Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yarbay
01 Ekim 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
7 üye
Görüntülenme (?)
440 (Bu ay: 11)
Gönderiler Hakkında
dün
Rusya seçimleri: Putin'in partisi yüzde 50 ile parlamentoda çoğunluğu kazandı
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/65/90/8a/65908ac3f151dc207219e72222a63ff9.png&t=0&width=480&text=1

Rusya'da üç gün süren parlamento seçimlerinin ardından oy sayımı tamamlanmak üzere.


Rusya'daki seçimin ardından oyların yüzde 99'dan fazlası sayıldı. Putin'in partisi Birleşik Rusya parlamentoda çoğunluğu kazandı.


Oyların neredeyse yüzde 50'sini alan Birleşik Rusya, hile ve usulsüzlük haberlerine rağmen kazandığını ilan etti. Bu zafer, Duma'daki 450 sandalyenin üçte ikisinden fazlasını kazandığı anlamına geliyor. Parti 2016'daki seçimde oyların yüzde 54'ünü almıştı.


Seçim komisyonuna göre Birleşik Rusya'nın en yakın rakibi Komünist Parti de oyların yüzde 19'unu aldı. Genel olarak Putin'in politikalarına destek veren parti, bir önceki seçime göre oylarını yüzde 6 oranında artırdı.


Rusya Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, kesin sonuçların Cuma günü açıklanacağını duyurdu.


Seçimlerle ilgili baskı ve hile iddiaları ise seçim gündemine damga vurdu. Kremlin'in en sert muhalifleri ve eleştirel yaklaşan siyasetçilerin seçimde yarışması yasaklandı. Zorla oy kullanma ve sandıklara toplu oy atmalara dair ülkenin çeşitli yerlerinden haberler de geliyor.


Seçim komisyonu ise bu iddiaları reddediyor.


Adaylar, Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'nın 450 sandalyesi için yarışıyor. Toplam 14 siyasi parti seçimlere girdi.


'Açık bir zafer kazandık'


Pazar akşam saatlerinde sandıkların kapanmasından birkaç saat sonra Birleşik Rusya, zaferini ilan etti.


Partinin üst düzey isimlerinden Andrey Turchak, devlet televizyonunun yayını sırasında Moskova'daki destekçilerinin önüne çıkarak "açık ve dürüst bir zafer kazandıklarını" duyurdu ve kalabalığı tebrik etti.


Putin'in partisi her ne kadar çoğunluğu kolaylıkla almış gibi görünse de, bir önceki seçime göre destekçilerinin bir kısmını kaybetmiş durumda.


Komünist Parti'nin oyları ise yüzde 8 oranında arttı.


Hayat standartlarının düşmesi ve önce zehirlenen ardından hapse atılan Aleksey Navalni'nin yolsuzluk iddialarının toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulması, Putin'in partisinin seçmenini etkilemiş görünüyor.


Ancak hâlâ Batı'ya karşı ülkesini savunduğunu ve ulusal gururu koruduğunu düşünen birçok Rus, Putin'in arkasında durmaya devam ediyor.


BBC Moskova Muhabiri Steve Rosenberg'in analizi:


Rusya'nın seçim maratonu sona erdi. Ancak daha ilk oy atılmadan önce, bunun pek de adil bir seçim olmadığı görülebiliyordu.


Eleştiriilerini yüksek sesle dile getiren birçok muhalif siyasetçinin seçimlere katılması yasaklandı. Bunların başında da, Aleksey Navalni'nin destekçileri geliyor.


Koronavirüs salgını, seçimlerin üç güne yayılmasının sebebi olarak gösterilse de birçok analist, süresi uzatılan sandıkların şeffaflıktan uzak olduğunu ve istismar edilmesinin daha kolay olduğunu söylüyor.


Rusya'nın birçok yerinden seçim sandıklarında hile yapıldığına dair haberler de geliyor.


Ancak seçim komisyonu başkanı, bu eleştirilerin "Yurt dışından finanse edilen planlı bir kampanyanın ürünü olduğunu" savunuyor. Bu da gelecek günlerin habercisi: Moskova, herhangi bir uluslararası eleştiriye, Rusya'yı küçük düşürmek isteyen yabancıların komplosu olarak değerlendirerek tepki verecek.


Bu seçimde bazı şehirlerde elektronik oy kullanma işlemi de yapıldı.


1993'ten bu yana ilk kez, Rus yetkililerin kısıtlamaları sebebiyle Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan hiçbir gözlemci katılmadı.


Pazar gecesi, bağımsız oy gözlem kuruluşu Golos (Rusya bu kuruluşu da yabancı ajan olarak değerlendiriyor) 4.500'in üzerinde hile bildirimi geldiğini duyurdu.


Rusya İçişleri Bakanlığı ise "hiçbir ciddi kural ihlâlinin kayda geçmediğini" açıkladı.


Seçimler boyunca oy kullanma merkezlerinin önünde uzun kuyruklar oluştu. Kremlin Sözcüsü, bu kuyrukların insanların oy kullanmaya zorlanması sebebiyle oluştuğu iddialarını reddetti.


Ukrayna'nın doğusunda, Rus yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki bölgelerden de Rusya vatandaşlığı olanlar, otobüslerle seçim merkezlerine taşındı.


https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-58620792

dün
Kanada’da genel seçimlerin galibi Başbakan Trudeau oldu

Kanada'da dün yapılan erken genel seçimlerde, Justin Trudeau liderliğindeki Liberal Parti birinci oldu.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/e9/ef/cb/e9efcb85cff5aef50201b91098ac2048.png&t=0&width=480&text=1


Kanada Seçim Kurulunun resmi internet sitesinden yayınlanan ve resmi olmayan sonuçlara göre iktidardaki Liberal Parti, geçerli oyların yüzde 31,7'sini aldı.


Bu oy oranı ile Kanada Federal Parlamentosundaki 308 sandalyeden 156'sını kazanan Başbakan Trudeau'nun partisi, tek başına iktidar olmak için gereken 170 milletvekilliğini kazanamadı.


Ana muhalefetteki Muhafazakar Parti ise oyların yüzde 34,1'ini almasına rağmen, seçim sistemi nedeniyle toplam 121 milletvekili çıkarabildi.


Seçimlerde, Quebec Bloğu Partisi yüzde 8,2 oy (32 milletvekilli), Yeni Demokrat Parti yüzde 17,6 oy (27 milletvekili) ve Yeşil Parti de yüzde 2,2 oy (2 milletvekili) aldı.


Kanada genelindeki seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre, 27 milyon 366 bin 297 seçmenden toplam 12 milyon 492 bin 213 kişi oy kullandı. Bu sonuçla seçimlere katılma oranı da yüzde 45,65 oldu.


Seçimler için ülke genelinde açılan 20 binden fazla seçim merkezinde, 105 bin 140 sandıkta oy kullanıldı.


Trudeau, seçimlerin ardından yaptığı açıklamada "Kanada'yı Kovid-19 salgınından kurtarmak ve gelecekteki daha parlak günler için bizi görevlendiriyorsunuz. Bu gece gördüğümüz şey, milyonlarca Kanadalının ilerici bir plan seçtiğidir." ifadesini kullandı.


Liberal Parti'nin başka partinin desteğine ihtiyacı var


Trudeau'nun liderliğindeki Liberal Parti, seçimleri kazanmasına rağmen azınlık hükümeti kurmak için başka bir partinin desteğine ihtiyaç duyacak.


2015'ten beri iktidarda olan 49 yaşındaki Trudeau, ağustosta hükümetinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına yönelik politikasına verilen desteği arkasına alarak erken seçime gitme kararı almıştı.


Muhalefet ise, Trudeau'yu kendi hırsı için belirlenen tarihten 2 yıl önce gereksiz bir erken seçime gitmekle suçlamıştı.


Montreal'deki McGill Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü Daniel Beland, Trudeau'nun oynadığı kumarı kaybettiğini ifade ederek, seçim sonuçlarının onun için "acı bir zafer" olduğu değerlendirmesinde bulundu.


Koalisyon hükümetlerinin genel olarak kurulmadığı Kanada'da partiler ya mutlak çoğunluğu sağlayarak veya azınlık hükümeti kurarak ülkeyi yönetiyor. Kanada'nın en son Birinci Dünya Savaşı sırasında 1917'de bir koalisyon hükümeti olmuştu.


Kanada Halk Partisi Lideri seçilemedi


Bu arada Kanada Halk Partisi Lideri Maxime Bernier, memleketi olan Quebec eyaletinin Beauce kentinde yeterli oy alamadı.


Aşırı sağcı bir politika izleyen Bernier, bir önceki seçimlerde de parlamentoya girememişti.


Seçimlerde parlamentoya giremeyen bir başka parti lideri de Toronto Merkez seçim bölgesinden aday olan Yeşiller Partisi'nin lideri Annamie Paul oldu.


https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kanada-da-genel-secimlerin-galibi-basbakan-trudeau-oldu/2370136

dün
Lübnan'da yeni hükümet güvenoyu aldı

Lübnan'da 10 Eylül'de kurulan Mikati liderliğindeki yeni hükümet Meclis'ten güvenoyu aldı.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/28/81/4d/28814d2b6c6e1a5fe5d0bc77d81db7bc.png&t=0&width=480&text=1


Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Necib Mikati başbakanlığında kurulan 24 üyeli kabinenin hazırladığı eylem planını görüşme ve güven oylaması için parlamentoyu topladı.


Başbakan Mikati, kabinesinin geçen hafta onayladığı eylem planını Meclis'e sunarak, kabinesini "kurtarma hükümeti" olarak tanıttı.


Ülkeyi kurtarma ve vatandaşı günlük hayatında yaşadığı zorluklara karşı korumanın yanı sıra göçün önüne geçmeyi hedeflediklerini dile getiren Mikati, "Hükümet, hem içerde hem de dışarıdan Lübnan kurumlarına yönelik güveni geri kazanmaya çalışacak ve çöküşü durdurarak kalkınma sürecini başlatacak." dedi.


Hükümetin 2022 yılının bütçesini mali birtakım reformlarla hazırlayacağına işaret eden Mikati, Maliye Bakanlığı'nın yapacağı çalışmalarla kamu çalışanlarının maaşlarını iyileştirmeye çalışacaklarına da dikkati çekti.


Güvenoyu aldıktan sonra kısa ve orta vadeli bir kurtarma programına dayalı planlama desteği için Uluslararası Para Fonu (IMF) ile müzakereleri başlatacaklarını dile getiren Mikati, Lübnan'ın deniz sınırlarını korumak amacıyla da müzakerelere gideceklerini belirtti.


Lübnan'daki Filistinli mültecilerin topraklarına geri dönme hakkına bağlı kalacakları ve Lübnan vatandaşlığının verilmeyeceğinin aktaran Mikati, ülkedeki Suriyeli mültecilerin vatanlarına geri gitmeleri için çalışmalarını sürdüreceklerini ve mülteci yüküne karşı uluslararası toplumun katkılarını talep edeceklerini dile getirdi.


Lübnan'ın Arap ülkeleri ile ilişkilerini güçlendirmeye odaklanacaklarını belirten Mikati, aynı zamanda Arapları da bu zor dönemde Lübnanlıların yanında durmaya çağıracaklarını kaydetti.


Genel seçimleri zamanında yapmaya bağlı kalacaklarını söyleyen Başbakan Mikati, Beyrut Limanı'ndaki patlamayla ilgili soruşturmayı tamamlamaya önem verdiklerini aktardı.


Mikati hükümeti, Meclis'teki oylama oturumuna katılan 100 milletvekiliden 85'inin evet oyuyla güvenoyunu aldı.


Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından kırılgan bir yapıya sahip Lübnan'da 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik kriz yaşanıyor.


Beyrut Limanı'nda Ağustos 2020'de meydana gelen büyük patlama, Lübnan'daki ekonomik sıkıntıları artırdı ve yeni bir hükümet krizi doğurdu.


Patlama sonrası gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos 2020'de istifa etmek zorunda kalan Hassan Diyab hükümetinden sonra siyasi gruplar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle yeni hükümeti kurma süreci 13 ay aldı.


https://www.aa.com.tr/tr/dunya/lubnanda-yeni-hukumet-guvenoyu-aldi/2369957

dün
Norveç'teki genel seçimleri sol blok kazandı
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/a9/ee/95/a9ee95ecbb14fd5934ada18196a67ab8.png&t=0&width=480&text=1


Norveç'te yapılan genel seçimleri İşçi Partisi lideri Jonas Gahr Stoere önderliğindeki sol blok kazandı.


EU Observer'daki habere göre, ülkede dün yapılan seçimlerde sol blok, 8 yıldır iktidarda olan Başbakan Erna Solberg başkanlığındaki merkez sağ koalisyonunu yenilgiye uğrattı.


Ülkede 3 milyon 880 bin seçmenin sandık başına gittiği seçimlerde oy kullanma işlemi dün yerel saatle 20.00'de (TSİ 21.00) sona erdi.


Kesin olmayan sonuçlara göre sol muhalefet partilerinin 169 sandalyeli parlamentoda 100 koltuk kazanacağı öngörülüyor.


Seçimlerin ardından Solberg, İşçi Partisi lideri ve ülkenin bir sonraki başbakanı olması beklenen Jonas Gahr Stoere'yi arayarak tebrik etti.


Stoere, yaptığı zafer konuşmasında, Norveçlilerin büyük çoğunluğunun hükümet değişikliği yönünde oy kullandığını belirterek, "Bekledik, umut ettik ve çok sıkı çalıştık. Artık söyleyebiliriz; başardık!" dedi.


Norveç'in yeni bir hükümet ve yeni bir rotaya sahip olmasını sağlayacaklarını dile getiren Stoere, "rüya koalisyonu" olarak adlandırdığı Sosyalist Sol Parti ve Merkez Partisi ile müzakerelere başlayacağını söyledi.


https://www.aa.com.tr/tr/dunya/norvecteki-genel-secimleri-sol-blok-kazandi/2364345

5 gün
İBB tesisinde alkol satışı yandaş medya tarafından hedef alındı: 27 yıl sonra ilk, çöp kutusu taştı
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/05/d7/21/05d721a50f8443574d1b3c2bcc15147f.png&t=0&width=480&text=1

A Haber ve Sabah gibi yandaş medya organları, 1994 yılından bu yana ilk kez İBB'nin tesislerinde içki satışı yapıldığını belirterek "tepki" haberleri yaptı.


İBB'nin Gazhane'de düzenlediği konser sırasında içki satışı yapılmasına ilişkin haberde "tesiste 24 saat açık kütüphane var" denildi.


"İçkili konser için böyle bir yerin kullanılması tartışmalara neden oldu" denilen haberde, içki şişelerinin çöp kutularını doldurup taşırdığı ifade edildi.


https://haber.sol.org.tr/haber/ibb-tesisinde-alkol-satisi-yandas-medya-tarafindan-hedef-alindi-27-yil-sonra-ilk-cop-kutusu

3 hafta
Japonya Başbakanı Yoşihide Suga istifa kararı aldı
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/64/4b/2f/644b2ffa2257a5bc83583c12bb78fa49.png&t=0&width=480&text=1


Politikacıların sık sık bir yıldan kısa sürede görevden ayrıldığı Japonya'da, popüleritesi hızla azalan Başbakan Yoşihide Suga istifa kararı aldı.


Japonya'da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) 29 Eylül'de liderini seçecek. Suga, genel başkan adayı olmayacak.


LDP, Japonya Parlamentosu'nda çoğunluğa sahip. Bu nedenle partinin yeni lideri Japonya'nın da başbakanı olacak.


Ülkede 17 Ekim'de ise erken seçim yapılması planlanıyor.


Yoşihide Suga, geçen yıl Eylül ayında Şinzo Abe'den başbakanlık görevini devralmıştı.


Suga, istifa kararını, hem partisindeki liderlik yarışına hem de Covid-19 salgınıyla mücadeleye aynı anda konsantre olamayacağı için aldığını söyledi.


Japonya'da uzmanlar ise esas nedenin bu olmadığına dikkat çekiyor. Delta varyantı kaynaklı Covid-19 vakalarının artmaya devam ettiği Japonya'da, hükümetin salgınla mücadelede yetersiz kaldığı düşünülüyor.


Geçen hafta yapılan bir ankette Suga'ya kamuoyu desteği Japonya'da başbakanlar için kritik eşik olarak görülen yüzde 30'un da altına inmişti.


Bu sonuç, başkent Tokyo'da salgın şartlarında yapılması kimilerince mucize, kimilerince sorumsuzluk sayılan Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları'nın da Suga'ya kamuoyu desteğinin artmadığını gösteriyor.


Göreve başladığında yüzde 74 gibi yüksek bir desteğe sahip olan Suga, bürokrasiye karşı duran, reformcu ve tecrübeli bir siyasetçi olarak başbakanlık görevini üstlenmişti.


İlk dönemde halk arasında popüler olan politikalarının başında cep telefonu tarifelerinde indirim sağlaması ve kısırlık tedavisini sigorta kapsamına alması gibi uygulamalar vardı.


Ancak Suga bir yandan Covid-19'la mücadele ederken diğer yandan koronavirüsün yayılmasına neden olacağı yönünde bilim insanlarının uyarılarına rağmen iç turizmi canlandırmaya yönelik sürekli uzatılan kampanyaları teşvik etti. Bu da, onun düşüşünü beraberinde getirdi.


Kendisine bağlı Bilim Kurulu'nda hükümeti eleştiren bazı bilim insanlarını uzaklaştırması da Suga'ya duyulan güvenin azalmasına neden oldu.


Tüm bunlara ülkede acil durumun beşinci kez uzatılması da eklendi. İşletme sahipleri uğradıkları mali zararın, halk da acil durum önlemlerinin yarattığı olumsuzlukların faturasını Suga'ya çıkardı.


Başbakan adayları kim?


Japonya'da LDP liderliği ve Başbakanlık için yarışan isimlerden en çok öne çıkanı, Fumio Kişida.


Eskiden Dışişleri Bakanlığı da yapmış olan Kişida her fırsatta Suga'yı eleştiriyor ve Covid-19 ile baş etmenin yolunun ekonomiyi canlandırmaktan ve bunun için de bir teşvik paketi açıklamaktan geçtiğini düşünüyor.


Bir diğer güçlü aday ise yine eski Dışişleri Bakanı ve Amerika kökenli bir politikacı olan Taro Kono.


Açık görüşlülüğü ve mükemmel İngilizcesiyle yabancı basının ilgisini çeken Kono'nun, LDP içinde Maliye Bakanı Taro Aso gibi kilit isimlerden destek bulursa genel başkanlığa adaylığını koyacağı belirtiliyor.


https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-58434039

geçen ay
Sudan, devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'i UCM'ye teslim edecek

‘Darfur Kasabı’ olarak nitelendirilen Sudan’ın devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in Sudan Hükümeti tarafından Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edileceği bildirildi.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/5b/db/d4/5bdbd4cb1bc863f0c34ced0a3f74bc80.png&t=0&width=480&text=1

​​​​​​​Sudan Dışişleri Bakanı Meryem Sadık el-Mehdi, Bakanlar Kurulu’nun, eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir ve diğer isimlerin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesine karar verdiğini açıkladı.


Sudan resmi haber ajansı SUNA'nın haberine göre, UCM Başsavcısı Kerim Han'ın başkent Hartum'daki bakanlık binasında görüştüğü Mehdi, Darfur savaşı mağdurları için adaletin sağlanması amacıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi ile iş birliği ve mahkemenin işini kolaylaştıracak her şeyi yapmaya hazır olduklarını belirtti.


Bakanlar Kurulunun UCM'ye istenen kişileri teslim etmeye ve UCM Roma Statüsü'ne katılmaya karar verdiğini ifade eden Mehdi, iki kararın Egemenlik Konseyi ve Bakanlar Kurulunun ortak toplantısında onaylanacağını dile getirdi.


UCM'DEKİ DARFUR DAVALARI


Sudan'ın UCM kurucu statüsü olan Roma Statüsü'ne taraf olmamasına rağmen Darfur hakkında 2005'te BM Güvenlik Konseyi’nde alınan karar sayesinde, UCM'de soruşturma başlatılmıştı.

UCM, 20 ay devam eden ön incelemenin ardından Darfur'da işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlarla bağlantılı oldukları iddiasıyla beş zanlı hakkında 27 Nisan 2007’de yakalama emri çıkartmıştı.


Bu kişiler arasında Cancavid milislerinin komutanı olduğu iddia edilen Ali Kuşayb'ın yanı sıra eski Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir ile eski İçişleri Bakanı Ahmed Muhammed Harun da bulunuyor.


Ali Kuşayb, Darfur olaylarıyla ilgili UCM’ye teslim edilen ilk zanlı oldu.


Birleşmiş Milletler'e (BM) göre, 2003-2004’teki çatışmalar sırasında 300 bin kişi öldürüldü ve nüfusu 6.2 milyon olan Darfur’da 2 milyon 700 bin kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.


Sudan'da 19 Aralık 2018'de hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösterilerin ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesi üzerine, ordunun 11 Nisan'daki darbesiyle 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.


https://www.birgun.net/haber/sudan-devrik-cumhurbaskani-omer-el-besir-i-ucm-ye-teslim-edecek-354855

2 ay
Moldova Başbakanı Natalya Gavrilitsa oldu

Moldova Parlamentosu, Cumhurbaşkanı Maya Sandu'nun başbakan olarak önerdiği Natalya Gavrilitsa'nın adaylığını onayladı.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/49/c1/ec/49c1ec2152d71d29275a70103239e662.png&t=0&width=480&text=1


Ülkede, 11 Temmuz’da yapılan erken parlamento seçimi sonrası, parlamento yeni başbakanı ve kabineyi belirlemek için toplandı.


Parlamentoda yapılan oylamada, Gavrilitsa'nın adaylığı, Sandu'nun kurduğu Eylem ve Dayanışma Partisinin (PAS) 61 milletvekillinin oyuyla kabul edilirken adaylığına, Sosyalist Parti ve Komünist Partisinden oluşan koalisyon ve "Şor" Partisi karşı çıktı.


Natalya Gavrilitsa, burada yaptığı konuşmada, ülkenin yönetilmesiyle ilgili dört yıllık planı sunarak "Bu program, adalet reformu, devlet kurumlarının yolsuzluktan temizlenmesi, yatırımların teşvik edilmesi, çalışma yerlerinin sayısının arttırılması, emekli maaşların yükseltilmesi, sosyal desteğin sağlanması, salgınla mücadele gibi unsurları içeriyor." dedi.


https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/62/a2/d9/62a2d9abac6dfcdda5d1957727d023e1.png&t=0&width=480&text=1


Son 30 yılda devlet kurumlarının "zenginleşmek" için kullanıldığını vurgulayan Gavrilitsa, "Bu bir daha olmayacak. Yeni hükümet yolsuzluk suçlularını korumayacak. Yolsuzluk yoluyla biriktirilen kaynakları geri alacağız ve bu parayla okul, yetimhane, kültür merkezleri ile yolları tamir edeceğiz." ifadelerini kullandı.


Dış siyasette ise Romanya, Ukrayna, ABD, Rusya ve AB ülkeleri ile ilişkileri geliştirmeyi amaçladıklarını dile getiren Gavrilitsa, bunun için bazı bakanlıkların bölünmesi gerektiğini belirtti.


Parlamento Başkanı İgor Grosu da Gavrilitsa'yı güvenoyu almasıyla tebrik ederek yeni kabineye başarılar diledi.


Yeni hükümet üyeleri


Moldova İçişleri Bakanlığı koltuğuna Ana Revenko getirilirken Sağlık Bakanı Ala Nemerenko, Çevre Bakanı ise İuliana Kantaraciu oldu.


Ülkedeki Dışişleri ve Avrupa Entegrasyonu Bakanlığının başına Niku Popesku geçerken Savunma Bakanı Anatolie Nosatıy, Ekonomi Bakanı Serciu Gaybu, Maliye Bakanı Dumitru Budyanski, Tarım ve Gıda Sanayi Bakanı Viorel Gerçu, Altyapı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Andrey Spınu yeni hükümette yer aldı.


Ayrıca, yeni kabinede Adalet Bakanı Serciu Litvinenko, Eğitim ve Araştırma Bakanı Anatoliy Topala, Kültür Bakanı Serciu Prodan, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanı Marçel Spatar oldu.


Bakanlar yemin etti


Parlamento toplantısı ardından yeni kabine üyeleri Cumhurbaşkanı Maya Sandu'nun nezdinde yemin etti.


Yemin törenine Moldova hükümetinin daimi üyesi olan Gagauz Özerk Yeri Başkanı İrina Vlah da katıldı.


Gavrilitsa kimdir?


Moldova sınırları içerisinde bulunan ve tek taraflı bağımsızlığını ilan eden "Transdinyester" bölgesindeki Malaiești köyünde 1977'de doğan Natalya Gavrilitsa, Moldova Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2000'de mezun oldu.


Yüksek lisansını Harvard Üniversitesi John F. Kennedy Kamu Yönetimi Enstitüsünde 2005'te tamamlayan Gavrilitsa, 2000-2003 yıllarında ABD'nin Kişinev Büyükelçiliğinde, 2005'te Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya ofisinde ve Avrupa Birliği (AB) Ekonomik, Mali ve Sosyal Politikalar Daire Başkanlığında danışman olarak çalıştı.


Devlet görevine ilk olarak 2009'da Moldova Ekonomi Bakanlığında başlayan Gavrilitsa, 2013-2014'te Eğitim Bakanlığında danışmanlık görevini üstlendi.


Gavrilitsa, Maya Sandu'nun başbakan olduğu dönemde 2019'da Maliye Bakanı olarak görevini yürüttü.


Moldova'da erken parlamento seçimi


Moldova'da 11 Temmuz'da erken parlamento seçimine gidilmişti.


Parlamentodaki 101 sandalye için 20 siyasi parti, Sosyalist Parti ile Komünist Partisinin oluşan siyasi blok (BECS), Bizim Parti ve Vatan Partisinin oluşturduğu "Renato Usatiy" bloku ve 1 bağımsız aday yarışmıştı.


Yüzde 48,41 katılımın sağlandığı seçimde, Cumhurbaşkanı Sandu'nun kurduğu Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS) oyların yüzde 52,80'ini, eski Cumhurbaşkanı İgor Dodon'un liderliğindeki Sosyalist Parti ve Komünist Partisinden oluşan siyasi blok (BECS) oyların yüzde 27,17'sini ve "Şor" Partisi ise oyların 5,74'ünü almıştı.


Buna göre, Parlamentoda, Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS) 63, Sosyalist Parti ve Komünist Partisinden oluşan siyasi blok (BECS) 32 ve "Şor" Partisi 6 sandalyeye sahip olmuştu.

Barajı geçemeyen Bizim Parti ve Vatan Partisi'nden oluşan "Renato Usatiy" bloku ile diğer siyasi partiler parlamentoya girememişti.


https://www.aa.com.tr/tr/dunya/moldova-basbakani-natalya-gavrilitsa-oldu/2326875

2 ay
Tunus Cumhurbaşkanı Said, başbakanı görevden aldı ve meclisin yetkilerini dondurdu
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/52/1c/d8/521cd8c1310ef76c3e9f24161e2f0074.png&t=0&width=480&text=1


Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, Başbakan Hişam el-Meşişi'yi görevden aldığını ve meclisin yetkilerini 30 gün boyunca dondurduğunu açıkladı. Meclis'te en büyük parti konumunda bulunan İslamcı Nahda Hareketi bu kararı "darbe" olarak nitelendirdi ve tepki gösterdi.


Tunus'ta son günlerde ekonomik sıkıntılar ve Covid-19 pandemisiyle mücadelede başarısız olduğu gerekçesiyle hükümetin istifası talebiyle protestolar düzenleniyordu. Covid-19 vaka sayıları ve can kayıplarının kontrol altına alınamaması ve sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesinin protestoların artmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor.


Cumhurbaşkanı Said, yayımladığı video mesajında bu kararı "ülkenin içinden geçtiği olağanüstü koşullar" nedeniyle almak zorunda kaldığını söyledi.


Said ayrıca, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, yürütme yetkilerini kendisinin üsteleneceğini ve yeni bir başbakan atayacağını belirtti.


Said, "Eline silah almayı veya kurşun atmayı düşünen herkesi, silahlı kuvvetlerin buna ateşle karşılık vereceğini söyleyerek uyarmak istiyorum" diye konuştu.


Reuters haber ajansı, kararın açıklanmasının ardından sokaklarda sevinç gösterileri yapmak üzere toplananlar olduğunu bildirdi. Devlet televizyonu, Said'in de sevinç gösterileri düzenleyenlerin arasına kısa bir süreliğine katıldığını gösteren görüntüler yayınladı.


Diğer uluslararası ajanslar da, sokaklarda askerlerin görüldüğünü ve parlamento ile Nahda Partisi genel merkezi gibi bazı noktalarda güvenlik önlemleri alındığını belirtti. Ayrıca havaalanı ve devlet televizyonu gibi noktalarda da güvenlik önlemleri artırıldı.


Parlamento Başkanı ve Nahda Hareketi'nin lideri Raşid Gannuşi, Reuters'a yaptığı açıklamada, bu kararı "anayasa ve devrime karşı bir darbe" olarak nitelendirdi.


Gannuşi, "Kurumları hala görev başında olarak kabul ediyoruz ve Nahda'nın destekçileri ile Tunus halkını devrimi savunmaya çağırıyorum" dedi.


Gannuşi ve bazı parlamenterlerin meclise gittikleri ancak asker tarafından içeri alınmadıkları bildirildi.


Hukuk profesörü olan Said, 2019 yılında yolsuzlukla mücadele ve devleti yeniden yapılandırma vaadiyle bağımsız aday olarak katıldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmıştı. Aynı yıl yapılan parlamento seçimlerinden ise İslamcı Nahda Hareketi birinci çıkmıştı.


Tunus'ta son dönemde neler yaşandı?


Tunus'ta son günlerde sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla toplanan eylemciler, hükümetin istifası talebiyle protesto gösterileri düzenliyordu.


Tunus, ciddi bir ekonomik krizden geçerken, Covid-19 vaka ve can kayıpları da artış eğilimini sürdürüyor. Bu durum, sağlık altyapısı üzerindeki baskıyı artırmış durumda.


Bazı kentlerde, protestocular ile polis arasında çatışmalar yaşandı. Ayrıca eylemciler Nahda Partisi'nin bazı binalarına da saldırdı.


BBC Dünya Servisi Orta Doğu Editörü Sebastian Usher, Covid-19 ile yaşanan sağlık krizini Tunus'un "kırılgan siyasi birlik görüntüsünün kırılma noktası" olarak nitelendirdi.


Usher, "Arap Baharı'nın en azından kısmen başarılı örneklerinden biri olarak övgüler toplayan Tunus, uzun süreli ve etkili hükümetler kurmayı bugüne kadar başaramadığı gibi, 2011 yılındaki ayaklanmalarının da temelini oluşturan kronik işsizlik ve zayıf devlet altyapısı gibi sorunları da çözebilmiş değil" dedi.


Cumhurbaşkanı Said tarafından görevden alınan el-Meşişi başbakanlık görevine geçen yıl getirilmişti. Bağımsız bir siyasetçi olan el-Meşişi, daha önce danışmanlığını yaptığı Said'e yakın bir isim olarak gösteriliyordu.


Tunus anayasasına göre, siyasi uzlaşmazlıkların çözümünde Anayasa Mahkemesi yetkili kılınıyor. Ancak anayasanın kabul edilmesinden bu yana yedi yıl geçmiş olmasına karşın mahkemeye atanacak hakimlerle ilgili uzlaşma sağlanamadığından dolayı mahkeme görevine başlayamadı.


https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-57965692

2 ay
HDP'li Gergerlioğlu yeniden milletvekili oldu
https://forum.donanimhaber.com/cache-v2?path=https://store.donanimhaber.com/71/38/9f/71389f2592d6bbdea5c10d339a85a213.png&t=0&width=480&text=1

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği "hak ihlali" kararı ve ardından yerel mahkemenin "yeniden yargılama" kararının TBMM Genel Kurulu'nda okunmasıyla, 4 ay sonra yeniden milletvekilliğine döndü.


Hakkındaki kesinleşmiş yargı kararı gerekçe gösterilerek, 17 Mart'ta milletvekilliği dürülen Gergerlioğlu, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun ardından, yargı kararıyla milletvekilliğine dönen ikinci isim oldu.


Gergerlioğlu, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada "Benim direnişim hem benim için önemli hem halkın iradesi kazandı, hem de siyaset ve siyasetçiler kazandı" dedi.


Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Gergerlioğlu hakkında verdiği "yeniden yargılama kararı, hakkındaki kesin hükmün kaldırılması ve yargılamanın milletvekilliğinin sona ermesine kadar ertelenmesi" kararı, HDP'li TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş'un yönettiği Genel Kurul birleşiminde okundu.


Zılgıt ve alkışlarla döndü


Kararın okunmasının ardından Gergerlioğlu, HDP milletvekillerinin alkışları ve zılgıtları eşiğinde Genel Kurul salonuna girdi.

Kararın Genel Kurul'da okunmasından önce konuşan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, milletvekilliğinin düşürülmesi sürecinin yanlışlığının Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla ortaya konduğunu ifade etti.


Bu uygulamalar nedeniyle demokrasinin kaybettiğini söyleyen Özel, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Anayasa Komisyonu Başkanlığı döneminde, "yeniden seçilen milletvekilinin, dokunulmazlığı yeniden kazanacağı" yönünde açıklamalar yaptığını, ancak mahkemeye teslim olduğunu kaydetti.


Özel, "Oysa Anayasa değişikliğinden sonra eski halini yeni haline göre yorumlayınca Anayasa Mahkemesi'nin kararını beklemek gerekirdi, ama uymayınca dünyaya rezil oluyoruz" dedi. Özel, bundan sonra bireysel başvuru sonuçlanana kadar milletvekillerinin dosyalarının dönem sonuna bırakılmasını istedi.


Daha sonra kürsüye gelen AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ise Meclis'in milletvekilliği düşürülmesi için bir oylama yapmadığını belirterek, "Biz kimsenin vekilliğini düşürmedik. Mahkeme kararı işin usulün gereği olarak okumuştur. Yargının incelemesiyle birlikte bugün yeni kararı da okuyacak" dedi.


Gergerlioğlu: MHP'ye hediye verildi


Gergerlioğlu, TBMM'nin tatile girmesinden önce milletvekilliğine dönüş yolunu açan yerel mahkeme kararının Genel Kurul'da okunması için TBMM Başkanlığı'na da yazılı başvuru yaptı. Ancak aynı gün karar okundu.


Milletvekilliğine yeniden dönen Gergerlioğlu, BBC Türkçe'ye konuştu.


Hakkındaki kesinleşmiş yargı kararının TBMM'ye ulaşmasının ardından TBMM Başkanlığı'na, Enis Berberoğlu kararını anımsatıp AYM'ye yaptığı bireysel başvurunun sonucunun beklenmesini talep ettiğini belirten Gergerlioğlu, "İkinci kez Meclis'e bu utancı yaşatacaksınız, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararı vereceği belli, acele ediyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz dedik. Ama uyarılarımıza rağmen jet hızıyla karar okundu" dedi.


Geçmişte, Meclis'e gelen kararların bekletildiğini anımsatan Gergerlioğlu, milletvekilliğinin "siyasi gerekçelerle" düşürüldüğünü vurguladı:


"Yargı kararları tamamen siyasiydi. Yargıtay'ın onaması tamamen benim çıplak arama ile ilgili tutumum sonrasında gelmişti. Büyük bir acelecilik vardı. MHP'ye bir hediye olarak sunulmuştu bu karar ve aynı gün kapatma davası açıldı. Ben Meclis'te direndim. Bana dediler ki niye direniyorsun. Bu hukuksuzluğa karşı en tabii hakkım. Şu anda benim neden direndiğimi herkes anladı gördü. Çünkü halkın iradesi esastır, demokrasi esastır ve anayasal ilkeler esastır. Bütün bunlar adına biz direndik, çok haklı olduğumu adım gibi biliyordum."


Meclis'te sabah namazı vaktinde "yaka paça" gözaltına alınarak karakola götürüldüğünü belirten Gergerlioğlu, kendisinin bir "senaryo" dahilinde Meclis'ten çıkarıldığını söyledi. TBMM Başkanı Şentop'un, gözaltına alınması sürecindeki tutumunu eleştiren Gergerlioğlu, "Tabii o akşam Devlet Bahçeli emretmişti, Şentop da bunu anında uygulamıştı. Bunlar utanç verici hadiseler. 27 yıl önce yine Kürt vekiller yaka paça atılmıştı" diye konuştu.


"Geriye dönük haklarım için dava açacağım"


Gergerlioğlu, milletvekilliğinin düşürüldüğü tarihten itibaren, geriye dönük haklarını geri almak için de dava açacağını söyledi. Enis Berberoğlu'na, tutukluluğu sürecindeki döneme ilişkin özlük haklarının iade edilmediğine dikkat çeken Gergerlioğlu şunları söyledi:


"Vekilliği kendi isteğimle terk eden ben değilim, hakkımı gaspettiler. Ama ben dava açacağım. Çünkü sadece maddi kayba uğramakla kalmadım, hakaret, darp, küfürlere maruz kaldım. Şimdi gelinen noktada, 'pardon' diyorlar."


"Siyaset kazandı"


Gergerlioğlu, kararın sonuçlarına ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:


"Benim direnişim benim için de önemli, hem de halkın iradesi kazandı, siyaset ve siyasetçiler kazandı. Bu karar sonrası, milletvekili seçildikten sonra süren davaların düşmesi gerekebilir. Anayasa'nın 14. maddesinde bir muğlaklık vardı, bu kararla o da giderildi. Birçok arkadaşımız hakkındaki davanın ertelenmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Bize çürük bir tuzak kurmaya çalıştılar ama o tuzağa kendileri düştü. Hem benim için adil bir karar çıkmış oldu hem de mağdur edilmiş vekiller için böyle bir karar çıkmış oldu."


Ne olmuştu?


Yargıtay 16. Dairesi, Gergerlioğlu hakkında, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, milletvekili seçilmeden önce PKK yöneticilerinden Murat Karayılan'la ilgili bir haberi sosyal medya hesabından paylaştığı ve "PKK/KCK propagandası yaptığı" gerekçesiyle verdiği 2 yıl 6 aylık hapis cezasını geçen Şubat ayında onamıştı. Gergerlioğlu hakkındaki karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HDP hakkında kapatma istemiyle hazırladığı ancak daha sonra iade edilen ilk iddianamenin Anayasa Mahkemesi'ne ulaştığı 17 Mart'ta TBMM Genel Kurulu'nda okundu ve Gergerlioğlu'nun milletvekilliği düştü.

Gergerlioğlu, milletvekilliğinin düşürülmesini protesto ederken, Enis Berberoğlu kararını anımsatarak, "İkinci defa aynı olayı yaşatmak istiyorlar. Benim de buraya geri döneceğim kesindir" dedi.


Anayasa Mahkemesi, Gergerlioğlu'nun yaptığı bireysel başvuruyu 1 Temmuz'da karara bağladı ve oybirliğiyle "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı" ile "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı"nın ihlal edildiğine hükmetti. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne de ivedi yazı göndererek, HDP'li siyasetçinin tahliyesini istedi.


Gergerlioğlu karardan 6 gün sonra tahliye edilirken, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra yerel mahkeme, hakkındaki kesin hükmün kaldırılması, yeniden yargılanması ve yargılamanın dönem sonuna bırakılması yönünde karar aldı ve bu kararını TBMM Başkanlığı'na gönderdi.


https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-57862311

DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.