Uygulama ile Aç Kapat butonu
Kayıt
Arama butonu

Yarbay
24 Ağustos 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
125 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
3 yıl
Hepsiburada.com tarafından kırık TV ile ortada bırakıldık. Hakem heyeti süreci ve MUTLU SON!
Arkadaşlar, başlıkta bahsettiğim gibi bir televizyon siparişi ve yaşadığım sinir bozucu olayları anlatmakla kalmayıp hakkımı arama mücadelesini adım adım paylaşacağım. Forum ruhuna uygun olması için de her adımda konuyu güncelleyerek editleyeceğim.

Hangi gerekçelerle hepsiburada.com'la yıllardır süren alışverişlerimi tümüyle kestiğimi anlatmaya çalışacağım. Benzer durumu yaşayanlar için umarım faydalı bir konu olur.


Konuyu kısımlara ayırdım. İlgilendiğiniz kısma atlayabilirsiniz.

ÜRÜN: Samsung 40" UE-40N5300 Full HD Uydu Alıcılı Smart LED Televizyon

1.KISIM: HEPSİBURADA.COM SİPARİŞ SÜRECİ



1- Ağustosun ilk haftası hepsiburada.com üzerinden bir arkadaşım için LED TV siparişi verdim. Özellikle puanı ve alışveriş sayısı yüksek bir tedarikçiyi seçmiştim. Fiyat olarak da gayet uygundu. Fakat 3-4 gün boyunca ses seda çıkmadı, durumu mesaj yoluyla iletince siparişim hemen iptal edildi ve herhangi bir seçim hakkı tanınmadan başka bir tedarikçiye sipariş geçildi. Tedarikçilerin hiçbir şekilde müşteriyle iletişim kurmasına izin verilmiyor ve ürünü tedarik edemeyen firma durumu hemen bildirse bile hepsiburada.com yetkililerin insafına kalıyorsunuz. Sorup peşine düşmedikçe günlerce bekleyebilirsiniz.

2- Yeni tedarikçi çok az alışverişi olan ve 6-7 tane ürünü bulunan bir firmaydı. 5 tane telefon 1 tane tv vardı ellerinde. Bu beni biraz tedirgin etmişti ama yapacak da bir şey görünmüyordu. Ben durumu farkettiğimde çoktan kargoya vermişlerdi ürünü.

3- "Kim teslim alacaksa kutuyu kontrol etsin ve hiçbir şekilde kutunun bandı sökülüp TV kutusundan çıkmasın" diye sıkı sıkıya arkadaşımı tembihlemiştim.
Prosedür gereği Ürün 40" olduğundan kurulumu Samsung yetkili servisi tarafından yapılmalıydı. Uyarıma riayet ederek kutusuna hiçbir şekilde dokunmayıp hemen Samsung servisini aramışlar. Ertesi gün de randevu vermişler.

4- Şimdi can alıcı kısma geliyoruz. Servis görevlisi kutu açılışını yapıp TV'yi askı aparatına monte ettiğinde sol üst kısımda berbat bir kırık görüyor. Jelatinleri sökene kadar da farketmiyor durumu. TV'yi açtığında da kırmızı morlu renk cümbüşü oluşuyor tahmin edebileceğiniz gibi. Kutuyu da inceliyor ve aynı hizada bir delik tespit ediyor.

İşte dananın kuyruğunun koptuğu nokta burası: Hasarlı kısmın üstüne fatura/irsaliye için yapıştırılan vakumlu poşet yer almakta. Yani poşeti yırtıp faturayı yerinden çıkarmadığınız sürece hasarı farketmeniz çok zor.

5- Samsung servis elemanı durumu servis raporuna işliyor ve fotoğraflayarak kendisi de kayıt altına alıyor. Yazdığı rapor şu:

"Cihaz tarafımızdan açıldı. Kutunun ekran tarafında sol üst kısmında ezik tespit edildi.Ürün kutudan kırık olarak çıktı. Nakliye hasarlı üründür. Müşteri değişim istiyor."

2.KISIM: HASAR TESPİTİ SONRASI HEPSİBURADA İLE YAPTIĞIM YAZIŞMALAR

6- Kurban bayramı arefesinde arkadaşım ve ailesinin yaşadığı durum tahmin edeceğiniz gibi canlarını baya bir sıkıyor. Tüplü televizyondan ilk kez bir LED TV'ye geçiş yapmanın hayalini kurarken yaşanan bu durum benim de bir hayli canımı sıkıyor tabi. Araya 4 günlük bayram tatili girmesine rağmen hemen yazışmalara başlıyorum.

İşte bu noktadan sonra bambaşka can sıkıcı durumlarla karşılaşıyorsunuz.

7- Sipariş ekranında "iade talebi oluştur" menüsünden durumu detaylıca anlatıp servis raporunu ve fotoğrafları yüklemeye çalışıyorum. Ama yok! Her defasında hata mesajı alıyorum. Durumu hem whatsapp'tan hem de müşteri destek hattından öğrenmeye çalışıyorum. Sonunda "Bize Sorun" sayfası altından güç bela bir kayıt oluşturuyorum.

8- Gelen cevap şu şekilde:

"Satın aldığınız ürünün hasarlı ya da ambalajı deforme ise bu gibi ürünlerde kargo hasar tespit tutanağı ya da kurulumu sırasında hasarlı olduğu tespit edilen ürünlerde yetkili servis tarafından kurulumu sırasında düzenlenecek yetkili servis raporu gereklidir. Aksi durumda hasar bildirimi kabul edilemeyecektir.

İlettiğiniz raporlar incelenmiştir.

Teslimat esnasında Samsung UE-40N5300 Full HD Uydu Alıcılı Smart LED Televizyon ürününüzü kontrol etmeden teslim aldınız ve ürününüz hasarlı çıktıysa teslimatı yapan kargo firmasına durumla ilgili bilgi vererek kargo hasar tespit tutanağı tutulmasını istediğinizi belirtebilirsiniz. Kargo tespit tutanağı olmadan teslim alınan ürünlerdeki hasar/deformasyonla ilgili kargo şubesi ya da satıcı/tedarikçi firma özelinde herhangi bir işlem yapılamıyor."

9- Hasarın farkedilemez şekilde olduğunu ve Samsung servisi tarafından da rapor yazıldığını anlatmaya çalışsam da ısrarla "kargo tespit tutanağı" göndermem isteniyor. Bu nedenle arkadaşım şansını denemek için Sürat Kargo şubesine TV ile birlikte gidiyor ve kendilerine de durumu anlatıyor.Beklendiği üzere teslimatı yapan kargo görevlileri ve oranın sorumlusu böyle bir belge veremeyeceklerini söylüyorlar. Bir sinir harbi de orda yaşanıyor doğal olarak. Verdikleri tek şey baştan savma tadında bir "durum tespit tutanağı" oluyor.

10- Sürat kargonun verdiği durum tespit tutanağını da sisteme yüklüyorum. Fakat bu tutanak kabul edilmiyor ve talep sayfası kapatılıyor. Evet talep resmen kilitleniyor!


11- Talep kapatıldığı ve ortada kırık bir tv ile bekleyen insanlar olduğu için -ki bu fena şekilde canımı sıkıyor- yeniden bir talep açmak durumunda kalıyorum.

el cevap;

“Hesabım - Siparişlerim - Kolay İade - Ürün Hasarlı Geldi, Tutanak ve Servis Raporu Var” adımlarını izleyerek başvuru yapmanızı rica ederiz.

haydaaa!!! diyerek ve tekrar başa dönüp konuyla ilgilenen yeni elemanlara her şeyi baştan yazmak zorunda kalıyorum.

12- Yaklaşık 10 gün daha cevap vermelerini bekliyorum ve bu süreçte sürekli mesaj atıyorum. Whatsapp'ta sanırım beni "kara listeye" alıyorlar ki oradan da hiçbir soruma bir daha cevap gelmiyor. Durumu şikayetvar.com'a yazmaya karar veriyorum ve yukarıda linkini verdiğim kaydı oluşturuyorum. 2 gün sonra geri dönüş yapılıyor.

Ama söylenen şeyler birebir aynı, tekrara düşmeye başladıkça artık yapacak bir şey kalmadığını anlıyorum.


3.KISIM: HAKEM HEYETİ BAŞVURU SÜRECİ

13- Bir aylık bekleme ve yazışma sürecinden sonra fatura tutarı (yaklaşık 2200 TL) gereğince tüketici hakem heyetine başvurmaya karar veriyorum. Bu tutarlar her sene güncelleniyor.

Başvuru, yeni düzenlemelerle oldukça kolay bir hale getirilmiş. Kaymakamlığa gitmeye gerek kalmadan tüm evraklar e-devlet sisteminden yüklenebiliyor. Arama kısmında "tüketici hakem heyetlerine başvuru" şeklinde aratınca Ticaret Bakanlığı bünyesindeki TÜBİS'e (Tüketici Bilgi Sistemi) yönlendiriliyorsunuz.


14- Adres ve kimlik bilgileri zaten kayıtlı olduğundan sadece tebligat adresi ve iletişim bilgilerini güncellemeniz isteniyor. Bu aşamadan sonra "yeni başvuru" sayfasından kayıt oluşturuluyor.

Hepsiburada.com tarafından kırık TV ile ortada bırakıldık. Hakem heyeti süreci ve MUTLU SON!


15- 1.adımda; yani "şikayet edilen firma" adımında kararsız kalmıştım.

Hepsiburada.com mu yoksa faturayı kesen tedarikçi firma mı seçilmeli?

Ben hepsiburada.com'u muhatap alarak onların bilgilerini girmiştim. Fakat kayıt alındıktan sonraki gün başvurunun güncellendiğine dair bir mesaj gözüme çarptı. Sistem tarafından oluşturulan başvuru formunda şikayet edilen firma bilgisi "tedarikçi firma" bilgileriyle değiştirilmişti. Konuyu ilçe hakem heyetini arayarak açıklığa kavuşturdum. Faturayı kesen firmayı muhatap alarak başvuruyu yapmamız gerekiyormuş. Bu önemli bir konu.

Ayrıca faturadaki "vergi kimlik numarası ve mersis numarasını da" kesinlikle sisteme girin. Böylece firmaya ait güncel adres ve iletişim bilgilerine ulaşmak daha kolay oluyormuş.

16- 2. adımda; şikayet bilgileri var. Burada istediğiniz uzunlukta şikayet konusunu yazıyorsunuz. Adım adım, hiçbir şeyi atlamadan tarihleriyle her şeyi anlatın.

17- 3. adımda; şikayete ilişkin belgeleri PDF formatında yüklemeniz lazım.

Artık tarayıcıya da gerek yok. Telefonuma yüklü OfficeLens programıyla tutanak ve fatura gibi belgeleri yüksek çözünürlükte taradım.

Bunları PDF formatına çevirmek için ben Abbyy FineReader programını kullandım. Uzun yıllardır kullandığım başarılı bir yazılım. Elimdeki tüm belgeleri örneğin TV fotolarını tek bir PDF dosyasına taradım. Aynı şekilde hepsiburada yazışmalrının önemli kısımlarını da tek bir PDF dosyası haline getirdim. Servis raporu ve fatura gibi önemli belgeleri de ayrı ayrı PDF dökümanına çevirdim.

Düzgün bir şekilde dökümanları sisteme yükledikten sonra bir önizleme sayfası geliyor. Şikayeti yaptığınız ilçe hakem heyetini de onaylayınca işlem tamamlanıyor. Başvuruya ait bilgileri içeren dökümanın çıktısını alabilirsiniz ama bunu hakem heyetine götürmenize gerek yok.

18- Başvuru işlemini yaptıktan sonra yine aynı sayfada "yapılan başvurular" adımından açılan dosyanın durumunu görebiliyorsunuz. Ertesi günü baktığımda "başvuru alındı" ibaresi "savunma istendi" şeklinde değişmişti.



KARARA BAĞLANMA / TEBLİGAT / İADE SÜRECİ

19- 16.12.2019 TARİHİ İTİBARİYLE, YANİ BAŞVURUYU YAPTIKTAN TAM 3 AY 1 HAFTA SONRA "GÜNDEME ALINDI VE KARARA BAĞLANDI" İBARELERİ GELDİ. ŞİMDİKİ AŞAMA TEBLİGATI BEKLEMEK.

20- Tebligat 04.01.2020 tarihi itibariyle elimize ulaştı arkadaşlar. Başvurumuz lehimize sonuçlanmış olup para iadesine karar verildi. Sonuna kadar haklı olduğumuz tescillendi. Firma tarafından herhangi bir savunma yapılmamış.


Tebliğ edilen karar tutanağını aktarıyorum. Benzer bir durum yaşayanlar için emsal olur umarım:



OLAYIN ÖZETİ

Tüketici, firmanın internet sitesi üzerinden televizyon satın aldığını, teslimi yapılan ürünün kurulumu esnasında ekranın kırık olduğunun yetkili servis tarafından tespit edildiğini, firmaya durumu bildirdiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

ŞİKAYET EDİLENİN SAVUNMASININ ÖZETİ

İlgili firma yasal süre içerisinde yazılı savunma vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Şikayet dosyası yapılan toplantıda Hakem Heyeti üyelerince incelenmiş olup, tüketicinin 08.08.2019 tarihinde firmadan ürün/ürünler satın aldığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli Satış Sözleşmeleri Yönetmeliği,

MADDE 16 - (1) "Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt ettiği süre içinde edimini yerine getirmek zorundadır. Mal satışlarında bu süre her halükarda otuz günü geçemez."

MADDE 17 - (1) "Satıcı, malın tüketici ya da tüketicinin taşıyıcı dışında belirleyeceği üçüncü bir kişiye teslimine kadar oluşan kayıp ve hasarlardan sorumludur." dendiği, tüketiciye teslimi yapılan ve kurulum esnasında yetkili servis tarafından hasarlı olduğu tespit edilen ürün ile ilgili firmanın yönetmelik gereği sorumlu olduğu ve verilen hizmette hizmet kusuru olduğu anlaşılmıştır.

KARAR

-Tüketicinin ilgili firmadan aldığı ürün ve belgelerin firmaya GERİ İADESİ ile ürün bedeli olan 2183 TL. ’nin firma tarafından tüketiciye ÖDENMESİNE;

-Davalı ..... vergi no'lu .......’ nin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 70. Madde (7) fıkra uyarınca 25,20 TL. tebligat ücretin kararın tebliğ tarihi itibari ile bir ay içinde bütçeye gelir kaydedilmek üzere ...... Veraset ve Harçlar Vergi Dairesine ödenmesine ve ödemeye ilişkin makbuzun tüketici hakem heyetimize ibraz edilmesine;

-Tarafların kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği/oy çokluğu ile karar verilmiştir.


21- Şimdi top hepsiburada.com'da.

Site üzerinden, ürünün kargo ile ücretsiz şekilde teslim alınması için talep oluşturdum. Bunun için kargo numarası veriliyor. Pazartesi ilk iş ağustos ayından beri bir kenarda duran televizyonu kargoya vermek olacak.

22- 10.01.2020 tarihi itibariyle televizyonu HB tarafından verilen kargo numarası ile ücretsiz şekilde kargoya verdik. Kodu girince alıcı olarak faturayı kesen firma adresi göründü.

23- 13.01.2020 tarihinde kargo teslim alındı olarak görünüyor.Hepsiburada "Kolay İade" sayfasında durum "aksiyon bekleniyor olarak değişti.

24- Ve beklenen son!

16.01.2020 tarihi itibariyle satın aldığımız karta ürün bedelinin iadesi yapıldı.


Tam 5 aylık sinir bozucu bir mücadeleden sonra hakkımızı aldık arkadaşlar.

Destek veren herkese teşekkür ederim.
10 yıl
Kaşiflere neden ihtiyacımız var?
Fizikçi Brian Cox'un TED konuşması.

Altyazı seçeneklerinde Türkçe mevcut.
https://www.ted.com/talks/brian_cox_why_we_need_the_explorers


Bilimin evrenselliğini ve farkında olmasak da bilimle ne kadar içli dışlı olduğumuzu çok akıcı bir dille anlatmış.



Videonun sonlarında dünyanın 6,5 milyar km. öteden çekilmiş fotoğrafını görmek (tabi küçücük donuk bir noktadan bahsediyorum) ve Carl Sagan'dan yaptığı alıntıyı dinlemek için bile izlenir.
10 yıl
ASUS X55V ile K55V kasa kalitesi farkı var mı?
http://www.sadecenotebook.com/Urun/Asus-X55VD-SX212D-Core-i3-3120-250-Ghz-4-GB-500-GB-1-GB-VGA-156-Freedos-pmu232664.html

http://www.sadecenotebook.com/Urun/Asus-K55VD-SX023D-Core-i5-3210-250-Ghz-4-GB-500-GB-2-GB-VGA-156-Freedos-pmu140588.html

Asus K55VD-SX023D: Core i5-3210

Asus X55VD-SX212D: Core i3-3120

Bu iki ürün arasında 240 TL fark var ve benim görebildiğim tek önemli fark işlemci.

Performans bakımından i3 her türlü işimi görmeye yeterli ama kullanan arkadaşlardan bu iki modelin kasa kalitelerini karşılaştırmalarını rica edeceğim. Şimdiden teşekkürler.
10 yıl
İçilen her 15 sigara bir mutasyonu tetikliyor!
Bir sürü kamu spotu izliyoruz ama BBC'de yayınlanmış bir kamu spotu insanı ürpertiyor. Sigara üstünde büyüyen bir tümör. Tetiklenen mutasyonların çoğunluğu zararsız olsa da küçük bir kısmı bile kanserli hücrelerin çoğalıp tümör oluşmasına neden olabiliyor.

http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2012/12/121228_vid_smoking.shtml

http://www.youtube.com/watch?v=GgkEwDc1zcM


Konuyu merak edip biraz daha araştırınca noktasal gen mutasyonlarının tiryakilik yani bağımlılık üzerindeki etkisinden bahseden şu yazıya rastladım:

http://saltuerk.wordpress.com/2011/05/13/sigara-aliskanliginin-nedeni-genlerimizde-sakli/

Hangi kromozomların mutasyona uğradığı hem tiryakiliğin derecesini hem de kanser oluşma riskini belirliyormuş.
10 yıl
Komplo Teorileri.
Komplo teorilerinin hangi amaçlarla oluşturulduğunu, gerçek komplolarla komplo teorilerini nasıl ayırt edebileceğimizi, hemen hemen her kesimden çok sayıda insanın sorgusuz sualsiz kendilerine yakın gelen komplo teorilerini neden bu kadar çabuk kabullendiğini, teoriler üretilirken faydalanılan argümanları anlamaya yönelik faydalı olduğunu düşündüğüm bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

Komplo Teorileri – 1: Her derde deva

Komplo Teorileri – 2: Bana Kül Yutturamazsınız!

Komplo Teorileri – 3: Milletin ağzı torba değil ki büzesin



Özellikle de şu bölüm kullanılan komplo teorilerinde kullanılan safsataları anlayabilmek için birebir:

quote:



Yalansavar’da sık sık mantık safsatalarından bahsediyoruz. Şimdi gelin, komplo teorilerinde sıklıkla görülen, eskilerin kıyas-ı batıl dedikleri bu safsataların bir kaçından bahsedelim biraz da.

1 – “Bunu herkes bilir” argümanı:

Latincede argumentum ad populum olarak geçen bu safsatada, ‘çoğunluk inanıyorsa doğrudur’ şeklinde bir mantık ileri sürülür. Mesela:

- “Ahmet Bey eşini aldatıyormuş!”
- “Nerden biliyorsun?”
- “Herkes söylüyor. Bu kadar insan yalan söyleyecek değil ya!”

Peki bu bir delil midir? Elbette ki hayır. Kimi zaman bu argüman tersten de kullanılır. Örneğin, “Elif Şafak kötü bir yazar olmalı, bu kadar okunduğuna göre!”

Hatta çocuklar bile sık sık kullanır bu argümanı:

- “Dondurma istiyorum!”
- “Olmaz, alamazsın!”
- “Ama bütün arkadaşlarım aldııı!”

2 – Asiliğe övgü:

Komplo teorileri kimi zaman da içimizdeki asi ruhu uyandırarak bizi inandırmaya çalışırlar. Ne de olsa hiçbirimiz güdülen bir koyun yerine konmaktan hoşlanmayız, bir çoğumuz resmi açıklamalara şüphe ile yaklaşırız. Komplo teorisyenleri de bunu bildikleri için ustaca kullanırlar. “Falanca devletin resmi açıklaması böyle, tabi buna inanacak kadar safsanız!” gibi ibareler kullanılır.

3 – Tabanca argümanı:

Çok yakın olmayan bir hedefe tüfek yerine tabanca ile ateş ettiğinizde onu daha çabuk vurabilirsiniz çünkü tabanca ile vurana dek art arda çabucak defalarca ateş edebilirsiniz. Bir tartışmada da çok sağlam 1-2 argüman yerine, çok sağlam olmasalar da bir sürü açıklama öne sürmek daha ikna edici olur çünkü karşımızdaki insanda “ne kadar çok argümanı var, ne de olsa hepsi yanlış olamaz” izlenimi bırakırız. Ayrıca ortaya ne kadar çok argüman atarsak, bunlardan en az birinin şu ya da bu sebeple karşımızdaki kişinin aklını çelme ihtimali daha fazla olacaktır.

4 – Çöp adam:

Tepkisel indirgemecilik de denen bu safsata ise şöyle işler: Karşımızdakinin söylediği bir lafın işimize gelen tarafını alıp, iyice abartıp, sonra onu karşımızdaki kişinin aleyhine kullanırız. Mesela:

- “Bence din öğretimi okullarda mecburi olmamalı.”
- “Ne yani, herkes dinsiz mi olsun!?”

Ya da tersten işletirsek:

- “Bence okullarda isteyen seçmeli din dersi alabilmeli.”
- “Şeriat gelsin yani, bunu mu istiyosun!?”

5 – Sağlam kaynağı olmayan bilgiler kullanmak:

En sık karşılaşılan örneklerden birisidir. Karşımızdaki kişi “kesin eminim” ya da “bi yerde okumuştum” diyip yanlış, varolmayan ya da doğruluğu yeterince test edilmemiş bir bilgiyi teorisini ispatlamak için ortaya atar. Ancak daha sonradan eve gidip etraflıca araştırırsanız bulursunuz aslında o bilginin hiç de güvenilir olmadığını.

6 – Sadece işine gelen bilgiyi seçme:

Böyle bir durumda komplo teorisyeni bir yazı ya da konuşmayı örnek gösterirken, kendi iddiasını desteklediğini düşündüğü kısmı hararetle açıklarken, iddiası ile ters düşen kısımlara hiç değinmez. Eğer sizin o konu, yazı ya da konuşma hakkında fazla bilginiz yoksa, eksik olan bilgileri bilmediğiniz için komplo teorisi size çok inandırıcı gelir.

Kıssadan hisse: Uzmanı olmadığınız konulardaki yorumlara inanmadan önce mutlaka o konunun bir uzmanına danışın. Mesela fizik, kimya, tıp vb. gibi konularda.

Sergen Yalçın başarılı bir futbolcuydu. Ama bu onu teknoloji uzmanı yapar mı?

7 – Bir Bilen Safsatası:

Latincede argumentum ad verecundiam olarak geçen bu safsatada, ünlü ya da güvenilir bir kişinin ismi teoriyi desteklemek için kullanılır. “Falanca kişiyi hepimiz tanıyoruz, o da tıpkı benim gibi düşünüyor” gibi.

8 – Başka bir açıklama yok, demek ki benim açıklamam doğru:

Latincede argumentum ad ignorantiam şeklinde geçen bir safsatadır. [14] Mesela, “UFO’ların olmadığına dair hiç bir delil yoktur, demek ki UFO’lar vardır”, gibi.

9 – Tesadüfler şahidimdir:

Tesadüfler de sık sık argüman olarak kullanılır. Mesela çok sıcak bir günde bir deprem olduğunu varsayalım. Birileri hemen sıcak hava ile deprem arasında bir neden-sonuç ilişkisi yaratıverir. Komplo teorilerinde de, eğer teoriyi destekler nitelikteyse, eşzamanlı ya da birbiri ardına gelen olaylar arasında, ortada kuvvetli bir delil olmasa da, bir bağlantı olduğu iddia ya da ima edilir.

Bu ve benzeri safsatalar komplo teorilerini anlatan kişileri ilk bakışta inandırıcı kılar. Hele bu teoriler bir de önceden içimizde varolan değer veya önyargılarla uyumluysa ikna olmamız daha da kolaylaşır.

Öte yandan, bir saplantı halinde hiç durmadan komplo teorilerine inanan ve/veya yayan kişilerin bazılarında paranoya, inkar (Die Verneinung) ya da şizofreni gibi psikolojik sorunlar bulunduğu da öne sürülmüştür.
10 yıl
Beyin yıkamak da bir zekâ işidir.
Haber linki;

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1104570&CategoryID=77

maltepe milli eğitim müdürlüğünün izniyle dağıtılan kitaplarda yer alan ifadelerden şunları anlıyorum:

- bilim adamlarının, edebiyatçıların, sanatçıların kısacası tüm üretken insanların kökenine, siyasal görüşlerine, yaşam biçimine bakılacak öncelikle. özellikle yahudiyse her türlü aşağılamaya müstehaktır.
- üretilen bilgiler/eserler kendi yaşama bakış açılarına uygun değilse alaya alınacak. bu konuda bir sınır yok. mümkün olan en berbat ve en aşağılayıcı dil kullanılacak.

ama benim takıldığım başka bir nokta var ki çocukların anlayamayacağı bir dil kullanıldığı için büyük oranda çocuklarda bir etki bırakmayacak. okumayacaklar bile. düzey şu;

quote:

Einstein: Çorapsız dolanır, ayda bir yıkanır ve (belki şaşacaksınız ama) sabun yemekten çok hoşlanır. (İşin acı yanı o yılarda Gestapolar Yahudileri fırınlayıp sabun yapmaktadırlar). Dahimiz pistir, pasaklıdır, saçlarını bile taramaz,lakin (manyetik alan üzerinde çok çalıştığından olacak) kadınlar üzerindeki çekim etkisi tartışılmaz.Meslektaşı Mileva'yla (hamile kaldığı için) zoraki bir evlilik yapar, ancak güzel kuzeni Elsa'yla arayı düzünce onu tanımaz. Bu arada sekreteri Betty, Avusturyalı sarışın Margarette ve milyoner Estella ile adı çıkar. Belki de bu şekilde kendini saklar. Zira Amerika'da yaşamasına rağmen sosyal demokratlığa oynar. Aslında ne sosyal, ne de demokrattır. Bir kere 'asosyal'dir ve demokrasiyi sosyalizm ve Siyonizm için kullanır. Üstelik sempatizan değil, militandır. Militan dediysek elbette gece afişe çıkıp semtinin sokaklarını sloganlarla boyamaz ama aranan komünistlere (mesela Hilaire Noulans ve adamlarına) yardım ve yataklıktan kaçınmaz...''



yeni nesillerin inşasında etkin bir beyin yıkama isteniyorsa daha etkin yöntemler kullanılmalı, yani bu dil tutmaz.
10 yıl
Bilimsel içerikli bir konu onayda.
Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası'na Bilimsel İnceleme
http://forum.donanimhaber.com/m_64584194/tm.htm

Evrim teorisini çürütme iddiasında olan bilim dışı propogandatif yayınlara karşı yapılan bilimsel bir değerlendirmeyi içermekteydi. Malesef onayda görünmekte.

Açılıp açılmayacağını merak etmekteyim. Yanıtlarsanız memnun olurum.

Teşekkürler.
11 yıl
TÜRKSAT Online İşlemlere giriş şifresini değiştirin
TÜRKSAT Online İşlemler kısa süre önce yenilenmişti. Anladığım kadarıyla şifreleme sistemi de değişmiş.
Bugün girmeye çalışırken şifrenin yanlış olduğu mesajını görünce anladım durumu.

- Şifremi unuttum bölümünden yeni şifre isteyin.
- e-mail adresinize gelen şifre ile giriş yapın.
- Kullanıcı Bilgileri bölümünden yeni şifrenizi tanımlayın.

Yeni şifreyi tanımlarken şunlara dikkat edin;

* Yeni şifreniz en az 8 karakterden oluşmalı,
* Bir tanesi büyük harf olmak üzere en az iki tane harf belirleyin,
* En az bir tane de noktalama işareti olsun.

Örnek şifre: bm-53694

Malesef sitede bu konuda hiçbir uyarı ve anlatım yok. Bu şifre yöntemini değişiklik sırasında hata vere vere buldum.

Bu arada eski adresi de değişti, yeni adres:
https://online.turksatkablo.com.tr/
11 yıl
Homeopati Nedir?
Aranızda bilenler hatta uygulayanlar vardır belki. Ben yeni öğreniyorum. Aşmış bir alternatif tıp tekniği imiş Homeopati.

Örneğin plütonyumun su ile seyreltilip radyasyon zehirlenmesinin tedavisinde kullanılması bu tedavi yönteminin ana esprisi imiş.

Konu hakkında aydınlatıcı bir yazı;

http://yalansavar.org/2012/06/12/tavsanin-suyunun-suyu-1-homeopati-nedir/
11 yıl
Bilimi neden küçümsüyoruz?
Samsun'da yaşanan sel felaketinden sonra tekrar aklıma takıldı bu soru. Haberlerden anladığım kadarıyla hazırlanan tüm bilimsel raporlara rağmen diğer yüzlerce örnekte olduğu gibi aynı acıları bir kez daha yaşadık.

Faturayı sadece birilerine kesmenin yanlış olduğunu düşündüğümü belirterek sormak istiyorum; bireylerden en üst makamlara kadar hemen hemen her alanda bilimi dikkate almayışımızın hatta çok daha vahim bir şekilde bilimi küçümseyişimizin sebebi ne olabilir?

Elbette vatandaş olarak bilimsel faaliyetlerde bulunmamıız, bilimi takip etmemiz pek mümkün değil, bunu kastetmiyorum ama en azından bilime önem vermenin hayati bir konu olduğunu yaşanan bunca felaketten sonra anlamış olmamız gerekmiyor mu?

Yüksek rant ve bireysel çıkarlar bu durumu açıklamaya yetmez gibime geliyor.

Sadece bu konu ekseninde düşünmeyin. "Bilim" ismini taşıyan bu bölümde bile bilimsel çalışmalarla ilgili çok küçümseyici ifadelere rastladım.

Ciddi şekilde bilime karşı takınılan bu tavrın sebebini merak etmekteyim.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
DH Uygulaması
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
DH App Store Uygulaması DH Google Play Store Uygulaması
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.
DH Mobil Uygulaması
Yeni bir sürüme kadar uyarıyı gizle