Donanım Haber

Uygulama ile Aç
Kayıt

Yarbay
13 Nisan 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
359714 Gün Cezalı
357296 gün 13 s. 16 dk.
Gönderiler Hakkında
7 yıl
1994 Model Serçe 125 Bin Lira..! İçeri buyrun..
Sevgili arkadaşlar, 75 yılında doğduğum da ki arabamız 74 model beyaz 124 idi. 80 sonrası 90 yılına kadar sürekli değişken beyaz 131 kullandık. 1990 - 2004 Ekime kadar siyah 90 model 131 Şahin. Yani 29 yıl Tofaş arabaları hayatımda yer etti. Son 10 yıl Symbol ve şu an Corolla. İsterse Mercedes olsun altımda, 131 ve 124'ün yeri bende ayrı.

Ancak malum sitede ki şu ilanda ki 94 model son üretim olan ve orijinal, temiz, 15 bin km'de ki Serçe neyin kafasını yaşayıp 125.000 lira ediyor anlamadım. Yanlış duymadınız, YÜZYİRMİBEŞBİNLİRA fiyatı. Neymiş, son üretilen Serçeymiş. İlk üretim olsa 500 bin lira edecek demek.

http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-tofas-fly-motors-1994-model-orjinal-yuzyirmibesbin-tl-199637813/detay


Yahu insaf yahu. 74 model 124 değil sonuçta ki olsa zaten ederi taş çatlasın 12 bin lira eder.
7 yıl
2014 TOYOTA COROLLA 1.33 İLE İLK 1000 KM İZLENİMLERİM
Sevgili arkadaşlar, bu açıklamayı 1.33 Corolla almayı düşünen arkadaşlara fikir olsun diye yapıyorum.

Arabam ile bir ay içinde 1000 km'yi geride bıraktım. 23.12.2014 Salı günü ücretsiz 1000 km bakımına girdim. Lastik basınç uyarısını dile getirdim. Önlere 39, arkalara 38 hava bastılar. Bu değerlerde hava basın dediler. yarım saat 45 dk da teslim ettiler arabayı. Servis içine girilmiyor, üst katta bekleniyor. Ama ben sızdım servis içine. Alt kat bekleme salonundan baktım. Lifte çekip sinyallerini, fren lambalarını vs. kontrol edip kaputu açıp sağına soluna baktılar. Arabanıza seramik yaptırmışsınız bence motor koruma da yaptırın yeniyken dediler. 150 liraymış o da. Ocak ayı olsun bakarım dedim.

20.11.2014 günü aldım arabayı. İnci beyazı ve içi bej renk. Arabayı biliyorsunuz 2014 model Corolla olup 1.33 / 99 HP / 128 NM benzinli motora sahip. Bu motor için 6 ileri manual vites kullanılmış. 1.33 motor için halk arasında o motor Corolla'yı çekmez, yokuşta gitmez, yokuşta kalkmaz gibi laflar daha doğrusu ön yargı hakim. Ancak hiç de öyle değil. Bu motor gidiyor. Gitmese bir ayda özellikle hafta sonu kullanımlarım ile 1000 km yol yapmazdım. Fişek gibi gitmiyor ama gidiyor. Alt devirlerde cansız olsa da devrini bulunca gidiyor. Aslında o cansızlık sizin gaz tepkinize göre canlı da olabilir. Tarafımdan bizzat denendi. Bu arabam ile 6 kişi dolu şekilde bir kaç hafta önce Dolapdere'den Tarlabaşına çıkan yokuşu 3. vites ile çıktım. Yine iki hafta önce babamın mezarlığının olduğu Hekimbaşı yokuşunu 3 kişi 1. ve 2. vites ile çıktım ki dik yokuştur orası 3. vites ile en kral araba dahi çıkamaz orayı. Yine o gün 3 kişi Anadolu Kavağından Yoroz kalesine çıkan taşlı yokuşu 2. vites ile çıktım. E-5 rampalarını bilirsiniz. Vites uyarı ışığına göre 6. vites ile girmişsem 5'e küçültüp yine vites uyarısına göre 6'ya atıyorum. Ha, biraz daha düzde kaptırırsın ve 6'dan 5'e düşmeden de rampayı bitirirsin. Bunu da bu pazar denedim ve aman aman bayma olmadı.

2.800 devir ile 6. vites'de 100 km/h, 3.000 devir ile 6.vites'de 110 km/h yapıyor. 6. vites ile 130 yaptım en fazla bu süreçte. 130 üzerine bundan sonra çıkmaya başlayacağım. Çünkü ilk 1000 km'lik süreçte vites uyarı ışıklarına göre yumuşak kullandım arabayı. Asıl şimdi vahşi bir kısrağa dönüştürüp yazın da bir Bodrum yapınca kendine gelecek bu beyaz güvercin.

Gelelim seslere. Arabanın içinde aman aman rahatsız edici bir ses duymadım ben. Ya da kafama takmıyorum. Ama en rahatsız edici ilk aldığımda 1. vites'den 2. vites'e atarken debriyaj'dan gelen ses idi. Bu ses 10 gün öncesinde azaldı ve şu an hiç bir şekilde çıkmıyor bu ses. Yani 1'den 2'ye atarken debriyajdan ses gelmiyor artık.
Vites geçişleri bana göre yumuşak ve rahat. Navigasyonlu ve geri görüş kameralı touch ekran almayı düşünüyordum ama vaz geçtim. Üzerinde ki radyo/cd kalsın. Bozmayacağım orjinalliğini. Zaten hediye ettikleri park sensörü geri geri yanaşırken işe yarıyor. Zaten alıştım arabanın boyutlarına ve daha önce ki arabalarımda olduğu gibi bu arabam ile de boyu kadar dar yerleree girip çıkabiliyorum. 20 yıldır askerlik dahil araba kullanıyorum.
Fren balatalarından ilk hareket ettiğimde motor soğukken ses geliyor. Ama ısınınca ve yol yaptıkça o ses kesiliyor. O da büyük olasılık balatalar ile disklerin alışma süreci olup birbirlerini öptüğü an kesilir diyorum. 4-5 bin km'ye gelince belli eder kendini.
Arka davlumbaz bende var. İlk aldığım günlerde hava şansıma yağmurluydu ve ıslak zemine ilk çıktığımda arka çamurluktan su sesi öyle bir geliyordu ki bana "hoppala ne oluyoruz yahu" demiştim. Dur bakalım dedim yol yaptıkça çamurluk içi doldukça belki kesilir dedim. Nitekim dediğim oldu. İlk güne nazaran o su sesi kesildi. Bir önce ki arabam Symbol'ü aldığımda da öyleydi ve zamanla kesilmişti.

Kapılar hareket ettikten sonra maalesef otomatik kilitlenmiyor. Symbol'de vardı bu özellik. Bunda ise eğer unutmazsam manual olarak kapı kolçağında ki düğme ile kilitliyorum. Camları kilitleme tuşunu sevdim. Devreye sokunca arkadakiler cam açmıyor böylece ve zaten arkaya binen çok fazla olmuyor. Yazın tatile giderken arkaya iki kardeşim biner o kadar.

Cam butonları maalesef siyah olup üzerinde bir işaret vs. yok. Onu da geçen haftalarda beyaz nokta şeklinde sticker alıp yapıştırarak çözdüm. Hatta servis de ki servis danışmanı bana "iyi düşünmüşün bunu" dedi.

Yakıt olarak ise bu bir ay / 1000 km'lik süreçte 7.7 ile 8.4 aralığında yaktım. Yeni motor, km. yaptıkça düşer biraz daha. Zaten şehirler arası yolda daha da düşer.

Pişman değilim. Bu araba zaten sevdiğim bir arbaydı ve beklentilerime cevap veren bir araba olup donanım olarak da bana fazlası ile yetmekte. Güvenlik desen tüm donanımlarda standart. Zaten önemli olan da o bence. Yaza doğru 4 jant alınca işlem tamam olacak. Sahip olduğum tüm arabalarımı sevdim ben. Çok şükür ki hepsi de sıfır km. oldu.

Hepinize iyi sürüşler.

7 yıl
YENİ OPEL CORSA'YA EURO N CAP'DEN KIRIK NOT..!
Opel'in önümüzdeki yıl Türkiye pazarına da sunmaya başlayacağı yeni nesil Corsa modeli, pazara sunulmaya başlanan bir çok yeni model ile birlikte Euroncap'ın güvenlik testlerine katıldı. Günümüzde bir çok modelin beş yıldız alarak ayrıldığı testlerden dört yıldız alarak hayal kırıklığı yaratan yeni Corsa, test edici kuruluşun güvenlik standartları zorlaşmış olsada 2006 yılında beş yıldıza ulaşan selefinin gerisinde kalmış oldu. Yeni Corsa,Euroncap sınavında, yetişkin korumada yüzde 79, çocuk korumada yüzde 77, yaya korumada yüzde 71 ve güvenlik destekleri bölümünde yüzde 56 oranında başarı gösterebildi. Önden ve yandan çarpma testlerinde yeterli veya iyi seviyelerinde koruma sağlayabilen Corsa, yandan direğe çarpma testinde, gögüs bölgesinde zayıf koruma sergileyerek puanlar kaybetti. Arkadan çarpmalarda, ön yolcularını boyunlarında oluşabilecek kamçı etkisine karşı ortalama seviyede koruyabilen Corsa, arka yolcularını ise bu etkiden korumakta zorlanarak zayıf not aldı.



https://www.youtube.com/watch?v=kXeyJklwAY4


http://www.ototeknikveri.com/haber/3254/yeni-opel-corsaya-euroncapten-kirik-not
7 yıl
2005 RENAULT CLIO SYMBOL İLE TAM 10 YIL 144418 KİLOMETRE İNCELEMESİ (GÜLE GÜLE)
Selam arkadaşlar. Bir inceleme de ben yapayım. İnceleme konuğumuz 2005 model 1.4 benzinli 75 HP / 8 valfli Authantique donanımlı ve klimalı Renault Clio Symbol. Kendisi ile tam 10 yıl önce 14.10.2004 günü 14yıldır ilk sahibi olarak kullandığım 1990 model siyah Şahin arabamı takas olarak verip Kemal Tepretoğullarından alarak başladı serüvenim. Tam 144418 kilometre yol yaptım 14.10.2004 gününden bu güne. Arabam ile Trabzon'a, Safranbolu'ya, Sinop / İnceburun'a, Çanakkale'ye, Ayvalığa, Bodrum'a, Marmaris'e, Alanya'ya gittim. Son 7 yıldır her yaz Bodrum'a gidiyorum. Benden başka kullanan yok arabayı. Ev halkı ise tatilden tatile biner, onun haricinde benden başka binen olmaz. Bir de işte annem hafta sonları bir yere gidecek ise o biner.

İçini her daim temiz tutarım. Periyodik olarak ıslak mendil ile temizlerim koltukları, ön konsol ve kapının gri aksamlarını. Dışını 3 yıl öncesine kadar kendim yıkıyordum ama artık dışarı da yıkatıyorum ve yıkattıktan sonra kendim ayrıcana evin önünde kuruluyorum. Yani su izlerini ve camlarda ki bez izlerini kendim kurulayarak gideriyorum. Direksiyon simidinde bir soyulma, deforme olmadı. Ancak ben geçen yıl bir araba da görmem üzerine direksiyonumu deri kaplattım. Hakiki deri olup BMW ve Mercedes arabalar da kullanılan deridir. 170 lira tuttu ve 5 saat sürdü ve söküldü direksiyon. Peşinden vites kolu ve körüğünü de 2009 model Symbol Expression donanım da ki deri topuz ve körük ile Renault servisinde değiştirdim.

Bu 10 yıllık süreçte doğal olarak triger kayışlarını ve devir daim pompasını değiştirdim. En son triger kayışını 2 yıl önce 125 bininci km'de değiştirdim. Arka fren merkezi 95 bininci km'de 2012 yılında değişti. Yine 2012 yılında 115 bininci km'de boğaz kelebeği değişti. Debriyaj balatam halen aynı. 2 kez fren disklerim değişti. İlki 2010 yılında 60 bin'de, ikincisi ise 2012 yılında 125 bininci km'de. Klima kompresörünü ise bu yıl Ağustos ayında değiştirdim 141 bininci km'de. 2.500 lira verdim klima kompresörüne. Belki çok para diyeceksiniz ama kafam rahat.

Arabamın bakımlarını ilk 4 yıl Kemal Tepretoğullarında yaptırdım. 2010 yılından beri evime yakın olan Gözdem Renault Servisinde yaptırıyorum ve gayette memnunum. İçim rahat, kafam rahat.
Bu 10 yıllık süreçte iki kez lastik değiştirdim. Aldığım da Goodyear GT2'ler vardı. İlk olarak 2009 yılında 41 bininci km'de değiştirdim lastikleri ve Bridgestone B330 EVO aldım. Gayet memnun kaldım. İkinci değişimi ise 2012 yılında 116 bininci km'de yaptım ve yine Bridgestone B330 EVO aldım.

Arabama 3 kez boya koruma yaptırdım. İlk korumayı 2004 Aralık ayında. İkinci korumayı 2006 yılı Aralık ayında ve üçüncü korumayı 2009 yılı Aralık ayında yaptırdım. MALCO ürünü kullandım ve KOZCAR diye bir yere yaptırdım Acıbadem'de. Ancak sağlık sorunu nedeni ile KOZCAR kapandığı için ilerleyen yıllar da korumayı yeniletmedim. Zaten vakit de bulamadım.

Bu 10 yıllık süreçte 2 kazası oldu arabamın. Birincisini ben kendim yaptım. 2009 yılında Kurban bayramı arefesinde Libadiye caddesinde sıkışık trafikte ilerlerken radyo ile oynarken önde ki kamyonete vurdum. Ön kaput yamuldu o kadar. Kamyonete bir şey olmadı ve el sıkıştık gitti yoluna. Bayram ertesi benim ön kaput kaskomdan değişti. Kemal Tepretoğullarında boyandı ve değişti.
İkinci kaza ise 2011 yılında Aralık ayında Ataköy / Galleria önünden sahil yoluna çıkmak için beklerken bir Honda Jazz'ın vurmasıy ile oldu. Arka sağ çamurluk, arka tampon karşı tarafın sigortasından benim sigortama rücu edilerek boyandı. Bagajın içinde ki hafif göçük düzeltildi. Bunu da Gözdem Renault Servisin boya bölümünde yaptırdım.




Gelelim arabanın artılarına. Çok artısı yok. Boyutları bana yetiyor. Arabanın boyu kadar dar yerlere rahatça girip çıkabiliyorum. Kliması var, direksiyon altından kumandalı radyo/teyp var. Hareket ettikten sonra kapılar otomatik olarak kilitleniyor. İstersem devre dışı bırakabilirim. Rezistans mesela arka cam buğusunu dağıtınca kendisi kapanıyor. 50 litre benzin deposu var. Bir depo ile İstanbul içinde 550 – 600 km yol yapabiliyorum. Şehirler arası yolda ise 700 – 750 km. Yol yapabiliyorum 110 – 120 km/h ile.

Eksi yönlerine gelirsek. Bir kere araba dar. Arkası özellikle 1.70'den uzun boylular için rahatsız edici. Yol tutuşu sınırları zorlamazsan iyi. Onun dışında savrulmaya müsait özellikle boşken. 140 üstü hız bu araba için tehlikelidir. Tabi çıkmadım değil. Boş yolda tek başımayken ve hava da rüzgar yokken 30 saniyeyi geçmeyecek şekilde 180'e çıktım. 120 – 140 ideal hızdır bu araba için. Motor sesi 120'den sonra uğultu şeklindedir. Anahtar üzerinde mevcut uzaktan kumanda ile kapıyı açarken veya kaparken çıkan tak sesi ile yanından geçen yaya korkabilir. Devir saati yok göstergede. O zaman bir üst donanımda alınıyordu almadım. Tavan tutamakları sadece ön sağ yolcu tarafında var. Bagaj lambası var ama torpido lambası yok. Arka sis lambası sol taraf da var sadece. Mesela benim 90 model Şahinim de torpido lambası vardı, arka sis lambası çiftti.

Gelelim motor performansına. Bu araba zaten bir performans arabası değil. Ama gitmeyen bir araba da değil. 5. vites ile 70 km/h ile gayet sorunsuz seyredebiliyorum. Mesela Manisa'dan İzmir'e girişte ki Sabuncubeli rampasını 3. ve 4. vitesler ile gayet sorunsuz çıkabiliyorum. Tabi rampayı çıkarken klimayı kapıyorum. Klima performansı da tatminkar. 4. kademe de çalıştırmadım şahsen gerek İstanbul'da gerek Bodrum sıcağında gerek 2007'de gittiğim Antalya sıcaklarında. 2. ve 3. kademe gayet yeterli soğutma yapıyor.

Arabanın tüm servis kayıtları Renault servisinde olduğu gibi kendi tuttuğum Excel tablomda da mevcut. Hatta ilk 1000. km'ye, 10000. km'ye, ….... 50000. km'ye, 60000. km'ye, 100000. km'ye....... 140000. km'ye hangi tarihte ve nerede girdiğim de o tablo da yazar.

Silecek lastiği olarak VALEO kullanıyorum. BOSCH silecek alıyordum ilk zamanlar ama bir müddet sonra gürültü yaptığı için VALEO tercih ediyorum.

Jant kapakları konusunda hassasımdır. Belki bir 10 sefer değiştirmişimdir takım halinde kapakları. Çünkü bazen isetm dışı kaldırıma sürtünme olduğunda veya ne bileyim bir taş fırlayıp kapağı çizdiğinde o kapağı değiştiriyorum hemen.

Benzini Shell'den alıyorum sürekli. Onun haricinde bir firmadan almadım.

Arabamı 14.10.2004 günü 20.500.000 liraya almıştım. Günümüz araba fiyatları uçtuğundan ve şu an araba alacak imkanım olmadığından en az bir 5 yıl daha binerim diyorum. Belki bu 10 yıl da olabilir belki 3 yıl da olabilir. Şartlar ne gösterir bilemem ama şu an değiştiremem. Ancak değiştirecek olsam hiç düşünmeden 1.6 benzinli 2014 model Toyota Corolla alırdım.

İşet böyle arkadaşlar. 10 yıldır Renault'um ile 144418 kilometre. Zaten hedefim 250 bin kilometre bu araba fiyatları böyle giderse.

Okudunuz, kafanız şişti ve belki de sıkıldınız. Hepinize teşekkürler.


















7 yıl
Otokur'un bu uygulaması araç sahiplerini çıldırttı
9 yıl
2013 YENİ SYMBOL İNCELEMELERİM
Arkadaşlar merhaba, bu öğlen tesadüf bir işim vardı Anadolu yakasında Acıbademde ki K.TEPRETOĞULLARINDA yeni 2013 model SYMBOL'ü inceledim. İncelediğim araba 1.5 DCI TOUCH versiyondu. Yani full donanımdı. Arka camlar otomatikti, klima otomatikti ve stepne mevcuttu.

Araba resmen LOGAN. Kapı içleri olsun ne bileyim içinin kokusu olsun resmen LOGAN bu araba. Türkiyede üretilmiyor. Romanyadan geliyor. Fiyatı da 41 bin küsür liraydı. Gidip bir satış temsilcisi ile konuşmadım. Sadece inceledim arabayı. İncelerken "LOGAN resmen SYMBOL olmuş, yazık olmuş" dedim ve gülerek bana "maalesef öyle oldu" dediler.

Arabanın içi geniş. Özellikle arkası bilindik SYMBOL'e göre geniş. Uzun boylu yolcuların kafası tavana çarpmaz. Malum LOGAN'larda tavan arka cama doğru dik geldiği için, SYMBOL'de ki gibi eğimli gelmediği için basık değil. Dolayısı ile b usorun ortadan kalkmış diyebilirim. Ön konsol bildiğimiz eski SYMBOL'e göre biraz daha ergonomik ve kaliteli olmuş. Ancak yan hava ızgaraları LOGAN. Kapı içleri aynen LOGAN ve ne bileyim boş geldi gözüme. Hoş, eski Symbolde de öyleydi ama yine de hoparlör kısmı dolgun gösteriyordu kapı içlerini. Arka cam düğmeleri arka kapı kolçaklarına konmuş çok şükür. Ancak sürücü arka camı açmak istese, orta konsola uzanıp öyle açacak arka camları. İnsan o düğmeleri de sürücü kapı kolçağına koyar değilmi, yok!!! Bagaj gayet geniş ve içi halı kaplı. Ancak bagaj kapağının sol kenarında hafif içe doğru bir girinti vardı sağ köşeye göre. Resimde de işaretledim. Yani 41 bin lira para vereceksin ve bagaj kapağında işçilik hatası olacak. Resmen kaza yapmış da, o kapak sonradan takılmış gibiydi. Arabada stepne vardı. Silecekler maalesef milattan önce ki klasik sileceklerdi. Yani o günümüzün muz sileceklerinden değildi. Hoş, sevmiyorum muz silecek ama yani 2013 model 41 bin küsür lira olan bir arabaya da o silecekler yakışmadı. Lastikler Continental idi. Ama jantlar da bir gariplik var. Bir boy büyük olsa sanki durumu kurtaracak ama arabayla biraz uyumsuz jantlar.

Kısaca, bu arabaya ben maalesef SYMBOL diyemedim. Ha, benim arabamdan kat kat güze ve geniş. Donanım olarak zengin ama ben, 8 yıl / 135 bin km. dir SYMBOL kullanan biri olarak bu arabayı almam. Zaten bilinçli bir insan LOGAN'dan doğmuş LOGAN hali en fazla 35 bin lira edecek bu arabayı almaz. Keşke LOGAN olarak gelseydi bu araba daha şık ve al benili olurdu. En azından asıl kimliği ile gelecekti. Arkada mesela baz donanımlı SANDERO vardı, o daha şık geldi gözüme. Çünkü DACIA.

Renault'a yakıştıramadım. Hele ki koca RENAULT bir SYMBOL'Ü tasarlamaktan bu kadar mı aciz? En azından güncel kasayı makyajlasaydı yada CLİO III'ü allayıp pullayıp sedan yapıp SYMBOL türetseydi daha iyi olurdu.

Alacak olanlara şimdiden hayırlı olsun.


Cep telefonum ile çektiğim resimler.










Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*



Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*



Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*
9 yıl
ANLAMLI BİR KİLOMETRE... 123456. KM
Selam arkadaşlar. Bir kaç hafta önce anlamlı bir km. yi geride bıraktım. İlk 100, 1000, 10000, 20000, 30000, ....... 50000, 60000,........... 88888, 90000, 100000, 111111, 120000 ve 123456. km'yi bir kaç hafta önce gördüm ve o görüntüyü fotoğrafladım. Hedefim 250000 km. En az bir 4-5 sene daha kullanacağım için 250 bini rahatça görürüm. Bu aralar triger kayışı + devir daim pompası, ön fren balataları ve diskler değişecek ve ondan sonra devam yine. Şu an 124500 küsür km. deyim.






Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*
10 yıl
2005 RENAULT SYMBOL İLE 100.000 KM.
Merhaba arkadaşlar. 14.10.2004 perşembe akşamı saat 18 civarında, Kemal Tepretoğulları - Göztepe şubesinden imzamda yazılı olan ateş kırmızı renkli, Renault Clio Symbol arabamı sıfır km. olarak (gerçi aldığımda 4 km yol yapmıştı) 14 yıllık baba yadigarı emektar siyah renkli 1990 model 170.527 km'de ki Şahin arabamı takas olarak verip teslim alıp, marşına bastım. 21.04.2012 cumartesi akşamı saat 18:47'de 100.000 km. yi de doldurdum. Bugün ise 100.280 km. deyim.
Arabayı anlatmama gerek yok. Bildiğimiz Renault ve Symbol modeli. Kısaca sınırlarını zorlamazsan yoldan çıkmazsın. En ideal hız 140 km/h bu araba için. Rüzgarlı havalarda ve birde boşsa arabanın içi 110, taş çatlasın 120 km/h en idealidir. Arkası dardır. 3 kişi zor yolculuk eder. Önü dardır. uzun boylu biri oturunca kendimi tuhaf hissettiğim olmuştur. Ama benim gibi 1.67 boylarında biri için idealdir. Zaten genelde tek ben binerim. Ev halkı çok nadir hafta sonları veya yazın tatile giderken biner. Benden başka kullanan da yoktur. Arabayla yani bu 100.000 km. yi dolduran ve A'dan Z'ye bakımlarını yapan benimdir. Erkek kardeşim araba kullanmayı bilmez ve arabadan anlamaz ve hiç ilgilenmez ve merakı da yoktur. Bir babam vardı o da 10 yıl önce vefat etti ve bu arabayıda görmeye ömrü vefa etmedi.
Benzin konusuna gelirsem. 100 liralık benzin ile İstanbulda çok rahat 300 km bazen 320 km. yol yapabiliyorum. Bir depo benzin ile şehirler arası 750 km. yol yapabiliyorum. İstanbul içinde de 550 - 580 - 600 - 620 km. yol yapabiliyorum. tabi kullanıma göre.

Gelelim bu 7 yıl / 100.000 km. boyunca bu arabaya neler yapmışım. Öncelikle 2009 yılına kadar tüm bakımlarını Kemal Tepretoğullarında yaptırdım. 2010 yılından beri de evimin yakınında bulunan Renault Yetkili Servisi Gözdem Oto'ya gidiyorum. Tüm bakımların faturası mevcut olduğu gibi excel formatında bu bakımları ayrıcana da kendim yazarım. 1000, 5000, 10000, 20000, 30000.......... 900000, 100000 km'lere nerede ve saat kaçta girdiğinide bu excel tabloma yazarım. Mesela ilk 1000 km'ye 26.12.2004 günü Caddebostanda saat 11:40'da girmişim. Mesela 5000. km'ye 15.08.2005 günü Tosya yolunda saat 11:00'da, 10000. km'ye 19.02.2006 günü saat 12:15'de Altunizade'de, 20000. km'ye 17.03.2007 günü saat 08:24'de Kalamışda, 50000. km'ye 27.03.2010 günü Göztepe sapağında saat 20:00'da, 60000. km'ye 18.11.2010 günü Sinop - Ayancık yolunda saat 15:20'de gibi.

Ve yaptırdıklarım.

14.10.2005 - 7687 km - ilk bir yıllık bakım : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler)
06.11.2006 - 18063 km : Periyodik bakım (yağ + filtre + bujiler)
23.09.2007 - 26451 km : Yolda kaldığımdan Renault yol yardımı geldi ve manyetik kaptör oksitlenmiş, onu temizledi
27.05.2008 - 30057 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) viraj demir uç lastikleri, ön fren balataları değişimi, benzin filtresi
02.07.2009 - 40937 km : 4 adet Bridgestone B330 EVO lastik aldım
09.07.2009 - 41170 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) sağ/sol rot kolu, rot ayarı, triger kayışı, polen filtresi
07.10.2009 - 46956 km : Arka susturucu değişimi
01.12.2009 - 48053 km : Önde ki kamyonete vurmam ve kaputumun ezilmesi sonucu sadece ön kaput boyandı (kaskodan)
29.06.2010 - 53058 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) şanzıman kulağı
11.12.2010 - 61311 km : Ön fren balataları ve diskleri, 4 adet iç/dış aks körüğü, sol rot kolu, rot ayarı, viraj demiri uç lastikleri
24.01.2011 - 62686 km : 41 bakımında Tepretoğulları devir daim pompasını değiştirmedi. Devir daim pompam su kaçırdı ve triger kayışım tekrar değişti.
30.04.2011 - 67670 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) ve benzin filtresi
06.10.2011 - 80018 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) ön ve arka aks bilyaları
14.12.2011 - 86659 km : Bir arabanın arkadan bana çarpması sonucu arka tampon, arka sağ çamurluk boyandı (kaskodan)
23.03.2012 - 95326 km : Periyodik bakım (yağ+filtre+bujiler) ön fren balataları, arka fren merkezi, fren hidroliği, sağ rot başı, rot ayarı, fan müşiri

Bu tabloda ilk 3 yıllık ve sonrası 2 yıllık muayeneleri eklemedim. Ama bende mevcut. Ara sıra kaldırıma sürten jant kapaklarının değişimini eklemedim. Herhalde benim kadar jant kapağı değiştiren yoktur. Biri çizilsin hemen değiştiririm. Hatta bir iki kere komple 4 kapak aldığım olmuştur. En son kışın 2 ay kapaksız gezdim ve Şubat ayında 4 adet kapak aldım ve üzerinde onlar var şu an. Ve kapaklar aynı orjinal Authantique paket kapağı. Arabamda Malco marka boya koruma mevut olup 2004 Kasım, 2006 Aralık ve 2009 Aralık olmak üzere yenilenmiştir. Şimdi aslında zamanı geldi ama fırsatım yok. Son baharda yine 4 adet lastik alacağım ve yine Bridgestone B330 EVO olacak. Çünkü memnunum. Mayıs ayı gibi de klima gazını değiştireceğim ve ilk kez değişecek.










Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*



Ufaltılmış önizleme resmi
*$*
Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
*$*
10 yıl
RENAULT LOGAN!!!!! ACABA OLACAKMI?
Değerli arkadaşlar; Dün akşam saat 21:30 civarı eve gitmek için ikinci boğaz köprüsünü geçtikten sonra Ümraniye çıkışına doğru önümde bir araba tırı gidiyordu. Ne zaman bir araba tırı görsem hep bakarım ne marka arabalar var diye. Buna da baktım ki Loganmış. Sonra bir daha baktım ki yine Logan ama Dacia Logan değil Renault Logan. Nasıl mı? Arabalardan alt sırada olanların arkasını görüyordum ve arka bagaj kapağında sağ tarafta Logan, sol tarafta Renault yazıyordu. Üst sırada ki arabaların da burnu gözüküyordu ve ön burunda Dacia logosu değil Renault logosu vardı. Ulan dedim yanlış gördüm galiba deyip Tırı solladım ve yanına gelip kafamı çevirdim ve alt sırada arkasını gördüğüm arabanın burnuna baktım ve onda da Renault logosu vardı. Bu nasıl iş anlamadım. Yoksa Renault, Symbol'ü üretimden kaldırıp Loganları Renault/Logan adında makyajlayıp mı üretecek ya da ne bileyim bunlar Renault Logan olarak başka ülkeleremi gönderiliyor anlayamadım.
10 yıl
2011 HYUNDAI ACCENT ERA (BİR SYMBOL KULLANICISI GÖZÜ İLE)
Arkadaşlar merhaba. 17 yıldır araba kullanıyorum ve başıma ilk kez gelen, cumartesi günü yaşadığım arkadan bana vurma olayını anlatayım.

Arabam 2005 model Renault Symbol. Arabama cumartesi günü bir Honda Jazz vurdu arkadan. Evet, ana yola çıkmak için durdum bekliyorum diğer arabaların geçmesini ve müsait olunca yol çıkacağım yola. Bir gürültü ile irkildim. Eyvah ulan kamyon çarptı galiba dedim, aynadan baktım bir araba. Dedim bagaj gitti deyip azcık ileri aldım arabayı ve indim. Baktım ki siyah bir Honda Jazz. Ön tamponun yarısı inmiş aşağı, kaput yamulmuş. Benim de tamponun sağ kenarı çıkmış. Plakam düşmüş. O kadar yani. Uzun lafın kısası, adam öyle üzgün ki, olan bana oldu suç benim dedi ve adamla anlaştık. Borcum borçtur, masrafım neyse ödeyeceğim, suç benim gerçekten görmedim seni dedi. Dedim tamam, telefonunuzu alayım dedim ve aldım. Plakasını aldım ve gittim. Yani ben ki aşırı sinirliyim ama hiç sinirlenmedim o an. Arabaya dışarıdan bak basit bir tampon çıkması gibi ama durum böyle değil işte. Kazanın üzüntüsüyle bakmadım arabaya fazla.Pazar günü bir bakayım dedim ki, bagaj halısı 10 cm ileri kaymış, kaldırıp baktım ki bagaj zemin sacı ezilmiş. Arka sağ çamurluk çarpma etkisiyle hafif bel vermiş ve çok hafif göçük ve boya atığı oluşmuş. Pazartesi sabahı servise gittim ve 970 lira fiyat çıktı. Tamponum komple değişecek, çünkü bağlantı parçaları ile darbe emicisi kırık, çamurluk boyanacak, ve arka sağ köşe çekilip çamurluk yerine oturacak. Karşı tarafa bildirdim fiyatı. Rakam çok geldi, durumu izah ettim. Öğlen kaza yerinde buluşup rapor doldurduk. Ehliyet, ruhsat ve trafik sigorta fotokopisini alıp tekrar servise götürüp arabamla birlikte bıraktım. Trafik sigortasından uzun süreceğini söylediler. İsterseniz onun trafiğinden sizin kaskoya geçiş yapalım, sizin kasko hasarsızlığınız bozulmadan birde tamir süresince size araba vererekten yapar dediler ve tamam dedim arabamı bıraktım. Ertesi gün exper gelip arabaya onay vermiş ve sigorta şirketi de Çarşamba günü bana 2011 model, gri renkli, otomatik vitesli, 1.4 motorlu benzinli, 29800 küsür km. de Hyundai Accent Era verdi.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Era'ları beğenirim. Güzel arabalardır. Bir kere dizelini test etmiştim ve hoşuma gitmişti. Sigortanın bana verdiği ERA'yı çarşamba gününden beri kullanıyorum. Araba hoş bir araba. Koltukları siyah, ön konsol siyah yani benim beğendiğim seri. Gösterge ışıkları mavi ve gayet şık. Gece çok hoş bir görünüm sunuyor ancak orta konsol radyo/cd ışıklandırmasının ön cama yansıması bazen insanın gözüne takılmıyor değil. Arabanın içi geniş. Özellikle Symbol'den çok geniş. Arkası da geniş ve ferah. Görüş açısı gayet iyi, oturduğun yerden arabanın her yerine hakimsin. Gerçi Symbol'de öyle. Arabada elektrikli dört cam mevcut. Sürücü tarafı camı bir dokunuşta da açılabiliyor. Dört cam otomatiği, kapıları kilitleme butonu ve arka camları kilitleme butonu kapı kolçağına yerleştirilmiş ve olması gereken yerde. Kapıların hareket ettikten sonra otomatik kilitlenme özelliği varmı bilmiyorum. Symbol'de var mesela. İstersen devre dışı da bırakabiliyorsun. Direksiyon manevra esnasında çok hafif. Yani Symbol'ün direksiyonuna göre hafif. Bildiğim kadarı ile Symbol'den farklı bir direksiyon sistemi mevcut Era'da. Bu arada direksiyonun yüksekliği ayarlanabiliyor. Radyo/cd'ye direksiyondan kumanda edilebiliyor. Gösterge tablosunda çok büyük bir eksiklik var. O da motor hararet göstergesi. Bu bence çok büyük bir eksiklik. Kullanma kitabına baktım benzin göstergesinin üst tarafında bir sağ bir sol tarafta iki lamba var. Bunlardan sağ tarafta ki ilk çalıştırma esnasında yanıp sönüyor. Bence büyük eksiklik. Ön ve arka sis lambaları mevcut arabada. Gece sissiz hava da bilhassa ön sisleri açtım ki ne faydası oluyor diye. Malum, sissiz havalar da ön sisleri açan çok. Hiç bir faydasını görmedim. Yani o sisleri sis yokken boşuna açanları selamlıyorum.
Gelelim otomatik vitese. Geçmişte çok kısa süreli otomatik vites kullanmışlığım oldu. 2000 model E 200 Kompresör, 97 model 520 ve 2008 model 530 D kullanmıştım otomatik olarak ama toplasan 20-30 km. yol ya yapmışımdır ya da yapmamışımdır. Otomatik araba bir kere sıkışık trafikte çok büyük rahatlık. İnsan kendini farklı hissediyor. Ama manual vites bambaşka bir zevk tabi. Era'da 4 ileri otomatik mevcut. Bilinen klasik tip otomatik vites. İlk kalkışlarda biraz hantal. Tabi bu bana göre biraz gaz pedalı ve sağ ayak tepkisiyle ilgili. Yani sen biraz fazla basarsan araba king down misali canlanıp hareket ediyor. Aşırı derecede hissettirmiyor vites geçişlerini. Ama bazen yolda 120 ile giderken hızlanmak istediğin zaman gaza yüklenince bir vites düşürüp öyle hızlanıp yine yükseltiyor vitesi. Bu biraz garip geldi bana. E alışmışım ben 5. vites 120'de giderken gaza azcık dokununca vites küçültmeden 130, 140 çıkmaya. Yokuş yukarı geri kaydırmıyor. Hatta D'de yokuş yukarı dururken ayağını frenden çekince araba ileri bile gitmiyor.
Bagaj ve benzin deposu içeriden açılıyor. Sürücü koltuğunda bel ve sırt ayarı da mevcut. Ancak bana göre koltuklar rahatsız edici gibi. Yani yan destekleri biraz yetersiz. Symbol'ün koltuğu biraz daha rahat ve yan destekleri iyi.
Araba genel anlamda gayet iyi, geniş ve ferah, ergonomik ve güzel. Bana geldiğinde dirhem benzin yoktu. 30 liralık benzin aldım (7litre) ve tam 80 km. yol gittim. Bu araba için normalmi değilmi bilemiyeceğim, bunu en iyi ERA sahipleri cevaplandırır. Araba otomatik, çok fazla sıkışık trafiğe girmedim.
Şunu da belirteyim, kızmak ve gücenmek yok. Symbol ve Albea'dan aşırı derecede üstün bir araba değil. Ama bu üç arabanın içerisinde birinci sırada yerini alır ve şiddetle tavsiye edilir derim. Bana göre biraz hassas bir araba gibi. Symbol gibi bozuk ve dağlık tepelik, şantiye yollarına pek gitmez gibi sanki. Neticede hoş bir araba. Alanı asla üzmez. Bu arada, sessiz bir araba.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.