya 23 hafta boyunca icodec adlı enjeksiyonu uyguladı ve denekler kontrol grubu ( günlük insülin kullanan grup ) da dahil olmak üzere 4 farklı gruba ayrıldı. Her gruba farklı tedavi algoritmaları uygulandı.



Yapılan çalışmalar sonucunda 3 grupta da ilacın etkili olduğu ve iyi tolere edildiği, bütün bunlara ek olarak ise ağır hipoglisemi ( kan şekerinin aşırı düşüklüğü ) tablosunun rastlanmadığı tespit edildi.



Ayrıca Bkz.Haftalık insülin enjeksiyonu faz 2 denemelerini başarıyla tamamladı



Yine benzer bir araştırmada 5 farklı ülkeden 154 katılımcı üzerinde çalışıldı ve sonuçlar yine ilk araştırmaya benzer biçimde yeni insülin preparatının etkili olduğunu ortaya koyuyor.



Şu anda söz konusu ilacın faz 3 klinik deneyleri devam ediyor. Yeni araştırma Diabetes Care adlı dergide yayımlandı.




Kaynak:https://care.diabetesjournals.org/content/early/2021/04/15/dc20-2877
Kaynak:https://www.utsouthwestern.edu/newsroom/articles/year-2021/once-a-week-insulin-treatment.html
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.