Uygulama ile Aç Kapat butonu
Kayıt
Arama butonu

Binbaşı
31 Aralık 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
363142 Gün Cezalı
357157 gün 7 s. 2 dk.
Gönderiler Hakkında
17 yıl
Tümer beni kandırdı
Tigana, Tümer bana ya yurtdışına gideceğini, ya da kalacağını söylemişti. Yurtdışının 20 km uzakta olduğunu bilmiyordum dedi

Tümer iyi oyuncu
Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana, medya mensuplarının kendisine verdiği yemekte ilginç açıklamalarda bulundu. Fransız teknik adam, Brezilyalı oyuncu Ailton’u pahalıya aldıklarını, ancak şimdi satamadıklarını bildirdi. Tümer’in gidişiyle ilgili söylenecek fazla birşeyin olmadığını kaydeden Fransız çalıştırıcı, “Tatile gitmeden önce Tümer bana ya burada kalacağını, ya da yurtdışına gideceğini söylemişti. Ancak yurtdışının 20 kilometre uzakta olduğunu bilmiyordum. Yöneticiler de Tümer’in bizde kalmak istediğini söylediler. Tümer iyi bir oyuncu. O’nu ile Delgado’yu oynatmak istiyordum.”

Bobo ilerleme kaydetti
Tigana, gittiği her kulüpte belli bir yapılanmanın olmasını sağlamaya çalıştığını ifade ederek, “Gençleri yetiştirmek üzerine birşeyler yapmak istiyoruz. Hangi kulübe gittiysem yapılanma oldu. Bıraktığım şeyler sürdü” dedi. Tigana, devre arasında transfer ettikleri Bobo konusunda risk aldıklarını vurgulayarak, “Bobo, kendi ülkesinde bile oynamıyordu ama çalışmayı seviyor. Brezilya’daki arkadaşlarım bu oyuncunun neyinin eksik olduğunu bana söylediler. Bobo 6 ayda büyük ilerleme kaydetti, daha 21 yaşında, sağa sola gidebiliyor. Çalışmayı da çok seviyor” dedi.

Sergen’i geç buldum
Tecrübeli çalıştırıcı, Şekerspor ile anlaşan Sergen’in ise kendisine geç geldiğini söyledi. Tigana, Sergen’in 4-5 yıl önce elimde olması durumunda çok farklı olacağını savunarak, “Sergen’i geç buldum. Yazık olan birşey var. İyi bir insan ve çok büyük bir oyuncu. Bu tür olaylar eğitimin yanlışlığından kaynaklanıyor. Gençleri altyapıda iyi eğitsek sorun olmaz. Altyapı eksikliği buradan doğuyor. Serdar’ı izledim. Milli takımda da izledim. Kendisini biliyorum. Geçen yıl Akçaabat Sebatspor’da oynarken antrenörüyle de konuşmuştum” diye konuştu.

Gençlere güvenirim
Tigana, genç oyuncuların şampiyonluk mücadelesini kaldırıp kaldırmayacağı yönündeki soruyu ise “O düzeye geldiğimizde göreceğiz. Arsenal ve Barcelona, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde final oynadı. Arsenal’de genç oyuncular vardı. Fransa, Dünya Kupası’nı alırken, Henry 18 yaşındaydı” diye yanıtladı. Takımın yeni menaceri Ali Gültiken ise, “Yönetim kurulu da kendilerini temsilen beni görevlendirdi. Zamanla neler yapacağımızı göreceksiniz. Çok uyumlu çalışacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın” diye konuştu

http://www.e-kolay.net/fanatik/Futbol/BJK/Haber.asp?PID=279&HID=6&HaberID=393873
17 yıl
INACTIVE SIM YAZIYOR EKRANDA
Arkadaslar turkcell hattımı takınca inactive sim yazıyor.telsimi takınca bu yazmıyor neden acaba?
17 yıl
Ati için en iyi sürücü hangisi?
arkadaslar 6.3 ü indirdim 6.5 i indirdim ve kurdum ama overlock yaparken pek iyi gitmiyor ve bazı sorunlara sebep oluyor.sizce hangi catalyst daha iyi performans veriyor?
17 yıl
MOVED: Sigara insanı rahatlatır mı?
17 yıl
Böyle bir ayak kırılması görmediniz!
17 yıl
MOVED: İnsanın en degerli Hazinesi?
17 yıl
İnsanın en degerli Hazinesi?
Vakit mi?
Sağlık mı?
Malı mı?

Sizce hangisi ? yada hepsi mi? Siizn dusundugunuz baska seyler var mı?
Peki Ya Biz Neler ile ugraşıyoruz? Vaktimizi gercekten de faydalı şeyler ile degerlendirebiliyormuyuz?
sağlıgımızın kıymetini ne kadar biliyoruz?
Malımızın kıymetini ve de nerede ve nasıl harcayacagımızın ne kadar bilincindeyiz?

Bizlerin yapması gerekenler nedir ? soyle bir hesaplaşalım kendimizle..

Fikirlerinizi bekliyorum.
17 yıl
İnternette Aşk Olur mu?
Siz Ne dersiniz? İnternet üzerinde tanısan insanlar ve kısa bir süre sonra " Seni Seviyorum " gibi cok onemli bir söz söyleyip ciddi adımlar atarak evlilige kada uzanan bir yola cıkan bu adımlar ne kadar saglam? internet uzerinden aşk olur mu? ne kadar saglıklı? internet yolu ile evlenen ve sonra da bosanan insanlar neden daha sonra bu kararı alır? bilimsel ve subjektif yaklastıgımızda sizce bunun nedenleri ve sonucları neler olabilir ? fikirlerinizi almak isterim şahsen.
17 yıl
Başkan Yıldırım’ın gözyaşları
Sayın Daum ile konuştuktan sonra anlatılanları ne zaman yayınlayacağımız konusunda da kararı kendisi verdi. Biz de Alman hocanın, “Şampiyon belli olduktan sonra” isteğine saygı göstererek röportajı dün yayınlamaya başladık. Kendisinin dünkü basın toplantısında söylediği “Neden bu kadar beklediler” sorusunun yanıtı budur. Okuyucularımızın bilgisine arz ederiz.

Dünün özeti
*** Ne olursa olsun artık çalışmak istemiyorum. İlk yılımda başta Başkan olmak üzere yönetim kurulundaki herkes bana yardımcı oluyordu. Bu yıl herkes sanki bana sırtını döndü

*** Başkan’ın etrafında onu doğru yönlendirecek insanlar yok. Bunun altını çizmek isterim. Etrafında casuslar var. Bu casuslar ona bilgi veriyor. Bunlardan birini çok iyi tanıyorum. Bir gece Papermoon’a gittim...

*** Başkan basınla konuşmamamı istedi. Yalnız benim değil, kimsenin diyalog kurmasına izin verilmiyor. Bize sempati duyan bütün takımların sevgisini, saygısını kaybettik. Herkes Fenerbahçe’ye düşman oldu

*** Bir gün Aziz bey, Hakan Bilal Kutlualp ve ben bir konu üzerinde tartışıyoruz. Tercümeyi Kutlualp yapıyordu. Birden fark ettim ki, Hakan Bilal çeviri yaparken benim söylediğim şeyleri değiştiriyordu

*** Sadece Alex ve Luciano bilgim dahilinde alındı. Milan Baros’la anlaşmıştım ama Nicolas geldi. Anelka bugüne kadar Fenerbahçe’ye ne verdi. Nobre transferinin perde arkasını ise size anlatamam

*** 100. yıl geliyor ve yönetim kurulunda UEFA Kupası Şampiyonluğu’ndan, Şampiyonlar Ligi’nde finalden, yarı finalden bahsediliyor. Bu yapıyla bu hedefe nasıl ulaşırsınız. İnanılır gibi değil. Şaka gibi!

Bir gün samimi bir sohbet ortamında Aziz Yıldırım’la birlikteydik. Konu futbol değildi. Üzgün ve yorgun görünüyordu. “Başkan” dedim, “Takımı düşünmekten, kulübü düşünmekten yorgun düştün. Kendine vakit ayırabiliyor musun? Ailenle birlikte vakit geçirebiliyor musun?” Birden gözleri doldu.. Onu hiç böyle görmemiştim. Bu sahne beni de çok duygulandırdı. Bunu hiçbir zaman unutmayacağım.
Enteresan şeyler oluyordu bazen. Mesela bir gün telefonum çaldı. Yöneticiler bana acil kulübe gelmem gerektiğini söyledi. Ben de telefonda konuşmanın daha iyi olacağını çünkü takımın başında olmam gerektiğini söyledim. Israrla çağırdılar. Samandıra’dan kulübe gittim. Anladığım kadarıyla ciddi bir durum söz konusuydu. Orada tam 15 dakika konuştuk. Aslında hiçbir şey konuşmadık. Sonra tekrar Samandıra’ya döndüm. Garipti.
Gereksiz düşman edindik. İzmir’den (Beşiktaş Kupa maçı sonrası) özel uçakla dönüyorduk. Tanımadığımız iki kişi geldi. Başkan haklı olarak bu kişilerin uçaktan indirilmesini istedi. Sonradan yanımıza pilot geldi. O kişilerin THY yetkilileri olduğunu, izin verilirse bizimle uçmak istediklerini söyledi. Başkan yine kabul etmedi. Sonra o kişi gelip, Başkana haklı olduğunu, izin istemeden bindiği için özür dilediğini ama mümkünse İstanbul’a uçmak istediğini söyledi. Ama yine kabul edilmedi. Ben Murat’a (Özaydınlı) “Bırakın uçsun, sorun yok. Başkan’a söyle” dedim. O da bana “Şimdi bunu söyleyemem” dedi. Seneye Fenerbahçe takımı pek çok yere özel uçakla gidecek. Ama artık nasıl uçak bulunur bilmem. Uçak bulunmasına bulunur da takımın uçmak istediği saatlerde artık kolaylık yaparlar mı işte bu şüpheli. Gereksiz çok gereksiz.
Başkan, Roberto Carlos’u istiyor. Telefonla ben de görüştüm kendisiyle. Ama ben olsam Roberto’yu almazdım. Kariyerine hiçbir şey diyemem. Ama doymuş bir isim. Fenerbahçe’ye vereceği şeyler sınırlı. Zaten Katar’dan yıllık 5-6 milyon euro gibi astronomik bir teklif almış. Dünya Kupası sonrası Fenerbahçe’ye cevap vereceğini duydum. Yorgun gelecek, bu paraya o yaş
büyük risk.
Stoper bölgesi çok önemli bir yer. Önder Turacı geleceği çok parlak olan, çok yetenekli bir futbolcu. Ama çok yumuşak huylu, çok beyefendi. Fenerbahçe’nin Galatasaray’ın eski kaptanı Bülent Korkmaz gibi bir oyuncuya ihtiyacı var.
Altyapıya getirilen Hollandalı teknik adamlardan haberim yoktu. Gelişlerinde olmadığı gibi gidişlerinde de olmadı. Gençleri takıma monte etmediğim söyleniyor. Bizim takım zaten genç. Tuncay, Selçuk, Volkan, Serkan, Önder, Alex hatta Anelka. Hepsi genç. Eğer başka gençler varsa ve iyilerse, takıma girerlerdi. Demek ki yokmuş.
Açıkça söylemek gerek. Maalesef Türkiye’de şampiyon olmak Avrupa’da bir teknik adam için artı gibi gözükmüyor. Fenerbahçe’de iki yıl üst üste şampiyon oldum diye bana teklif gelmiyor, değerim artmıyor. Avrupa Kupaları’nda başarılı olsaydık durum değişirdi.

İtiraf etmeliyim ki;
İlk sezonda şampiyonluğumuzun mimarı Pierre van Hooijdonk’tur. Harika işler yaptı. Ama nedense bu başarı onu havaya soktu. İkinci sezonda takım arkadaşlarını bir kenara bırakıp beni bile eleştirmeye, sistemimi, taktiğimi beğenmemeye başladı. Hatta birkaç oyuncuyla cephe oluşturup, takımı karıştırdı. Ekip ruhuna karşı davrandı. Başkanla bu konuyu konuştum. Onun gönderilmesinin takım için iyi olacağını söyledim. Ama Başkan seyirciden gelebilecek tepki nedeniyle durumu idare etmemi istedi. Ben de elimden geleni yaptım.
İsterseniz İmmel konusuna hiç girmeyelim. Bazı yanlışlar yaptı. O yüzden de Almanya’ya geri döndü. En sağlıklısı bu konunun detaylarına girmemek.
Türkiye’yi en az bir Türk kadar seviyorum. Bu sevgim sadece İstanbul ile sınırlı değil. Hemen hemen her şehri gördüm, gezdim. Çok güzel bir ülke. Karım da buraya bayılıyor. Beni hiçbir zaman Türkiye aleyhinde konuşurken göremeyeceksiniz. Yalnızca spor açısından değil. Her açıdan Türkiye için güzel şeyler söyleyeceğim. Burası benim ikinci vatanım.. Ve vatanıma sık sık geleceğimden de kimsenin şüphesi olmasın.

http://www.e-kolay.net/fanatik/futbol/fb/Haber.asp?PID=291&HID=11&HaberID=383835
17 yıl
Ronaldinho Show ! İzleyin!
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
DH Uygulaması
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
DH App Store Uygulaması DH Google Play Store Uygulaması
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
DH Mobil Uygulaması
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle