Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Binbaşı
11 Mart 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
72 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
geçen yıl
SD karttan diğer karta oyun aktarma

Merhaba arkadaşlar. Nintendo switch'imde 64 gb sd kart var. ancak bu sd kartta yer kalmadı. şimdi 128 gb'lık bir tane alacağım. ancak eski kartta olan oyunları save'lerle birlikte nasıl yeni karta aktarabilirim. ya da aktarma yapmadan yeni karta yeni oyunları yüklesem sadece ve eski oyunları oynamak için eski kartı takıp oynasam böyle bir şey mümkün müdür?

9 yıl
m1 metro kaçta başlıyor
arkadaşlar yarın sabah 7.30 da uçağım var. 6 da başlıyo diye duydum metro. 6 da kesin di mi kalmayalım oralarda :(
9 yıl
Gelin nasıl doğru yemek yenileceğini anlatıyorum
Arkadaşlar merhaba. Gözlemlerime göre Türk halkında çok büyük bir sofra adabı sorunu var. Genellikle kaba ve görgüsüz bir şekilde, ağzımızdan sesler çıkararak, tabağa elimizi banarak yemek yiyoruz. Evde bu yemekleri bu şekilde yemek sorun olmayabilir -ki bence sorun- ama bir davete katıldığınızda, arkadaşlarınızla restoranta gittiğinizde veya bir hanımla başbaşa yemeğe çıktığınızda karşıdakiler tarafından iğrenç ve kaba görünmemek istiyorsak bazı uymamız gereken sofra kuralları var. Size açıklayabildiğim kadar açıklayacağım. Bunlara uymak size çok şey kazandırır arkadaşlar. Bir kız buna çok dikkat eder veya ileride bir iş görüşmesinde karşı taraf bunu dikkate alır. Bazı şeyleri yapmak zor gelse de kendinizi zorlayıp yapmanızı tavsiye ediyorum. Koyu yazdıklarım genel olarak sık gözlemlediğim yanlışlar. Başlayalım:



Katılma sözü verilen bir ziyafete mutlaka gitmek gereklidir. Eğer gidilemeyecekse baştan söz verilmemelidir.

Ziyafetlere bildirilen saatten on dakika önce gidilir. Çok erken davranmak, ev sahibini zor durumda bırakabileceği gibi, çok gecikmek de saygısızlık olur. En çok on beş, yirmi dakika gecikilebilir. Yüksek mevki sahipleri, aile büyükleri en son gelirler.

Masada Davranış

Büyüklerin ve onur konuklarının oturmasını beklenmelidir.

Büyükler peçetesini açmadan diğerleri açmamalıdır.

Sandalyede dik, kol ve dirsekler sofraya dayanmadan oturulur. Dirsekler yandakini rahatsız etmemek için fazla açılmaz.

İki el birden masa altında olmamalı, en az bir el yukarıda olmalıdır. İki elinde yukarıda olması tercih edilir.

Sofra başında din, politika gibi ağır konular işlenmez; daha çok eğlendirici ve herkesi ilgilendirici konulardan bahsedilir.

Yemek yerken masadakilerin hızına uymak gerekir.

Masadaki yiyecekleri uzatırken, önce sağdakine verilir. Kişi kendi almadan önce başkasına uzatmalıdır.

Masadan kısa süreli ayrılmalarda peçete sandalyeye bırakılır ve sandalye biraz içeri itilir.

Kadınlar, erkeğin bulunduğu sofradan grup halinde kalkınca, erkek de kalkar.

Servis takımlarından birinin kırılmasına neden olunduğunda, ilk fırsatta aynısından alınmalı ve bir çiçekle birlikte teslim edilmelidir. Bu gerçekleştirilemiyorsa bir çiçekle özür dilenmelidir.

Çatal, kaşık veya bıçak yere düşecek olursa, ev sahibesinden yenisi rica edilir.

Masada kaçınılması gereken davranışlar

Cep telefonu, anahtarlık vs. yemek masasının üzerine koymak

Çok gerekmedikçe okumak, yazmak ve not almak

Çatal-bıçağı sağdan sola, soldan sağa aktarmak

Konuşurken çatal bıçağı havada sallamak

Başkalarıyla aynı anda konuşmak

Ağızda lokma varken konuşmak

Ağız şapırtdatmak; çorbayı höpürdeterek, çubuk makarnayı çekerek yemek

Aksırıp, sümkürmek

Dişleri küdanla karıştırmak (Bunları nasıl yapacağınızı aşağıda detaylıca anlatacağım)

Sandalyeyi sallayıp gıcırdatmak

Peçete Kullanımı

Önce büyüklerin peçetesini açmaları beklenir. Büyükler peçetesini açmadan diğerleri açmamalıdır, toplamadan toplamamalıdır.

Peçete, tam olarak açılmaz; uzunlamasına katlı olarak diz üzerine serilir. Göğse takılmaz, yeleğe geçirilmez, tabak altına serilmez.

İkiye katlanan peçetenin açık uçları kişiye bakmalıdır.
Çatal ve bıçak asla peçete ile silinmemelidir.

Peçete yada çatal-bıçak konuşma sırasında sallanmamalıdır.

Peçete ile ağız silinmemelidir, yalnızca dokundurarak temizlenmeli ve kurulanmalıdır. Kulllandıktan sonra peçeteye bakılmamalıdır.

Yemek bittikten sonra peçete toplanıp servis tabağının sağına öylece bırakılır; buruşturulmaz ve tabağın içine atılmaz.

Masadan kısa süreli ayrılmalarda peçete sandalyeye bırakılır.

Tuzluk ve biberlik kullanımı
Tadına bakmadan önce yemeğe tuz ya da biber konmaz.

Çok delikli olan tuz, tek delikli olan karabiberdir.

Eğer delikli kapların içinde değil de; açıkta ise tuz, biber ve diğer baharatlar kaşığın ucuyla alınır.

Tuz hiçbir zaman parmakla alınmaz.

Uzakça bir yerde bulunan bir tuzluğa uzanılmaz. Komşulardan uzatmaları rica edilir.

Tuzluk ve diğer istenen malzemeler elden ele verilmez, diğer kişinin uzanabileceği yere bırakılır.
 
Çatal, kaşık, bıçak kullanımı

Kaşık  sağ elle kullanılır.

Çatal tek başına kullanılıyorsa sağ elde, bıçak ile kullanılıyorsa sol elde olmalıdır.

Bıçak  sağ elde sapından, işaret parmağı kesici kısmın sırtına uzatılarak tutulur.


Çatal-bıçak bir elden diğer ele sürekli aktarılmamalıdır.

Konuşurken çatal, kaşık, bıçak sallanmamalıdır.

Bıçak ağza konulmamalıdır.

Bıçak sadece yemeği  kesmeye yarar, onunla tuz ve bunun gibi şeyler alınmamalıdır.

Çatal, kaşık ve bıçak peçete ile silinmemelidir.

Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez.

Büyük çatal-bıçak ana yemek içindir. Yemek çatalıyla tatlı yenmemelidir.


Çatal, bıçak yada kaşık kullanıldıktan sonra masaya bir daha asla dokunmaması gerekir. Kullanılmış çatal, bıçak yada kaşık her zaman tabağın içinde tutulmalıdır.

- Çorbayı içerken sapı kişiye dönmüş olarak tabağın içine bırakılmalıdır.
- Yemek esnasında bıçak-çatal ters V şeklinde ya da arası açık olarak paralel bırakılır. Çatal ve bıçağı bu şekilde bırakmak yemeğe halen devam ediliyor demektir.
- Kaşığın kenarına bırakılması, çorba veya kaşıkla yenen bir yemeğin bittiği anlamına gelir.
- Çatalın ağzının yukarıda, bıçak ile yan yana paralel hale gelmesi de yemek bitti demektir.

 
Kürdan kullanımı

Kürdan her sofrada bulunmayabilir. Kimi çevreler bunu kullanmakta bir sakınca görmedikleri halde, diğer çevreler ayıp sayarlar.
En doğru diş temizleme yöntemi bir süre için sofrayı terk ederek dişlerini temizledikten sonra sofraya dönmektir.
Eğer sofradan kalkılamıyorsa dişlerinin arasına takılan kırıntının huzursuzluğuna tahammül etmek yerinde olur.
Çok zorunda kalındığında kürdan kullanılırken bir el veya peçeteyle gizlenmeli ve bu işlem çok kısa sürede halledilmeli.

 
Hangi yiyecek nasıl yenirBurası çok önemli arkadaşlar her yeri dikkatle okuyun. Hangisi çatallai hangisi bıçakla yenilir bunlar çok önemli! Gidip de pilavı kaşıkla yemeyin.
Ekmek
-       Eğer masada her misafir için ekmek tabağı varsa bir parça ekmek bölünür, gerisi tabağa geri bırakılır. Şayet ortak bir tabaktan alınıyorsa, misafir ekmeğin kalanını geri yerine koyar, masa üstüne koyulmaz.
-       Ekmek bıçakla küçük lokmalara ayrılmaz.
-       Yemeğe ekmek banılmamalıdır.
-       Bıçak ekmeğe sürülerek temizlenmez.
Çorba
-       Çorba içerken çok sıcak bir çorba soğutmak için üflenmemelidir.
-       Kaşık tamamıyla doldurulmamalıdır.
-       Çorba içerken kaşığın ucu ile değil, yanı ile içmelidir.
-       Çorbaya ekmek doğranmamalıdır.
-       Çorba içerken tabağa çok fazla eğilmemeye dikkat edilir.
-       Tabaktaki çorba son damlasına kadar içilmez, çorbanın dibini almak için tabak yatırılmaz.
-       Kaşık çorba içildiği sürece kasesinin içinde olmalıdır. Ancak çorba bittikten sonra çorba tabağının yan tarafına bırakılır.
Sebze
-       Bütün sebze yemekleri çatal ile yenilir. Bıçağa ihtiyaç varsa çatalın kenarı kullanılır.
Köfte
-       Köfte çatal ile yenilir. Bıçağa ihtiyaç varsa çatalın kenarı kullanılır.
Et
-       Çatal, et yenirken sol elde tutulur, bıçak ise sağda tutulur ve eti keser.
-       Et yenirken tabaktaki etin tümü kesilmez. Tek parça kesilir, tek lokma yenir. Lokmayı yedikçe bir yenisini kesilir.
Piliç
-       Piliç, çatal ve bıçakla yenir.
-       Etler bıçakla, kemikten ayrılır ve çatalla ağza konur. Kemikleri ağza götürülmez.
-       Tavuğun derisi yenmek istenmiyorsa, deri çatal ve bıçak yardımıyla ayrılır. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.
 
Balık
-       Balık çatalla yenir, ancak kılçık elle çıkarılır ve tabağın kenarına bırakılır.
-       Balık bıçağı sadece balığın kılçığını ayıklamak için kullanılır.
-       Balık yenirken ilk olarak başı ayrılır.
-       Sonra, çatal ve balık bıçağı ile baştan kuyruğa doğru ikiye ayrılır.
-       Ve balığın kılçığı balık bıçağının ucu ile tamamen çıkarılır. Eğer balık bıçağı yoksa kılçık ekmek parçası yardımı ile çıkarılır.
-       Ayrılan kılçıklar tabağın içine ya da tereyağı tabağına konur.
-       Etli kısmı çatal ya da bıçakla ufak parçalara bölünerek yenir.
-       Eğer ağza atılmış lokmada küçük kılçık parçaları kalmışsa bunlar ağızdan parmağın ucuyla çıkarılır.
Makarna
-       Bütün makarnalar çatal ile yenir.
-       Makarnayı İtalyan usulü yemek için çatal ve kaşık kullanılır. Çorba kaşığı sol elde tabağa dikey yakın bir şekilde tutulur. Sağ eldeki çatalla bir kısım makarna alındıktan sonra dişleri kaşığın iç yüzüne dayanmış olan çatal çevrilerek makarna iyice çatala sarılır ve bu şekilde ağza götürülür.
-       Alışılmış yiyiş usulünde ise makarna, çatal ve bıçakla küçük kısımlara ayrılır ve çatala alınarak ağza konur.
Pilav
-       Pilav çatalla yenir.
-       İstenirse bıçakla destek verilebilir. Bu destek durumdan çatal-bıçak el değiştirebilir.
Soğuk mezeler
-       Tereyağı, acılı ezme gibi soğuk mezeler bıçak sağ elde, ekmek sol elde, bıçakla ekmeğe sürülerek yenir.
Peynir
-       Çatalın kenarıyla kesilir.
Börek
-       Sağ elde bıçak, sol elde çatalla yenir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.
Salata
-       Salata ve buna benzer ortaya konan yemekler, kaplardan tabaklara alınır.
-       Salata yerken bıçak kullanılmamalıdır.
Yoğurt
-       Yoğurt kaşıkla yenir.
Zeytin
-       Çatalla yenir, çekirdeği çatalla çıkarılır ve tabağın yanına konulur. Kül tablosuna veya masa üzerine konulmaz.
Limon
-       Limon sağ elle sıkılırken sol el siper yapılır. Çatalla sıkılmaz.
-       Sıkıldıktan sonra çorba alt tabağının yanına konur.
Sos
-       Reçel, terayağ gibi yiyecekler önce tabağın kenarına alınmalıdır.
-       Hardal, ketçap gibi soslar ise doğrudan yemek üzerine dökülebilir.
Sandöviçler ve Kanapeler
-       Çaylarda ikram edilen küçük sandöviç ya da kanapeler elle yenir.
-       Eğer çok ufaksalar bir lokma halinde ağza atılır.
-       Daha büyük ve bir iki tabakalı sandöviçler ise çatal ve bıçakla yenir.
Meyveler
Elma, Armut

-       Helezonal olarak soyularak ya da dört parçaya ayrıldıktan sonra ayıklanarak elle ya da meyve çatalı ile yenir.
Portakal
-       Helezonal olarak soyulur ve dilimlere ayrılıp tabağa konur, dilimler küçükse bir lokmada, büyükse kesilerek el ya da meyve çatalı ile yenir.
Muz
-       Samimi bir sofrada kabukları alt ucuna kadar soyulur ve bırakılır.
-       Resmi bir sofrada ise kabuklar tamamen çıkarılır ve meyve bıçağıyla kesildikten sonra yenir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.
Üzüm
-       Salkımlar, bıçak ya da makasla kesilir, tabağa alınır.
-       Kişi kabukları yemek istemiyorsa, çiğnememek şartıyla ağızda ayıklar ve avucuna alarak tabağa koyar.
Kayısı, Erik, Kiraz
-       Çekirdek ağızda ayıklanıp avuca alınır ve tabağa konur ya da daha önceden meyve ikiye bölünerek çıkarılır.
-       Bir ya da iki lokmada yenir.
Şeftali
-       Yarma şeftali ikiye bölünerek kolayca çekirdeği çıkarılır ve yenir.
-       Yarma olmayanları dörde ayırıp kabuğunu soyduktan sonra bıçakla küçük parçalara ayırmalı ve çatalla yemelidir. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.
Kavun
-       Dilimlere ayrılarak tabağa konur.
-       Dilimler bıçakla ufak lokmalara ayrılır. Tek kesim, tek lokma prensibi uygulanır.
Çilek
-       Sapları daha önceden çıkarılmış küçük çilekler kaşıkla yenir. Bunların üzerine pudra şekeri ekilmiş ya da krema konmuş olur.
-       Fakat büyük çilekler bazen saplarıyla sofraya getirilir. Bu takdirde saptan tutup şekere batırmak ve ısırıp yemek gerekir.
-       Elde kalan sap, tabağa konur.
 
Ağza giren yiyecek maddesi kurala göre ne ile girdi ise onunla çıkarılmalı. ancak bir balık kılçığını ağızdan çıkartma işlemi el ile yapılır.
 
Yemek Yerken

Herkes yerine oturduktan sonra, konuk kendine ait peçeteyi alıp açmalı ve dizlerinin üzerine koymalıdır. (Bkz: Peçete kullanımı)
Yemeğe başlamak için ev sahibesinin işareti beklenmelidir. Ev sahibesi herkesin yemeği gelince işaret verecektir.
Henüz yemek gelmeden bir ekmek koparıp ağıza atmak doğru bir davranış değildir.
Büyük ziyafetlerde, örneğin düğün yemeklerinde yemeğe başlamak için diğerlerini beklemek gerekmez; tabağına yemek konan herkes hemen yemeğe başlayabilir.
Yine 6-12 kişilik masalara dağılınmış halde bir düğün yemeği ise tüm masaya servis yapılmasını beklemek uygun olur. Bunun dışında erkekler iki yanlarındaki kadınların başlamalarını beklemek zorundadırlar.

 
Alışılmamış ve yemesi zor olan yiyecekler denemek amacıyla alınmamalıdır. Ancak almak zorunda kalındığında açıkça nasıl yeneceği sorulmalı ya da bunu yemesini bilen kişi sessizce taklit edilmelidir.
Sunulan yemeklerden biri istenmediğinde Teşekkür ederim demek yeterlidir.

Porsiyon şeklinde sunulan istiridye, çorba gibi yiyecekler reddedilmemelidir. Ancak yemek istenmediğinde bu yiyeceklerden bir-iki lokma alarak tabakta bırakılmalıdır.
Eğer yemek beğenilmişse ikinci kere istenebilir. Havyar gibi pahalı yemeklerden ise tekrar talep edilmemelidir.
Konuklardan birinin bir kez kullandığı servis parçası herkesin kullanacağı gıda maddesine sokulmamalıdır.
Servis tabağının içindekiler kişinin kendi kullandığı çatalla alınmamalı, tadına bakılacak bile olunsa kişi önce tabağına koymalıdır.
Kişi kendine servis yaparken tabağı çok doldurmadan servis etmelidir.
Büyük tabaklarda sunulan et yemeklerinden en iyisini seçip çıkarmak doğru değildir. Kesilmiş ve dizilmiş et parçalarından sırayı bozmadan biri alınmalıdır. Bir kez alınan parça bırakılıp yenisiyle değiştirilmemelidir.
Yemek yerken sofradaki diğer kimselere; sürahiyi, tuzluğu vermek gibi hizmette bulunmak gerekir.

 
Yemek çok hızlı veya çok yavaş yenmemelidir.  Sofradaki diğer kişilerle uyum sağlayarak yenmelidir.
Çatala bir lokmadan fazla yemek alınmamalıdır.
Lokma ağza götürülürken çok eğilerek sırt kamburlaştırılmamalıdır.
Çiğnerken ağızın kapalı olması gereklidir.
Ağız dolu iken konuşulmamalıdır.
Kesilerek yenmesi gereken yiyecekler çok ses çıkartılarak kesilmemelidir.
Dudaklar yağlı olarak kalmamalıdır.

 
Yemekten arzu edilmeyen bir madde çıktığında

Yemeğin içinde istenmeyen bir madde görünürse (taş, kıl vs.) hiç kimseye belli etmeden üstü yemekle kapatılmalıdır. Eğer yemeğe devam edilebiliniyorsa kalanı yemeğe devam edilmeli. Eğer devam edilemiyorsa, devam ediyor gibi davranılmalıdır.
Ağza çiğnenemeyecek bir madde gelirse (kılçık, kemik parçası, kıkırdak vs.) kimseye göstermeden kağıt peçeteyle çıkarılmalı ve tabağın içine konmalı.

 
İçecek, içki içerken

İçmeden önce, bardakta ruj veya yağ izi bırakmayacak şekilde ağız silinmelidir.
Ses çıkartmadan içilir.
Bardak tek dikişte boşaltılmamalıdır.
İçki istenmediğinde servis yapılırken kadehin üstü elle kapatılarak reddedilir, ancak kadeh verildiğinde geri çevrilmez.
Bir kimsenin önünde dolu bir kadeh kalmışsa, ayağa kalktıktan sonra içilmez.

 
Sofrada sigara içmek

Çok resmi davetlerde salondan ya da kokteylden yemek odasına geçerken yanan sigara ile geçilmemelidir.
Eğer sofrada sigara küllüğü yok ise ev sahibi sofrada sigara içilmesini arzu etmiyor demektir. Bu durumda sofrada içilmemeli, ev sahibesinden sigara içmek için yer göstermesi istenmelidir.
Eğer sofrada sigara küllüğü var ise sofrada sigara içilebilinir demektir. Ancak bu durumda bazı kuralları vardır.

-       Sofrada yemeğini bitirmemiş birisi var ise sigara içilmemelidir. Herkesin yemeği bittikten sonra sigara içilebilinir.
-       Yemekler arasında sigara içilmemelidir.
-       Sigara içecek kişi her iki tarafındaki kimselerden izin istemelidir.
-       Sigaranın külü yemek tabağına silkilmez. Kibrit çöpleri yemek tabağına konmaz.  Sigara yemek tabağında söndürülmez. Tüm bu işler küllükte yapılır.
-       Başkasının sigarasını yakmak üzere uzanacak olan bir kişi önce kendi sigarasını küllüğe bırakmalıdır.
 

Restoranda davranış

Sofra ve Ziyafet Adabında geçen Masada davranış ve masada kaçınılması gereken davranışlar burası için de geçerlidir.
Bir restorana girildiği zaman erkek şapkasını ve montunu çıkarır ve vestiyere verir. Kadın ise şapkasını çıkartmak zorunda değildir. Montunu da isterse yanına alabilir vesiteyere vermesi gerekli değildir.

Bir restorana girildiğinde tanıdık birisi görüldüğünde yakında ise tokalaşılır, uzakta ise baş işareti ile selam vermek yeterlidir. Eğer tanıdık biri ile konuşuluyorsa onun yemek yediğini unutmadan çok kısaca hal hatır sorulur.

Teşrifatçı var ise takip edilerek oturulacak yere ulaşılır.

Oturulacak yer seçilirken mümkün olduğunca cam veya duvar önü tercih edilmelidir. Girişe yakın ayak altı yerlere oturmamaya özen gösterilmelidir.

Boş masa bulunmadığı zaman, müşterisi az bir masaya yaklaşıp sadece, İzin verir misiniz? diyerek oturmak yeter. Bu gibi durumlarda masada oturanın ya da oturanların yeni geleni güler yüzle karşılaması gerekir.

Restoranda masaya sessizce ve etraf rahatsız edilmeden yerleşilir..

Restorana paketlerle giren kimse, bunları masanın üstüne bırakmamalıdır. Paketler, boş bir sandalyenin üzerine, ya da bir başka uygun yere bırakılır.

Cep telefonu, anahtarlık vs. yemek masasının üzerine koyulmamalıdır.


Yemek seçimi yapılınca mönü kitapçığı kapatılır. Restoranda, mönü listesi açık kaldığı sürece garson sipariş almak için gelmez.

Restorana bir başkası tarafından davet edilen kimse listedeki en pahalı yiyecekleri söylememelidir. => (Türk kezbanlarına burası )

Çok gerekmedikçe okumak, yazmak ve not almak doğru bir hareket değildir. Ancak tek başına yemek yiyen bir kimse, bu sırada restoranda kitap, gazete ve dergi okuyabilir.
 
Garsonlarla iletişim

Yemek sırasında masadan yere düşen hiçbir şey alınmamalı, yere düşen çatal-bıçak, peçeteyi almak için yandaki konuklar rahatsız edilmemeli; garsondan yenisi istenmelidir.
Boşalan su veya meyve bardağı da garson tarafından doldurulur, müşteri böyle bir işe yeltenmemlidir. Garsonlara yardım etmek kibarlık değildir.
Garson ile yüzyüze iletişim kurulmalıdır. Olabildiğince mimiklerle anlaşılmalıdır, bir şey talep edilecekse alçak sesle söylenmelidir.
 
Hesap

Hesap yemeğin sonuna yakın bir zamanda garsondan istenir.

Hesap pusulası bir tabak ya da tepsi içerisinde sunulur. Pusulaya hızlıca göz gezdirilir.

Pusulayı, açıp hesabı inceden inceye  gözden geçirilmemelidir. Hesabı kontrol etmek gerekliyse bile hızlıca ve olabildiğince belli etmeden yapılmalıdır.

Para hesap pusulasının arasına veya altına konmalıdır. Üstüne bırakılmamalıdır.

Bir başkasını davet eden bir kimse hesabı gizli saklı ödemeye çalışmamalıdır.

Bahşiş yemek çok beğenilmişse %10, normalde ise %5 verilir.

Restorana bir dostu tarafından davet edilen bir kişi hesap pusulasına dikkatlica bakmamalıdır.

Restorana bir dostu tarafından davet edilen bir kişi hesap geldikten hemen sonra teşekkür etmemelidir. Masadan kalktıktan sonra veda ederken teşekkür edilmelidir.
 
Bir arkadaş tarafından davet edildiğinde ve bir arkadaş davet edildiğinde
Restorana bir başkası tarafından davet edilen kimse listedeki en pahalı yiyecekleri söylememelidir.
Restorana bir dostu tarafından davet edilen bir kişi hesap pusulasına dikkatlica bakmamalıdır.
Restorana bir dostu tarafından davet edilen bir kişi hesap geldikten hemen sonra teşekkür etmemelidir. Masadan kalktıktan sonra veda ederken teşekkür edilmelidir.
 
Bir kadın ve bir erkek restorana birlikte gidildiğinde

Restorana girerken; erkek kapıyı açar ve önden kendisi girer, kadın erkeğin arkasından girer.

Restorandan çıkarken ise bunun tersi yapılır. Kadın önden gider, erkek kadının arkasından gider. Erkek kapıyı açarak önce onun çıkmasını sağlar.

Erkek kadının mantosunu çıkarmasına yardım etmelidir. Bu işi garsona bırakmamalıdır. Aynı koşul çıkarken de değişmez, erkek kadının montunu giymesine yardım etmelidir. Bu işi garsona bırakmamalıdır.

Kadın montunu vestiyere vermek zorunda değildir. Ancak erkeklerin vestiyere bırakması daha doğru olur.

Restoranda masaya götüren bir teşrifatçı var ise, teşrifatçı önde; kadın ortada erkek arkada gidilir. Eğer bir teşrifatçı yoksa erkek önden kadın arkadan gider.

Oturulacak masanın tercihi kadına aittir.

Masa seçildiğinde erkek,  garsonu, kalabalığı, kapıyı gören tarafta oturur.

Eş ile gidildiğinde karşılıklı oturmak daha doğrudur.

Sosyal yemeklerde eşler yan yana oturur. Bu durumda, erkek solda, kadın sağda oturmalıdır.

Ortalıkta garson yoksa erkek kadının sandalyesine oturmasına yardım eder.

Yemekten kalkma teklifi önce kadından gelmelidir.


[size=5]SON


Artık hepiniz daha medenisiniz arkadaşlar.
9 yıl
İmparator Noktayı Koydu
Sayın Fatih Terim'den Açıklama


Galatasaray'ı damarlarında hisseden, her zaman olduğu gibi Galatasaray'ı yaşayan ve yaşamaya devam edecek olan, Türk futbolu ve futbolun geleceği için kendinden vazgeçmeye hazır biri olarak öncelikle 48 saattir medyada yazılıp çizileni, bilip bilmeden yapılan yorumları, niyeti kendinden menkul tespitleri, sosyal mecralarda konuşulan her şeyi yakından takip ettiğimin bilinmesini isterim.

Tabi ki Milli Takımla adının anılması her Türk antrenör için gurur vesilesidir hele ki bu yıllarını Milli Takıma vermiş ve ay yıldızlı formanın başarısı için hem sporcu hem de teknik adam olarak ter dökmüş biri için çok daha fazla gurur vericidir. Hayatının her anını ülke futbolunun başarısı ve geleceğini inşa etmek için uğraşarak yaşayan biri olarak ihtiyaç olduğunda kişiliğimden ve etik kurallardan vazgeçmeksizin yardımcı olacağımdan da kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Ancak kendini Galatasaray'a adamış ve bu ailenin bir ferdi olmaktan her zaman gurur duymuş birinin Galatasaray'dan vazgeçeceğine inanmak gerçek dışıdır. Geçmişte örneklerinde olduğu gibi Galatasaray beni bırakmadıkça Galatasaray'ı bırakmayacağımın altını çizmek isterim.

Her zaman olduğu gibi doğru, yorum katılmamış, maniple edilmemiş bilgilerin ve haberlerin tarafımdan doğru zamanda verileceğinden de kimsenin kuşkusu olmasın.

Saygılarımla,
Fatih Terim
9 yıl
Dünkü zemin?
sizce nasıldı arkadaşlar? bence sorun yok denecek kadar azdı. sizce artık zemin problemimiz çözüldü mü?
9 yıl
laptop fanından traktör gibi ses geliyor
9 yıl
half life 2 hakkında
arkadaşlar half life 2 yüklemek istiyorum. cinematic mod diye bir şeyi varmış. hiç half life yüklemeden direk onu yüklersem olur mu yoksa half life 2'yi ilk yükleyip sonra üstüne mi onu kurmalıyım. bir de zamunda'da half life 2 var bir de bunların epsiode 1 epsiode 2 falan diye ayırmışlar direk half life 2 yi mi yükleyeyim napayım?
9 yıl
Basın yalan yazıyor şampiyon olmayınca :(
9 yıl
Futbol bölümünün daha iyi bir yer olabilmesi için naçizane tavsiyelerim
Evet arkadaşlar bildiğimiz gibi bu bölümde tartışmadan başka bir şey okumak artık imkansız gibi bir şey oldu. Buralarda genelde okuyucuyum çok yazdığımı göremezsiniz. 2006'dan beri foruma üyeyim. Kendi tecrübelerimden de yola çıkarak bir iki öneri getirmek istiyorum.

1. Do not feed the troll

Arkadaşlar troll başlıklarına ne kadar yazılmazsa o kadar gündemde olmaz ve boş tartışmalar çıkmaz. Şu başlıklara yorum yapmayalım. Bunu özellikle küçük arkadaşlarımız çok yapıyor. Ergenliğinizi bir kenara bırakıp az sakin olun.

2. Rakip takımın taraftarının yaptığı her eleştiriye kuduz köpek gibi okumadan saldırmayın.

Alt tarafta Fb veya Gs amblemi görür görmez olumsuz her yoruma direk saldıran, muhaha ifadesi koyan insanlar var. Ama bu eleştirinin aynısını kendi takımından insan yapsa böyle yapmayacak. Bunu yapmamak lazım. Eğer adam gerçektende trollemek için yapıyosa bunu dikkate almamak yeterli.

3. VS konularından artık vazgeçin

Bu konuları açmaktan özellikle zevk alan bir kesim var. 7 yıldır forumdayım şu konularda bir kere doğru düzgün muhabbet olduğunu görmedim. Ya tartışma ya kendince dalga geçme ya da uplamayla sonradan dalga geçme var. Bu konularda yıllardır kavgadan başka bir sonuca varılamıyor. Vazgeçin artık.

4. Karşı takım sataşmalarına tahammülünüz olsun

Bu oyunun bir parçası rakiple eğlenmek. Bu yıllardır vardı yıllar sonra da olacak. Azıcık tahammüllü olun. Mesela "biz size nasıl çaktık 6-0 denildiğinde" "senin ben aqwbhsdaydıausj" diyeceğinize "ümit bile gol atmıştı cidden ya hiç iyi olmadı :D" falan diyin. Böyle cevaplamakla bir şey kaybetmezsiniz. Çünkü gerçekten de 6-0 yenildik. Yalan değil bir şey değil. Aynı olay "sahanızda kupa kaldırdık haa" denildiğinde de karşı taraf tarafından uygulanmalı. Unutmayın sataşmalar karşısında sinirlenen insanla daha çok dalga geçilir bu sosyal hayatta da böyledir.

5. Heyecanınızı kontrol edin

Arkadaşlar yazılardan anlıyorumki forumda 14-15 yaş kitlesi çok. Bu kitleye sesleniyorum. Daha küçüksünüz, sakin olun. Ergenliğin en hırçın yaşları. Enerjinizi atmaya çalışıyorsunuz millete saldırarak. Mesela ultrAslan forumlarında bu durumun çözümü üyelerin adının altında yaşının yazılmasıyla çözülmüş. Dh'de bu olamayacağı için sizi sadece sakinliğe davet ediyorum. Lütfen karşınızdaki kişinin 20 yaş üstü veya evli barklı insanlar bile olabileceğini unutmadan ağır başlı, efendi efendi yazın.

6. Her şey futbol değil

Asıl unutmamanız gereken tek şey bu. Her şey futbol değil. Burada küfür ettiğin adamla sokaklarda direniyorsun, alışveriş yapıyorsun, eğleniyorsun. İnsanlar takımlarına göre kişiliklerini oturtmazlar. Bu takımlar sosyal hayatımızın küçük bir parçası. Maçlar geçer gider ama insanlar kalır. Eğlenmek için oynanan bu spor yüzünden birbirinizi kırmayın. Gerçekten değmez.

Benden bu kadar arkadaşlar. Umarım okursunuz. Sizin de tavsiyeleriniz varsa ekleyin lütfen. Teşekkür ederim.
9 yıl
Tüm Takım Taraftarları Bayram Kucaklaşması
Arkadaşlar gelin saçma fanatikliğimizi bir kenara bırakıp bayramımızı kutlayıp sarılalım. Hepimiz kardeşiz boşverin takımları bunlar hep eğlence. Bayramınız kutlu olsun.

Not: Galatasaraylı olduğum için burda açtım.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle