Donanım Haber

Uygulama ile Aç Kapat butonu
Kayıt
Arama butonu
H

Yüzbaşı
15 Mart 2012
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
21 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
H
6 yıl
Avrasya Tünelinin Geçiş Ücreti Belli Oldu (5 dolar+KDV içerir)
Ulaştırma Bakanı Arslan, "Avrasya Tüneli'nden geçiş ücreti 5 dolar artı KDV olacak" dedi.

Avrasya Tüneli (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi) projesinde geçiş ücreti belli oldu.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Avrasya Tüneli'nden geçiş ücreti 5 dolar artı KDV olacak" dedi.

Avrasya Tüneli'nde inşaat olarak yüzde 82'ye geldiklerini belirten Aslan, "Hedefimiz yıl sonunda Avrasya Tüneli'ni bitirerek İstanbullunun hizmetine sunmak" diye konuştu



http://www.ntv.com.tr/ekonomi/avrasya-tunelinin-gecis-ucreti-belli-oldu,Td1E7vH8-0e3WrHJskX9Cw



5 dolar artı kdv çok iyi para... Daha ucuz olmasını isterdim.

Düzeltme/ekleme: şu dolarla fiyat verme olayına da kıl oluyorum, TL'ye çevirip söylemek çok mu zor?
H
7 yıl
Emisyon Skandalında Yeni Sayfa
 Emisyon Skandalında Yeni Sayfa
Volkswagen ve grup şirketlerinde patlak veren emisyon skandalının etkileri tartışılırken, bugün gelen haber olaya yeni bir boyut kazandırdı.

Amerika’dan gelen habere göre grubun geliştirdiği 2016 serisi yeni 2.0 TDI motorlarda da önceden tespit edilen yazılımdan farklı olarak yeni bir yasa dışı sistem tespit edildi. “Yardımcı emisyon kontrol cihazı” adı verilen sistemde önceden tespit edilen yazılıma ek olarak katalizöre doğrudan müdahale edilebildiği ve bu sayede azot oksit ile zararsız nitrojen-oksijen ayrıştırması yapıldığı bildirildi.


Geçen hafta ortaya çıkan bu gelişmenin sızmasının ardından Alman grubun ne yapacağı belirsiz. İlk skandalın etkileri hala tazeyken bu olayın ortaya çıkması halihazırda lansmanı yapılacak araçların tanıtımlarını geciktirebilir.


Kaynak: otopark
H
7 yıl
Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.
 Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.

Her yeri karmaşık grafikli yanıltıcı kamuflajla kaplı bir Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.

Yeni nesil C-Class ve S-Class’ın yanında biraz sönük kalan güncel E-Class, gelecek nesli ile hakettiği imaja yeniden kavuşacak. Casus fotoğrafçıların yayınladığı fotoğraflardan görebildiğimiz kadarıyla yeni E-Class, markanın diğer yeni modellerinde gördüğümüz tasarım anlayışı ile şekillendirilmiş. İç mekan tasarımında da dörtlü havalandırma çıkışı ve gösterge tablosunun devamında bulunan bilgi/eğlence sistemi paneli gibi detaylar S-Class’tan alınmış. Ayrıca fotoğraflarda görülen analog gösterge tablosu, aracın piyasaya çıkacak versiyonunda yerini S-Class’ta olduğu gibi dijital bir panele bırakacak.

W205 C-Class’ta olduğu gibi Alman üreticinin MRA platformu üzerine kurulacak 2016 E-Class’ın 3.5 litre hacmine kadar yükselen sıralı 6 silindirli motor seçenekleri sunacağı söyleniyor. 4 silindirli motorlar ve plug-in hibritin yanı sıra gücünü 4.0 litrelik çift turbolu V8’den alan E63 AMG modeli de seçenekler arasında olacak.

 Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.
 Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.
 Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.
 Mercedes-Benz E-Class prototipi, Almanya’da test edilirken yakalandı.

KAYNAK
H
7 yıl
Sonunda Peugeot 308'e dizel otomatik geldi(Tork konvertörlü)
 Sonunda Peugeot 308'e dizel otomatik geldi(Tork konvertörlü)

Otomobil dünyasında büyük ilgi uyandıran yılın otomobili 308 nihayet beklenen dizel motor ve otomatik vites birlikteliğine kavuştu. Euro 6 sınıfında yer alan 1.6 litre hacmindeki BlueHDİ isimli yeni motor gücünü EAT6 ismindeki 6 ileri tork konvertörlü şanzıman ile yere aktarıyor.

120 beygir güç üreten 1.6 litrelik dizel motor, teknik verileri ile oldukça dikkat çekiyor;

-Araç maksimum Torkunu 1750 devirde 300 Nm olarak veriyor.

-Maksimum Hız : 196 Km/s

-0-100 : 9.5 Saniye

En çok merak edilen yakıt tüketimi ise 100 kilometrede:

-Şehir içi: 4.0 litre

-Şehir dışı: 3.3 litre

-Karma: 3.5 litre

olarak belirlenmiş.

Dizel, Otomatik 308 fiyat konusunda henüz hiçbir netlik kazanmasa da Allure donanım seviyesinin liste fiyatı 81.875 TL gibi bir fiyat olacağı tahmin ediliyor.


Edit: Tahmini fiyatı 81 Bin Lira civarı olarak düzeltmişler :)


KAYNAK
H
7 yıl
Euro NCAP'ten 2015 Audi TT'ye 4 Yıldız (Yeni Düzenlemeler ile)
Yapılan Euro NCAP testinde Audi TT modeli sürpriz bir şekilde 5 yıldız alamayarak beklentileri boşa çıkardı. Araç aynı zamanda sürücüye yardımcı sistemlerden yoksunluğu ile eleştirilere maruz kaldı. Audi TT bu skorla hem bir Audi olarak hem de BMW 2 Serisi gibi rakiplerinin yanında zayıf kaldı. Sürücü, yolcu ve yaya için %80 koruma sağlayan model, çocuk güvenliği ve sürüş güvenliği asistanı sistemleri alanlarında sınıfta kaldı.

Ancak Euro NCAP yetkilileri, hemen bir açıklama yaparak, yeni düzenlemelerle puanlamaların daha katı bir hale geldiğini ve diğer markaların da bu nedenle puanlarının düşebileceğini vurguladı.





KAYNAK
H
9 yıl
Oto-Park.Com Makyajlı Ford Fiesta İncelemesi (1.6i Titanium)
 Oto-Park.Com Makyajlı Ford Fiesta İncelemesi (1.6i Titanium)
Servet değerindeki Bebek müptelalarının sürdükçe insanı mutlu etmeleri ne şaşırtıcıdır, ne de önemli. Lakin astronomik fiyatlarına rağmen zaman zaman onlar bile bunu başaramazken, kah ‘genç arabası’ kah ‘şirket arabası’ takısıyla sürekli karşılaştığınız bir hatchback’in her koşulda mest etmesi, derhal cümle aleme duyurmanız gereken bir durumdur.

İç mekan

Fiesta’ya uygulanan makyaj aslında kozmetik dokunuşlar, yeni motorlar ve alengirli donanımların ötesine gitmiyor. Bunların arasında, esasen ailelerin çocuklarına mukayyet olmaları için icat edilen ancak Ford Türkiye’nin biz test editörlerine karşı kullanmayı uygun gördüğü ‘MyKey’ de bulunuyor.

Sistem, ikinci bir kontak anahtarı aracılığıyla etkinleştirildiğinde son hızı 140 km/s’yle sınırlandırıyor, her 80 km/s’ye ulaştığınızda “yavaş git!” diye uyarıyor, müzik sisteminin ses seviyesini %50’yle kısıtlıyor ve ESP’nin kapatılmasını engelliyor. Aracı bu şekilde teslim edip avuçlarımda cetvel parçalayan ilkokul öğretmenlerimi bana yad ettirenlere sevgilerimi gönderiyorum.

‘Modern’ donanımlardan bir diğeri, müzik sisteminin bazı özelliklerini sesle kontrol etmeyi sağlayan ‘SYNC’. USB düğmesine basmak yerine “yu es bi!” demek ilk seferinde eğlenceli gelse de, kimsenin 1820 liralık bu özelliği ikinci kez kullanacağını sanmıyorum.

Aslında - eski Fiesta müşterileri hariç - kimin diğer donanımları da ilk seferde bile kullanabileceği meçhul. Sony sistemin düğmeleri öyle baştan savma dağıtılmış ki, tasarımının da yerleşiminin de bir liseliye yaptırıldığını düşünüyorsunuz. Elbette bir süre sonra alışıyorsunuz ancak bu süreç standart bir anne/babada aylar alabilir.

Karmaşayı bir kez atlattığınızda, kalitesi ve klasıyla sınıfının çıtasını belirleyen bir kabinle baş başa kalıyorsunuz. Konsolun üst kısmındaki plastik, bir değil iki sınıf yukarıda bile çoğu modelde bu kadar yumuşak değil. Far kumandalarını bir kez tuttunuz mu bırakmak istemiyorsunuz. Havalandırma kanallarını çevirmek, camları indirip kaldırmak, vites topuzunu kavramak... hepsi ayrı birer keyif. Kahverengi, siyah ve griyle oluşturulan harikulade ortamı takdir ediyor, hava karardığında detaylarda beliren nefis hüzmelerle şımarıyorsunuz. Kusursuz sürüş pozisyonu ve yanal destekleri harika koltuklar sayesinde, otomobile mutlak hakimiyet kuruyorsunuz.

İç mekanın ihtişamını, ortadaki karmaşık kumandalar haricinde iki detay kırıyor: İlki, ‘yamuk’ direksiyon. Test aracıyla ilgili bir durum muydu bilemiyorum ama, Fiesta’nın direksiyonu merkezi konumun birkaç milim solunda duruyor. Aslında ayarlamak için kolunu açtığınızda tam olması gereken yere geliyor ama kolu sıkıştırdığınızda tekrar hafif sola kayıyor. Çoğu kullanıcının dikkatini çekmeyecek kadar minimal bir mesafeden söz ediyorum ancak simetri hastaları ifrit olabilir.

Ve maalesef halen dar. Ön tarafta tam bir sürücü otomobili yapısı hakim olduğu için çevreniz tarafından sarmalanıyorsunuz ve esasında hacimsel bir sıkıntı olmamasına rağmen, bazı sürücüler kendilerini kısıtlanmış hissedebilir. Arkadaysa çoğu B segmenti üyesinde olduğu gibi diz mesafesi sınırlı.

Sürüş

Gerçi arka koltukları olmasa da olur. Böyle bir sürüşe sahipken kim bu arabanın arkasına oturmak ister ki? Ford mühendisleri başta direksiyon, ardından süspansiyon, sonra da şasi ve nihayet fren konusunda bir kitap yazmışlar ve muhtemelen şu sıralar rakip firmalar mühendislerine bunu ders olarak okutuyor.

Bir yere geç kalmışsanız ve güzergahınız çukurlarla doluysa, araba kullanmak azaptır. Trafikten kaçmak için devamlı başka sokağa sapmanız gereken ara yollarda direksiyon sallamak, yorucu. Adrenalin namına viraj kovalamaksa, İstanbul’da sıklıkla korkutucu.

Ama Fiesta’yla değil. Bir otomobil düşünün ki, sırf direksiyonunu çevirmek için yolu uzatıyorsunuz. Kasislerden sırıtarak ayrılıyorsunuz. Yolların boşalması için geceyi iple çekiyorsunuz. Ve her yola çıktığınızda araba sürmeyi neden bu kadar sevdiğinizi yeniden hatırlıyorsunuz.

Milini sökmeden kimsenin elektrikli olduğuna inanmayacağı direksiyon, tabiri caizse telepatik çalışıyor. Ön tekerlekleri sanki simitten değil de, ellerinizle tutarak bizzat siz çeviriyorsunuz. Şehiriçinde ağırlığından tur sayısına kadar hemen her niteliğiyle insanı adeta kendinden geçiren sistem, önden kaymanın ortaya çıktığı limitlerdeyse biraz donuk kalıyor.

Standart koşullarda darbeleri çok toleranslı bir biçimde süzen amortisörler, hız arttıkça sanki binlerce euro’luk adaptif sistemler gibi sertleşiyor. Elbette bu tür bir özellikleri yok ancak İBB’nin kusurlarına bu kadar merhamet gösterirken yüksek süratte böylesine tutmaları, bu sınıfta görülmüş bir durum değil. Fiesta asla ‘yumuşak’ bir otomobil değil; bilakis, odaklanırsanız üstünden geçtiğiniz en ufak bir pürüzün bile boyunu ve uzunluğunuz ölçebilirsiniz. Ancak bu istisnai hassasiyet asla rahatsız edici bir hal almıyor çünkü otomobil tüm engebelerin kabasını alıp size sadece bilmeniz gerekeni gönderiyor.

Yol tutuş

Bir önden çekiş geleneği olarak hızlıca viraja girip, aniden direksiyonu içeri kırarken gazdan ayağınızı çektiğinizde, otomobile müdahil olmanın ne kadar kolay ve şasinin ne denli progresif ayarlandığını fark ediyorsunuz. Arka taraf kendini kademeli ve çok kontrollü bir biçimde bırakıyor. Her kışkırttığınızda Fiesta, parkurlardaki haklı mevcudiyetini kanıtlıyor.

Lastiklerin önemi, 15”lik ufacık jantlar üstünde ilerleyen bu otomobilde de kendini gösteriyor. 195/50 Hankook Ventus S1 evo’lar, çok etkili bir frenaj ortaya koyuyor ve bilhassa ıslak zeminde şaka gibi tutuyorlar.

Motor / Şanzıman

Bu ikili teknik yönden aynı seviyeyi tutturamasa da, Fiesta’ya gereken ve yakışan hevesi sağlamada ustalar. Çok hassas ayarlanmış gaz pedalına dokunduğunuz anda otomobil ileri fırlıyor, şanzıman da buna keskin tepkilerle karşılık veriyor. Bu atılganlığa bir kez alıştıktan sonraysa Fiesta bağımlılık yaratıyor. Çalıların arasına attığınız kemiği yorgunluktan bayılana dek size geri getiren yavru köpeğinizin heyecanıyla hareket eden bu otomobille oynamaktan hiç bıkmıyorsunuz.

6-ileri otomatik şanzımanın çift kavramasından ötürü ışık hızında vites atmasını umuyorsanız, beklentilerini düşürmelisiniz. Powershift, bir DSG’den ziyade çok iyi bir tork konvertörlü gibi çalışıyor. Vites topuzu üstünden manuel olarak da kontrol edilebilen geçişler hep gecikmeli gerçekleşiyor. İzole halde işleyişi dudak bükmese de, mukayese edince açıkları beliriyor.

Atmosferik motor karakter değil ama performans hissi bakımından gayet tatminkar, 6500 d/d’e kadar gerektiği gibi yürüyor ve ne kadar zorlasanız da 11 litreden fazla yakmıyor. Sakin kullanımdaysa verimli şanzımanın da yardımıyla tüketimi 6 civarına düşüyor.

Fiyat

Bu güzel ortamı bozansa, her Ford’da olduğu gibi fiyatlandırma. Opsiyonlarıyla 46 bin lirayı geçen otomobil, tehlikeli biçimde üst segmente yaklaşıyor. Bu etikete rağmen arka park sensörü gibi artık standartlaşan bir donanımın isteğe bağlı olarak bile alınamamasıysa, kocaman bir soru işareti.

Sonuç:

Normalde test araçlarıyla farklı saat ve koşullarda standart git-gellerden oluşan 150 kilometre civarı yol yaparım. Fiesta’yı hiç istemeden teslim ederkense sayaç 330’u gösteriyordu.

‘Otomobil’e sadece A noktasında B noktasına ulaştıran bir araç, ayağınızı yerden kesecek bir gereç olarak bakıyorsanız, Fiesta size çok bir şey yazmayabilir. Fakat onu bir sürüş makinesi, bir keyif verici madde olarak görüyorsanız bu, İngilizlerin tabiriyle gerçek bir ‘supermini’.

Video link
H
9 yıl
1450 km’lik dalgınlık :)
 1450 km’lik dalgınlık :)
Belçika’da bir kadın, aracının navigasyon cihazı bozulunca kendini 60 kilometre ötedeki tren istasyonu yerine 1450 km ötedeki Zagreb’de buldu.

BELÇİKA’nın küçük Solre-sur-Sambre kasabasında yaşayan ev hanımı 67 yaşındaki Sabine Moreau, 60 kilometre ötedeki Brüksel Tren İstasyonu’na gitmek için yola çıkıp kendisini 1450 kilometre ötedeki Hırvatistan başkenti Zagreb’de buldu. Bir arkadaşını istasyondan almak için yola çıkan dalgın kadın, navigasyon cihazına gitmek istediği yerin adını girdi ancak arızalanan cihaz onu yanlış bir çıkışa yönlendirdi.

İki gün sonra fark etti

Arızayı fark etmeyen kadın bir gün boyunca 6 ülkenin sınırını aştığını da, yol tabelalarının değiştiğini de fark etmedi. Ertesi gün annesinin kaybolduğunu fark eden oğlu, polis çağırdı. Moreau aracının benzini bittiğinde kredi kartlarıyla alışveriş yaptığı için farklı bir ülkede olduğunu yine anlamadı. Yaşlı kadın uykusu geldiğinde yol kenarına çekip şekerleme yapmasına rağmen, bir şeylerin ters gittiğini ancak Hırvatistan’a vardığında anladı.
 1450 km’lik dalgınlık :)

kaynak
H
10 yıl
Görünmez Kaza Dedikleri Bu Olsa Gerek
H
10 yıl
2013 Mazda 6 İnceleme


 2013 Mazda 6 İnceleme
 2013 Mazda 6 İnceleme
 2013 Mazda 6 İnceleme
 2013 Mazda 6 İnceleme
H
10 yıl
Trafik sigortasında değişim.
 Trafik sigortasında değişim.Ölümlü trafik kazalarında destekten yoksunluk tazminatı için ‘kusurlu’, ‘kusursuz’ ayrımı kalkıyor. Yargıtay Genel Hukuk Kurulu, açılan bir dava üzerine trafik kazasında ölen kişi tam kusurlu olsa da yakınlarına tazminat ödenmesi kararına vardı. Yakınını trafik kazasında kaybeden binlerce kişiye umut olan karar, “Ölen kişi kusurlu olsa da yakınlarının bir kusuru yok” gerekçesine dayandırıldı. Ölümlü trafik kazalarının yüzde 40’ının kusurlu olduğunu belirten uzmanlara göre, sigorta şirketleri büyük bir tazminat yükünün altında kalabilir. Genel Hukuk Kurulu’nun önünde benzer dava konusunu içeren 300’e yakın dosya bekliyor.

Radikal Gazetesi'nden Sibel Cingi'nin özel haberine göre, 2008’e kadar trafik sigortası kapsamında trafik kazasında hayatını kaybeden kişi kusurlu bile olsa yakınlarının destekten yoksunluk tazminatı alma hakkı vardı. Ödenecek tazminat, kusur oranına göre değerlendirmeye açıktı. Ancak 2008’de tazminat alma hakkı ortadan kalktı. Şirketler dört yıldır kusurlu ölümlerde tazminat ödemiyordu. Son 4 yıldır yerleşik içtihattan dönülerek ‘yansıma kusur-yansıma suç’ gibi bir kavram yaratıldığını belirten hukukçular, bu gerekçe ile kusurlu kazalarda ölen kişinin yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödenmediğini belirtiyor. Hukukçular, “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92/b maddesi işlemez hale getirilmişti” diyor. Kararın emsal teşkil ettiğini belirten hukukçular, kararın geçmişe dönük de uygulanacağını açıklıyor ve ekliyor: “‘8’de 1 ya da 8’de 8’ kusur olsun. Bu karara göre kusur oranı ne olursa olsun aracın sürücüsü ve işleteninin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek. Çünkü karar ‘ölen kusurlu olabilir ama geride kalanların bu olayda bir kusuru yok’ gerekçesine dayalı.”

Kusurlu ile kusursuz olana tazminat aynı

Zorunlu trafik sigortası kapsamında trafik kazasında ölüm durumunda tazminat hakkı var. Buradaki en üst limit 225 bin lira. Sigortadan alınacak tazminat kazada hayatını kaybeden kişinin geliri, eğitimi, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı gibi kriterlere göre belirleniyor. Hukukçulara göre kusurlu ve kusursuz hallerde tazminat hakkı aynı olacak.

İşte o karar

“Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun işletenin isteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarına göre aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı davalı sigorta şirketi işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat aldığına ve olayda işleten tam kusurlu, destekten yoksun kalan davacılarda zarar gören 3. kişi konumunda bulunduğuna göre davalı sigorta şirketinin zararının tamamından sorumlu olduğu ve davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri oy çokluğu ile kabul edilmiştir.”

Kararda süreç nasıl işledi?

* Halime Aktaş ve Ömer Aktaş, sigorta şirketinden destekten yoksun tazminatı alamadıkları için Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dava açtı.

* 2009’da açılan davaya davalı sigorta şirketi, davacıların zararının sigorta teminatı kapsamında olmadığını savunarak itiraz etti.

* Bunun üzerine mahkeme, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre dava konusu zararın araç işletenin değil, davacıların zararı olduğu gerekçesi ile toplam 100 bin TL’nin sigorta şirketi tarafından ödenmesine karar verdi.

* Bu karar sonucu sigorta şirketi temyiz yoluna gitti.

* Dosya, Yargıtay Genel Hukuk Kurulu’na geldi. Kuruldan oy çokluğu ile tazminat ödenmesi kararı çıktı.


http://www.hurriyet.com.tr
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
DH Uygulaması
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
DH App Store Uygulaması DH Google Play Store Uygulaması
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
DH Mobil Uygulaması
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle