Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Er
28 Mart 2018
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
821 (Bu ay: 20)
Gönderiler Hakkında
3 hafta
DPDR + Anhedoni + Beyin Sisi
1 aydır sahip olduğum kombo. Kafayı yemek üzereyim. Zaman algım bitti gibi bir şey, yani şu geçen 1 ayı hatırlayamıyorum bile.

Kendimi gerçek hissetmiyorum. Sanki şu an rüyadaymışım gibi. Geçen gün kendimi uyandırmaya çalıştım ciddi bir şekilde.

Bir yandan da Anhedoni yani aktivitelerden zevk alamama durumu var ki en kötüsü de bu, ne yapsam zevk vermiyor, her şeyi yapmak için yapıyorum, en sevdiğim tüm şovlarını tekrar tekrar izlediğim komedyenin yeni şovunu izleyesim gelmiyor bile. Yemekler tatsızlaştı, libido zaten yok oldu. Dünyada cehennemi yaşıyorum.

Kısa süreli hafızam aşırı kötü durumda, yani ben bu postu yazdıktan sonra büyük ihtimalle hatırlamayacağım bile.

Her şey aynı. Ders çalışmak ile oyun oynamak arasında bir fark yok. Zevk vermiyor. Hayatın pek bir anlamı kalmadı benim için.

Beni psikolojik tespitlerim veya görüşlerim dolayısıyla tanımış olabilirsiniz. Konu açmak bana zevk veriyordu açıkçası, birilerinin sorununu çözmek veya sadece konu hakkında düşünmek bazen sinirlenmek.

Hepsi yok oldu. 1 ay önce panik atak tarzı bir durum yaşadım ve o günden sonra ben yok oldum. Açıklaması o kadar zor ki, yapmaya çalışmayacağım.

Kan idrar tahlilleri, beyin mrı, tiroid değerleri. Hiçbirinde sıkıntı yok. D vitamini düşük, o da normal diye düşünüyorum.

Yaşıyorum ama yaşamıyorum. Bakalım ne kadar dayanabileceğim.
geçen ay
Antidepresana başlamak, depresyon nasıl bir şey
Yıllardır süre gelen uyku sorunları, hayat motivasyonsuzluğu, pasif intihar düşünceleri 1 hafta önce kendini inanılmaz bir panik atakla dışarı attı. 1 haftadır yaşayan bir ölü gibiyim. Hayattan aldığım zevk tam anlamıyla 0'a indi, psikolojik acı çekmeye başladım ve hayatımda ilk defa bu sabah intihar planı düşündüm.

4 gündür selectra kullanıyordum, bugün tam 50 mg'ye başladım, öğle saatlerine doğru biraz daha iyi oldum. Şu an ise son 1 haftadır en iyi halimdeyim(hâlâ motivasyonu düşük ve kaygılı)

Antidepresanlara karşı bir bireydim ama yüksek derece depresyonu ve anhedoniyi yaşamak beni tamamen altüst etti ve o sırada bunu çözebilecek olan kafama mermi sıkmaksa yapmaya hazırdım.

Ben önceden depresyonda olduğumu düşünüyormuşum, ama gerçek depresyon çok başka bir olaymış.

Depresyon öyle üzüntü moral bozukluğu, film izlemekle geçebilecek bir şey değil. Anhedoniye bağladığınızda da tüm umudunuz kişiliğiniz yok oluyor. Kendinizi tek kurtuluşunuzun ölüm olduğu bir oyunda buluyorsunuz. Etrafınızdakiler size dışarı çık egzersiz yap diyor, bunlar sinirinizi bozuyor çünkü dışarı çıkma fikri bile size bir tırı iterek hareket ettirmek gibi geliyor.

İştahınız, ilgi alanlarınız, hafızanız, odaklanmanız, her şeyinizi unutun. İnsan olduğunuzu unutuyorsunuz. Sabahları uyanmak bir işkence çünkü tam uyuyamadınız bile. Depresyon çok ciddi bir sağlık sorunu.

Bu yüzden acıdan kurtulmak için ilaçlara başladım. Etkileri hemen hissedemedim ve acı çekmeye devam ediyordum. Bugün ise bir tık daha iyiyim.

Kimsenin depresyonu yaşamaması dileğiyle.
2 ay
Zorunda olma durumu ve küçük kararlar
Mesela şu an yapmam gereken şeyler var. İş bulmam lazım, hayatımı düzene sokmam lazım erken kalkmam lazım. Bunların hepsini biliyorum ama bir türlü bunları yapma moduna geçemiyorum.

Zorunda olma haline giremiyorum. Dürtülerimi ve kolay yolcu isteklerimi bastırmam gerekiyor ama bunları bastıramıyorum çünkü genelde "neden olmasın?" kafasıyla hareket ediyorum.

Mesela geceleri kahve içiyorum, bu yüzden sabaha kadar uyuyamıyorum, bu yüzden öğlen 3'te kalkıyorum, bu yüzden de hayatımın düzeni tamamen kayıyor uykusunu alamamış salak birine dönüşüyorum. Eğer o gece kahve içme konusunda kendimi durdurup içmeseydim tüm bu lanet olası sonuçlar yerine uykusunu almış ve belki de bu sayede olumlu bir zincirleme reaksiyon oluşturacaktım.

Her gün -1 şeklinde ilerliyorum, bu -1'ler bir gün toplana toplana -999 haline gelecek ve içinden çıkılması imkansız bir duruma gireceğim, sonuç ya kendimi öldürmem ile ya da bir şekilde zarar görmem ile sonuçlanacak.

Her gün kendim için verdiğim bu negatif kararların uzun zaman içinde ağzıma büyük sıçacağını biliyorum. O yüzden bir an önce bu küçük gibi gözüken dürtüsel kararlardan geri dönmem gerekiyor.

Bu (-) kararlarınızı siz de düşünüp bir yere yazabilirsiniz. Bunları (+) lar ile değiştirmemiz gerekiyor.

Bu küçük kararlarınızın uzun vadede ne kadar etkiye ulaştığının grafiği :
2 ay
Uyku sorunlarım, yaşayan bir ölü olmak
Bu hafta itibariyle akıl sağlığımı tehdit edecek düzeyde uyku sorunları yaşıyorum. Sabah saat 6'ya kadar uyuyamıyorum, 6'da uyuyup 2'de uyansam bile o 8 saat yetmiyor. Tüm günü %50 zeka kapasitesiyle geçiriyorum, hayatı deneyimleyemiyorum resmen. Mesela bir şey izleyeceğim, uykumu alıp beynimi düzeltebilsem o şeyden gerçekten zevk alacağım ama bu kafayla imkansız, o şeyi boşuna izlemiş gibi oluyorum, böyle olmasını da istemiyorum. Ama uyuyamıyorum da, salak gibi ortada kalmış durumdayım.

Kahveyi bırakmak bir seçenek gibi gözüküyor ama sanırım kafein yoksunluğu da uykusuzluk yaratıyormuş. Yani kahve içmesem de uyku sorunlarımın düzelmesi bir süre alıcak.

Şu an hayattan her şeyden nefret ediyorum. Aslında edemiyorum çünkü beynimin sağlığını yitirmeye yaklaşıyorum. Sanırım delirmeye başlıyorum.
2 ay
Bir kahve her şeyi mahvetti
Dün güzel bir gündü. Sabah kahvemi içmiştim, gün içerisinde dizi izleyip kendi kendime vakit geçirmiştim. Gece de dizi izliyordum, gece 1'di, biraz mental yorgunluk hissettim ve dedim ki, "bir kahve daha yapayım ya, bugün zaten bir kere içtim çok etkilemez uyurum" dedim. Aslında biliyordum uyuyamayacağımı ama keyifçi tarafım daha ağır bastı. Gittim kahveyi yaptım, içtim, kendimi iyi hissettim işte kahvenin verdiği his (kafein) ile.

Sonrasında biraz bilgisayarda takıldım, saat 3 buçuk gibi yatağa gittim. Uyumaya hazırdım, ama uyuyamıyordum çünkü damarlarımda kafein geziyordu, gözlerimi kapatamıyordum, kendimi mental olarak yorgun hissetmeme rağmen olduğum yerde duramıyordum sanki. Uyuyamayacağımı anladım, kabullendim ve aklımda senaryoları hesapladım ve hepsi boka sarıyordu, yarının uykumu alamayışımla mahvolacağını biliyordum ve öyle de oldu.

Saat 5 buçuk gibi bir şekilde dalmışım uykuya, saat 10 gibi evdeki seslerden dolayı uyandım. Bir de kafeinin şöyle bir etkisi var, uykunuzu gerçekten aldığınız kısmı erteliyor, yani normalde 3.saatte derin uykuya geçeceksiniz, ama eğer kanınızda kafein geziniyorsa bu 6-7. saatte gerçekleşiyor. Yani 4-5 saat uyumuş olsanız bile uykunun önemli kısmını ertelediğiniz için uykunuzu alamamış oluyorsunuz. Ben de uyuduğum 4 saatten hiçbir kalite alamadım, çünkü uykumun mental fonksiyonlarım için gerekli kısmını almamıştım.

Ardından hiç uyuyamadım, çünkü evde sürekli ses vardı. Uyuyamadığım için de bir nevi zombiydim, uyumaya çalıştım olmadı, tüm günü bir zombi gibi geçirdim, sanki hayattayım ama aynı zamanda değilim gibi. Ne izlediğimden ne yediğimden hiçbir şeyden keyif alamadım. Tüm gün mahvoldu, bu his gerçekten berbat.

Eğer o kahveyi içmeseydim, bugün uykumu almış bir biçimde hayatıma odaklanabilecektim. Hayatımdan bir gün çöpe gitmeyecekti. Bunu can yakıcı bir gün olarak hatırlanmayacak hatta belki de dünün güzel gidişatıyla bugün daha da güzel bir gün olacaktı. Ama hepsi mahvoldu, bir kahve yüzünden.

Aslında o kahveyi içtiğim an tüm bunların olabileceğini biliyordum, ama kendimi durdurmadım ve her şeyin bir kez daha kaosa sürüklenmesine izin verdim. O kahve, hayatımdan bir gün çaldı.

Size tavsiyem, bir şeyleri yaparken bunun sonuçlarını düşünün, kendinize bu sonuçlardan hoşlanıp hoşlanmayacağınızı kanıtlayın ve ona göre davranın, verdiğiniz kararın sonuçları kesinlikle oluyor. Benim gibi kaosa sebebiyet verme alışkanlığınız varsa, buna alışmış benliğinize dikkat edin, seçimi kim yapıyor, kontrolsüz dürtüsel ve kaos bağımlısı sen mi? Yoksa ilgi gösterilmiş, sebepleri anlatılmış, sakin olan ve kendini daha iyi olmak için dizginleyen sen mi?

Deneyimimi paylaşmak ve bu yolla psikolojik bir noktaya değinmek istedim, okuduğunuz için teşekkür ederim.
2 ay
Ödül Sistemi Denklemi
Beyniniz üzerinde 180 derece değişim sağlayamayacak olsanız bile en azından ödül sisteminize dikkat ederek bile gözlemlenebilir değişimlere neden olabilirsiniz. Bu değişimleri görmek gereksiz ödüllerinizden çok daha mutlu edecek sizi eminim.

Ödül her zaman vardır, bir sınava çok çalışıp istediğin puanı alarak da o mutluluğa ulaşabilirsin, porno izleyerek kolay yoldan da mutlu olabilirsin. Ama biliyorsun ki kolay yoldan ulaştığın mutluluk geçicidir ve zamana yaydığımızda uzun vadede daha mutlu olamazsın, hatta o kolay hazdan sonra beynin durumu dengelemek için bir süre de aşırı mutsuz motivasyonsuz duruma geçecektir.

Yani denklem Mutluluk = Sıkıntı şeklindedir.

Şimdi uzun vadeli yolu seçtiğinde sıkıntıya çabaya girmiş olursun yani diyelim ki bugün 3 saat ders çalıştın. Denklemin sağ tarafına +3 eklemiş oldun. Denklemin iki tarafı da eşit olmak zorundadır. Yani 3 saatlik sıkıntının ardından seni mutluluk bekliyor.

Mutluluk + 3 = Sıkıntı + 3

Peki diyelim ki instant gratification yani anlık haz yolunu seçtin. Gittin şekerli bir şeyler yedin, veya porno izledin. Şimdi Mutluluk katmanına +20 yazmış oldun. Fakat denklemde iki taraf da eşit olmak zorunda. Yani mutlu olduğun kadar sıkıntı çekeceksin şimdi.

Mutluluk + 20 = Sıkıntı + 20

İlk önce hangisini seçersen sonra diğeri geliyor. İlk önce mutlu olcam dersen sonra bunun sıkıntısını, depresyonunu, problemlerini çekiceksin. Ama yok ben sıkıntıya girmek çalışmak çabalamak istiyorum dersen de bunları yaptıktan sonra mutlu olacaksın.

Şöyle bir parantez de açayım, sıkıntı katmanına ekleme yapmak zordur, yani öyle +20 eklemek filan aşırı zordur, haftalarca çalış mesela anca +20 +25 ekleyebilirsin. Fakat günümüz modern hayatında mutluluk katmanına ekleme yapmak aşırı kolaydır, dünyaların mutluluğuna hemencecik ulaşabilirsin, milyonlarca pornografik içerik, şekerli gıdalar, psikoaktif maddeler. Bunları kullandığın anda iki üç dakika içerisinde mutluluk katmanına +40 50 eklersin. O zaman da aynı şekilde sıkıntı katmanına aniden +50 eklemiş olursun, uyuşturucu yoksunluğu budur işte ve dünyanın en kötü hissi olmasının sebebi de budur.

Denkleminize dikkat ediniz, okuduğunuz için teşekkür ederim.
2 ay
Epsilonun her konusunda kendimi bulmam
Belirtmek istediğim bir şeydir.

Bu adamın tespitlerinde kendine has bir gerçekçilik var ve bu benim hayata bakış açımla uyuşuyor.

Konularını kimsenin anlamadığını düşünme, seni anlayan az da olsa bir kesim var. Seviliyorsun.
3 ay
Bir şeylere ilgi nasıl duyulur?
Biraz garip bir soru ama sıkıntımı açıklar nitelikte. Hayatımda ilgi duyduğum pek bir şey yok. Bu da sürekli bir boşluk yaratıyor ve doldurmaya çalışırken başarısız oluyorum sanki.

Bir makaleyi okurken zevk almak, bir oyunu oynarken hikayesine kapılmak, bir belgesel izlerken gözlerini detaylardan ayıramamak. Bunları yaşamayı o kadar çok istiyorum ki.

Bir diziyi izlerken tamamen her detayına ilgi duyup hazmetmek, bir kitabı okurken içinde kaybolmak ve zaman algısını yitirmek istiyorum.

Sihirli bir yöntem filan aramıyorum tabii ki, öyle bir şey olmadığını biliyorum.
3 ay
[Daha iyiyim teşekkürler]
Daha iyiyim teşekkürler, düşünceleriniz kendime gelmemi sağladı.
3 ay
After Life yeni sezon geliyor.
Mizah kralı, dünyada birkaç yaşama sebebinden biri olan Ricky Gervais'in de duyurduğu üzere After Life yeni sezon geliyor.

After Life, bir komedi-drama dizisi, karısını kanserden kaybetmiş bir adamın hayata karşı tüm hevesini kaybetmesi ve yaşamakta artık bir anlam görememesini konu alıyor. Tabii bunları aktarırken aynı zamanda mükemmel kara mizahıyla güldürüyor bizi bu dizi. Hüznün, komedinin ve gerçekçiliğin karışımı adeta.

Dizinin ilk 2 sezonu 2019 ve 2020 yıllarında yayınlandı. Şimdi ise dizi son sezonuyla yakında dönüyor. Kendinizi bir süreliğine bu diziye bırakın ve hissedin.

https://twitter.com/rickygervais/status/1453777250105581574?t=kX47wxQMJDPUgskTn0vNJg&s=19
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.